Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Şehid Aslan Mashadov  (Okunma Sayısı 160 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« : Ağustos 18, 2010, 11:16:14 ÖS »

http://ummetinsesi.files.wordpress.com/2010/03/aslan-mashadov.jpg
Şehid Aslan Mashadov



“40 yıl” dedi içinden. “40 yıl boyunca zalimlerin ordusunda görev yaptın Aslan. Ne kazandın peki! Bak gördün mü Rabbin nasıl yıktı, yıkılmaz denilen Sovyetleri! Büyüklenme! Şimdi mücadele zamanı! Özgürlük zamanı!”
Arkasında çıt sesi duyunca yardımcısını gördü:
-Yeterince dinlenmedik mi Vishan?
-Hazırız efendim. Vahit de geliyor. Yola koyulabiliriz.
-Tabiat ne güzel Vishan, görüyor musun?
-Evet. Yeniden bir diriliş yaşanıyor.
-Tıpkı şehitler gibi
-...

-Neden sustun Vishan. Şehadet, bir diriliş değil mi? Şeyh Mansur, Şeyh Şamil, Beybulat Taymiev, Cevher Dudayev, Zelimhan Yandarbiyev... hepsi o yolun yolcusu olmadı mı?
-Haklısınız.
Vahit, yanlarına yaklaşınca:
-Haydi, yürüyün, dedi.
Ormanın içine doğru patika yollardan yürüdüler. Vahit, kır sakallı adama yaklaştı.
-Bir şey soracağım efendim?
Gülümseyen bir yüz ve ‘sor’ derecesine bakan bir çift göz, Vahit’e bakıyordu:
-Bu kaçıncı görüşme oldu bilmiyorum. Marttayız. Sonbahardan bu yana birileri hep sizinle görüşmeye çalışıyor. Kremlin bile teklifler yolluyor.
-Eee!
-Eğer böyle herkesle görüşürseniz korkarım başsız kalırız.
-Dinle Vahit. Şahıslar, gelir ve gider; ama mücadele kalır ve kıyamet gününe kadar devam eder. Çeçenistan’ın özürlüğü için göze alamayacağım bir şey yoktur.
Gözlerini durdukları yamaçtan aşağıdaki ovaya çevirdi:
-Seleflerimden geri kalırsam, yazıklar olsun bana!
Bir müdet sonra akşamın alacakaranlığı çökerken indikleri dereden ovaya doğru süzüldüler. Uzaktan görünen evlerin siluetleri yolculuğun sona erdiğini gösteriyordu.
-İşte geldik, dedi kır sakallı adam. Yusufov’un evi karşımızda.
Yaklaştıkları evin bahçesindeki diğer eve doğru yönlerini değiştirdiklerinde iki karartı fark ettiler. Hemen evin köşesini siper ettiler. Yusufov’un evinin yan tarafından iki kişi çıktı. Birini tanımıştı. Diğerini de tanımaya çalıştı. Aralarında fısıldaştıktan sonra diğeri Yusufov’a sarılıp uzaklaştı.
-Yusufov!
Aniden sıçradı:
-Korkuttum mu?
Geldiğinizi bilmiyordum?
-Henüz geldik. Yeğenin miydi?
-Evet İlishanovdu. Bodrumda saklıyordum, hala arıyorlar onu... Ben size bir şeyler hazırlayayım. Acıkmışsındır.
O sabah, namazdan sonra eline aldığı Kur’an’a baktı. Saygı ve hürmetle açtı. Yeni öğrendiği Arapçasıyla okumaya koyuldu. Gönlünde kalp merkezli bir nurun yayıldığını hissetti bedeninde. Adeta ilahi kelam, kuşatmıştı varlığını. Ne kadar okuduğunu o da bilmedi. Güneşin ilk ışıkları camdan süzülüp içeri girene kadar ilahi sofradan tadadurdu. Vahit ile Vishan kahvaltı hazırlıkları yaparken o, telefonla meşguldü.
-Ne yapıyor Vahit?
-SMS gönderiyor.
-Önceleri daha tedbirli davranıyordu. Telefon açmak için köyden çıkıyor, hatta bazen şehre bile gidiyordu.
-Doğru. Son aylardaki görüşmeler başladı başlayalı artık evden açıyor, sıkça görüşüyor. Hatta bizi bile konuşturmuyor, direk kendisi konuşuyor.
-Komutan Abdullah Şamil de bunu ona söyledi; ama dinlemedi.
-Dayanamayacağım!
Vishan, oturduğu yerden doğruldu, odaya doğru yürüdü. Kapıyı çalıp saygıyla içeri girdi.
-Ne oldu Vishan?
-Özür dilerim efendim. Evden de telefon açıyor, SMS yolluyorsunuz. Rus gizli servisi peşinizde. Aslan Mashadov’u şehit etmek için gece-gündüz çalışıyorlar. Ama siz...
-Buna mecburum Vishan. Belki yerimi tespit için çalışıyor, telefonlarımı dinliyor, başıma 10 milyon dolarlık ödüller koyuyorlar. Fakat bu, beni yıldıramaz. Çeçenstan’ın başı olarak, halkımın özgürlüğü için ’a söz verdim. Onun yolundan ayrılamam...
-Tedbir...
-Haklısın. Bulunduğum yerden uzaklaşmam, sizleri vasıta etmem bilgi ihtiyacımı yavaşlatıyor. Dağlarda bulunan birliklerimizle, yurtdışı temsilcilerimizle sık sık bilgi alışverişinde bulunmazsam işler aksar. Artık tedbiri düşünmüyorum. Rabbime kavuşmada seleflerimden ve cihaddan geri duramam.







http://www.kudusyolu.com/resim/sehid/aslanmashadov.jpg
Şehid Aslan Mashadov
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #1 : Ağustos 18, 2010, 11:18:58 ÖS »

http://imgs2.kavkazcenter.com/tur/content/2010/03/08/5409_1.jpg
Şehid Aslan Mashadov



****
Komutanlık ve yerel yönetim binasında, bir koşuşturma vardı. Rus FSB (Federal Güvenlik Servisi) müdürü koltuğunda oturmuş, gözlerini kapıya dikmişti. Çalınan kapıya karşı:
-Girin, diye seslendi.
İçeri giren kişi, raporları önüne koyup geri çekildi. Eline aldığı raporlara baktı. Uzun uzun inceledi. Kapı çalınıp içeri gireni görünce, yerinden kalktı.
-Yoldaş Patruşev, bu iş tamam.
-Raporları okudun mu Şabalkin!
-Evet, 10 milyon doları bizim bil.
-Desene zenginiz.
-Hah hah ha! Zenginiz ya. Mashadov, artık sakınmıyor. Önceleri bulunduğu yerden uzaklaşıyor, kalabalık yerde, şehirlerde telefon kullanıyordu. Bazen yardımcılarını konuşturuyordu.
-Nasl tespit ettiniz?
-Karşıdan sorulanlara hemen verilen cevaplardan anlaşılıyordu ki Mashadov’da yanlarındaydı.
-Eee! Sonra...
-Sonra, o konuşmaya başladı; hatta SMS bile atıyor.
-Çok açık veriyor. Acaba neden?
-Bilgi dostum, bilgi... Adama bilgi lazım. İrtibat ağını kuvvetlendirmesi ve Çeçen direnişini daha çok örgütlemesi için açık vermeyi göze alıyor.
-Hazırlıklar ne aşamada.
-Her şey tamam.
-Öyleyse...
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #2 : Ağustos 18, 2010, 11:20:29 ÖS »

http://kaiser1409.googlepages.com/AslanMashadov.jpg
Şehid Aslan Mashadov


Rus Özel Birlikleri, kuşattıkları eve durmaksızın ateş açıyor, ‘teslim olun’ çağrısında bulunuyorlardı. Yaylım ateş altında metanetini muhafaza eden Mashadov’un dudakları sürekli kımıldıyordu. Rabbinden gaflette değildi.
-Fazla silahım yok, dedi Vishan. Üç otomatik silah, birkaç tabanca ve bir kaç el bombası...
-Haydi, dedi Mashadov. Yusufov’un bodrumuna inelim. Bakarsın orayı fark etmezler.
Vahit, Vishan ve Mashadov, ellerindeki silahlarla beraber Yusufov’un evini siper edinip bodruma giren gizli geçide girdiler. Özel Birlikler karşıt, ateşin açılmadığını hep kendilerinin ateş açtıklarını fark ettiklerinde silahlarını susturdular. Komutan, elini havaya kaldırınca ateş kesildi. Ev, kevgire dönmüşçesine delik deşik edilmiş; kurşun yağmuruna tutulmuştu.
Özel Birlikleri sakladıkları gizli bodrumdaki delikten gözleyen Mashadov konuşulanları duyuyordu.
-Neredeler bunlar?
-Kayboldular aniden!
-Yer yarılıp da içine girmediler ya!
-Sen bunları tanımazsın yoldaş. Böyle olmuşsa hiç şaşırmam.
-Neden böyle düşünüyorsun?
-Adam, daha önce iki suikastten kıl payı kurtuldu.
-Yaa!
Öğleye dek her tarafı harıl harıl aradılar. Kızgınlıkları ve küfürleri ayyuka çıkmıştı.
-Ne demek bulamıyoruz, diyordu telefondaki ses. Yerin altına da girse onu bulacaksınız. Anlaşıldı mı?
-Emredersiniz efendim!
Telefonu kapatırken:
-Şabalkindi; ateş parçası gibi kızgındı.
-Ne diyor, dedi yanındaki.
-Yerin altında da olsa bulun, diyor. Saatlerdir arıyoruz bulamıyoruz. Adeta yok oldular.
-Şabalkin ne dedi dedin?
-Ne oldu ki?
-Bi daha söyle.
-Yer altında da olsa bulun, dedi.
-Tamam, şimdi oldu. Gel benimle...
Yusufov’un evine girdiklerinde içerideki askerin elindeki uzun namlulu silahı aldı. Zemine vurmaya başladı. Birkaç darbeden sonra odanın yarısında tok bir ses çıktı.
Eliyle işaret etti. Zeminin altı boştu. Giriş yeri aramaya koyulduklarında gizli bir geçit fark ettiler. İçeri girdiklerinde Mashadov’un ateşiyle karşılaştılar. Çatışma sesleri tekrar yükselince bodrumdaki gizli yerden dışarıya durmadan ateş açıldı.
Özel Birlik Komutanı peş peşe bodruma el bombaları attı. Sesler kesilince içeri girmeye bir türlü cesaret edilmedi.
Mashadov ise bir hafiflik hissetmişti ilk anda. Şarapnel parçaları vücuduna isabet edince bir koku hissetti öteler ötesinden. Acı yoktu yüreğinde, şaşkınlık bürümüştü gözlerini. Birçok el uzanmıştı ona semadan. Gülümseyen çehreleriyle, Şeyh Mansur, Şeyh Şamil, Cevher Dudayev... “Gel” diyorlardı adeta. “Bekliyoruz.”

* 8 Mart 2005 yılında Ruslar tarafında şehid edilen Aslan Mashadov’un şehadeti anısına...
 
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: