http://www.2shared.com/audio/iDeMgXrr/YUNUS_SURES_91-101_SRALOULLARI.htmlSESLİ ÇALIŞMA ÜSTTEKİ LİNKTEDİR.
Evet İsrâil oğullarını, mus’taz’afları, zayıf düşürülenleri, Fira-vunî sistemler tarafından hakları hürriyetleri ellerinden alınan kavmi

yeryüzünde iyi bir konuma yerleştirdi. Helâk edilen Firavunun ülkesine vâris kıldı. Onlara güzel güzel rızıklar verdi. Bıldırcın eti, kudret helvasıyla onları besledi. Müstekbirleri, zâlimleri,

’ın yasalarına karşı gelenleri,

’ın yasalarına savaş ilân edenleri suda boğarak kökünü kestiği gibi mus’taz’afları da yeryüzüne hakim kıldı.
Ama yahudiler zaman geldi

ın ayetleri farklı anladılar.
Bu Yahudiler bugün bu toprakların kendilerine vaadedildiğini iddia ediyorlar. Aslında bu topraklar işte âyet-i kerîmede görüyoruz ki Yahudilere değil Müslümanlara vaadedilmiş topraklardır. Rabbimizin etrafını mübârek kıldığı bu arzı orada

’a

’ın istediği biçimde kulluk eden mü’min kullarına vaadetmiştir.
Müslümanların durumuda bunlardan farklı gelişmemiştir.
Meselâ adam inanıyor namazın farz olduğuna, ama yine de kılmıyor. İnanıyor tesettürün farziyyetine, ama yine de örtünmüyor. İnanıyor âhiretin varlığına, ama öyle bir hayat yaşıyor ki hayatında bu inancın kokusunu bile görmek mümkün değildir. İşte bu da âyetleri yalan saymak, âyetleri boşa çıkarmak, âyetlerin varlık sebebini kaldırmak demektir. İşte böyle

’ın bunca âyetlerine rağmen sanki onlar yokmuş gibi bir hayat yaşayanlar kaybetmişlerdir.

’ın elçisi Yunus a.s. rivâyetlere göre Ninova’ya peygamber olarak gönderilir ve toplumunu

’tan aldığı görevle uyarır. Toplum onu dinlemez. Toplumunu

’tan kendilerine gelmekte olan bir azapla uyarır. Ama henüz azap gelmeden,

’tan kendisine hicret emri gelmeden toplumunu terk eder.Yani hicreti erkene alır. Toplumun inkârcı tavırları karşısında, yola gelmeyişleri karşısında siliverir onları. Belki gülmüştü yüzlerine, belki acı bir tebessüm atmıştı, belki nefret etmişti ama acele etmişti. Kaçmıştı görevden.
Bugünkü müslümanlarda imanın gereklerini yaşamadan direk cihad mantığına girerek acele ederler.Yunus a.s da aynı şekilde

’tan kendisine hicret emri gelmeden görev mahallini terk etmemesi gerekiyordu. Ölecekse orada ölmeliydi.

dilemedikçe orada da ölmeyecekti tabii. Dövecekler, sövecekler, hapse atacaklar ateşe atacaklar ama yine de gitmeyecekti oradan. Fakat gitti işte. Niye gitti? Öyle yapılınca başımıza nelerin geleceğini bize anlatma adına, gösterme adına, bize bir ders ver-me adına gitti. Bize bir misal olsun diye arz etti

.