Direnişin genç hatibi Müşir El-Mısri
Hamas milletvekili Müşir El-Mısri, İslami Direniş Hareketi’nin genç liderlerinden... Henüz 33 yaşında... Onu sürekli televizyon ekranlarında Hamas adına konuşurken görürüz. Güçlü bir hitabeti var. Sabah, Bilal ile Müşir El-Mısri’nin genç yaşına rağmen hareket içinde yükselişini ve hitabetinin güçlü olduğunu konuştuk. Yatsı namazında Mescid-i Nebevi’de buluştuğumuzda kendisine “Maşaallah güçlü bir hitabetin var” dedim. Gülerek ve tevazuyla “Türkler kadar olamayız” dedi.

Şehadet Kokan İnsanlar
Hamas milletvekili Müşir El-Mısri ileMüşir El-Mısri’yle mescidin içinde yürürken Cezayir’den, Suriye’den Lübnan’dan, Mısır’dan hacılar tanıyıp durduruyor, kucaklaşıyor ve direnişe desteklerini dile getiriyorlardı.
Yatsı namazının ardından bir süre oturduk ve Filistin’deki son durum, Abbas’ın seçim kararı, içine düştüğü çıkmaz ve uzlaşı üzerine sohbet ettik.
Abbas’ın seçim kararı aldığına pişman olduğunu, uzlaşı sağlanmadan seçimlerin yapılamayacağını bildiğini, geri adım atmak için de Yüksek Seçim Kurulu’nu görevlendirdiğini, Yüksek Seçim Kurulu’nun da Abbas’a içine düştüğü çıkmazdan kurtulacak ve geri adım atacak bir kapı açmak için seçimlerin ertelenmesini tavsiye ettiğini anlattı.
“Yüksek Seçim Kurulu’nun tavsiyesi, Hamas’ın haklı olduğunu ve Abbas’ın seçim kararının yanlış olduğunu gösterdi” dedi. “Siyonistlerin ve Amerikalıların kullandığı karttan başka bir şey değil” dediği Abbas’ın büyük bir krizde olduğunu, halk desteği olmadığını, müzakerelere bel bağladığını fakat Netanyahu’nun başbakan olmasıyla çıkmaza girdiğini, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın “Yahudi yerleşim birimi inşasının durdurulmasını şart koşmadan müzakerelere başla” emriyle Amerika’dan büyük bir tokat yediğini söyledi.
Muhammed Dahlan’ın Abbas’ın yerine hazırlandığı yönündeki yorumları sordum. “Yıllardır Muhammed Dahlan’ın başkanlık için hazırlandığını duyarız. Arafat zamanında da aynı şeyler söylendi. Fakat Dahlan’ın halk desteği olmadığı gibi Fetih içinde de desteği yok. Fetih liderleri Dahlan’ı kabul etmezler. En başta Cibril Er-Recub karşı çıkar” dedi.
Hacca gelmeden önce okuduğu Cuma hutbesinde “İbadet amacıyla üç mescide; Mescid-i Haram’a, Mescid-i Nebevi’ye ve Mescid-i Aksâ’ya yolculuğa çıkılır” hadisini anlattığını ve Filistinlilerin kuşatma altında dahi olsalar, bir şekilde Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi’ye gidebildiklerinden fakat kendi topraklarındaki Mescid-i Aksâ’ya gidemediklerinden bahsettiğini söyledi.
Havadan, karadan ve denizden kuşatılan Gazze’den çıkmış, hacca gelmişlerdi. Neler hissettiğini sordum. Hac ibadeti için Gazze’den çıkıp gelmelerini “
’ın lütfu” olarak nitelendirerek başladı sözlerine... “Uçakta aşağıyı seyrederken kuşatma altındaki Gazze’yi düşündük” dedi.
Dualarını sordum... “Medine’de ve Mekke’de hep geride bıraktığımız o insanlar için dua edeceğiz” dedi.
Müşir El-Mısri, yiğit bir aslan olduğu kadar da oldukça mütevazi bir Müslüman... Aynı sıfatı Bilal’de, Bera’da ve İbrahim’de de gördüm. Her biri Siyonistlerin korkulu rüyası... Fakat sıradan bir Müslüman karşısında bile gayet alçakgönüllüler. Müşir El-Mısri’nin de dediği gibi, Siyonistlerin savaşla, ambargoyla, fitne ve karmaşayla ve her türlü yolla yıkamadığı Hamas’ın sırrı da burada gizli... Hamas liderleri halkla iç içe... Halktan ölenler oluyorsa Hamas’tan da ölenler oluyor. Halk ambargo nedeniyle sıkıntı çekiyorsa Hamas liderleri ve aileleri de onlarla birlikte aynı sıkıntıyı çekiyor. Bu şekilde de bir yandan dünya Müslümanlarının gönlünde taht kurarken bir yandan da Filistin halkının kucağında gün geçtikçe büyüyor.