|
güliçkimi
Ziyaretçi
|
 |
« : Ağustos 14, 2009, 10:17:29 ÖÖ » |
|
İtikâf nedir, kadınlar nasıl yapar? Ramazan ayının son on gününde, gece gündüz bir camide kapanıp ibadet etmeye, itikâf denir.
Ramazan-ı şerifte itikâf, sünnet-i müekkededir. Ancak itikâf, sünnet-i kifaye olduğu için bir mahallede birkaç kişi itikâfa girerse, diğerlerinden bu sünnet sakıt olur. Bu bakımdan imkanı olanlar itikâfa girmelidir! İtikâf eden kimse camide yiyip içer, yatar. Abdest için dışarı çıkabilir. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:
(İtikâfta olan, günahlardan uzaklaşır, her iyiliği işlemiş gibi sevaba kavuşur.) [İbni Mace]
(Bir devenin iki sağımı kadar itikâf eden, bir köle azat etmiş gibi sevap kazanır.) [Tenvir]
(Ramazanda on gün itikâf eden, 2 defa [nafile] hac yapmış gibi sevap kazanır.) [Beyheki]
( rızası için bir gün itikâf, insanı Cehennemden çok uzaklaştırır.) [Taberani, Hakim]
Sünnet iki türlüdür: Sünnet-i hüda ve sünnet-i zevaid. Camide itikâf etmek, ezan okumak, ikamet getirmek ve cemaat ile namaz kılmak sünnet-i hüdadır. Bunlar, İslam dininin şiarıdır. Bu ümmete mahsustur. (Hadikat-ün-nediyye)
Resulullah efendimiz buyurdu ki: Mirac gecesi, beşinci göğe geldiğimde, Osman’ın suretini gördüm. Bu mertebeye ne ile eriştin dedim. Mescidde itikâf etmekle dedi. [Menakıb-ı Cihar Yâri Güzin]
İtikâf; oruç, namaz gibi adak olunur. Çünkü başlı başına bir ibadettir. Hastam iyi olursa, itikâfa gireceğim denmez. Hastam iyi olursa, rızası için, şu kadar gün itikâfa gireceğim demek adak olur. (S.Ebediyye)
İtikâf gibi başlı başına ibadet olan bir şeyi nezredenin, bunu yerine getirmesi gerekir. (Dürer)
Kadınlar camide itikâf yapmaz. Evde ise şarta bağlıdır. Eğer mescit olarak kullandığı bir oda varsa, o odada itikâfa girebilir. Yemek yapmak, temizlik gibi ev işlerinin hiç biri yapılmaz. Sadece ibadetle uğraşılır. Abdest gibi zaruri işleri yapmanın mahzuru olmaz.Aile bireylerinin ihtiyaçları ve hizmetlerini yapması gereken kadınların bunları terk ederek, onları perişan bir halde bırakıp itikafa girmesi doğru olmaz.
Ramazanın son on gününde olanı sünnet-i kifayedir. Az itikâf da yapılabilir. Bir gün veya birkaç saat gibi. İtikâfa girenin oruçlu olması şarttır. Sadece Şafii mezhebinde oruçlu olma şartı yoktur. Diğer üç mezhepte oruçlu olmak şarttır. İmkanı olan kadınların evde itikâfa girmesi, unutulmuş bu sünneti ihya etmesi ve sünneti ihya etme sevabına kavuşmaları çok iyi olur.(alıntı)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
güliçkimi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #1 : Ağustos 14, 2009, 10:29:45 ÖÖ » |
|
Hz. Aişe (radıyallahu anhâ)anlatıyor: "Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) vefat edinceye kadarRamazan'ın son on gününde itikafa girer ve derdi ki: "Kadir gecesiniRamazan'ın son on gününde arayın". Resûlullah (aleyhissalâtuvesselâm)'dan sonra, zevceleri de itikafa girdiler." Buhârî,Fadlu Leyletü'l-Kadr 3, İtikâf 1,14; Müslim, İtikaf 5, (1172); Muvatta,İtikaf 7, (1, 316); Tirmizî, Savm 71, (790); Nesâî, Mesâcid 18, (2,44); Ebu Dâvud, Sıyâm 77, (2462, 2464); İbnu Mâce, Sıyâm 59; (1771). Birbaşka rivayette şöyle denir: Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) herRamazan'da itikafa girerdi. Akşam namazını kılar kılmaz itikaf mahalinegelirdi. Râvi der ki: Bir gün Hz. Aişe de itikaf için izin istedi.Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm) izin verdi. Mescidin içinde itikafiçin bir çadır kuruldu. Bunu Hafsa validemiz (radıyallahu anhâ) işitti,O'nun için de bir çadır kuruldu. Arkadan Zeyneb (radıyallahu anhâ)validemiz için de bir çadır kuruldu. Sabah olup da Resûlullah(aleyhissalâtu vesselâm) hücresinden çıkınca dört çadır kurulduğunugörür ve "Bunlar da ne?" diye sorar. Durum haber verilince: "Onları buişe sevkeden şey nedir, 'ın rızasını kazandıracak bir ameldüşüncesi mi? Hayır! Derhal kaldırın, gözüm görmesin!" emretti.Çadırlar kaldırıldı. O Ramazan Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm)'daitikafı terketti. Şevvâl'in son onunda itikafa girdi." Ali İbnu'l-Hüseyn anlatıyor:Safiyye (radıyallahu anhâ) buyurdu ki: "Hz. Peygamber (aleyhissalâtuvesselâm) itikafta iken ziyaret maksadıyla geceleyin yanına uğradım.Bir müddet konuştuk. Sonra geri dönmek üzere kalktım. Uğurlamak üzerede o kalktı. Kapıya kadar gelmişti ki, Ensar'dan iki kişi oradangeçiyordu. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'i görüncehızlandılar. Resûlullah (aleyhissalâtu vesselâm): "Ağır olun dedi, şuyanımdaki Huyey'in kızı Safiyye'dir." Onlar: "Subhânallah, dediler buda ne demek ey 'ın Resûlu" Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm):"Şeytan, insana, damarlardaki kan gibi nüfuz eder. Ben, onunkalplerinize bir kötülük atmasından korkarım" buyurdu." "Buhârî,İ'tikaf 8, 11, 18 Farzu'l-Humus 4, Bed'u'l-Halk 11, Edeb 121, Ahkâm 21;Müslim, Selam 23-25 (2174, 2175); Ebu Dâvud, Sıyâm 79, (2470).
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
güliçkimi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #2 : Ağustos 14, 2009, 10:31:06 ÖÖ » |
|
BAKARA
183- Ey iman edenler! Oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz.
184- (Size farz kılınan oruç), sayılı günlerdedir. İçinizden hasta olanveya yolculukta bulunan ise, diğer günlerde, tutamadığı günlersayısınca tutar. Ona dayanıp kalacaklar üzerine de bir yoksuludoyuracak kadar fidye gerekir. Her kim de hayrına fidyeyi artırırsa,hakkında daha hayırlıdır. Bununla beraber, eğer bilirseniz, oruçtutmanız sizin için daha hayırlıdır.
185- O Ramazan ayı ki, insanları irşad için, hak ile batılı ayıracakolan, hidayet rehberi ve deliller halinde bulunan Kur'ân ondaindirildi. Onun için sizden her kim bu aya şahit olursa onda oruçtutsun. Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısıncadiğer günlerde kaza etsin. size kolaylık diler zorluk dilemez.Sayıyı tamamlamanızı, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı 'ıtekbir etmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.
186- Şayet kullarım, sana benden sordularsa, gerçekten ben çokyakınımdır. Bana dua edince, duacının duasını kabul ederim. O haldeonlar da benim davetime koşsunlar ve bana hakkıyla iman etsinler ki,doğru yola gidebilsinler.
187- Oruç gecesi kadınlarınıza yaklaşmanız, size helâl kılındı. Onlar, sizin için bir örtü, siz de onlar için bir örtü durumundasınız. ,nefsinize güvenemeyeceğinizi bildiği için müracaatınızı kabul buyurduve sizi bağışladı. Şimdi onlara yaklaşın ve 'ın sizler içinyazdığını isteyin. Ta fecrin beyaz ipliği siyah iplikden sizeseçilinceye kadar yiyin, için. Sonra da ertesi geceye kadar orucu tamtutun. Bununla beraber siz mescitlerde îtikaf halinde iken onlarayaklaşmayın. Bunlar, 'ın sınırlarıdır, sakın onlara yaklaşmayın. , âyetlerini insanlara böyle açıklıyor ki sakınıp korunsunlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
güliçkimi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #3 : Ağustos 14, 2009, 10:37:14 ÖÖ » |
|
İ'TİKAFIN ÂDÂBI * İ'tikafı Ramazan'ın son on gününde, mümkünse Mescid-i Haram, Mescid-iNebevi, Mescid-i Aksa'da veya cemaati kalabalık olan diğer camilerdenbirinde yapmak. * İ'tikafta bulunan kimsenin Kur'ân-ı Kerîm'i tilavet etmek, Hadis-iŞerifleri, Peygamberlerin hayatlarını okumak, dinî meseleleri öğrenipöğretmek veya dinî eserler yazmakla vakit geçirmesi. * Hak ve hayırlı sözlerden başkasını konuşmamak. Günah olmayan şeylerikonuşmasında bir sakınca yoktur. İbadet niyetiyle hiç kimse ilekonuşmamak ise mekruhtur. * İ'tikafa giren kimsenin güzel elbiseler giymesi ve güzel kokular sürünmesi.
İ'TİKAFI BOZAN VE BOZMAYAN ŞEYLER * Vacib olan bir i'tikafta bulunan kimsenin i'tikaf süresince erkeksecamide, kadınsa evinin mescid olarak ayırdığı kısmında bulunmasıgerekir. İster kasden, isterse hataen, özürsüz olarak bir süre içini'tikaf yerinden dışarı çıkmak i'tikafı bozar. * Hasta ziyareti için, cenaze namazı ve defni için, şahidlikte bulunmakiçin dışarı çıkılması da vacip olan i'tikafa manidir. Ancak adanan biri'tikafta, hasta ziyareti ve cenaze defninde bulunmak önceden şartkoşulmuşsa, bunları yapmak i'tikafı bozmaz. * Tuvalet ihtiyacını gidermek, abdest almak ve gusletmek için i'tikafyerinden çıkmak i'tikafı bozmaz. İ'tikafta olan kimsenin can ve malemniyeti ortadan kalkarsa, oradan çıkıp başka bir camiye gitmesi dei'tikafa zarar vermez. * Sünnet veya müstehab olan i'tikaflarda ise, ister zaruri olsun, isterse olmasın mescidin dışına çıkmakla i'tikaf bozulmaz. * İ'tikafa giren kimsenin, eşi ile cinsi münasebette bulunması, onuöpmesi ve okşaması haramdır ve i'tikafı bozar. Nitekim Kur'ân-ıKerîm'de "Mescidlerde i'tikafta olduğunuz zamanlarda hanımlarınızayaklaşmayınız" buyrulur. * İhtilam olmak i'tikafı bozmaz. * Birkaç gün süren bayılma veya delirme halleri itikafı bozar.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
güliçkimi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #4 : Ağustos 14, 2009, 10:39:33 ÖÖ » |
|
'İTİKAFIN SAHİH OLMASININ ŞARTLARI
* İ'tikafa giren kimsenin aklı başında ve temiz olması gerekir.Deliler, ay başı halindeki kadınlar ve cünüp olanlar i'tikafagiremezler. * İ'tikaf için cami veya cami hükmünde olan bir ibadet mahallindeibadet maksadıyla kalmaya niyet etmek de şarttır. Niyet etmeden camidebeklemekle i'tikaf sünneti yerine getirilmiş olmaz. İ'tikaf için kalbile niyet etmek yeterlidir. Fakat ayrıca dil ile de söylemek dahagüzeldir. * İ'tikafa girilen yer, her vakit cemaatle namaz kılınan bir mescidveya cami olmalıdır. Büyük camilerde i'tikafa girmek ise dahafaziletlidir. Kadınlar da evlerinin bir odasını veya bir köşesinimescid haline getirerek orada i'tikafa çekilebilirler. Vacib olani'tikafa giren bir kadın tabii ve zaruri ihtiyaçlarının dışında oradançıkamaz. * Vacib olan i'tikafta oruçlu bulunmak. Bu, Hanefi mezhebine göredir.Şafiilere göre ise, vacib olan itikatta da oruçlu olmak şart değildir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
taha
Buraya bağlanmış.
 
Karma: 0
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 185
|
 |
« Yanıtla #6 : Ağustos 15, 2009, 04:12:14 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
taha
Buraya bağlanmış.
 
Karma: 0
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 185
|
 |
« Yanıtla #7 : Ağustos 15, 2009, 04:14:23 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
ruveyda
|
 |
« Yanıtla #8 : Ağustos 21, 2009, 05:30:38 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|