Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: YAŞADIĞIMIZ KIŞ İMTİHANININ FARKINDA MIYIZ?  (Okunma Sayısı 188 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9771



WWW
« : Şubat 03, 2010, 12:54:58 ÖS »

http://www.avhayati.com/wp-content/uploads/kis.jpg
YAŞADIĞIMIZ KIŞ İMTİHANININ FARKINDA MIYIZ?



Temel ihtiyaçlarını temin etmiş olan zengin, kış manzaralarıyla neşelenir, hatta hangi yüksek tepelerde nasıl bir kayak zevki yaşanabileceğini dahi düşünebilir.
Ama daha koruyucu kış ihtiyaçlarını karşılayamamış yoksul ise kış manzaralarını endişe içinde izler, 'çoluk çocuk soğukta mı kalacağız telaşıyla karşılar mevsim soğuklarını. Demek ki, böyle zor devrelerde zengin de fakir de imtihandalar. Zengin sadece kendi zevkini düşünüp yoksula ilgisiz kalırsa imtihanı kaybeder. Yoksul da tevekkül ve teslimiyetini yitirip halinden isyana yönelirse imtihanı kaybeder.
Ancak vereceğimiz misalin sonucuna bakılırsa, ihtiyaç içinde inleyen yoksulu düşünmeyen imkan sahibinin imtihanı daha ağır oluyor gibi görünüyor. İsterseniz sözü daha fazla uzatmadan ibret alıp ikaz olacağımız misali birlikte okuyalım. Bakalım zor şartlarda hep kendi zevkini düşünüp yoksulu düşünmeyenlerin sonu nasıl oluyor, bir görelim.
*****
Lapa lapa yağan kar taneleri kara kargayı coşturmuştu. Çünkü sırtındaki sağlam tüyler onu tam koruyor, soğuklar kalın tüylerle kaplı bedenine işlemiyordu. Bu yüzden konduğu ağacın dalından çevreyi keyifle seyrederken ötmesini de sürdürüyordu:
- Yağ yağ, konduğum dala çıkıncaya kadar yağ!.. Halbuki hemen yanı başındaki dalda zayıf tüylü serçe de titreyerek sızlanıyordu:
- Yağma yağma, zayıflar var, zavallılar var!.. Bu sızlanış kara kargayı hiç mi hiç etkilemiyor, yine devam ediyordu konduğu dalda:
- Yağ yağ, konduğum dala çıkıncaya kadar yağ!.. Manzara zevki kargayı küçük kuşları düşünmez duruma getirmişti...
Rabbimiz, karganın sadece kendini düşünüp, zayıfları, zavallıları hesaba katmayışına razı olmadı. Zayıfların halini düşünecek duruma getirmek istedi. Bu sebeple de yaramaz bir çocuğu ona musallat etti. Çocuk karganın, bağıra çağıra öttüğü ağacın dibine gelerek yukarı doğru yavaşça tırmanmaya başladı. Yine bağırmaya başladığı bir sırada kuyruğundan yakalayıp tutmaya çalıştı. Bu sırada çırpınmaya başlayan kargada ne tüy kaldı ne de telek. Hepsini de çocuğun elinde bıraktığından güç bela kurtulup karşı binanın çatısına zar zor konabildi. Artık yağan karlar esen soğuk rüzgarlar çıplak vücuduna temas ediyor, düşünmediği zayıfların halini olanca şiddetiyle hissediyordu... İşte bundan sonra ötüşünü değiştiren karganın cılız sesi duyuldu.
- Yağma, yağma! Açık var, çıplak var!
Ne yazık ki karganın bu dileği hemen yerine gelmedi. Yağış bir müddet devam etti. O da önceden hiç düşünmediği zayıfların hayatını, sıkıntısını yaşamayı sürdürdü. Ne kadar duygusuz, bencil davrandığını iyice hissetti, böylece dersini almış oldu. Bu misali yorumlayan irşad alimleri derler ki:
-İnsanlar varlıklı halde iken yoksulların halini düşünmeli, kendi zevklerinde kaybolmamalıdırlar. Şayet böyle bir bencillikte kalırlar da yoksulun sıkıntısını düşünmezlerse bir gün olur onlar da halini düşünmedikleri yoksulun haline düşer, aynı zorluk ve sıkıntıyı yaşarlar. Bundan sonra ne kadar yanlış yaptıklarını anlayıp pişmanlık duyarlar. Ancak bu pişmanlık düştükleri durumdan hemen kurtarmaz onları... İyisi mi, varlıklı günlerimizde yokluk çekenleri düşünmeli, ısındığımız zamanlarda da üşüyenleri hatırlayıp dertlerine deva olmaya gayret göstermeliyiz ki, aynı akıbete müstahak duruma düşmeyelim. Aynı sonucu biz de yaşamaya layık hale gelmeyelim.
Bilmem siz ne dersiniz bu hatırlatmaya? Yoksa siz de malum tekerlemeyi tekrar ederek, "Ayağını sıcak tut başını serin, kendi keyfine bak, başkalarını düşünme derin mi" diyorsunuz?
-Hayır! Sizin böyle bir ilgisizlikte kalacağınıza ihtimal vermiyorum. Siz ihtiyaç içinde inleyenlere, imkanlarınız nispetinde yardımcı olarak imtihanı kazanıyorsunuz, diye düşünüyor, Rabbimiz bizi bu kış imtihanını kazananlardan eylesin, diyorum.   


Ahmet Şahin

« Son Düzenleme: Şubat 03, 2010, 12:58:42 ÖS Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7671



« Yanıtla #1 : Şubat 17, 2010, 01:51:29 ÖÖ »

Logged

ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5661



« Yanıtla #2 : Mart 21, 2010, 10:28:56 ÖS »

 
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: