Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...  (Okunma Sayısı 219 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« : Temmuz 11, 2010, 04:28:06 ÖS »

Srebrenitsa'da
Hüzün ve Gözyaşı Hakim...
Bosna’da SREBRENİTSA KATLİAMI kurbanları anılıyor. 15 yıl aradan sonra bugün (11 Temmuz 2010) 775 kişi daha törenle defnedilecek.
   Acılı anneler çocuklarının cesetleri nasıl teşhis ettiklerini anlattı;
   Bosna-Hersek'teki savaşta 11 Temmuz 1995 tarihinde  12.500 kardeşimizin katledildiği Srebrenitsa'da, soykırımın 15. yılı anma törenleri, kurbanların mezarlarının bulunduğu Potaçari'de geniş katılımla yapılıyor.

   Avrupa'nın İkinci Dünya Savaşından sonra yaşadığı en büyük trajedi olan Srebrenitsa soykırımının 15. yıldönümünde, yine hüzün ve gözyaşı hakim... Boşnak aileleri erkeksiz, çocukları babasız, anneleri evlatsız bırakan bu soykırımın acısı, aradan geçen 15 yıla rağmen hiç dinmedi.


   Bir zamanlar evlatları ve kocalarıyla yaşadıkları mutlu hayatı ansızın yok edilen Srebrenitsalı kadınları yalnız bırakmamak için on binlerce Boşnak törenlerin yapılacağı alanda bir gün öncesinden toplanmaya başladı. Etrafı ormanlarla çevrili yeşil arazi üzerine "beyaz zambaklar" gibi dizilen uçsuz bucaksız mezar taşlarının bulunduğu Potoçari'de toplanan Müslümanlar, savaşta kaybettiği yakınları için dua ediyor ve gözyaşı döküyor.
http://www.timeturk.com/images_1/news/110720101144376430059_3.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

    Bosna-Hersek'ten ve yurt dışından törenler için gelen insanlardan bazıları geceyi Potoçari Mezarlığı çevresinde kurulan çadırlarda ve kentteki Boşnak ailelerin yanında geçirdi.
http://www.timeturk.com/images_1/news/110720101144532464951_3.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

   İnsanların yüreğindeki acı ve hüzün yüzlerine de yansıyor. Gülmeyi adeta unutmuş bu insanlar, sadece derin bir sessizlik içinde 15 yıl önce dünyanın gözleri önünde yaşanan trajedinin hüznünü yaşıyor.
   Törenler bir büyük buluşmaya da sahne oluyor. 15 yıl önce baba, kardeş, eş olanlar yemyeşil örtülere bürünmüş narin ve hafif tabutlarıyla Poto çari'de bir araya geldi. Doğum tarihleri farklı, ancak ölüm tarihleri hep 11 Temmuz 1995 tarihini gösteren 775 tabut, ilk olarak bu insanların "umut" diye içeri girmeye çalıştığı BM bünyesinde görev yapan Hollanda birliğinin konuşlandığı fabrikanın içinde bekletildi. 15 yıldır kaybettikleri ve bir mezarın dahi çok görüldüğü yakınlarının tabutlarına sarılan kadınlar gözyaşı döktü.
http://www.timeturk.com/images_1/news/110720101145096436829_3.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

   Bu gözyaşları, 15 yıl önce katledilen, daha sonra bedenleri parçalara bölünüp çeşitli toplu mezarlarda bulunan, uzun çalışmalar sonucu kimlikleri belirlenen kurbanlar için akıtılıyordu.
   Anneleri onları doğururken kolsuz, bacaksız, başsız doğurmamış tı... Ancak onların tabutları çok hafifti. Çünkü birçoğunun bedeninin bir kısmı hala bilinmeyen yerlerde saklı duruyordu. Tabutlar içinde ise kimisinin tek bacağı, kimisinin sadece kaburgaları, kimisinin ise sadece kafatası bulunuyordu. Hala iki bin kişinin yakınları, kurbanlarının bir tırnağını dahi bulamadı.
http://www.timeturk.com/images_1/news/110720101145263952579_3.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

   Bazı kadınların pencerelerinden düşen güneşin hüzmeleriyle aydınlanan fabrikanın geniş alanında yakınının cenazesini bulmak için tabutların üzerindeki küçük harflerle yazılmış isimleri tek tek kontrol etmesi ise yürek burkan bir başka manzara.
http://www.timeturk.com/images_1/news/110720101145416438746_3.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

   Tabutlar başında ağlayan kadınlar, bir taraftan kaybettikleri için gözyaşı döküyor, diğer taraftan yakınlarını 15 yıl sonra olsa bile inançları doğrultusunda toprağa verecek olmanın buruk sevincini yaşadı.
   Cenazelerin fabrikadan törenin yapılacağı alana taşınma süreci ise saatler sürdü. Yaklaşık 300 metre ötedeki mesafeye elden ele uzatılarak taşınan yeşil örtülere sarılmış tabutlar numaralarına göre bulunduğu yerden alındı. Tabutlar, elden ele uzatılarak Potoçari Mezarlığı'nda cenaze namazlarının kılınacağı alana tek tek dizildi. Yine burada da her tabutun başında aileleri ve yakınları gözyaşı dökerek dayanılması zor bir tablo oluşturdu. Burada tabutlar başına toplanan kadınların kimi ağabeyisi, kimi kardeşi, kimi eşi, kimisi ise babası için gözyaşı döktü.
http://www.timeturk.com/images_1/news/110720101145567975537_3.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

   Srebrenitsalı 775 kurbanın yakınının 15 yıllık hasreti bug ün sona erdi. Çünkü Srebrenitsalı kadınlar kaybettikleri yakınlarının ardından bugün "doya doya ağlıyordu".
   Başı belli, ancak sonu görülmeyen bu tabutların başında ağlayan kadınlardan birisi de İsmeta Omeroviç idi... 15 yıl önce kaybettiği eşininin tabutu başında dua eden, iki kardeşini ve babasını da bu trajedi de kaybeden Omeroviç, "Öldürüldüğünde 38 yaşında olan eşimin cesedi üç farkl ı toplu mezardan çıkartıldı. Cesedinin birçok uzvu eksik. Ancak buna da şükür... Bu tabutlar o zaman bu olaylara göz yuman dünyanın ayıbı" şeklinde duygularını dile getirdi.
http://www.timeturk.com/images_1/news/110720101146133958156_3.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

   
11 Temuz 1995'te hasta babasına Srebrenitsa'da veda eden Safet İbrahimoviç, "Babam 15 yıl sonra tekrar bize döndü ama tabutun içinde" diyor. İki oğlunu, kocasını ve 22 akrabasını kaybeden Srebrenitsa Anneleri Derneği Başkanı Hatice Mehmedoviç de tabutlar başında ağlayan bir başka kadındı.
   Oğlu Azur'a ait tabutun başında gözyaşı döken Mehmedoviç, "Oğlumun DNA sonucu 10 Mayısta tamamlandı. Onu 15 yıl önce giydiği kot pantolonunun kemer parçasından tanıdım. Oğlumdan sadece bacak kemikleri ve sol kol kemiği bulundu. Ben çocuklarımı başsız, kolsuz doğurmadım, ama onlardan geriye birkaç kemik kaldı" dedi.
http://mazlumlarvezalimler.files.wordpress.com/2009/01/_41292381_srebrenitsa_prayer_400.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

http://www.resimsakla.com/data/media/172/srebrenitsa.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

http://yenisafak.com.tr/resim/site/bosnaa23f813ba20a7839by.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

http://media3.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/D%C3%BCnya/Avrupa/srebrenitsa-katliam.hmedium.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

http://4.bp.blogspot.com/_s6zY8-yAuYc/SlhKuE_JidI/AAAAAAAACaU/Q1Bx_k3Zx4M/s400/Srebrenica+Genocide+Coffins+and+Bosnian+Muslim+Woman.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

http://emedya.cumhuriyet.com.tr/medya.php?mn=46443
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

http://img.blogcu.com/uploads/baskinoran_noz_zica_srebrenica_233243234.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

http://www.independent.co.uk/multimedia/archive/00213/Srebrenica-coffins_213721s.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

http://www.netpano.com/uploads/media/haberler/5_2.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...


  http://image.samanyoluhaber.com/Images/News/2009720/80322.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

SREBRENİTSA KATLİAMINI UNUTMADIK...
http://www.analizmerkezi.com/image/haber/Resim_1275313125.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

İstanbul Taksim'de Srebrenitsa Katliamını Protesto Mitingi
« Son Düzenleme: Temmuz 11, 2010, 10:46:58 ÖS Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #1 : Temmuz 11, 2010, 04:30:21 ÖS »

tıklayın - izleyin...
« Son Düzenleme: Temmuz 11, 2010, 10:48:11 ÖS Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
*ümmühani*
Moderatör
Hep Burda
****

Karma: 6
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 514


Ahdimi taşır,akan her damla..


« Yanıtla #2 : Temmuz 14, 2010, 05:45:01 ÖS »

1992’de başlayan Yugoslavya iç savaşlarında Sırplar, Hırvatlar ve Boşnaklar birbirleriyle savaştılar. Savaşın en çetini ve kanlısı ise Bosna topraklarında gerçekleşti. Yüzün üzerindeki toplama kampında onbinlerce Boşnak en ağır işkencelere en hunhar katliamlara uğradılar. Onlarca Boşnak kent ve kasabası yakıldı, yıkıldı yağmalandı. BM tarafından korunaklı bölgeler ilan edilmesine rağmen yine Boşnak kentlerinde (Saraybosna, Gorajde, Tuzla, Zepa, Srebrenitsa, Bihaç) katliamlara bir an bile ara verilmedi. Onlardan birisi de Srebrenitsa’ydı. Bosnalı Sırplar, Srebrenitsa’da, 6 Temmuz 1995’i takip eden 10 günde 10 binden fazla Boşnak Müslüman’ı katletti. Bosna-Hersek’te Ratko Miladiç komutasında yapılan katliamda birçok kadın ve çocuğun öldürüldüğü belgelerle kanıtlandı. BM’nin güvenli bölge ilan ettiği Srebrenitsa’da görevli 400 Hollanda barış gücü askeri ise korumakla görevli olduğu masum insanları yaşanacak katliamın ortasına attı ve seyirci kalmayı tercih etti.

Srebrenitsa Katliamı II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da gerçekleşmiş en büyük toplu katliam olarak tarihe geçti. Katliam aynı zamanda Avrupa’da ilk kez hukuksal olarak belgelenen soykırım olarak da biliniyor.

Savaş öncesinde Bosna’da Müslüman Boşnaklar, Ortodoks Sırplar ve Katolik Hırvatlar birlikte yaşıyordu. 25 Haziran 1991’de Hırvatistan ve Slovenya parlamentoları bölgede savaşa yol açacak olan bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bundan sonra devletin ortak ordusu olan Yugoslavya Halk Ordusu (INA), bir anda Sırp ordusuna dönüştü ve 27 Haziran’da önce Slovenya’ya sonra da Hırvatistan’a saldırdı. Sırplar bölgede kanlı baskınlar yapmaya ve masum insanları katletmeye başladılar. 21 Şubat 1992’de BM Güvenlik Konseyi 743 sayılı kararıyla “BM barışı koruma misyonu”nun (United Nations protection force) oluşturulmasına ve BM’nin eski YSFC (Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti)’deki çatışma bölgelerinde görevlendirilmesine karar verdi. 3 Mart 1992’de de Bosna-Hersek bağımsızlığını ilan etti ve Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi bu bağımsızlığı tanıdı. Ancak bu gelişme savaşa engel olamadı ve Bosna Savaşı merhum Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in tüm çabalarına rağmen başladı. Boşnak ve Bosnalı Hırvat güçleri önce Sırplara karşı ortak mücadele ediyorken savaşın seyrinin değişmesiyle kendi aralarında da mücadeleye giriştiler. Bölgedeki çatışmalar BM barış gücü askerlerinin “sivil halkın silahsızlandırılması ve güvenli bölgeler oluşturulması” uygulamasından sonra şiddetlendi. Akabinde BM Güvenlik Konseyi, Srebrenitsa’nın yanı sıra Saraybosna, Tuzla, Zepa, Gorajde ve Bihaç’ı da “güvenli bölge” ilan eden 824 sayılı kararı aldı.

AB’nin Boşnak, Sırp ve Hırvatlar için hazırladığı toprak bölüşümünün ardından Hırvatların ve Sırpların memnuniyetsizliği olayları çözümsüz hâle getirdi.
1992’de başlayan Yugoslavya iç savaşlarında Sırplar, Hırvatlar ve Boşnaklar birbirleriyle savaştılar. Savaşın en çetini ve kanlısı ise Bosna topraklarında gerçekleşti. Yüzün üzerindeki toplama kampında onbinlerce Boşnak en ağır işkencelere en hunhar katliamlara uğradılar. Onlarca Boşnak kent ve kasabası yakıldı, yıkıldı yağmalandı. BM tarafından korunaklı bölgeler ilan edilmesine rağmen yine Boşnak kentlerinde (Saraybosna, Gorajde, Tuzla, Zepa, Srebrenitsa, Bihaç) katliamlara bir an bile ara verilmedi. Onlardan birisi de Srebrenitsa’ydı. Bosnalı Sırplar, Srebrenitsa’da, 6 Temmuz 1995’i takip eden 10 günde 10 binden fazla Boşnak Müslüman’ı katletti. Bosna-Hersek’te Ratko Miladiç komutasında yapılan katliamda birçok kadın ve çocuğun öldürüldüğü belgelerle kanıtlandı. BM’nin güvenli bölge ilan ettiği Srebrenitsa’da görevli 400 Hollanda barış gücü askeri ise korumakla görevli olduğu masum insanları yaşanacak katliamın ortasına attı ve seyirci kalmayı tercih etti.

Srebrenitsa Katliamı II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da gerçekleşmiş en büyük toplu katliam olarak tarihe geçti. Katliam aynı zamanda Avrupa’da ilk kez hukuksal olarak belgelenen soykırım olarak da biliniyor.

Savaş öncesinde Bosna’da Müslüman Boşnaklar, Ortodoks Sırplar ve Katolik Hırvatlar birlikte yaşıyordu. 25 Haziran 1991’de Hırvatistan ve Slovenya parlamentoları bölgede savaşa yol açacak olan bağımsızlıklarını ilan ettiler. Bundan sonra devletin ortak ordusu olan Yugoslavya Halk Ordusu (INA), bir anda Sırp ordusuna dönüştü ve 27 Haziran’da önce Slovenya’ya sonra da Hırvatistan’a saldırdı. Sırplar bölgede kanlı baskınlar yapmaya ve masum insanları katletmeye başladılar. 21 Şubat 1992’de BM Güvenlik Konseyi 743 sayılı kararıyla “BM barışı koruma misyonu”nun (United Nations protection force) oluşturulmasına ve BM’nin eski YSFC (Yugoslavya Sosyalist Federal Cumhuriyeti)’deki çatışma bölgelerinde görevlendirilmesine karar verdi. 3 Mart 1992’de de Bosna-Hersek bağımsızlığını ilan etti ve Avrupa Birliği Bakanlar Konseyi bu bağımsızlığı tanıdı. Ancak bu gelişme savaşa engel olamadı ve Bosna Savaşı merhum Cumhurbaşkanı Aliya İzzetbegoviç’in tüm çabalarına rağmen başladı. Boşnak ve Bosnalı Hırvat güçleri önce Sırplara karşı ortak mücadele ediyorken savaşın seyrinin değişmesiyle kendi aralarında da mücadeleye giriştiler. Bölgedeki çatışmalar BM barış gücü askerlerinin “sivil halkın silahsızlandırılması ve güvenli bölgeler oluşturulması” uygulamasından sonra şiddetlendi. Akabinde BM Güvenlik Konseyi, Srebrenitsa’nın yanı sıra Saraybosna, Tuzla, Zepa, Gorajde ve Bihaç’ı da “güvenli bölge” ilan eden 824 sayılı kararı aldı.

AB’nin Boşnak, Sırp ve Hırvatlar için hazırladığı toprak bölüşümünün ardından Hırvatların ve Sırpların memnuniyetsizliği olayları çözümsüz hâle getirdi.

Srebrenitsa Katliamı

Sırplar Bosna-Hersek’e ait bölgeleri bomba yağmuruna tutarken Saraybosna da kuşatma altındaydı. Saraybosna neredeyse tüm savaş boyu kuşatma altında kalmaya devam etti.  “güvenli bölge” ilan edilen Srebrenitsa içinse insanlar farklı düşünüyordu. Bu şehrin güvenli bölge olması hasebiyle savaştan kaçan masum insanlar buraya sığınıyordu. Bölgedeki nüfus 45 bini bulmuştu. İnsanları korumak içinse yalnız 400 BM askeri bulunuyordu. Barışı koruma misyonu altında görev yapan Hollandalı askerler ‘anlaşılmaz’ bir kararla binlerce masum erkek, kadın ve çocuk savunmasız insanı dünyanın gözü önünde Sırpların eline teslim etti. Ratko Mladiç'e bağlı Sırp çentik birlikleri masum insanları otobüslere ve kamyonlara doldurulup ormanlık alanlarda veya fabrikalarda katletti. Srebrenitsa’da 12 bin kişi hayatını kurtarmak için uzun bir yola koyuldu. Nitekim Srebrenitsa’da kalan, yaşı 10’dan büyük tüm erkekler toplu bir şekilde katlediliyor, kadınlara tecavüz ediliyordu. Erkek, kadın ve yaşlılar ormandan Tuzla’ya kaçmaya çalıştı. Kaçanların sadece 3 bini kurtulabildi. Adını kurtuluş yürüyüşü koydukları yolda onları Sırp askerler bekliyor ve katlediyordu. Kurtulabilenler beş günün ardından Tuzla’ya varabilenlerdi. Yolda yakalananlar Podrinje’de infaz edildi. Srebrenitsa’da ve Tuzla yolunda 10 gün içerisinde katledilen insan sayısı 10 binden fazla.

Katliamın üzerinden 15 yıl geçti, ancak hâlâ toplu mezarlar ortaya çıkarılmaya devam ediyor. Mezarlarda bulunan cesetlerin kimlikleri ise DNA incelemelerinin ardından belirlenebiliyor. Bosna-Hersek’te, katliamın yapıldığı 11 Temmuz’da her yıl büyük anma törenleri düzenleniyor. Bu sene toplu mezarlardan çıkarılan ve kimlik tespiti yapılan 775 kişi daha törenle toprağa veriliyor. Srebrenitsa yakınlarında bulunan 13 ayrı toplu mezarda binlerce Boşnak erkeğine ait ceset bulundu. Srebrenitsa’da katliama uğrayan 2 binden fazla Boşnağa ise hala ulaşılamadı. Srebrenitsa katliamının en dramatik yanlarından biri ise katliamın başaktörlerinden Ratko Mladiç’in hala yakalan(a)mamış olması. Mladiç’in çok uzun yıllardır Sırbistan’da yaşadığı bilinmekte.

http://srebrenitsa.ihh.org.tr
Logged
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #3 : Temmuz 14, 2010, 11:07:01 ÖS »

Alıntı
Srebrenitsa Katliamı II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’da gerçekleşmiş en büyük toplu katliam olarak tarihe geçti. Katliam aynı zamanda Avrupa’da ilk kez hukuksal olarak belgelenen soykırım olarak da biliniyor.


duyarlılığın ve hatırlatman için


dünyanın her yerinde dökülen müslüman kanı ne zaman bitecek

tabi inananlar bencilleştikçe bu katliamlar dinmeyecektir
« Son Düzenleme: Temmuz 14, 2010, 11:09:03 ÖS Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #4 : Temmuz 15, 2010, 12:33:57 ÖS »

http://mazlumlarvezalimler.files.wordpress.com/2009/01/_41292381_srebrenitsa_prayer_400.jpg
Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...

Srebrenitsa Katliamı'nı Unutmadık... Unutmayacağız...
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: