mahşerde buluşalım
Süper Moderatör
Sağlam Forumcu
   
Karma: 3
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 434
|
 |
« : Eylül 04, 2011, 10:16:45 ÖÖ » |
|
EVLERİMİZİ ŞEYTANIN GİRMEDİĞİ EVLER YAPALIM PROJESİ..Proje:10: AHLÂK ve DAVRANIŞTA ŞEYTANIN GİRMEDİĞİ EVLER::::SELAMI VERİP, İZİN İSTENİLEN EVLER
Yüce İslâm dini evlerimizi, ahlâkımızı ve hayamızı koruyan yüce kuralları açıklamıştır. İslâm'a göre müslümanlann evleriyle müşriklerin evleri arasında açık bir fark olmalıdır. Selâm ve isti'zân (izin isteme), zikir ve İslâm'ın selamını içine aldıklarından onlar, şeytana karşı muhkem birer kaledirler.
Teala şöyle buyurur: "Ey inananlar! Evleri-.nizden başka evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selâm vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu sizin için daha iyidir."[Nur, 27]
Yine Teala şöyle buyurur: "Evlere girdiğiniz zaman kendinize, ehlinize katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selâm verin."[Nur, 61]
Abdullah b. Amr b. el-As'dan: Bir kişi Rasûlüllah'a (s.a.v.) sordu: “İslâm'da en hayırlı amel hangisidir? Rasûlüllah (s.a.v): “Yemek yedirmen, bildiğine ve bilmediğine selâm vermendir."[Buharîve Müslim rivayet etmiştir.]
Abdullah b. Selâm'dan: Rasûlüllah'ın (s.a.v.) şöyle dediğini işittim: "Ey insanlar! Selâmı yayınız. Yemek yediriniz. Sıla-i rahmi yerine getiriniz. İnsanlar uyurken geceleri namaz kılınız. O zaman cennete selametle gireceksiniz."[Tirmizî rivayet etmiştir. Hadis hasendir]
Selâm Nasıl Alınıp Verilir?
Selâm'ın "es-selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve be-rekâtüh" diye verilmesi iyi olur. Selâm verilen tek kişi de olsa böyle çoğul sigasıyla selâm verilir. Selâmı alan da "Ve aleykümü's-selâmü ve rahmetullahi ve berekâtüh" der. Burada olduğu gibi başında bir "ve" getirilir.
îmrân b. Husayn'dan: "Bir adam Rasûlüllah'a (s.a.v.) geldi ve "es-selâmü aleyküm" dedi. Rasûlüllah onun selamını aldı ve sonra oturdu. Rasûlüllah (s.a.v.) "on sevap" dedi. Bir başkası geldi, "es-selamü aleyküm ve rahmetullah" dedi. Rasûlüllah onun da selamını aldı ve sonra oturdu. Rasûlüllah (s.a.v.) "yirmi sevap" dedi. Sonra bir başkası gelip "es-selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh" dedi. Rasûlüllah onun selâmını aldı ve oturdu. Sonra: "O'na otuz sevap var" dedi.[Ebu Davud, Tirmizî rivayet etmiştir, hadis hasendir]
Selâm'ın Âdabı
Müslümanm, selâm verdiğinde, başkalarının duyması için sesini yükseltmesi gerekir. Kalabalık bir topluluğa selâm verdiyse, diğerlerine de duyrumak için selâmı iki veya üç kere tekrarlar.
Ebu Hüreyre'den: Rasûlüllah (s.a.v.) buyurur ki: "Binitli olan yürüyene, yürüyen oturana, az olan çok olana, küçük olan büyüğe selâm verir."[Buharî rivayet etmiştir]
Ebu Ümame el-Bâhilî'den: Rasûlüllah (s.a.v.) buyurur ki: " yolunda insanların en makbulü işe selâmla başlayandır."[Ebu Davud ve Tİrmizî rivayet etmiştir.]
Müslümandan evine girdiğinde selâm vermesi istenmektedir. Çünkü bu şeytanı kovar. Evde hiç kimse olmasa bile, girince selâm vermesi müstehabtır.
Teala şöyle buyurur: "Evlere girdiğiniz zaman kendinize, ehlinize, katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selâm verin."[Nur, 61]
Enes'den (r.a.): Rasûlüllah (s.a.v.) bana şöyle dedi: 'Yavrucuğum! Ehlinin yanına girdiğin zaman selâm ver ki, senin üzerine ve ev halkına bereket olsun."[Tirmizî rivayet etmiştir. Hadis hasendir.]
Kişinin ailesine, mahrem olan kadınlara ve eğer fitne çıkmayacağından emin olursa, yabancı kadınlara selâm vermesi müstehaptır.
Ümmü Hânî bint Ebî Talib'den: Rasûlüllah'a (s.a.v.) geldim. Rasûlüllah yıkanıyor. Fatıma da onu bir örtü ile örtüyordu. O'na selâm verdim.[Müslim rivayet etmiştir.]
Esma bint Yezid'den: Rasûlüllah (s.a.v.) toplu halde iken bizim yanımıza geldi ve bize selam verdi.[Ebu Davud, Tirmizî rivayet etmiştir. Hadis hasendir.]
Müslüman kardeşim! Kâfire önce müslümanın selâm vermesi haramdır. Aralarında müslüman ve kâfirlerin bulunduğu meclistekilere selâm vermek müstehabtır. Çünkü Ebu Hureyre'nin (r.a.) rivayet ettiği bir hadiste Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Yahudi ve hrıstiyanlarla selâmlaşmayınız. Onlardan biriyle yolda karşılaştığınız zaman yolun en dar yerinden gitmeye mecbur ediniz."[Müslim rivayet etmiştir.] Enes'den (r.a.); Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurur: "Size ehl-i kitap selâm verdiği zaman "ve aleyküm" deyiniz."[Müslim rivayet etmiştir.] Esleme'den (r.a.): "Rasûlüllah (s.a.v.), içinde müslüman ve müşriklerden (yahudî.ve putperest) bir topluluğa uğradı ve onlara selâm verdi." (Muttefekun Aleyh) Toplantıdan ayrılma veya toplantıya katılmanın âdabı arasında selâm da vardır. Ebu Hüreyre, Rasûlüllah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Sizden biriniz meclise sonradan gelecek olursa selam versin. Kalkmak istediğinde de yine selam versin. Selâm konusunda birincinin ikinciye önceliği yoktur. (Her ikisi de aynı değerdedir.)" (Ebu Davûd, Tirmizî)
İzin İsteme ve Âdabı
Salihlerin evlerine ahıra girer gibi girilmez. Onların evlerine girerken izin isteme ve selam vardır. Onlar, edep, takdir ve saygı evleridir. Onlarda, İslâm usulü uygulanır. Onlar şeytanın yüzüne kapalıdır.
Teala şöyle buyurur: "Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere izin almadan seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu si-, zin için daha iyidir. Eğer evde kimseyi bulamazsanız yine de size izin vermedikçe içeriye girmeyiniz. Size "dönün" denirse dönün. Bu sizi daha çok temize çıkarır. yaptıklarınızı bilir. İçinde malınız bulunan boş evlere girmenizde bir sorumluluk yoktur. açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de bilir."[Nur, 27-29.]
Ayetlerden Çıkarılan Hükümler
Zikredilen ayetlerde bazı hükümler ve bir müslümandan özel bir yere girdiğinde istenen dinî edepler vardır.[ es-Sulûkü'l-lctimâî] 1- Bir kimsenin, izni olmaksızın başkasının evine girmesi haramdır. 2- Kişi, üç defa izin ister. Kendisine izin verilirse içeri girer, çünkü Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'İzin isteme üç defadır. Eğer sana izin verilirse içeri girersin... Değilse dönersin."[Buharı ve Müslim rivayet etmiştir.] 3- Kişi, kendisine izin verilmeden önce, hiç kimsenin evine bakmaz. Kapının karşısında durmaması gerekir. Kapının sağ ve solunda durur. Çünkü Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: "Göz için izin vardır."[Buharı ve Müslim rivayet etmiştir.] 4- Birisi içeri girmek için izin istediğinde, içeriden: "Kim O?" denildiğinde, dışarıdakinin "Ben" demesi uygun değildir. Çünkü "Ben" kelimesi, bunu söyleyenin kim olduğunu belli etmez. "Ben" kelimesi büyüklenenlerin şiarıdır. "Ben" yerine adım söylemesi gerekir. 5- Kişinin, hanımını hoşlanmadığı bir halde görmemesi için, geldiğini ona bildirmesi iyi olur. İmam Ahmed b. Hanbel şöyle demiştir: "Kişi evine girdiğinde öksürmesi iyi olur. Bu sebeple sahih bir hadiste: "Rasûlüllah (s.a.v.) kişinin ailesinin yanma, korkutmamak için geceleyin gelmesini yasaklamıştır." 6- Müslüman başkasının evine girmek için izin isterse ve ev sahibi mazeret beyan ederek onun içeri girmesine izin vermezse müslümanm mazereti kabul etmesi, canı sıkılmadan ve öfkelenmeden geri dönmesi gerekir. 7- Yüce şöyle buyurur: "Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bunlar sizin açık bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanma girip çıkmakta size de onlara da bir sorumluluk yoktur. size ayetlerini böylece açıklar. bilendir, hakimdir."[Nur: 58] İbn Kesir şöyle demiştir: Bu ayetlerde, akrabaların da birbirlerinden izin isteme hükmü vardır. Sûrenin başında geçen yabancıların birbirlerinden izin istemeleridir. , mü'minlere, köle olan hizmetçilerinin ve henüz ergenlik çağına ulaşmamış çocuklarının üç vakitte, yanlarına girmek için izin istemelerini emretmiştir. Bu üç vakit: 1- Sabah namazından önce. 2- Öğle sıcağında soyunduklarında. 3- Yatsı namazından sonra. Müslüman kardeşim! Evin, selâm ve izin isteme evi olsun ki, orada Rahman zikredilsin ve kapısı şeytanın yüzüne kapansın. DEVAM EDECEK İNŞALLAH... EVLERİMİZİ ŞEYTANIN GİRMEDİĞİ EVLER YAPALIM PROJESİ..Proje:10: AHLÂK ve DAVRANIŞTA ŞEYTANIN GİRMEDİĞİ EVLER::::SELAMI VERİP, İZİN İSTENİLEN EVLER
Yüce İslâm dini evlerimizi, ahlâkımızı ve hayamızı koruyan yüce kuralları açıklamıştır. İslâm'a göre müslümanlann evleriyle müşriklerin evleri arasında açık bir fark olmalıdır. Selâm ve isti'zân (izin isteme), zikir ve İslâm'ın selamını içine aldıklarından onlar, şeytana karşı muhkem birer kaledirler.
Teala şöyle buyurur: "Ey inananlar! Evleri-.nizden başka evlere, izin almadan, seslenip sahiplerine selâm vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu sizin için daha iyidir."[Nur, 27] Yine Teala şöyle buyurur: "Evlere girdiğiniz zaman kendinize, ehlinize katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selâm verin."[Nur, 61] Abdullah b. Amr b. el-As'dan: Bir kişi Rasûlüllah'a (s.a.v.) sordu: “İslâm'da en hayırlı amel hangisidir? Rasûlüllah (s.a.v): “Yemek yedirmen, bildiğine ve bilmediğine selâm vermendir."[Buharîve Müslim rivayet etmiştir.] Abdullah b. Selâm'dan: Rasûlüllah'ın (s.a.v.) şöyle dediğini işittim: "Ey insanlar! Selâmı yayınız. Yemek yediriniz. Sıla-i rahmi yerine getiriniz. İnsanlar uyurken geceleri namaz kılınız. O zaman cennete selametle gireceksiniz."[Tirmizî rivayet etmiştir. Hadis hasendir]
Selâm Nasıl Alınıp Verilir?
Selâm'ın "es-selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve be-rekâtüh" diye verilmesi iyi olur. Selâm verilen tek kişi de olsa böyle çoğul sigasıyla selâm verilir. Selâmı alan da "Ve aleykümü's-selâmü ve rahmetullahi ve berekâtüh" der. Burada olduğu gibi başında bir "ve" getirilir. îmrân b. Husayn'dan: "Bir adam Rasûlüllah'a (s.a.v.) geldi ve "es-selâmü aleyküm" dedi. Rasûlüllah onun selamını aldı ve sonra oturdu. Rasûlüllah (s.a.v.) "on sevap" dedi. Bir başkası geldi, "es-selamü aleyküm ve rahmetullah" dedi. Rasûlüllah onun da selamını aldı ve sonra oturdu. Rasûlüllah (s.a.v.) "yirmi sevap" dedi. Sonra bir başkası gelip "es-selâmü aleyküm ve rahmetullahi ve berekâtüh" dedi. Rasûlüllah onun selâmını aldı ve oturdu. Sonra: "O'na otuz sevap var" dedi.[Ebu Davud, Tirmizî rivayet etmiştir, hadis hasendir]
Selâm'ın Âdabı
Müslümanm, selâm verdiğinde, başkalarının duyması için sesini yükseltmesi gerekir. Kalabalık bir topluluğa selâm verdiyse, diğerlerine de duyrumak için selâmı iki veya üç kere tekrarlar. Ebu Hüreyre'den: Rasûlüllah (s.a.v.) buyurur ki: "Binitli olan yürüyene, yürüyen oturana, az olan çok olana, küçük olan büyüğe selâm verir."[Buharî rivayet etmiştir] Ebu Ümame el-Bâhilî'den: Rasûlüllah (s.a.v.) buyurur ki: " yolunda insanların en makbulü işe selâmla başlayandır."[Ebu Davud ve Tİrmizî rivayet etmiştir.] Müslümandan evine girdiğinde selâm vermesi istenmektedir. Çünkü bu şeytanı kovar. Evde hiç kimse olmasa bile, girince selâm vermesi müstehabtır.
Teala şöyle buyurur: "Evlere girdiğiniz zaman kendinize, ehlinize, katından bereket, esenlik ve güzellik dileyerek selâm verin."[Nur, 61] Enes'den (r.a.): Rasûlüllah (s.a.v.) bana şöyle dedi: 'Yavrucuğum! Ehlinin yanına girdiğin zaman selâm ver ki, senin üzerine ve ev halkına bereket olsun."[Tirmizî rivayet etmiştir. Hadis hasendir.] Kişinin ailesine, mahrem olan kadınlara ve eğer fitne çıkmayacağından emin olursa, yabancı kadınlara selâm vermesi müstehaptır. Ümmü Hânî bint Ebî Talib'den: Rasûlüllah'a (s.a.v.) geldim. Rasûlüllah yıkanıyor. Fatıma da onu bir örtü ile örtüyordu. O'na selâm verdim.[Müslim rivayet etmiştir.] Esma bint Yezid'den: Rasûlüllah (s.a.v.) toplu halde iken bizim yanımıza geldi ve bize selam verdi.[Ebu Davud, Tirmizî rivayet etmiştir. Hadis hasendir.] Müslüman kardeşim! Kâfire önce müslümanın selâm vermesi haramdır. Aralarında müslüman ve kâfirlerin bulunduğu meclistekilere selâm vermek müstehabtır. Çünkü Ebu Hureyre'nin (r.a.) rivayet ettiği bir hadiste Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'Yahudi ve hrıstiyanlarla selâmlaşmayınız. Onlardan biriyle yolda karşılaştığınız zaman yolun en dar yerinden gitmeye mecbur ediniz."[Müslim rivayet etmiştir.] Enes'den (r.a.); Rasûlüllah (s.a.v.) şöyle buyurur: "Size ehl-i kitap selâm verdiği zaman "ve aleyküm" deyiniz."[Müslim rivayet etmiştir.] Esleme'den (r.a.): "Rasûlüllah (s.a.v.), içinde müslüman ve müşriklerden (yahudî.ve putperest) bir topluluğa uğradı ve onlara selâm verdi." (Muttefekun Aleyh) Toplantıdan ayrılma veya toplantıya katılmanın âdabı arasında selâm da vardır. Ebu Hüreyre, Rasûlüllah'ın (s.a.v.) şöyle buyurduğunu rivayet eder: "Sizden biriniz meclise sonradan gelecek olursa selam versin. Kalkmak istediğinde de yine selam versin. Selâm konusunda birincinin ikinciye önceliği yoktur. (Her ikisi de aynı değerdedir.)" (Ebu Davûd, Tirmizî)
İzin İsteme ve Âdabı
Salihlerin evlerine ahıra girer gibi girilmez. Onların evlerine girerken izin isteme ve selam vardır. Onlar, edep, takdir ve saygı evleridir. Onlarda, İslâm usulü uygulanır. Onlar şeytanın yüzüne kapalıdır.
Teala şöyle buyurur: "Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere izin almadan seslenip sahiplerine selam vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu si-, zin için daha iyidir. Eğer evde kimseyi bulamazsanız yine de size izin vermedikçe içeriye girmeyiniz. Size "dönün" denirse dönün. Bu sizi daha çok temize çıkarır. yaptıklarınızı bilir. İçinde malınız bulunan boş evlere girmenizde bir sorumluluk yoktur. açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de bilir."[Nur, 27-29.]
Ayetlerden Çıkarılan Hükümler
Zikredilen ayetlerde bazı hükümler ve bir müslümandan özel bir yere girdiğinde istenen dinî edepler vardır.[ es-Sulûkü'l-lctimâî] 1- Bir kimsenin, izni olmaksızın başkasının evine girmesi haramdır. 2- Kişi, üç defa izin ister. Kendisine izin verilirse içeri girer, çünkü Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: 'İzin isteme üç defadır. Eğer sana izin verilirse içeri girersin... Değilse dönersin."[Buharı ve Müslim rivayet etmiştir.] 3- Kişi, kendisine izin verilmeden önce, hiç kimsenin evine bakmaz. Kapının karşısında durmaması gerekir. Kapının sağ ve solunda durur. Çünkü Peygamber (s.a.v.) şöyle buyurmaktadır: "Göz için izin vardır."[Buharı ve Müslim rivayet etmiştir.] 4- Birisi içeri girmek için izin istediğinde, içeriden: "Kim O?" denildiğinde, dışarıdakinin "Ben" demesi uygun değildir. Çünkü "Ben" kelimesi, bunu söyleyenin kim olduğunu belli etmez. "Ben" kelimesi büyüklenenlerin şiarıdır. "Ben" yerine adım söylemesi gerekir. 5- Kişinin, hanımını hoşlanmadığı bir halde görmemesi için, geldiğini ona bildirmesi iyi olur. İmam Ahmed b. Hanbel şöyle demiştir: "Kişi evine girdiğinde öksürmesi iyi olur. Bu sebeple sahih bir hadiste: "Rasûlüllah (s.a.v.) kişinin ailesinin yanma, korkutmamak için geceleyin gelmesini yasaklamıştır." 6- Müslüman başkasının evine girmek için izin isterse ve ev sahibi mazeret beyan ederek onun içeri girmesine izin vermezse müslümanm mazereti kabul etmesi, canı sıkılmadan ve öfkelenmeden geri dönmesi gerekir. 7- Yüce şöyle buyurur: "Ey inananlar! Ellerinizin altında olan köle ve cariyeler ve sizden henüz erginliğe ermemiş olanlar, sabah namazından önce, öğle sıcağında soyunduğunuzda ve yatsı namazından sonra yanınıza gireceklerinde üç defa izin istesinler. Bunlar sizin açık bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında birbirinizin yanma girip çıkmakta size de onlara da bir sorumluluk yoktur. size ayetlerini böylece açıklar. bilendir, hakimdir."[Nur: 58] İbn Kesir şöyle demiştir: Bu ayetlerde, akrabaların da birbirlerinden izin isteme hükmü vardır. Sûrenin başında geçen yabancıların birbirlerinden izin istemeleridir. , mü'minlere, köle olan hizmetçilerinin ve henüz ergenlik çağına ulaşmamış çocuklarının üç vakitte, yanlarına girmek için izin istemelerini emretmiştir. Bu üç vakit: 1- Sabah namazından önce. 2- Öğle sıcağında soyunduklarında. 3- Yatsı namazından sonra. Müslüman kardeşim! Evin, selâm ve izin isteme evi olsun ki, orada Rahman zikredilsin ve kapısı şeytanın yüzüne kapansın. DEVAM EDECEK İNŞALLAH...
|