Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İMTAHAN VE SABIR_(candan kardeş_65)  (Okunma Sayısı 496 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
candan kardeş_65
Ara Sıra Uğrar
*

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6


« : Aralık 19, 2008, 02:49:06 ÖS »

            SABRI KUVETLİ VE SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNE KURMAK

                teala, içimizden iyi işler yapanları ortaya çıkarmak ve en güzel ödüllerle mükafatlandırmak için bizleri sürekli bizleri imtihan etmektedir.Aslında dünya hayatı başlı başına bir imtihandır .Benimsediğimiz düşüncelerin, verdiğimiz kararların, başlayıp da bitirdiğimiz yada yarım bıraktığımz bütün işlerin sevap yada günah cinsinden bir değeri ve ceza yada mükafat cinsinden de bir karşılığı vardır. Kur’an-ı kerim de yüce rabbimiz  şöyle buyuruyor. İnsanlar imtihandan geçirilmeden , sadece iman ettik demeleriyle bırakılıverileceklerinimi sandılar. Andolsun ki biz, onlardan öncekileride imtihandan geçirmişizdir. Elbette doğrularıda yalancılarıda mutlaka ortaya çıkaracaktır.

                ın emirlerine karşı sabır, günahlardan arınmak için sabır, hakka karşı cihat etmek için sabır, her türlü hilekarlığa karşı sabır, zaferin gecikmesine karşı sabır, batıla karşı sabır, tehlikeli yolların uzamasına karşı sabır,nefsin sulfi arzularına karşı sabır, insanların inatçılığına ve sapıklığa neyline karşı sabır,    
               
                  Zaman uzar zorluklar artınca sabır tükenebilir öyleyse tükenmemi için neler yapmalı, önce bundan bahsedelim daha sonra sabırla birlikte bir imtihanın içinde olduğumuzu göreceğiz. kuranda sabırla namazı aynı paralelde tutar. Namaz kalbi sukunete ulaştırır ve azmi arttırır namaz bitmeyen hazinedir, kurumayan bir kaynaktır, öyleyse sabır namazdan geçer
                  Elbette şu zayıf, fani takati mahdut insanoğlunun büyük ebedi güç olan ilahi kuvvete sarılacak şükürle sabr edecektir. Nefsani arzuları yenmek, hak yolunda azimle yürümek fesat ve zulümle cihat etmenin zorlaştığı zamanlarda insanoğlunun o, ezeli ve ebedi olan yüca Allaha hamd edim sımsıkı bağlanacaktır.işte bu gibi dar zamanlarda sabrın hüviyeti ortaya çıkar. Naqmaz fani olan, insanda baki olan allahu zulcelal arasında bir bağdırbizler sabredebilmemiz için öncelikle namaza sımsıkı sarılmalı o namaz kaynayp coşan  bir hazinenin kaynağıdır, bir zerrelik damlayla bitmez, tükenmez derya arasında buluşma zamanı ve yeridir, çöl güneşinin altında serin bir ağaç gölgesidir, ilkbahar yağmurudu, üzgün ve yorgun gönüllerin şefkatli bir el tarafında okşanışıdır. Namazla sabır oluşur ve kuvetlenir öyle yse

                                                          SABIR VE İMTİHAN

                1.Ey iman edenler sabredin. Al-i İmran 200
                2.sabredenleri müjdele. Bakara 155
                3. sabredenleri sever. Al-i İmran 146     
                4.Rablerini rızası için sabreden, doğru bir şekilde namaz kılan, kendilerine verdiğimiz maldan gizli ve açık yollarla infakta bulunan ve kötülüğü iyilikle karşılayan kimseler için yurt olarak güzelliğin nihayetinde olan cennetler verdır. Bu cennetler kendileri ve Salih olan ebeveynleri, eşleri ve çocukları girerler. Melekler her kepıda onları karşılayıp,sabrettiğiniz için sizlere burada selam ve selamet vardır. Burası ne güzel yurttur. Derler
                 Sabır üç türlüdür
                 Birincisi, taat ve ibadette sabırdır.Taat, ibadet ve bu kavramların içine giren diğer iyilikler ve hayır işleri nefse ağır geldikleri için bunları yapmak sabır gerektiri.
                 İkinci,haram ve günahlara karşı sabırdır. Nefis gayr-i meşru alabna giren bu şeyleri istediği için, onlardan sakınıp uzak durmak sabır gerektiri.
                Üçüncüsü, musibetlere karşı sabır.Musibetler fıtraten ağır ve acı oldukları, vücut ve ruhu zorladıkları için onlara karşı tahammül etmekte sabır gerektirir. resulü aleyhissalatu vesselam, musibetlere karşı sabır ilk sadmede önemlidir. Buyurmuştur. Çünki insanlar giderek musibetlere de alışırlar. Onun için önemli olan musibetlerin ilk anında sabır ve mukavemet göstermek,bu şeylerin imtihan maksadına yönelik olduğunu, kendileri acı daolsalar mükafatlarının tatlı olduğunu düşünüp sukunet bulmak taşkınlık yapmamak, söz veya fiil halinde meşru olmayan bir tepki göstermemektir
       
                 Konusuna göre sabrın sevap ve derecesi farklıdır. Buna göre, musibete karşı sabır,  sevap ve derecesi en üstün olan sabırdır. Çünkü bu sabrın sıkıntı ve zorluğuda çok fazladır. İkinci derecedeki sabır, günahlara karşı sabırdır. Bu sabır, taat ve ibadet etmeye karşı gösterilen sabırdan daha zordur. Kaldiki duyulabilirse, ibadet vetaatta zorluğun yanında ruhi bir lezzet ve derin bir rahatlık ve mutlulukta vardır. Bu böyle olduğu için, hadisi şerifte ibadete karşı sabrın sevabı üç yüz günahlara karşı sabrın sevabı altı yüz musibete karşı sevabı ise dokuz yüz olarak gösterilmiştir. Musibetlerdeki bu yüksek sevaptan bu azami hisse almaları için peygamberlere ve Salih olan kimselere çok musibet verilmiş ve musibetleri ağırlaştırılmıştır.
 
              resulü aleyhissalatu vesselam bir hadis-i şerifte şöyle buyurmuştur.
             Musibeti en şiddetli olanlar en iyi kimselerdir. Musibetlerin şiddeti kişilerin iyilik derceleriyle orantılıdır. Musibet, bu dünya hayatında tabi tutulduğumuz imtihanın önemli ayrılmaz bir parçasıdır. Bu sebeple musibetsiz bir hayat yaşamak mümkün değildir. Bu böyle olduğu için, akıllo olan insanın bela ve musibetlere karşı sabır göstermesi ve onları def etmek için meşru tedbirlerin taşmaması lazımdır. Birka peygamberin başına gelenler tüyler ürpedici ama, imtihanda olduklarının farkında olmaları çok büyük mükafatlarla karşılaşmışlardır bunlardan bir kaçına örnek verebiliriz.
         
                Yusuf aleyhisselamın hayatı bir imtihan ve bir mihnetler yumağıdır. Eyup  aleyhisselamın musibeti dillere destandır. Yahya aleyhisselamın boynu vurulmuş, babası zekariya aleyhisselam başında aşağıya testere ile biçilmişti. Muhammed aleyhisselatu vesselam, yirmi üç senelik nebuvvet döneminde kimsenin çekmediği cefalar çekmiştir.daha niceleri musibetler görmüştür. Fakat hepsi sabretmiştir ve en yüksek derecede sevap almışlardır.

1.   Hadisi şerifte resulu aleyhiselatu vesselam şöyle der. Bir gece hastalık çeken bir mümin, sabır gösterip ttealadan hoşnut olduğu takdirde, annesinden doğmuş gibi günahlarından temizlenir.
2.   Kul hastalandığı zaman, teala, onun yanına iki melek gönderir ve onları şu talimatı verir. Gidin bakın kulum bu musibeti nasıl karşılıyor. Eğer kul musibeti sabır ve rıza ile karşılarsa, teala meleklere şöyle der. Şahit olunki, ben bu kulumu vefat ettirirsem onu cennete götüreceğim ona şifa verirsem o zamanda onun bütün geçmiş günahlarını bağışlayacağım.


                  hepinizden razı olsun. Şimdi en çok musibetlerle ve zalimlerin zulmü altında zalimce her şeyler ellerlinden alınmaya çalışılan Filistin,çeçenistan,ırak, afkanistan ve daha nice kardeşlerimiz vardır. yardımcıları olsun amin. Onlar için dua edelimonlar yalnız değildir.



Logged
kasım hadi
özel üye
Buraya bağlanmış.
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 140



« Yanıtla #1 : Aralık 19, 2008, 07:28:45 ÖS »

    
ellerine saglık.çok güzel bir yazı kaleme almışsın.
 
« Son Düzenleme: Aralık 19, 2008, 11:20:08 ÖS Gönderen: kasım hadi » Logged

RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #2 : Aralık 19, 2008, 11:32:08 ÖS »

 
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
ömer__fani_65
Moderatör
Hep Burda
****

Karma: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1068


« Yanıtla #3 : Aralık 22, 2008, 07:58:34 ÖÖ »

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: