Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: YALVARARAK DUA ETMEK  (Okunma Sayısı 1133 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7646



E-Posta
« : Ağustos 30, 2008, 09:17:48 ÖS »

    " Rabbinize yalvararak ve gizlice dua ediniz. Çünkü O haddi aşanları sevmez.
     Yeryüzünde dirlik-düzen sağlandıktan sonra bozgunculuk çıkarmayınız. 'a korku ve umut içinde dua ediniz. Hiç kuşkusuz 'ın rahmeti iyi işler yapanlara yakındır."(ARAF-55,56)

Bu ayette, salih bir nefis, ona en uygun gelecek bir dua ve yakarış haline yöneltiliyor... Bağırıp, çağırarak değil, gizli, içten ve biçare bir şekilde! Gizli ve içtenlikli yakarış, 'ın yüceliğine en lâyık ve kul ile mevlası arasında irtibatı sağlamada en uygun durumdur.

Müslimin, kendi isnadı ile rivayet ettiğine göre, Ebu Musa şöyle demiştir. Biz peygamber ile beraber bir yolculukta (başka bir rivayete göre; bir gazad) idik. Kafile yüksek sesle tekbir getirmeye başladılar. Rasulü(s) şöyle buyurdu. "Ey insanlar! Kendinizi heba etmeyin. Siz ne sağıra, ne de uzakta olana bağırmıyorsunuz. Siz duyana ve yakın olana yakarıyorsunuz. O sizinle beraberdir."

İşte bu, 'ın yüceliğine ve yakınlığına ilişkin inançlı bir duygudur. Bu duyguyu, burada Kur'an yöntemi desteklemekte ve dua esnasında alınması gereken tavır olarak ilân etmektedir. İşte, 'ın yüceliğinin tam anlamıyla bilincine varan kişi, duasında bağırıp çağırmaktan haya eder. 'a yakın olduğunun gerçekten şuuruna varan kişi, böyle bağırıp çağırmaya bir gerekçe bulamayacaktır!

Duada yakarış durumu, 'a boyun eğme ve gönülden yalvarma şeklinde tanımlanıyor ve insan, sadece 'ın hakkı olan hakimiyeti kendilerinin de taşıdığı iddiasına kalkışarak 'ın otoritesine karşı çıkmaktan menediliyor. Yine yeryüzünü şeriati ile bir düzene soktuğu halde, orada bozgunculuğa kalkışmayı da yasaklıyor... Dualara cevap veren ve pek yakın olanın huzurunda gizlice boyun eğen ve yakaran kişi, ne böyle bir saldırıya yeltenir, ne de düzene giren yeryüzünde bozgunculuğa kalkışır. Bu iki reaksiyon arasında, nefsin ve şuurun yapısını sağlamlaştıran içsel bir baş vardır. Kur'an sistemi, kalplerin heyecanlarını ve nefislerin reaksiyonlarını dikkate alır. Çünkü o, yarattığını bilen ve her şeyden haberdar olan yaratıcının sistemidir.

"'a korku ve umut içinde dua edin."

Kızması ve cezalandırmasından korkarak, hoşnutluğunu ve mükâfatını umarak.

"Hiç kuşkusuz 'ın rahmeti iyi işler yapanlara yakındır."

Peygamberimizin ihsanı tanımlarken buyurduğu gibi, sanki onu görüyormuşcasına 'a kulluk ederler, ki onlar O'nu görmese de, O onları görmektedir...

Başka bir keresinde Kur'an bir kez daha, insanlığın gönlüne seslenerek, zaten göz önünde bulunan şu evren kitabının bir sayfasını daha açıyor. Fakat gönüller bu manzaraları gaflet ve dalgınlıkla seyretmekte, seslenişlerine kulak vermemekte ve uyarılarına aldırmamaktadır... Yukarıdaki ayette 'ın rahmetinin hatırlatılması üzerine açılan bu sayfa, sağanak yağan yağmuru, yeşeren bitkileri, ölüm ve mahvoluştan sonra yeniden dirilişi, 'ın rahmetinin birer örnekleri olarak sunmaktadır:
   FİZİLAL

 
Logged

Sade
Hep Burda
*****

Karma: 13
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3093



« Yanıtla #1 : Ağustos 31, 2008, 08:26:59 ÖS »

Araf /205. Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini an ve gafillerden olma.

ALLAHIM DUALARIMIZ SENİNLE
Logged

Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7646



E-Posta
« Yanıtla #2 : Ağustos 31, 2008, 09:13:27 ÖS »

  kardeşim
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: