TEFSİR USULU

(1/1)

iktibas:
açıklama, yorumlama.lügatta fsr kökünden gelmektedir. 
                                                                            furkan suresi
 39 - Onların herbirine misaller getirdik...yanimisalvermekaçıklama anlamında kullanılmıştır.hatta dahada öteyegötürürsek rüya yorumlama.hazırrüya yorumlama derrken bahsetmeden geçemicem. rüya yorumlamanın hiçbir anlamı yoktur çünkü bir kaidesi yada usulu yoktur.tefsir böyle değildir.kaidesi vardır.bu sebeble tefsir usulu denmiştir.ama rüya usulu denmemiştir.tefsirin amacı anlaşılmayan konulara açıklık getirmektir.bu açıklığı ilkönce sözün sahibi getirmelidir.çünkü sözün sahibine ait bir keyfiyettir.zira sahibinden alınıp başkasına verilirse bu zulüm olur.zulümde adlin karşıtıdır.kuranı açıklarken kaideler vardır.peygamberimiz ve sahabiler nasıl anlamışlarsa,nasıl davranış sergilemişlerse ,hangi ameli makbul, hangi ameli çirkin bulmuşlarsa,içtimai,siyasi,iktisadi,ibadi alanlarda nasıl uygulamışlarsa çevre ve şartları yok saymadan hangi kelimenin nerde kullandığını bilmeden açıklamak yanlış olur.

önce kuranı kuran açıklamalıdır. örneğin kuran iman ve amelden bahseder.imani konular genellikle gaybi konulardır.açıklanmadıkça bilinmez.açıklandığı kadar bilinir.
                                                                 enam suresi
59 - Gaybın anahtarları O'nun katındadır, onları O'ndan başkası bilmez, karada ve denizde olanları O bilir ve bir yaprak düşmez ki, onu O bilmesin; ne toprağın karanlıklarında bir tane, ne de kuru ve yaş hiçbir şey yoktur ki, o herşeyi açıklayan Kitap'ta bulunmasın.
                                                                            kehf suresi


    26 - De ki: "Onların ne kadar kaldıklarını Allah daha iyi bilir." Göklerin ve yerin gaybı O'na aittir. O ne güzel görendir! O ne mükemmel işitendir! Onların, O'ndan başka bir yardımcısı yoktur. O, kendi hükümranlığına kimseyi ortak etmez.
                                                                                        yunus suresi
36 - Onların birçoğu zandan başka bir şeye uymaz. Zan ise haktan hiç bir şeyin yerini tutmaz. Şüphesiz ki, Allah onların ne yaptıklarını bilir.

gaybın sahibi ne kadar açıklama yapmışsa bunların tümü kurandadır.kuran dışında ki bilgiler sadece zandır.hüccet kabul edilmez.bizler kuranın dışına çıkmaktan men edilmişiz.

bu itibarle ne mehdi,ne deccal,ne kabir azabına,ne alinin vesayetine,ne aşerei mubaşere kavramına,kuranda bildirilen isra olayı hariçbenzeri çoğaltmalara itibar edilmez.kuranın bildirdiği kadar iman edilir.yoksa imanın sıhhati bozulur.

amellere gelince kuranın tebliğ edicisi olan peyagmberimiz örnek olmuştur.amelde onu örnek almak icap eder.onun davranışları en güzel örnektir.
şartlara göre deveye binmesi,yemeği eliyle yemesi,entari giymesi,sarık takması,kuranla alakalı değildir.namazı nasıl kıldıysa nasıl setri avdet ettiyse,komşu haklarına nasıl riayet ettiyse,öylece ornek almamız gerekir.kavunla ilgili rivayet etmediği için süünet dışı sayanlara asla katılamam.bu yanlış bir kafa anlayışıdır.telefonla konuşmadığı için,buzdolabından su içmediği için ,otomobil kullanmadığı için uzak durmak sünnet değildir.islam insanların kıyamete kadar muşkillerini çözer. bu anlayış ebulehebin düşmalığından daha tehlikelidir.

Navigasyon

[0] Mesajlar