Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
   
Karma: 0
Online
Mesaj Sayısı: 1217
|
 |
« Yanıtla #3 : Ekim 14, 2011, 07:39:08 ÖS » |
|
[ B]İKİ NAMAZI BİRLEŞTİRMEK (CEM ETMEK) 1.Namaz ile ilgili ayetler 2.Cemin manası ? 3.Namazları cem yapmanın şartları . 4.Dört mezhep imamının görüşleri. 5.Kaynaklar 1.NAMAZ İLE İLGİLİ AYETLER: 2/238 - Namazlara ve orta namaza devam edin ve için boyun eğerek kalkıp namaza durun 4/103 - O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep 'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır 14/40 - "Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazını dosdoğru kılanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duamı kabul et 31/17 - "Yavrucuğum! Namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Başına gelenlere sab 17/78 - Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar (belirli vakitlerde) gereği üzere namazı kıl, bir de sabah namazını kıl. Çünkü sabah namazında, gece ve gündüz melekleri hazır bulunur.ret, çünkü bunlar, azmi gerektiren işlerdendir." 30/17 - O halde akşama girdiğiniz zaman da, sabaha girdiğiniz zaman da tesbih 'ındır. (daima O, tesbih edilir). 30/18 - Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur. 2.CEMİN MANASI İKİ NAMAZI BİR VAKİTTE KILMAK (CEM‘) İki namazı cem etmek (birleştirmek) Cem‘ kelimesi, sözlük anlamı itibariyle “iki veya daha fazla şeyi bir araya getirmek, toplamak” anlamlarına gelir. Cem‘in fıkıhtaki terim anlamı ise, “birbirini takip eden iki namazın (öğle ile ikindinin veya akşam ile yatsının), bu ikisinden birinin vaktinde, birlikte ve peşipeşine kılınması”dır. Eğer bu birlikte kılma birinci namazın vaktinde ise buna cem‘-i takdîm, ikincisinin vaktinde ise cem‘-i te'hîr denilir. Namaz için özel vakitler konulmuş ve bu vakitler namazın vücûbu için sebep kılınmıştır. Kur'an'da mücmel olarak belirtilen vakitler, Hz. Peygamber tarafından belirlenmiş ve namaz vakitleri tevâtürle sabit olmuştur; tevâtürle sabit olan bir şeyi de haberi vahidle terketmek kesinlikle câiz değildir. Şu kadar ki, namaz vakitlerini fiilî olarak uygulayan ve belirten Hz. Peygamber olduğu gibi, cem‘in meşruiyetini söz ve fiili ile belirten de odur. Sünnetin bir kısmı alınıp bir kısmı atılamayacağına göre, bunların arasını uzlaştırmak gerekir. Hacılar, Arafat’ta, hutbe okuyan imamın arkasında öğle ile ikindiyi öğle vaktinde takdim ederek kılar.. Müzdelife’de ise akşam ile yatsı, yatsı vaktinde tehir edip kılınır. Müzdelife’deki cem için cemaatle kılmak şart değil, münferit de cem edebilir. Ebu Davud ve diğer hadis kaynaklarının Cabir b. Abdullah’tan : Peygamber Arafat’ta cem-i takdim yaptı.Öğle ile ikindi arasında herhangi bir namaz kılmadı. 6 Peygamberimiz sav Müzdelife’de Cem-i tehîr yaptı.İki farz namaz arasında namaz kılmadı. 7 O, Müzdelife’de Cem -i tehîr yaptı. Akşamı üç , yatsıyı iki rekat olarak kıldı – kıldırdı. 8 Hz. Peygamber Müzdelife’de akşamla yatsı arasını Cem -i tehirle cem’ etti. Her iki namaz için ikamet getirildi. İki namaz arasında ve akşamla yatsının farzlarının hemen akabinde bir namaz da kılmadı – kıldırmadı. Buhari’nin akşam namazının vakti bölümünde naklettiği bir hadiste İbn-i Abbas şöyle diyor. “Hz. Resuluılah (sallalahu aleyhi ve alih) yedi rek’atı (akşam ile yatsıyı) ve sekiz rek’atı (öğle ile ikindiyi) birlikte kıldılar.” 3.NAMAZLARI CEM ETMENİN ŞARTLARI Cumhur ulemanın ve Ebu Hanife (rh) hariç diğer üç büyük imama göre, namazların sefer, yağmur, kar, fırtına, hastalık, özür ya da başka bir hacet durumunda, adet edinmemek ve özürsüz olmamak kaydı şartı ile cevaz verilmiştir. Hanefi mezhebinin en büyük delilleri bu noktada öncelikle şu ayetlerdir; ‘Namazlara, bilhassa orta namaza dikkat edin’ (Bakara 238) Ayeti kerimede namazların kendi vaktinde kılınmasına önem verilmesine işaret edilmektedir. Nisa Suresinde ise şöyle buyrulmaktadır; ‘Muhakkak namaz, müminler üzerine muayyen vakitlerde yazılmıştır’ (Nisa Suresi 103) Bu ayette, namazların muayyen vakitlerinin olduğu, her bir namazın kendine has vakit dilimi içinde eda suretinde kılınması tembih edilmektedir. Maun suresinde ise; ‘Yazıklar olsun o namaz kılanlara ki onlar namazlarından gafildirler’ buyrulmaktadır. Seleften bazıları bu ayet hakkında yani onlar namazlarını vaktinde kılmayarak, geciktirirlerdi demişlerdir. Meryem Suresinde ise; ‘Sonra onların ardından bir nesil geldi ki namazı zayi ettiler’ buyrulmaktadır. (Meryem Suresi 59) . Bu ayetlerin hepsinde icma ile namazı keyfi olarak geciktiren, geri bırakan ve gerekli önemi vermeyen kişiler kastedilmektedir. Mademki ayetlerin hepsi namazı vaktinden geciktiren, gereken önem ve ehemmiyeti vermeyen kişilerden bahsetmektedir, öyleyse Hanefi mezhebinin namazların cem’i konusunda cem’i suriyi tercih etmeleri ve her hangi bir şer’i özrü de kabul etmemeleri hem Rasulullah (sav)’i hem de sahabeleri bu mekruh amel ile itham etmektir. Bir vaktin, diğer vakit girmeden az evvel ki anı ve kılındıktan hemen sonraki diğer vakit, namazların vaktinden geciktirildiğine en büyük delildir. Dolayısı ile bu ayetler şer’i bir özür sebebi ile sahih hadislerden yola çıkarak, namazları cem eden kişileri kapsamamaktadır. Yukarıdaki Nisa suresinde zikredilen ayette, namazların vakitli olarak farz kılınması, hadislerde, asâblarda, tabiinin uygulamasında olan namazların özür halinde cem edilemeyeceğine delil değil, belki de özür ve sefer hali olmaksızın gafletten dolayı ya da kasıttan dolayı namazın vaktini geçiren kişinin namazını artık kaza edemeyeceğine delildir. "Ben Rasulullah'ın öğlen ile ikindiyi ve akşamla yatsıyı cem ettiğini gördüm. Tüm bu delillerden sonra sonuç olarak şöyle söylenebilir; Namazlarda asıl olan şey, her bir namazı kendi vaktinde kılmaktır Herhangi bir özür halinde namazları cem etmek vacip değil ancak bir ruhsattır. Diğer yandan ekseri âlimler, hiçbir mazereti olmayan kimsenin namazlarını cem yaparak kılmasını caiz görmemişlerdir. Delillere dayanarak söyleyecek olursak eğer,Resulullah sav efendimizin bize vermiş olduğu ruhsatı sulandırmayıpa namazları devamlı cem etmemeliyiz.Namaz vakitlerini beş vakitten üç vakte indirmenin dinde değişiklik anlamı taşımasından dolayı cc katında sorumlu olacağımızı unutmamalıyız. Nitekim İbn Abbas’ın rivayet ettiği bir hadisi şerifte Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur: “Özürsüz olarak kim iki namazı birleştirerek kılarsa büyük günah kapılarından bir kapıya gelmiştir.” Cem-i tehirde ise dikkat edilmesi gereken husus, birinci namaz vakti çıkmadan önce cem’e niyet etmiş olmaktır. Yoksa kılmadığı namaz kazaya kalmış olur. Mezhep imamları genel itibariyle namazları cem edebilmek için, özrün bulunmasını ve bu özrün namazları eda edene kadar devam etmesini de şart koşmuşlardır. ” Bazen iki namazı birleştirip bir vakitte kılmak gerekebiliyor. Ameliyattaki doktor, doğum esnasında ebe veya boğulmakta olan bir insanı kurtarmak, hasta olmak gibi bir sebeple namaz kılınamazsa, iki namazı cem etmek yani birleştirip bir vakitte kılmak bazı mezheplerde caizdir. İkindiyi öğle vaktinde, veya yatsıyı akşam vaktinde, birlikte kılmaya cem etmek denir. Sabah namazı cem edilmez.Caiz olan durumlardan birkaç örnek verelim: 1- Ebe doğumdaysa, namaz kazaya kalacaksa, iki namazı cem caiz olur. 2- Ameliyattaki doktorun namazı kazaya kalacaksa, iki namazı cem etmesi caiz olur. 3- Abdest ve namaz kılmakta zorluk çeken hasta veya yaşlı, iki namazı cem edebilir. 4- Uçakta abdest alıp namaz kılmak zor olacaksa, iki namazı cem caiz olur. 5- Namaz,Abdest ve teyemmüm için zorluk varsa, iki namazı cem caiz olur. 6- Güvenlik görevlisinin namaz kılma imkânı yoksa iki namazı cem etmesi caiz olur. 7- Felaket olduğunda veya felaketlere yardım zamanlarında vakitleri anlamak zor olursa, iki namazı cem caiz olur. 8- Şehirlerarası yolculukta, otobüs durmayacaksa, yanında hastası varsa yahut ikinci otobüs için parası yoksa bunun gibi sebeplerle iki namazı mukimken de cem caiz olur. 9- Kalabalık şehirlerde trafik problemi olan bir yerde, şehir içinde özel arabasıyla giderken trafik sıkışıp namaz kazaya kalacaksa, mukimken de cem caiz olur. 10- Namaza mani olacak; düşman, anarşist veya eşkıyanın bir zarar verme ihtimali varsa, iki namazı cem edebilir. 11- Abdesti bozan özürlerde cem caiz olur. 4.DÖRT MEZHEBİN GÖRÜŞLERİ HANEFİ MEZHEBİNDE: Hacılar, Arafat’ta, hutbe okuyan imamın arkasında öğle ile ikindiyi öğle vaktinde takdim ederek kılar. Çadırlarda cemaatle veya yalnız kılarken, cem edilmez. Müzdelife’de ise akşam ile yatsı, yatsı vaktinde tehir edip kılınır. Müzdelife’deki cem için cemaatle kılmak şart değil, münferit de cem edebilir. Başka yerde başka zamanlarda iki namazı cem edemezler. Ancak İHTİYAÇ VE ZARURET olunca diğer mezheplerden birini taklit ederek kılar. MALİKİ MEZHEBİNDE: Arafat’ta öğle ve ikindi, Müzdelife’de ise akşamla yatsı imam arkasında kılarken cem etmek sünnettir. Seferde cem caiz; fakat deniz seferinde cem caiz değildir. Cem için ihtiyaç hasıl olursa, diğer üç mezhepten birisi taklit edilebilir.Mukimken de önemli bir hastalıkta, ihtiyarlıkta cem edilebilir. Ayrıca, camide cemaatle kılarken, karanlıkla beraber şiddetli yağmur ve çamur olunca, takdimle cem caiz olur; fakat evde bu caiz olmaz. Cem edince, vitir vaktinde kılınır.Maliki’de iki namazı birleştirirken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek, iki farzı peş peşe kılmak gerekir. İki farz arasında abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur. Sünnet kılmak mekruhtur. ŞAFİİ MEZHEBİNDE: Mubah olan seferde, Arafat ve Müzdelife’de, öğle ikindi ile, akşam yatsı ile cem edilir. Şiddetli yağmurda sadece camide cemaatle cemi takdim caiz, cemi tehir caiz değildir. Başka bir kavle göre de münferit kılan da cem edebilir. Bir kavle göre, hastalık halinde de, cem etmek caizdir. Bir korku sebebiyle cem caiz olduğu gibi, önemli ihtiyaç halinde mukimken de cem caizdir. İmam-ı Nevevi ve İbni Münzir de böyle demiştir. Şafii’de cem ederken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi niyet etmek, ikisini peş peşe kılmak gerekir. İki farz arasında sünnet kılınırsa cem caiz olmaz, fakat abdest almak ve kamet getirmekte mahzur yoktur. HANBELİ MEZHEBİNDE: Arafat ve Müzdelife’de, mubah olan seferde, hastalıkta, emzikli olanda, istihaza, idrar ve yel kaçırmak gibi abdesti bozan özürlerde, abdest ve teyemmüm için meşakkat çekenlerde, âmâ olan, yer altında çalışıp da namaz vaktini anlamakta âciz olan, can, mal ve ırzından korkan, maişetine zarar gelecek olan da iki namazı cem edebilir. Soğuk, kış, yağmur, çamur, fırtınada, yatsıyı akşam ile, evde de cem caiz, öğle ile ikindi caiz değildir. Cem ederken öğleyi ikindiden, akşamı yatsıdan önce kılmak, birinci namaza dururken cem etmeyi, niyet etmek, ikisini peş peşe kılmak gerekir. Abdest almak ve ikamet okumak zarar vermez. Sünnet kılarsa cem sahih olmaz. 5.KAYNAKLAR 1 – Sahih-i Müslim, c.2, s152. 2 – Müsned-i Ahmed İbn-i Hanbel, c.1, s.221. 3- Imam Malik’in “El Muvatta’ adlı kitabı, Şerh’ul Havalık,” c.1 s.161. 4 – Sahih.i Müslim, c.2, s.153, “Seferi olmadan iki namazı birlikte kılma’ bölümü. 5 – Sahih-i Buhari, c.1, s.l40 “Akşam namazının vakti” bölümü. 6 – Sahih-i Buhari. c.l. s.138, “ikindi namazının vakti” bölümü.
|