Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İMAN AHLAK  (Okunma Sayısı 34 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 0
Online Online

Mesaj Sayısı: 1217



« : Şubat 03, 2012, 08:43:29 ÖS »

. İman Ve Ahlak
İman, mahiyeti itibariyle birbiriyle bağlantılı birçok bo¬yuttan teşekkül eder. Bu boyutların ahenkli ve uyumlu bir şekilde bir araya gelmesinden mutlak manada olgun, bütün iman oluşur. En genel anlamda iman iç (psikolojik) ve dış (fizyolojik) olmak üzere iki boyuttan meydana gelir. Psikolojik boyut zihin¬sel, duygusal ve iradi unsurların bir araya gelmesiyle teşekkül eder. Duygusal unsurların içeriği ise, sıdk, sevgi, korku (takva), fedakarlık, tam bir teslimiyet, ihsan (murakabe), ihlas, yakin, güven gibi olgularla doludur. Dil ile ikrar ve amel (ibadetler, ahlâkı davranışlar, hukuki münasebetler) ise, imanın dışa yansı-yan tezahürleri olarak fizyolojik boyutu oluşturur.
İmanın hem psişik yapıya ait fenomenlerle (sevgi, korku, teslimiyet v.d.), hem de maddi varlığının ortaya konduğu her çe¬şit fiille ilişkisi vardır. İnsanın bütün fiilleri, psişik yapı tarafın¬dan ortaya konur. Bir iç akt olan iman, amellerin gerçekleşmesi¬ni sağlayan, başlıca faktör ve en köklü psişik fenomendir. İnsa¬nın davranışları çoğu kere, bu iç fenomenin gerçekleşmesi anla¬mını taşır
Kalbindeki inançlar doğrultusunda hareket etmek insanda fıtridir. İnanan bir mümin de doğal olarak, davranışlarını daima inancına uyduracak ve inançlarıyla davranışları arasında uyum sağlamaya çalışacaktır. Nefsin istekleri, heva ve sosyal motivler, insanı inancına ters düşecek şekilde davranmaya sevk edebilir. Böyle durumlarda, kişinin tutum ve tercihini, inancının güç¬lülüğü veya zayıflığı belirleyecektir
Beden kalbin isteğine ilgisiz kalamaz. Kalb iyi ise, yani iman kalbde bütünlük ve olgunluk arzediyorsa, beden kalbdeki imana uygun olarak eylemini yapacaktır. Çünkü fiziksel eylem¬ler, daima psikolojik eylemleri izlerler. Psikolojik eylem iyi olursa, fizyolojik eylem iyi oiur.
Bireylerin kalbî inanışları ile inanışa bağlı tutum ve dav¬ranışlar bütünlüğü şeklinde gerçekleşmesi gereken iman eyle¬minde, objektif unsur olarak ameller terkedilirse, ortada sadece basit ve kısır bir duygu ile bilgi kalır. “Psişik enerjimizin ve¬rimi olan duygu ve düşünceyi icra eden ancak hareket (action) olur. Esasında duygular bir nitelik (keyfiyet) olarak var olmakla beraber bunların şekil almaları ancak fiillerimizle mümkün olur. Burada diyebiliriz ki, hiç ibadete başvurmayan insanın dindarlı¬ğı farazi ve hayalidir. Çünkü pasif bir durumda olan zihni haya¬tımız ancak hareketle objektifleşir, dıştan görülebilecek hale gi-rer.”
Kur'ân-ı Kerim'de “iman” ile “amel” kavramlarının pek çok âyette yanyana, defalarca ve sık sık tekrar edilmesinin ama¬cı, kalbi imanla, imanın dış boyutu arasındaki münasebetleri be¬lirtmek, mutlak manada bir imanın kalbi ve amelî boyutların birleşerek oluşturdukları kompozisyondan meydana geldiğini vurgulamaktır.
İmanın dışa yansıyan amel (davranış, fiil) boyutu genel hatlarıyla ibadetler, ahlâkî davranışlar ve hukuki ilişkiler şeklin¬de insan hayatında yer alır. Dolayısıyla gerçek, olgun, imanı bü¬tün bir mümin için, ahlâkî davranışlar imanın fizyolojik (dış) boyutudur. İmanın dışa yansıyan tezahürüdür. Yüce ve onun emirlerine karşı kalbi sıdk, sevgi, takva, fedakarlık, tam bir teslimiyet, ihsan, ihlas, yakın dolu olan bir müminin ahlâkî tutum ve davranışları da inancı doğrultusunda şekillenecektir. Psikolojik açıdan müminin ahlâkî davranışı, onun kalbindeki imanın dışa yansımış şeklidir.ALINTI


Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: