Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Aziz Okuycu  (Okunma Sayısı 2400 defa)
0 Üye ve 2 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
selvi
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2190


« : Haziran 17, 2011, 10:02:19 ÖÖ »

http://dergi.altinoluk.com/resimler/kapaklar/304.jpg
Aziz Okuycu


Altınoluk
2011 - Haziran, Sayı: 304, Sayfa: 001


Annelerin babaların yüreğinde bir “Evlad paniği” var.
Çocuklarımız hangi ateşin içine doğru sürükleniyor, hangi bataklığın içinden geçecekler  ve yanmadan boğulmadan geçebilecekler mi, sualleri yürekleri kavuruyor.
Gül goncası yavrular nasıl dayanır bu kavurucu ateşe, nasıl aşarlar bataklığı?
Bu sayımızda, bunu gündeme aldık.
Ateşi ve bataklığı görmek birinci merhale.
Onun derdine düşmek ikinci merhale.
Ve çocuklarımız için ateşe karşı zırh geliştirmek, bataklığa karşı mücadele gücü oluşturmak... Üçüncü merhale...
Ateşi ve bataklığı hiç görmemek ölçüsünde hayatın dışında olmak var, bir.
Ateşi ve bataklığı gördüğü halde, bunun kendisini ilgilendirmediğini, kendi çocuğuna, ailesine bu ateşten ve bataklıktan bir tehlike gelmeyeceğini düşünmek var, bir.
Ve, ateşi ve bataklığı gördüğü, bunun kendi ailesi ve çocukları için tehlike oluşturacağını bildiği halde, “Ben ne yapabilirim ki...” diyerek, bedbinliğe, boş vermişliğe, atalete mahkum hissetmek var, bir de...
Mehmet Akif merhum
“Ey dipdiri meyyit, iki el bir baş içindir,
Davransana şimdi el de senin baş da senindir.”
diyor ya...
Hatta, daha da sarsıcı biçimde;
“Ey, bütün dünya ve mâfihâ ayaktayken; yatan!
Leş misin, davranmıyorsun? Bâri ’tan utan.”
diye sarsıyor ya...
O köylüyü anlatırken, olan biten karşısındaki duyarsızlığı, ince ince alaya alıyor ya...
Hani köylünün kafasına tokmakla vuruluyormuş da zavallı köylü, “Herhalde komşu köyde düğün var, davul çalınıyor” diyormuş ya... Üstelik tokmak daha sert, daha sert vurulduğunda “Herhalde düğün alayı bizim köye geldi” gibi gaflet zirveleri sergiliyormuş ya...
Hani Akif, kurtla merkep hikayesini anlatır ya...
“Kurt uzaktan bakar; dalgın görürmüş merkebi,
Saldırırmış ansızın yaydan boşalmış ok gibi.
Lakin, aşk olsun ki, aldırmaz da otlarmış eşek,
Sanki tavşanmış gelen, yahut kılıksız köstebek!
Kar sayarmış bir tutam ot fazla olsun yutmayı...
Hasmı, derken, çullanırmış yutmadan son lokmayı!...
Bir hakikattir bu, şaşmaz, bildiğin üsluba sok.
Halimiz merkeple kurdun aynı, asla farkı yok.”
Anne – babalar olarak orada burada koştururken, çocuklarımıza ne oluyor?
Dert bu...
Ateşi söndürebilir miyiz?
Dert bu.
Bataklığı kurutabilir miyiz?
Dert bu.
Çocuklarımız için, özgürce nefes alabilecekleri, tehlike endişesi yaşamadan içine dalabilecekleri bir iklim oluşturabilir miyiz?
Dert bu.
Biz ve çocuklarımız, Teala’nın İslam masumiyeti içinde emanet ettiği bütün dünyanın çocukları için, bir İslam iklimi, sulh ve selamet, güven, barış, esenlik evreni oluşturabilir miyiz?
Dert bu.
Bu derdi yüreğinde hisseden bir adım ileri çıksın, diye sesleniyor Altınoluk. 
Bu, yeni bir dünya inşa etme davasına gönül vermek demek.
Sizleri bu çağrı ile başbaşa bırakırken, 3 Haziran’da başlayacak olan yeni kutlu mevsimimiz 3 ayların da tüm islam alemine hayırlar, bereketler getirmesini niyaz ederiz. Rasulullah efendimizin (s.a) duasına bütün kalbimizle katılırız: “Ya Rabbi Receb’i ve Şaban’ı bize bereketli kıl ve bizi Ramazan’a eriştir.”
Logged



Eğer yürüdüğünüz bir yolda hiç engel yoksa, o yol sizi hiçbir yere götürmez.
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #1 : Haziran 18, 2011, 11:37:21 ÖS »

Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: