Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: İhya-der mensuplarına 150 yıl hapis cezası  (Okunma Sayısı 241 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
selvi
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2190


« : Temmuz 01, 2011, 11:36:42 ÖS »

İhya-der mensuplarına 150 yıl hapis cezası 

ıhttp://vahdethaber.com/upload/resimler/haber/möghmfyhuk.jpg
İhya-der mensuplarına 150 yıl hapis cezası

Yargıtay 9. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Elazığ İhya Der davasında mahkeme derneğin 19 üye ve yöneticisine verilen 150 yıllık cezayı onadı.

16 Haziran 2011
Malatya 3. Ağır Ceza mahkemesinin 14 Ocak 2010 tarihinde Elazığ İhya-Der üye ve yöneticilerine verdiği 150 yıllık, ceza Yargıtay 9. Ağır Ceza mahkemesince onandı.
Yargıtay 9. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen Elazığ İhya-Der (İhya Eğitim Kültür Yardımlaşma ve Dayanışma) karar duruşması bugün yapıldı. Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nce verilen kararı görüşen mahkeme heyeti İhya Der Genel Başkanı M. Fatih Demirtaş'a Hizbullah yöneticisi olmak suçlamasıyla 15 yıl, eski Palu İhya-Der Tem. Celal Şahin, dernek üyeleri, Şemsettin Yıldız, Zeki Açıkgöz, Yavuz Öner, Ali Taş, Yusuf Zaman, Mehmet Susatan, Nimettullah Ölmezoğlu, Necati Karataş, Harun Ayaş, gazeteci Ali Aslan Işık, Leyla Ülgen, Mahmut Şahin, Miyase Ölmez, Selahattin Çelik, İsmail Sağlam, Hüseyin Öztürk'e Hizbullah'a üye olmadan 7,5 yıl hapis cezası verdi.
27 Nisan 2009 tarihinde özel yetkili Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi savcısınca yürütülen soruşturma kapsamında Elazığ İhya-Der merkez ve şubelerine polis tarafından baskın düzenlenmiş, 23 dernek üye ve yöneticisi gözaltına alınmıştı. 14 Ocak 2010 tarihinde, 18 İhya Der üyesine örgüt üyeliğinden, Dernek Başkanı M. Fatih Demirtaş'a örgüt yöneticiliğinden ceza verilmiş, 4 kişi de beraat etmişti.
Malatya 3. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından "Kutlu Doğum Haftası ve Mekke'nin Fethi Gecesi" gibi çeşitli etkinlikler düzenledikleri ve bu etkinliklere katıldıkları gerekçesiyle Elazığ İhya-Der yönetici ve üyelerine verilen toplam 150 yıllık hapis cezası pek çok Sivil Toplum Kuruluşu tarafından yapılan açıklamalarla protesto edilmişti. Operasyon İslami Sivil Toplum Kuruluşlarını sindirmeye yönelik olduğuna vurgu yapılmıştı.


(Ebubekir Alkan - İLKHA)
« Son Düzenleme: Temmuz 01, 2011, 11:38:10 ÖS Gönderen: selvi » Logged



Eğer yürüdüğünüz bir yolda hiç engel yoksa, o yol sizi hiçbir yere götürmez.
mahşerde buluşalım
Süper Moderatör
Sağlam Forumcu
*****

Karma: 3
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 434



« Yanıtla #1 : Temmuz 01, 2011, 11:46:24 ÖS »

Bir elazığlı olarak; 

kardeşlerimden birçoğunu tanırım... kendileri  TEVHİD EHLİ  birer MÜSLÜMAN lar..  zulum düzeni  zulmunde devem etsin bakalım  onların bir hesabı varsa

ALLAH azze  ve celle ninde hesabı var...  asıl mahkum olaca
klar  O
GÜN BELLİ OLUR.
..
Logged
selvi
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2190


« Yanıtla #2 : Temmuz 02, 2011, 12:52:36 ÖÖ »

Zaman değişse de zalimlerin karakterleri değişmiyor...


„Andolsun ki biz, „’a kulluk edin ve tağuttan sakının!“ diye (emretmeleri için) her ümmete bir peygamber gönderdik!“ (Nahl, 36)

Bu ayet-i celile’de Rabb’imiz peygamberlerin asıl gönderiliş gayesini bildirmektedir. Peygamberler daima insanları Tevhid’e, yalnız tek olan ’a ibadet etmek için davet etmişlerdir. Peygamberlerin görevini şu veciz ifade ile de özetleyebiliriz: „Tevhid’e evet, şirke hayır!“ Bu arada da tağuttan, batıldan ve şeytana kulluk yapmaktan sakındırmışlardır. Demek oluyor ki, ne zaman bir Hakk meydana çıkmışsa, Hakk bir cephe açmışsa, onun karşısına elbette bir tağut dikilmiş, bir batıl çıkmış ve Hakk’ın cephesindeki peygamberler ile muvahhidlerle çatışmışlar. Hakk-batıl kavgası kıyamete kadar sürecektir, ne zaman bir İbrahim çıkarsa onun karşısına bir Nemrut çıkacaktır, ne zaman bir Musa çıkarsa onun karşısına bir Firavun çıkacaktır! ’ın Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.) bir hadis-i şerif’lerinde bu gerçeği şöyle haber vermiştir: „Her ümmetin bir Firavun’u vardır. Bu ümmetin Firavun’u da Ebu Cehil’dir!“

Zulüm sistemlerinin hep birbirine benzediğini, hep aynı taktiklerin kullanıldığını tarihteki ve günümüzdeki zulüm sistemlerini incelediğimiz zaman görüyoruz. Bu yazımızda da cihan Peygamber’i Hz. Muhammed (s.a.v.) zamanındaki zulüm düzenini incelemeye çalışacağız.
Yüce Rabb’imiz, Hz. Peygamber (s.a.v.) devrindeki müşriklerin ona karşı nasıl oyunlar, planlar ve komplolar peşine düştüklerini hayat rehberimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildiriyor:

İnkâr edenler seni tutup bağlamak, öldürmek, ya da yurtlarından çıkarmak için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar tuzak  kurarlarken, da tuzak kuruyordu. tuzak kuranların en iyisidir!“ (Enfal, 30)


Bu ayet-i celile, müşriklerin kendi siyasî hâkimiyyetleri açısından tehlikeli gördükleri Peygamber (s.a.v.)’i etkisiz hale getirmek için ne gibi oyunlar düşündüklerini bildiriyor. Bu oyunlar da sırasıyla: Onun tutulup bağlanması, yani hapsedilmesi, öldürülmesi, yahut yurdundan çıkarılması, yani sürgün edilmesidir...
Mekke müşrikleri Darün-Nedve’de toplanmışlar, ’ın Resulü Hz. Muhammed (s.a.v.)’i ortadan kaldırmanın, yok etmenin yollarını aramışlar, herkes fikrini beyan etmiş ve fakat sunulan fikirlerin, planların hiç birisinin sonuç getiremeyeceğini anlamışlar. Sonunda Ebu Cehil şöyle demiş: „Vallahi, benim onun hakkında daha düşünmediğiniz, dile getirmediğiniz bir görüşüm var: İçimizdeki her kabileden güçlü kuvvetli, özü, gözü pek, şerefli, soylu birer delikanlı alalım.

Mevcut anayasal düzen, rejimleri açısından tehlikeli olan insanlara ceza vermeye izin veriyorsa ne âlâ, vermiyorsa, zoru yok ya, ilahî kanun da değil! Yaz-boz tahtası misali, yeni kanunlar getirilir ve müslümanların icabına bakılır. Liderleri tutuklanıp hiç bir delile dayanmaksızın mahkûm edilir; ’ın ismi yücelen ve zikredilen camiler basılır, ve Resulünün emirlerini söylemek suç olur... Bu da olmazsa en son çare olarak gizli istihbarat servislerini (BND, CIA, MI6, MİT, FSB, Mossad) devreye sokarak, komplolar, suikastler düzenleyerek Tevhid ehli müslümanları ortadan kaldırırlar.
  Tabii, bu „son çare“de sömürü düzenlerinin açısından tehlikeli olan insanların ne zaman ve ne çabuk ortadan kaldırılmasına ve ne derece tehlikeli olduklarına bağlıdır. Gerekirse yaz-boz tahtalarına hiç başvurmadan bu işe başvururlar!..


Müşrikler İslam’ı yok etmek için ilk başta İslamî hareketlerin liderlerini ve yöneticilerini ortadan kaldırmaya çalışırlar. İslamî hareket liderleri bir lokomotif görevi ifa etmekteler. Bunu çok iyi bilen kâfirler İslam davasını temelden sarsıp yokedebilmek, İslamî hareket liderini ele geçirebilmek ve ortadan kaldırabilmek için ellerinden geleni yaparlar. Böyle yapmakla o İslamî hareketin işini bitirdikleri vehmine kapılırlar. Halbuki İslamî hareketler düşmandan ne kadar şiddet ve zulüm görürse o derece tağuta karşı kin, nefret ve düşmanlıkları artar. Bu müslümanlar için bir imtihan olur, davalarına daha sımsıkı sarılmalarına, daha kararlı adımlar atmalarına ve nihayet hedefe varmak için daha hızlı ve daha azimli çalışmalarına vesile olur.

„İnkâr edenler sanmasınlar ki, kendilerine mühlet vermemiz onlar için daha hayırlıdır. Onlara ancak günahlarını arttırmaları için fırsat veriyoruz. Onlar için alçaltıcı bir azab vardır.“
(Âl-i İmran, 178)
---  Osman S.
Logged



Eğer yürüdüğünüz bir yolda hiç engel yoksa, o yol sizi hiçbir yere götürmez.
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 0
Online Online

Mesaj Sayısı: 1217



« Yanıtla #3 : Temmuz 03, 2011, 11:02:44 ÖS »

          Selamün aleykum
    Bu habere çok üzüldüm.Tağut'un bir hesabı varsa cc bir hesabı vardır.Zalimler zulmlerini yapacaklardır.Ama bizler geri adım atmayıp,Allah cc verdiğimiz sözde durmalıyız.Bu kafirlere taviz vermiyeceğiz.Her zaman müslüman kardeşlerimizin yanında olacağız inşl.Selam ve dua ile
Logged
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #4 : Temmuz 04, 2011, 02:43:46 ÖÖ »


"Eğer idamı hak etmiş olarak hakkın emri ile ipe çekiliyorsam buna itiraz etmek haksızlıktır. Eğer bâtılın zulmüne kurban gidiyorsam, bâtıldan merhamet dileyecek kadar alçalamam!.."
Seyyid Kutub
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: