Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: YUNUS SURESİ(84)EHLİKİTAB KİMLERDİR  (Okunma Sayısı 913 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
cengiz_sarsmaz
Burada
**

Karma: 1
Online Online

Mesaj Sayısı: 97


« : Aralık 14, 2011, 12:12:02 ÖÖ »

http://www.2shared.com/audio/47g19Zf_/YUNUS_SURES_84_EHL_KTAB_KMLERD.html

SESLİ ÇALIŞMA ÜSTTEKİ LİNKTEDİR
1:Kur’an da Ehli Kitap ibaresi bize neyi anlatıyor?
Ehl-i Kitab ibaresinin Kur’an’daki kullanıldığı anlam, mensubiyet manasında bir üst kimliği ifade etmektedir. İslami manada inanan ve inanmayan fakat kendini bir anlayışa nispet eden kimse manasında kullanılmaktadır:
“Siz insanlar içerisinden çıkarılmış hayırlı bir ümmetsiniz; iyiliği emreder, kötülükten men eder ve ’a inanırsınız. Kitap Ehli de inanmış olsalardı kendileri için daha hayırlı olurdu. İçlerinde inananlar vardır. Fakat çoğu yoldan çıkmıştır. ” (3/110)
“Hepsi bir değildir. Kitap Ehlinden geceleri secdeye kapanarak ’ın ayetlerini okuyup duranlar vardır. Bunlar ’a ve Ahiret gününe inanırlar. İyiliği emreder, kötülükten men ederler ve iyiliklere koşarlar. İşte bunlar iyilerdendir.”(3/113-114)

Zikredilen ayetler de görüldüğü gibi yoldan çıkanı da yolda olanı da Ehli Kitap olarak nitelendirilirken, daha alt kimlikler olarak ayrıştırılmaktadır. İnanan, inkar eden, gözleri yaşla dolan secdeye kapanan…gibi.
2. Ehli Kitabın Kur’an’a göre itikadi durumunun belirlenmesi :
a-“, Meryem oğlu Mesih’tir” diyenler hiç şüp-hesiz kafir olmuşlardır.” (5/17, 5/72)
b-“ üçün üçüncüsüdür” diyenler de elbette ka-fir olmuşlardır.” ( 5/73)
c-“Yahudiler “Üzeyir ’ın oğludur” dediler. Hıristiyanlar da “Mesih (İsa) ’ın oğludur” dediler. Bu onların ağızlarıyla söyledikleri sözleridir ki daha önce küfretmiş kimselerin sözlerine benzetiyorlar. onları kahretsin! Nasıl da haktan döndürülü-yorlar!” (9/30)
“De ki Ey Ehli Kitap: Siz Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni gereği gibi uygulamadıkça bir şey üzerinde değilsiniz.
Andolsun ki sana Rabbından indirilen onlardan bir çoğunun azgınlığını ve inkarını artıracaktır. O halde kafirler topluluğuna üzülme. ”(3/68)
d-Allah’ın genel geçer ölçüsü tüm insanlık için şöyledir: “şüphe yok ki iman edenler ile Yahudiler, Sabiiler ve Hıristiyanlardan kim ’a ve Ahiret gününe iman eder ve yararlı işler yaparsa elbette onların Rableri katında mükafatları vardır. Onlara herhangi bir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.” (2/62), (5/69)

Yaşadığınız zaman, mekan ve mensubu bulunduğunuz semavi din ne olursa olsun, bu dairenin içine girmemişseniz sizin ve yaptıklarınızın indinde hiçbir değer ifade etmeyeceğinin delilidir. Bugün Müslüman’ım diyen de ’a ve ahirete ’ın istediği gibi şeksiz ve şirksiz iman edip salih amel işlemiyorsa onun da durumu kötüdür. indinde bir şey bulamayacak, hüsrana uğrayanlardan olacaktır.
3. Ehli Kitabın kadınlarıyla evlilik konusu:
“Bugün sizin için temiz nimetler helal kılınmıştır. Kendilerine kitap verilenlerin yemeği size helaldir. Sizin yemeğiniz de onlara helaldir. Mümin kadınlardan hür ve namuslu olanlar ile sizden önce kendilerine kitap verilenlerden hür ve iffetli kadınlar –namuslu olmanız, zina etmemeniz ve gizli dost tutmamanız şartıyla- kendilerine mehirlerini verdi-ğiniz taktirde size helaldir. Kim imanı inkar ederse, ameli kesinlikle boşa gider, o ahirette de hüsrana uğrayanlardandır.” (5/5)
Burada ehli kitabın her hanımı ile evlenmeden bahsedilmiyor. Hür ve iffetli olanlarıyla mehirlerini verip nikahlayarak evlenilmesi istenmektedir. Ayrıca zina etmenin ve gizli dost tutmanın yolları da kapatılıyor. Burada verilen izin Müslümanlar lehine ve tek taraflıdır. Yani Müslümanların kadınlarının da yemek konusunda olduğu gibi onların erkekleriyle evlenmeleri söz konusu değildir. Sebebiyle alakalı yorumlar yapılmakta ise de bizce ’ın izin vermemiş olması en geçerli sebeptir. Dinin sahibi odur. Bizler de ona tabii olmakla emrolunan kimseleriz. İşimiz inandık ve itaat ettik demektir.
“… kafirlere müminlerin aleyhine asla fırsat vermez.”(4/141)
Müşrik kadınları iman edinceye kadar nikah-lamayın…(2/221)
“Zina eden erkek ancak zina eden veya putperest bir kadınla evlenebilir, zina eden kadın da ancak zina eden veya putperest bir erkekle evlenebilir; bu müminlere haram edilmiştir…”(24/3)
Bu ayetlerin çizdiği rota korunmak kaydıyla Ehl-i Kitab’la evlilik söz konusu olacak demektir. Yani Ehl-i Kitab olması yetmiyor. ’a: şirksiz inanan, ehli namus olan kimseler olması gerekiyor.
4. Ehli kitabın kestiklerinin yenip yenmemesi konusu :
Bu konu Maide:5’te zikredilen yiyecekler konusuna dahil kılınarak İslam’da alenen haram kılınanlar dışındaki tüm yiyecek ve içeceklere şamildir.
Yemeklerden kastın “ekmek, sebze” gibi şeyler olmayıp boğazladıkları hayvanlara da şamil olduğu ifade edilmekte ise de, burada dikkatlerden kaçırılmaması gereken, İslam’da alenen haram kılınan yiyecek ve içecekler ile kesilen hayvanların üzerine ’ın adının anılıp anılmaması meselesidir. Çünkü bu konu Hem Maide:3’te hem de Enam:121’de “kesilirken üzerine ’ın adı anılmayanlardan yemeyin…” buyurulmaktadır. Ehl-i Kitab boğazladığı hayvanlara ’ın adını anıyor mu? Bunun yemeklerini yiyecek kimseler tarafından bilinmesi lazım. Aksi halde et ve et mamullerinden uzak durmaları gerekir. Dünyada hiç et yemeden yaşayan insanların varlığını biliyoruz. Et yemeden de yaşam devam etmektedir.
Bir de bugün Batıda yaşayan insanların içinde bulundukları toplum açısından bir sorun ortaya çıkmaktadır. Kur’an’ın ehli kitap dedikleri ile bugünkü Batı insanının bir ilgisi olup olmadığıdır. Bunun gözlemini yapmak, ne olduklarını yakından tanımak ve ona göre karar vermek de onların işidir diyoruz. Çünkü durum bireysel anlamda insanın genel kabul ve reddiyle alakalıdır. Hayvanı boğazlayan kimsenin anlayışı, inancının keyfiyeti durumu belirleyici olacaktır. Müslümanlar bu konuda milyonlara varan bir kemiyete sahip oldukları ülkelerde varlıklarını hissettirerek ilgili devletlerden konuya çözüm getirilmesini istemeleri gerekir. Buna hakları vardır.
5-Ehli Kitapla ilişkilerimizin boyutları:
İlişkiler, niteliklerine göre farklılık arz etmektedir. Tebliğ ve insani ilişkiler konusunda herhangi bir ayrım gözetilmemesine rağmen, stratejik konularda fevkalade dikkatli olunması gerekmektedir. Kur’an bunu şöyle ifade etmektedir:
“Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Sapıklığı satın alıyorlar. Sizinde yoldan sapmanızı istiyorlar.”
“Ama düşmanlarınızı çok iyi bilir. size dost ve yardımcı olarak yeter.” (4/44-45)
“Şu kendilerine kitaptan pay verilmiş olanları görmedin mi? Puta ve Tağuta inanıyorlar da kafirler için “bunlar Müminlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.” (4/51)
“Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize ’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?” (4/114)

“Ey iman edenler! Babalarınız ve kardeşleriniz eğer imana küfrü tercih ediyorlarsa dost edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalim-dirler.” (9/23)
“Ey iman edenler! Benim de düşmanım sizinde düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar size gelen hakkı inkar etmişken, onlara nasıl muhabbet gösteriyorsunuz?...”(60/1)

Ayetlerin sınırlarını çizdiği strateji gayet açıktır. İslam’ı tebliğ etmede hiç kimse için bir ayırım söz konusu değilken; dostlukta, güven duymada, örnek almada, sırdaş edinmede, dayanıp güvenmede, veli edinmede ve benzeri konularda durum değişmektedir. Bunun çerçevesini çizmiştir. Sizler kendi durumunuza uyan konularda gerekli hassasiyeti göstermek suretiyle insani ilişkilerinizi sürdürürsünüz. Bu konuda herhangi bir sıkıntı söz konusu değildir.
« Son Düzenleme: Aralık 14, 2011, 06:47:15 ÖS Gönderen: Faruk » Logged
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 0
Online Online

Mesaj Sayısı: 1217



« Yanıtla #1 : Aralık 14, 2011, 06:50:41 ÖS »

Bismillahirrahmanirrahim

Kendilerine kitaptan bir pay verilenleri görmedin mi? Sapıklığı satın alıyorlar. Sizinde yoldan sapmanızı istiyorlar.”
“Ama düşmanlarınızı çok iyi bilir. size dost ve yardımcı olarak yeter.” (4/44-45)
“Şu kendilerine kitaptan pay verilmiş olanları görmedin mi? Puta ve Tağuta inanıyorlar da kafirler için “bunlar Müminlerden daha doğru yoldadır” diyorlar.” (4/51)
“Ey iman edenler! Müminleri bırakıp da kafirleri dost edinmeyin. Kendi aleyhinize ’a apaçık bir delil mi vermek istiyorsunuz?” (4/114)

“Ey iman edenler! Babalarınız ve kardeşleriniz eğer imana küfrü tercih ediyorlarsa dost edinmeyin. Sizden kim onları dost edinirse, işte onlar zalim-dirler.” (9/23)
“Ey iman edenler! Benim de düşmanım sizinde düşmanınız olanları dost edinmeyin. Onlar size gelen hakkı inkar etmişken, onlara nasıl muhabbet gösteriyorsunuz?...”(60/1)

« Son Düzenleme: Aralık 14, 2011, 06:52:21 ÖS Gönderen: Faruk » Logged
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #2 : Aralık 17, 2011, 11:05:52 ÖS »

Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: