Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: VARSIN VE ORDASIN BİLİYORUM  (Okunma Sayısı 689 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
esra
VIP üye
Ara Sıra Uğrar
*

Karma: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 46



« : Ocak 22, 2011, 11:31:27 ÖS »

http://bp2.blogger.com/_878VP0SHxFg/RukBlcoi5QI/AAAAAAAAABI/7MUNyczBU3c/s320/negam.jpg
VARSIN VE ORDASIN BİLİYORUM

VARSIN VE ORDASIN BİLİYORUM
VAR’A ‘yok’ demekle, nesi değişirki ‘var’ın? Varsın ’ım varsın! Diller yok diyorsa yalan,kalplerde senin adın yazılı... Canlar Seninle yaşıyor... Eller, senistersen tutabilir, dizler de öyle...
Alâim-i Semâ senin.


Gökkuşağında renkler Seni gösteriyor, ‘ressam’ yok dese dert midir? Şarkılarda


ismin geçmese ne gam? Sesler seni söylüyor. Senin besteni şakıyor bülbüller!


Gül gülümsüyorsa senin güzelliğinden...


Rahmetinin katresidir yağmur, bahçeler hep senin.


En şefkatli sensin  ’ım. Çünkü sensin anneleri yaratan...


En kudretli sensin  ’ım Çünkü sensin dağları dik tutan...


Çocukların pamukçacık ellerinde, çimenlerin yeşermelerinde, sevdâlıların sıcacık yüreklerinde ‘apaçık’ sen ‘saklısın’...


Sana ‘yok’ diyeni ‘yok’tan ‘var’ eden de sensin.


Bolluklar mükâfatın, kıtlıklar ikazın... Ferahlıklar, sıkıntılarımıza teselli, üzüntüler seni hatırlamamız için...


O kadar varsın ki...


Varlığının heybeti karşısında başımız dönüyor, tıpkı dünya gibi...


Sensiz yaşanmıyor...


Milyonlarca yıldır, milyarlarca hayat ve her hayat sahibine her an taptaze nefesler veren nasıl ‘yok’ olur, nasıl ‘yaşamaz’?


Hayatı veren sensin. Hayat da, hayatım da senin. Kendini bilmeyen seni tanımamış; kim neylesin?


Anlamayı, bir adıma karşılık bin adımla koşuşturan sensin.


‘İnanılan’ da sensin ‘inandıran’ da...


‘Var’ daha ‘yok’ iken ‘var’ olan da sensin.


Her zaman her yerde ‘var’ olan da!


Sevgin zerre eksilse üzerimizden ve bir an çevrilse bakışların, tutuşur yanarız...


Asırlar bir ince perde, mekân bildiğimiz, ayak bastığımız, paylaşamadığımız dünya bir durak...


Bir hak verdin... Akıl, duygu, dudak verdin, söyleyeceğiz...


Kaderimizi kendimize ‘yazdıran’ da sensin.


Yarattın, yaşatıyorsun, dirilişimiz vaadin...


Sen vaadinden dönmeyensin, senindir sonsuzluk!


‘Küçükler’ Senden uzaklaştıkça küçüldüler, ‘büyükler’ sana yaklaştıkça büyüdüler.


Yûnus balığın karnında, Yûsuf zindanda senin kölendi. Hürriyet sendeydi, sen Rabbimizsin...








Serinlik Sendendi, İbrahim’i ateşin yakışından kurtaran... Mûsa’yı Firavun’un sarayında büyüten sendin.


Sendin hem yetim, hem öksüz Muhammed’i (asm) Mirâc’a çıkaran...


Yûsuf Züleyha’yı senin için reddetti...


O, her şeyi!


'ım:


Rüzgârdan, ışıktan, lisandan, insandan deliller gönderdin.. Her oluş, her tükeniş işâretindi!


Peygamberlerin, nizâmını anlatan yazının satırbaşlarıydı, kelimelerindi velilerin: dostların, senin imla işaretlerin...


Geylânî seni söyledi, Rabbanî seni, Mevlânâ sana çağırdı, Gazâlî sana.



Bildim seni ey Rab, bilinmez meşhur” dedi Necip Fazıl, Sen çileyi mutluluk yapansın.


Varsın  ’ım varsın...


Hilekârsa bilim, edepsizse edebiyat, sahteyse san’at,gerçeğini; amacını kaybetmişse ‘yok’ diyorsa desin!


Küçük kitaplar ‘yok’ yazsa?


Kâinat ‘var’ yazan koca kitap!


Yazan sensin, okutan sensin.


Selâm sana sevgili.


“Bir nakışta bin nakşı nakşeden nakkaş...”


Atomundangalaksisine, zerresinden küresine, yarattığın ne varsa, hepsi içimdedönüyor... Dalgalanıyor denizlerin damarlarımda, buğulanıyor gökyüzügözlerimde, rüyalar içindeyim,





çiçekler içinde, güneşler açıyorum...Bir küçük kâinatım!


İnsanım ve inanıyorum sana.


Kundaktan kefene, beşikten musallaya ve oradan ‘asıl hayata’ uzanan rahmetine...


Şelâlelerdeçağıldayan, mercanlarda parıldayan güzelliğine... Toprak kokanmahsuller, kovanlar, peteklerce ikram ikram üstüne bereketine... Kankırmızı karanfillerden, gözbebeklerine



kadar, binbir çeşit ve rengârenksanatına inanıyorum... ‘Yok’a inanmak ‘yok!’


Şüphesiz inanılacak yalnız Sensin.






Sebepler! Size söylüyorum, sizi sebep gösterenlerde suç, Sevgilim ‘ol’der ve ‘olur’...


'ım...


Bir sevdâdır sana inanmak...


Gurbette âniden kavuşmaktır!




Her şeyimi sen verdin, her şeyim senin.

Senisana lâyık anlatamadım affet! Kelimem yetmedi! İşte ’ım bukulunun bütün söyleyebildiği bu kadar. Ben bu kadarım... Şükür ki senbu kadar değilsin
« Son Düzenleme: Ocak 23, 2011, 02:11:43 ÖS Gönderen: ruveyda » Logged

Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali (r.a)
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #1 : Ocak 23, 2011, 02:10:36 ÖS »

Sen ki merhamet edenlerin merhametlisi
Af edenlerin affedicisi


Gönüllerin Nuru, İncisi
Dünyanın ve ahiretin sonsuz İlahi'si

Susamış gönüllere su
Maneviyata muhtaç ruhlara kalpsin

Dünya seninle hayat bulur
Dağ taş sana yön bulur

Varsın 'ım varsın
Birsin 'ım birsin..

Sevgin kuşatır ruhu bedeni
Sıcaklığın ve hikmetin sarar beni

Hem evvelsin hem Ahir
Sen gönüllerde ki Zahir

Açken doyuran
Tokken uyutan

Koşamazken koşturan
Susarken konuşturan

Sensin 'ım sen
Varsın 'ım var
Birsin 'ım bir

Hannan'sın Mennan'sın
Gönüllere dermansın

Aşk ateşin sarar vücudu
Kavurur ruhu birunu

Cana cansın
Gönüllerde Canan'sın

Varsın 'ım varsın
Birsin 'ım birsin

Dervişlere emansın
Dertlilere Cabbar'sın

Aşk ateşin yakar vurur yüreği
Seni görmeyen bilmeyen gözleri ben neylemeli

Sana oldum Mecnun
Sinemi sarar nurun

Senden meden umarım ya Gafur
Sana dönerim ya Şekur

Zalimlere Kahhar
Müşriklere Darr

Müminlere Vasi'sin
Velilere Mukaddim'sin

Herşeye malik'sin
Herşeye sahibsin

Adaletlilerin en adaletlisisin
Dua edenlere Cami'sin

El açarız sana
Dua ederiz yaradana

Aşkınla ağlar gözler
Seni zikreder bu diller

Kalpler sanadır
Yakarışlarımız bağışlamanadır

Ey sahiplerin sahibi Aziz'im
Ey gönlümdeki yaraya Alim

Selamım sana ya Rahman
Dönüşüm sana ey Yaradan
Şükrüm sana ya Sübhân

Varsın 'ım varsın
Birsin 'ım birsin
http://www.marmarahaber.net/upload/Image/20008/temmuz/09.07.2008/allah.jpg
VARSIN VE ORDASIN BİLİYORUM





Logged

RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #2 : Ocak 24, 2011, 12:50:15 ÖÖ »

Alıntı
İnsanım ve inanıyorum sana.


Kundaktan kefene, beşikten musallaya ve oradan ‘asıl hayata’ uzanan rahmetine...


Şelâlelerdeçağıldayan, mercanlarda parıldayan güzelliğine... Toprak kokanmahsuller, kovanlar, peteklerce ikram ikram üstüne bereketine... Kankırmızı karanfillerden, gözbebeklerine



kadar, binbir çeşit ve rengârenksanatına inanıyorum... ‘Yok’a inanmak ‘yok!’


Şüphesiz inanılacak yalnız Sensin.


Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: