Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: GENÇLERE “HAYA” YAKIŞIR  (Okunma Sayısı 2620 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Berceste
Moderatör
Burada
****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 91


Her Kışın Bir Baharı Varsa Her Tağutun Bir Yıkılış


« : Ekim 17, 2010, 11:37:22 ÖÖ »

Resulu (sav) Ensar’dan bir kişinin yanından geçerken, onun kardeşini utanmaktan vazgeçirmeye çalıştığını gördü. “Onu kendi haline bırak; çünkü haya imandandır!” buyurdu.

Haya mümin ahlâkıdır. Edep, kulluk ve tüm güzellikler haya ile gelir. Şimdilerde anne-babasının, öğretmeninin yanında bacak bacak üstüne atabilen, uzanabilen, kendinden büyüklerin huzurunda hiç çekinmeden sigara içebilen gençlik, haya duygusundan yoksun olduğu için bu halde.

Eskiden bir şarkıyı güftesindeki bazı uygunsuz cümlelerden ötürü reddederken şimdi güftesi bir uçtan bir uca ahlâksız, klibi tamamıyla müstehcen şarkıları çocuğumuzun dilinde duyduğumuzda "Ne güzel de sesi varmış benim yavrumun!" demekle yetiniyoruz.

Genç kızımız ve oğlumuzla beraber izlediğimiz dizilerde hoşumuza gitmeyen bir bölüm olursa zaplayıp, bir müddet sonra aynı kanala dönerek eğlencemizden ödün vermiyoruz. Eğlence, espri, popüler kültür derken çoğalan eksilerimizin arasında çocuklarımıza “haya”dan bahsetmek aklımıza çoğu kez gelmeyebiliyor.

“Rasulullah, perdenin arkasındaki bir genç kızdan daha fazla haya sahibiydi”

Gençlere haya duygusunu aşılayabilmenin en güzel yolu yaşayarak göstermektir. Onlara bu konuda öncelikle büyükler örnek olmaya çalışmalı. Eğer kendimiz örnek olmada yetersiz kalıyorsak, onları örnek alabilecekleri şahsiyetlerle tanıştırmayı ihmal etmemeliyiz. Bu şahsiyetlerin ilki Efendimiz (sav) olmalı. Gençleri, alemlere rahmet olarak gönderilen Efendimiz'deki (sav) zirve ahlâkın izlerini sürmeye teşvik etmeliyiz. Ebu Said el-Hudri'nin (r.a) ifade ettiğine göre Resulu (sav), perdenin arkasındaki bir genç kızdan daha fazla haya sahibiydi. O'nun gençlik çağında, Arap yarımadası hayasızlıklarla dolu bir görüntü arzetse de Efendimiz (sav) cahiliye âdetlerinden uzak kalmış ve ömrünü, hususiyetle gençlik dönemini, eşine az rastlanır haya örnekleriyle süslemiştir. O’nun gençliğinde halk Kâbe'yi çıplak bir şekilde tavaf etmeyi âdet edinmişken Efendimiz (sav), gerek tavafta gerek sair vakitlerde hiçbir zaman böyle bir tutuma yeltenmedi. Kötülüklerin yer aldığı meclislere gitmekten haya etmiş, çirkinliklerden bahsetmemeye özen göstermişti. Efendimiz (sav), haya hakkında en güzel öğüdü ashabına şöyle ifade buyurmuştur: "Haya insan için zinettir…"

Haya duygusu, yanlıştan uzaklaştırır

Gençlere haya duygusunu anlatırken ’tan (c.c) utanmanın önemine değinmeyi ihmal etmemeliyiz. Çünkü 'tan utanmak, hayanın hem kökü ve hem de meyvesi mesabesindedir. 'tan utanan bir kul, o utancı sayesinde insanlardan da haya eder. ’a karşı duyduğu haya hissiyle dini müeyyidelere tâbi olur.

Bir gün İbn-i Ömer koyun otlatmakta olan bir çocuğun yanına giderek koyunlardan birini kendisine satmasını ister. Çocuk, satamayacağını çünkü koyunların kendisine ait olmadığını söyler. İbn-i Ömer, “Sahibine, ‘Koyunu kurt yedi!’ dersin. Böylece para da cebinde kalır” der. Çocuğun cevabı kendisindeki güzel ahlakı yansıtır: “Sahibime ‘kurt yedi!’ diyeceğim. Peki söyle bana, (c.c) bunu görmeyecek mi!...”

Haya duygusu kişiyi yanlış işlerden alıkoyar. Efendimiz (sav), "Utanmıyorsan dilediğini yap!" buyururken, insanın fıtratında bulunan haya hissinin nasıl kuvvetli bir otokontrol sistemi olduğuna dikkat çeker. Hayanın sembolleştiği Peygamberlerden biri olan Yusuf Aleyhisselam, ona yaklaşmayı arzu ettiğinde odadaki putun üzerini örten Züleyha’ya neden böyle yaptığını sormuştu. “Puttan utandığım için” demişti Züleyha. Yusuf Peygamber’in sözleri manidardı: “Sen sahte olan ilahından haya ediyorsun, ya ben Rabbim’den nasıl utanmam!”

Utanma duygusuna sahip gençlerimize her zamankinden daha çok muhtaç durumdayız. Çünkü haya eden bir genç, ne ebeveyninin ne de kanunların ikazına ihtiyaç duyar. Hayası onu kötülüklerden uzak durmaya sevk eder.

H. Bektaşoğlu
Logged
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #1 : Ekim 17, 2010, 11:54:40 ÖÖ »

 
Alıntı
Utanma duygusuna sahip gençlerimize her zamankinden daha çok muhtaç durumdayız. Çünkü haya eden bir genç, ne ebeveyninin ne de kanunların ikazına ihtiyaç duyar. Hayası onu kötülüklerden uzak durmaya sevk eder.

 
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #2 : Ekim 20, 2010, 12:31:26 ÖS »

Haya Nedir
Sadece insana mahsüs olan utanma duygusu, ü tealanın razı olmadığı çirkin şeyleri yapmaktan sakınma, başkalarının kötülemelerinden korkma, kötü iş yapınca utanma; utanmak, sıkılmak. Dinde haya; allah korkusu sebebiyle günah işlemekten kaçınmak demektir. islam dininde haya sahibi olmak üzerinde önemle durulmuştur. Tam bir haya sahibi olmak için ’a inanmak, O’nun emir ve yasaklarını öğrenip yapmak ve O’nun azabından korkmak lazımdır. Bunun için de din, iman ve ahlak bilgilerinin öğrenilmesi ve çocuklara, gençlere öğretilmesi gerekir. Aksi halde hayalarının ve iffetlerinin yok edilmesine sebeb olunabilir.
islam ahlakını bildiren temel kitaplarda haya konusu geniş olarak açıklanmış ve pekçok şey yazılmıştır. Kısaca bildirildiğine göre haya üç çeşittir: Birincisi, ü tealadan utanmak olup hayanın en kıymetlisi budur. ikinci olarak, Resülullah’tan (sallallahü aleyhi ve sellem), utanmak gelir. Bu da çok kıymetlidir. Üçüncüsü ise insanlardan haya etmektir.
Her hususta olduğu gibi haya bakımından da Peygamber efendimiz bütün insanlardan üstündür. Eshab-ı kiramdan Ebü Said-i Hudri hazretleri; “Resülullah’ın hayası, bakire islam kızlarının hayasından daha çoktur.” buyurarak buna işaret etmiştir. Dört büyük halife, diğer Eshab-ı kiram ve daha sonra gelen alim ve veliler de hayalarının çokluğu ile meşhur olmuşlardır. Ayrıca haya sahibi olmak, asırlar boyunca bütün Müslümanların şiarı olmuştur.
Haya hakkında Peygamber efendimizin buyurduğu hadis-i şeriflerden bazıları

şunlardır
Haya imandandır. Fuhuş (çirkin söz) söylemek cefadandır. iman Cennet’e, cefa Cehennem’e götürür.

Fuhuş, insanın lekesi; haya, zineti (süsü)dir. Cennet’e gitmek isteyen, haram işlemekten, ’tan haya etsin. ü tealadan haya ediniz! ü tealadan, hakiki manada haya etmek, emir ve yasaklarına uymak kötü düşüncelerden uzak durmak, helal lokma yemek ve ölümü hatırlamaktır. ahireti isteyenler, dünyanın süsünden, zinetinden uzaklaşır. işte bunları yapmak, ü tealadan hakkıyla korkmak demektir.
Haya ve iman birlikte bulunur. Biri yok olursa, diğeri de yok olur. Kadının hayası, erkeğin hayasından dokuz kat fazladır. Günah işleyecek kimsenin, bu günahtan vazgeçmesi, ’tan korktuğu için veya insanlardan haya ettiği, utandığı için yahut başkalarının yapmalarına sebeb olmamak için olur. ’tan korkarak terk etmenin alameti, o günahı gizli olarak işlememektir. insanlardan haya etmek, onların kötülemelerinden korkmak demektir. Başkalarının günah işlemesine sebep olmak, yalnız yapmaktan daha çok günahtır. Başkalarının bu günahı işlemelerinin günahları, kıyamete kadar bunlara
sebeb olana da yazılır. Bir hadis-i şerifte: “ insan günahını (bir daha işlemeyip) dünyada gizlerse, ü teala da kıyamet günü, bu günahı kullarından saklar.” buyruldu. Herkese takva ve vera sahibi olduğunu bildirmek için günahını saklamak ve gizli olarak devam etmek, bu hadis-i şerife dahil değildir. Bu, riya (gösteriş) olur.
ibadetlerini başkalarına göstermekten haya etmek caiz değildir, uygun olmaz. Haya, günahlarını, kusur ve kabahatlarını göster memeye denir. Bunun için, insanlara ü tealanın dinini öğretmekten (nasihat etmekten), din kitabı yazmaktan ve satmaktan, namaz kılmak için camiye gitmekten, imamlık, müezzinlik yapmaktan, Kur’an-ı kerim ve mevlid okumaktan, islamiyetin emrettiği gibi giyinmekten haya etmemek (utanmamak) lazımdır. Çünkü bunlar ü tealanın emirleridir. Bunların tersini, zıddını yapmak günah olur. “Haya imandandır.” hadis-i şerifiyle bildirilen haya, kötü, günah olan şeyleri göstermekten utanmak demektir. Müslümanın, önce ü tealadan haya etmesi lazımdır. Bunun için, ibadetlerini tam bir sadakat ve ihlas ile yapmalıdır
http://www.islamiyazilar.com/resimler/haya__dan_hayata_yayilan_guzellik-0.jpg
GENÇLERE “HAYA” YAKIŞIR
http://img137.imageshack.us/img137/9793/2001710170516161113fsre9.jpg
GENÇLERE “HAYA” YAKIŞIR
Logged

ömer__fani_65
Moderatör
Hep Burda
****

Karma: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1068


« Yanıtla #3 : Ekim 17, 2011, 01:49:23 ÖÖ »

Logged
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 0
Online Online

Mesaj Sayısı: 1217



« Yanıtla #4 : Ekim 17, 2011, 08:24:57 ÖS »

Logged
Egeli
Ara Sıra Uğrar
*

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5


« Yanıtla #5 : Ekim 17, 2011, 11:31:00 ÖS »

 
Logged
selvi
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2190


« Yanıtla #6 : Ekim 18, 2011, 09:54:16 ÖÖ »

Logged



Eğer yürüdüğünüz bir yolda hiç engel yoksa, o yol sizi hiçbir yere götürmez.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: