|
ruveyda
|
 |
« : Haziran 18, 2009, 08:46:32 ÖS » |
|
tesettur ıle ılgılı cok yazı okuduk ama bunu da okuyun ıstedımm... ÖRTÜLÜ ÇIPLAKLIK’
Sokaklar Podyum Gibi
Tesettür kelime anlamı olarak “kapanmak, gizlenmek” anlamına gelir.Zaten İslam’a göre tesettürdeki gaye ve hikmet, âlimlerimizin ittifakıve ümmetin icmâsı ile; kadının yabancı erkeklere karşı cinsi cazibesinigizlemektir.
Yüzyıllardır İslam âleminin bütün coğrafyasında Müslüman hanımlar,sade, koyu renkte ve bol kıyafetleriyle Yüce ’ın tesettür emriniyerine getirdiler. Ama ne yazık ki günümüzde acayip, sulandırılmış,yozlaştırılmış bir tesettür anlayışıyla karşı karşıyayız.
‘Tesettürlülerin sayısı artıyor’ diyor ve seviniyoruz ama sankicaddelerimiz ‘örtülü mankenler’in yer aldığı podyumlara dönüşmektedir.Tesettürün amacı olan gizlilik yerine, sanki günümüzün tesettüranlayışı; kendini gösterme, dikkat çekme, cazibeyi artırma gibi farklıanlamlara kaydırılmaktadır.
Müslüman hanımların nefis ve şeytan destekli, gizli bir niyet taşıyıptaşımadıklarını kendilerine sormaları gerekiyor: “Benim giymekistediğim kıyafetteki niyetim ve kıyafetimin özellikleri; benim avretve ziynetlerimi gizlemeye ve başkalarının bakışlarını engellemeye miyöneliktir? Yoksa: “Hey erkekler ben buradayım baksanıza, Ben güzelmiyim? Var mı benim gibi güzel olan? Bu kıyafetlerimin çok özelolduğunu bilin, renklerin uyumu için çok para ve çok uğraş verdim. Banabakın, bana bakın!..."
İşte, bu niyetle düşünen ve öylece giyinen bir kadının örtüyücıvıklaştıran, sulandıran, ucubeleştiren, yozlaştıran bir amaçtaşıdığını söyleyebiliriz.
Sulandırılmış Tesettür Örnekleri
Toplum içinde gördüğümüz bazı yozlaştırılmış, sözde tesettürmanzaralarından örnekler sunarak konumuzun daha iyi anlaşılacağınıdüşünüyoruz.
•Kimileri; başörtüsü başında ama dudakları rujlu, gözleri sürmeli,üzerlerinde parfüm kokusuyla yabancı erkeklerin arasına çıkmaktadırlar. • Kimileri giydiği dar kıyafetlerle göğüs, bel ve diğer vücut hatlarını yabancı erkeklere teşhir etmektedir. • Kimi bayanlar kâküllerini başörtülerinin ucundan çıkarmakta, kimileri saçlarını başörtüsünün altından omzuna sarkıtmaktadır. • Kimilerininüzerinde kıyafet var, ama özellikle beyaz giydiği kıyafetle güneşeçıktığı zaman, bacaklarının rengi ya da iç çamaşırlarının rengi biledışardan gözükmektedir. • Kimi örtülü hanımlar kaşlarını inceltmekte, yüzlerini pudralayıp, allanıp pullanıp sokaklara çıkmaktadır. •Kimi bayanlar örtülü olmalarına rağmen toplum içinde gülmesi, sesleriniinceltmesiyle, kırıtarak yürüyüşüyle, hatta ayakkabısını yerevurdurarak erkeklerin gönüllerine şehvet tohumu ekmektedirler. •Kimi başörtülü kızlarımız konserlerde alkış ve ıslıkla yetinmeyip danseder gibi hareketlerle tempo tutup sanatçının ezgisine/şarkısına eşliketmekte, ya da kaset imzalatmak için sanatçı denen kişilerin üzerineüşüşerek, cıvık ve yılışık vaziyette etten duvarlar örmektedir. • Bazı başörtülü bayanlar, deniz kenarlarında, park ve pastanelerde bazen kol kola bir yabancı erkekle fingirdeşmektedir. • Kimileri de başında başörtü olduğu halde, yırtmaçlı eteğiyle baldırlarını elaleme teşhir etmekte.
Vesaire, vesaire… Maalesef, bunlar günümüzde sık sık rastlanan uygunsuzmanzaralardır. Ve elbette baydığımız durumların hiç birisi, İslamtesettür anlayışına uymamaktadır.
Tesettürün Şekli Ayetlerle Bildirilmiştir
Bu gibi hareketleri yapanların İslam’ın kıyafet konusunda istenilenemrini tam anlamadıklarını ve hatta Kur’an ve hadisin özünü çiğneyerekşeytan vesvesesine düştüklerini söyleyebiliriz. Koyu bir gaflet hali…
Yüce Rabbimiz örtünme ilgili ayeti kerimelerinde şöyle buyurur: "EyPeygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına dışelbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu onların tanınıp,kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. çokbağışlayan ve çok merhamet edendir." (33/Ahzâb; 59)
“Mümin kadınlara da söyle, gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarınıkorusunlar. (Yüz ve el gibi) görünen kısımlar müstesna, zînet(yer)lerini göstermesinler. Başörtülerini ta yakalarının üzerine kadarsalsınlar. Ziynetlerini kocalarından yahut babalarından yahutkocalarının babalarından yahut oğullarından yahut üvey oğullarındanyahut erkek kardeşlerinden yahut erkek kardeşlerinin oğullarından yahutkız kardeşlerinin oğullarından yahut Müslüman kadınlardan yahut sahipoldukları kölelerden yahut erkekliği kalmamış hizmetçilerden yahut dahenüz kadınların mahrem yerlerine vakıf olmayan erkek çocuklardanbaşkalarına göstermesinler. Gizledikleri ziynetler bilinsin diyeayaklarını yere vurmasınlar. Ey müminler, hep birlikte tövbe ediniz kikurtuluşa eresiniz!” (Nûr Suresi, 31)
"... Eğer ( 'tan) korkuyorsanız, (yabancı erkeklere karşı) çekicibir edâ ile konuşmayın; sonra kalbinde hastalık bulunan kimse ümidekapılır..." (33/Ahzâb, 32)
Ayette geçen ‘ziynet’ kelimesi, kadını güzel gösteren saç, makyaj,parfüm, takı, mücevherat ve elbise gibi şeylere işaret ettiğinden,hanımların yabancı erkeklere karşı bu ziynetlerini gizlemesiemredilmektedir.
Cennete Giremez, Kokusunu Alamazlar
Peygamber Efendimiz de hadislerinde şöyle buyurmaktadır:"Cehennemliklerden iki sınıf vardır ki, ben onları görmedim (ileridegörülecektir).
Birincisi; yanlarında bulunan öküz kuyruğu gibi kırbaçlarla halkı (haksız yere) kırbaçlayan (zalim) kimselerdir.
İkincisi ise giyinmiş çıplaklardır (kalçasını oynatan, salınarakyürüyen, ince elbise giydikleri için göğüsleri kolları ve boyunlarıaçık olan) kadınlardır. Bunların başları salınan deve hörgücü gibikadınlardır. Bunlar cennete giremezler, onun (cennetin) kokusunu daalamazlar; hâlbuki onun kokusu mesafelerin ötesinden alınır." (Müslim,Libâs 125, hadis no: 2128)
"Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlarolacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır.Bunları lanetleyin, çünkü onlar lanetlenmişlerdir." Başka birrivayette; "onlar cennete giremez ve cennetin kokusunu bile bulamazlar"ilavesi vardır. (Müslim, Libas, 125, Cennet, 52; Ahmed b. Hanbel, II,223, 356, 440)
"Resûlullah (sav) hafif bir elbise giyip tamamen vücut hatlarınıörtmeyen elbiseler giyen kadınlara ‘Onlar adı örtülü ama gerçektençıplaktırlar’ buyurmuştur.” (Süyûtî, Tenvîru'l-Havâlif, c. 3, s.103)
Yazımızda yer verdiğimiz hadislerde bir şekilde kınanan ve Cennetinkokusundan mahrum kalacak bu örtülü çıplaklar kimlerdir? Bunlarİslam’ın koyduğu ölçülere uymayan, yani ince, dar ve uzuvları gösterenelbiseler giyen ya da vücudunda örtmesi gereken yerleri örtmeyenkadınlardır. Kadınların bu şekilde giyinmesi, küçük günahlardanolsaydı, elbette Peygamberimizin mübarek ağzından bu derece ağırşekilde tehdit etmezdi.
Peygamberimizin hadisinde yer alan ‘teberrüc’ ifadesini kimiâlimlerimiz ‘giyinik çıplaklık’, ‘başörtülü açıklık’, ‘örtülüçıplaklık’, ‘tesettürsüz örtü’, ‘Teşhircilik’ gibi ifadelerleTürkçeleştirmeye çalışmışlardır.
Yine, Peygamberimiz gösteriş ve şöhret için giyinenleri şu hadisleriyleuyarmaktadır: "Kim dünyada şöhret için elbise giyerse, onakıyâmet gününde zillet elbisesi giydirir. Sonra da onu cehenneminalevli ateşlerinde yakar." (Ebû Dâvud, Libas 5, h. No: 4029, 4030).
‘Şöhret elbisesi’nden maksat, başkalarına câzip görünmek ve fors satmakiçin giyilen elbisedir. (Şevkânî, Neylü'l-Evtâr, c. 2, s. 94)
İbnü'l-Esir ise ‘şöhret elbisesi’nden maksat, insanların arasında gözalıcı elbiseler giyerek büyüklük taslamak, kibirli tavra bürünmektir,diye belirtir.
Başka bir hadis-i şerifte Efendimiz şöyle buyurmuşlardır: "Kim(dünyada, dikkatleri üzerine çeken) şöhret elbisesi giyerse, ,alçaltacağı gün alçaltıncaya kadar, o kimseden yüz çevirir (rahmetnazarıyla bakmaz)." (Kütübi Sitte Tercüme ve Şerhi, İ. Canan, c. 17, s.465)
Sakınılması Gereken Davranışlar
Yukardaki ayet ve hadislerden yola çıkarak şunu söyleyebiliriz ki,İslâm’a göre; ince ve dar elbise giymek, cinsel organları, göğüsleri vevücudu belirginleştirici elbiseler giymek, göze batar renkte elbiselergiymek, bacakları öne çıkarıcı etek giymek, makyajlı olaraknamahremlerinin huzuruna çıkmak, başkalarının hissedeceği kadarparfümlenmek, süs eşyalarını şangırdatarak ve kırıtarak caddelerdengeçmek, fantezi çorap giymek, ayakkabıları yere vurup dikkat çekerekyürümek, erkeklerle kırıtarak konuşmak, gibi hareketlerin hepsi(yabancı erkeklere karşı) mümin kadınlara yasaklanmış ‘teberrüç’hareketleridir.
Teberrüç’ten korunamayan kadınlarla İslâmî bir cemiyet kurulamayacağıiçin de ilk İslâm toplumunu oluştururken 'ın Resûlü, müminekadınlardan teberrüç yapmayacaklarına dair bey’at (kesin söz) alırdı.
Gerçekten de sahabe hanımları da takva üzere örtünürlerdir. Çünkü Müslüman hanımın örtüsü, takvasının bir işaretidir.
Bir âyeti kerime bu husus şöyle açıklanır: "Ey Âdemoğulları! Sizeçirkin yerlerinizi örtecek giysi, süslenecek elbise indirdik. Takvaelbisesi (takva ile kuşanıp donanmak) ise daha hayırlıdır. İşte bunlar,Allah'ın ayetlerindendir. Belki düşünüp öğüt alırlar (diye onlarıindirdi)." (7/A'râf, 26)
‘Mümine Hanımın Zırhıdır O…’
Daha hayırlı olan ‘takvâ elbisesi’ nedir? Takvâ (din örtüsü) ile kişi,kendini korumaya, dinî hayatına zarar verecek şeylerden sakınmayaçalışır. O örtü ile korunur, o örtü ile temiz fıtratını savunur, o örtüile edep dışı işlerden kendini muhâfaza eder. O örtü onun için zırhgibidir, sağlam bir kale gibidir, çevresinde onu tehlikelerden saklayannöbetçiler gibidir. İşte takva elbisesi budur.
İnsanın rûhunu giydiren ve doyuran elbise. İnsanın mânevî dünyasınıkollayan, yüzünü kızartacak bütün yanlış hareketlerden koruyan birmânevî giysi, bir örtünüş ve davranış biçimi. Müminin onuruna,kişiliğine, inancı, ahlâkı ve namusuna zarar verecek davranışlardan onukoruyan bir giysidir takva elbisesi.
Tesettür; hanımlar için 'ın emirlerine uygun olarak örtünmedemektir, iman alâmetidir, İslâm şiarıdır. Ruhumuz gibi vücudumuzüzerinde de 'ın hâkimiyetini kabul edişin belgesi olan biribadettir tesettür. Bilinçli ve takva üzere örtünen Müslüman hanımlarelbisesi ile başkalarına şu mesajı verirler: "Ben vücudumu sergilemem, ben dişiliğimle değil, kişiliğimle toplumdayer alıyorum. Ben ziynetlerimi ortaya koyarak hem kendimi hem de başkaerkeklere günaha sokmak istemiyorum.” Şeklinde kibarca mesaj verir.
Ne yazık ki günümüzde hanımlarımızın gerçek tesettürden uzaklaştırılıp,yoz bir tesettür anlayışına götürülmek istendiğini görmekteyiz. Bunundeğişik sebepleri vardır. “Başta şeytan, nefis, moda, tesettürdefileleri, kötü arkadaş, çevreye kendini kabul ettirme, beğenilmearzusu gibi hususlar gözümüze çarpmaktadır.
Hakiki iman sahibi müslüman hanım, örtüsünü rızası için üzerinealır. O ’tan başkasına beğenisine ya da kınamasına aldırış etmez.O’nun amacı takvaya ulaşmaktır.
Şöyle bir soru gelebilir? Peki, hanımlar güzel bir kıyafet giymeyecek mi?
Modaya uymayacak diye de kadınlar için 'güzel giyinmesinler' demekistemiyoruz. Tabiî ki tesettürlü giyim, bakanları tiksindirecek, hoşunagitmeyecek tarzda olmamalıdır. Zaten Müslüman Hanım için eşinin vederecesine göre diğer mahremlerinin yanında onu sınırlayan veyasaklayan bir hüküm yok. Ama önemli olan sokakta yabancı erkeklerindikkatini çekecek, cinselliği öne çıkarıcı, vücut hatlarını belli edicikıyafet olmamasına dikkat etmek gerekir.
Lütfen Hanımlar, örtünmek önemlidir. Ama nasıl bir örtünme?Kastettiğimiz de Kur’an ve Sünnet’in ruhuna, takvaya uygun olan birörtünmedir. Rabbimizin rahmet ve bereketi üzerinize ve üzerimize olsun.
|