Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Günah kelimesi Kur'ân'da cünah şeklinde geçmiştir.  (Okunma Sayısı 2272 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
mahşerde buluşalım
Süper Moderatör
Sağlam Forumcu
*****

Karma: 3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 434



« : Temmuz 12, 2011, 10:36:34 ÖÖ »


http://www.manahaber.com/Resimler/Haberler/02991.jpg
Günah kelimesi Kur'ân'da cünah şeklinde geçmiştir.


Eğer siz günah işlemeseydiniz, sizi helak eder ve yerinize, günah işleyip, peşinden tövbe eden kullar yaratırdı. (Müslim, Tevbe, 9, 10, 11)

Başta  günah kavramının KURANDA kullanılış formlarına  bakalım..
(Sonrasında   hadisin asıl maksadının  ne olduğuna   kani olalım.. yoksa  yine bazı aklı eveler  hezeyanlarını  ortayere
saçmaka
tan kaçınmazlar
…)

Günah kelimesi Kur'ân'da cünah şeklinde geçmiştir.

Meyletmek, bir tarafa eğilmek anlamındaki "c-n-h" kökünden türeyen cünah, doğru yoldan sapmak demektir. Kur'ân'da cunah kelimesi "lâ cunaha aleyküm" ve "leyse aleyküm cünahun" formuyla günah olmayan şeyler zikredilmiştir.

Günah olan inanç söz, fiil, amel ve davranışlar isim (kasıtlı ve bilerek işlenen günah), zenb (kasıtlı ve kasıtsız işlenen günah), hatîe (kasten ve bilerek işlenen günah), hata (kasıtsız işlenen günah, kusur), vizr (günah, ağır yük), hıns (günah), kebîre (büyük günah), lemem (küçük günah), masiyet (günah, isyân), seyyie (kötülük, küçük ve büyük günah), fuhş ve fahşâ (çok çirkin olan günah, isyân) vb. kavramlarla ifade edilmiştir.

Büyük ve küçük günah ayırımı Kuran'da yer almıştır (Nisâ, 4/31; Şûrâ, 42/37; Necm, 53/32). Kur'ân'da, küfür/inkâr (el-hınsü'l-azim) (Vakı'a, 56/46), haksız yere yetim malı yemek (hûben kebîren) (Nisâ, 4/2), açlık korkusuyla çocukları öldürmek (hıt'en kebiren) (İsrâ, 17/31), zinâ (fevahiş) (Necm, 53/32), içki ve kumar (ismûn kebirun) (Bakara, 2/219), 'a ortak koşmak/şirk (zulmün azim) (Lokmân, 31/13), (ismen azimen) (Nisâ, 4/48), haram aylarda savaş (kıtalün kebirun) (Bakara, 2/217), iftira etmek (bühtânen azimen) (Nisâ, 4/156), , meleklerden kızlar edindi demek (kavlen azimen) (İsrâ, 17/40) büyük günah olarak zikredilmiştir. Buna göre her türlü inkâr, şirk ve nifak büyük günahtır. İnkâra varmayan fısk ve ma'siyetlerden de büyük günahlar vardır.

Büyük günah; 'ın yapılmasını yasak ettiği her fiil, haram olduğuna dair Kur'ân'da âyet bulunan yasak fiil, işleyene had / ceza gereken suç, hakkında kıyamet gününde cehennem olduğu bildirilen, 'ın gazap ve lanetini gerektiren, hakkında şiddetli va'îd bulunan, 'ın failini fasık ve âsi vasfı ile nitelediği günah şeklinde farklı şekillerde tanımlanmıştır. Büyük günahların sayısı konusunda farklı rakamlar zikredilmiştir. Kur'ân'da olduğu gibi hadislerde de büyük günah kavramı geçmiştir (Buhari, Hudud, 44; Müslim, Îmân, 144). Namaz, oruç, hac, zekat gibi farz görevleri terk etmek; içki, kumar, zina, hırsızlık, yalan, yalancı şahitlik, iftira, zulüm, adam öldürme ve gıybet gibi haramları işlemek büyük günahtır.

Büyük günah işleyen kimsenin durumu hakkında İslâm kelam ekolleri farklı görüşler serdetmişlerdir: 1) İnkâra varmayan günah işleyen mü'min, îmândan çıkmaz, kâfir ve münafık olmaz; ancak fâsık ve âsi olur. Tevbe etmeden ölürse ya bağışlar ya da günahı nispetinde cehennemde cezalandırır, sonra cennetine koyar (Ehl-i Sünnet); 2) büyük günah işleyen îmândan çıkar, kâfir olur (Haricîler); 3) îmândan çıkar fakat kâfir olmaz. Bu kimse ne mü'mindir ne de kâfir. Tevbe etmeden ölürse, ebedî cehennemde kalır (Mutezîlîler); 4) kâfire itaat fayda vermediği gibi mü'mine de büyük güna
h zarar
vermez (Mürcie)
.




Biz,  ALLAH azze ve  celle nin isim ve sıfatlarına  iman ettik, buda bizi   O isim ve sıfatlara tamanlamıyla iman ettiğimizi  işleyeceğimiz günahın  Gaffâr, Halîm, Tevvâb, Afüvv  İSİM  lerinin kulu olan insan tarafından  zikredilmesindeki  maksadı ortaya çıkarır..

hadis günah işlemeye teşvik ettiği şeklinde anlaşılmamalıdır.
insan günah işlemeye fıtraten meyillidir. Öyle ise gaflete düşüp günah işlerlerse tevbe kapısının da açık olduğunu ifade etmektedir.

Günah işlemeseydiniz günah işleyen bir topluluk yaratılırdı sözünden kasıt ise; eğer  insanlar günah işleme özelliği olmasa idi veya yitirse idi onlardan başka günah işleme özeliği olan bir varlık daha yaratır ve bu varlıklar bu özelliğine rağmen günahı terk edip Allaha itaat ederlerdi.  Eğer gafletle günah işlemiş olurlarsa tevbe edenlerin g
ünahları
nı da bağışlard
ı.
« Son Düzenleme: Temmuz 17, 2011, 02:01:56 ÖÖ Gönderen: RUMEYSA » Logged
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 0
Online Online

Mesaj Sayısı: 1217



« Yanıtla #1 : Temmuz 12, 2011, 05:50:31 ÖS »

GÜNAH

'ın buyruklarına aykırı düşen, dinen suç sayılan davranışlar İslâm şerîatının ve temiz insan fıtratının yapılmamasını emrettiği hususlar Arapça'da günâh'ın karşılığında; İsm, zenb, isyan, cürm kelimeleri kullanılır. İsm, günâhın tam karşılık anlamıdır. Zenb (cürm), insanın 'ın rızasını kazanmasını engelleyen; isyan, 'a itaat etmemek-demektir (Cürcânî, et-Ta'rifât, s. 9, 107, I51).

Yahudî ve hristiyanlar dinlerinin birçok esaslarını bozdukları gibi günâh kavramım da kendi arzularına uygun olarak değiştirmişlerdir. Yahudiler; 'ın seçilmiş kulları oldukları inancıyla, kendi ırklarından olmayan insanlara yaptıkları kötülükleri mübah kabul ederler. Kendilerinin cehennemde sayılı günler kalacaklarına, sonra yalnızca kendi ırklarının cennete gireceğine inanırlar. Bu materyalist millet eskiden günâh keçisi adını verdikleri bir keçiyi sırtına günâhlarını yükledikleri gerekçesiyle çöle salarlar ve böylece günâhlardan kurtulduklarına inanırlardı.KAYNAK İSLAM ANSİKLOPEDİSİ


« Son Düzenleme: Temmuz 13, 2011, 01:11:54 ÖS Gönderen: selvi » Logged
selvi
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2190


« Yanıtla #2 : Temmuz 13, 2011, 01:23:26 ÖS »


hadis günah işlemeye teşvik ettiği şeklinde anlaşılmamalıdır.
insan günah işlemeye fıtraten meyillidir. Öyle ise gaflete düşüp günah işlerlerse tevbe kapısının da açık olduğunu ifade etmektedir.


Logged



Eğer yürüdüğünüz bir yolda hiç engel yoksa, o yol sizi hiçbir yere götürmez.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #3 : Temmuz 17, 2011, 02:04:08 ÖÖ »

Günah fıtratımızı bozuyor: Her çağın kendine göre bir kültürü ve yaşam tarzı var. Biz müslümanlar olarak, kalıplarını belirleyemediğimiz bir çağda yaşıyoruz.

İnsanı ilgilendiren her şey değişti; algılar, değerler, zevkler vs. Bu değişime paralel olarak, insanı anlatan kavramlar ve bunlara yüklenen anlamlar da değişti.

Göz kırpmadan işlenen günahlar, insanın yaratılıştan gelen özelliklerini köreltiyor, fıtratını değiştiriyor. Bencillik, enaniyet, kaba kuvvete başvurma gibi ne kadar kötü ahlak varsa sökün ediyor.

Öte yandan, her günahın, kalbin üzerini bir is tabakası gibi kaplayıp adeta kurum yağdırdığını düşündüğümüzde, kalbi kararmış bir insan, elbette ibadetten haz alamayacaktır. Bırakın haz almayı, o ibadeti yapmaya bile güç bulamayacaktır çoğu defa.

Kıymetli yazar Hekimoğlu İsmail’in dediği gibi “Her haram havada dolaşan toz lekeleri gibidir. Nasıl ki lekeler lambanın camına yapışır da o ışık dışarı sızamazsa, kalp fanusu da böyledir. Haramlar kalp fanusunu karartır, insan ibadet etmek istemez. Çünkü kalpteki iman dışarı tesir edemez, dışarıdaki ilim de kalbe ulaşmaz. İşte, insanla ibadetin uzak kalmasının sebebi budur. Her günah, vücut şehrine giren bir casus gibidir. Kendini günahlardan koruyanın ibadet etmesi kolaylaşır

Günahlar da aynen virüslerin bilgisayara verdiği zarar gibi kalbimizin ve ruhumuzun asıl/fıtri programının bozulmasına sebebiyet verirler.
« Son Düzenleme: Temmuz 17, 2011, 02:05:33 ÖÖ Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: