Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1] 2   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Rumeysa bacımıza ve yavrusuna dua  (Okunma Sayısı 1154 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7654



« : Aralık 11, 2009, 04:00:08 ÖS »

Değerli İslam Afakı sakinleri,Rumeysa kardeşimiz doğum yapmıştır.

Doğumu problemli olduğu için çocuğu yoğun bakımdadır.

Bütün kardeşlerimizden Rumeysa için duacı olmalarını,Allah-u Tealadan acil şifalar niyaz etmelerini istirham ederiz.

Rabbimiz yavrumuza sağlık sıhhat içinde hayırlı ömürler versin.

Rumeysa bacımızada acil şifalar diler en kısa zamanda aramızda görmek isteriz.
Logged

VuSLaT
özel üye
Buraya bağlanmış.
***

Karma: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 212



WWW
« Yanıtla #1 : Aralık 11, 2009, 07:19:43 ÖS »

 ALLAH RAZI OLSUN YAKUP BEY HABERDAR ETTİĞİNİZ İÇİN......
CANIM ablam için hem sevindim hemde üzüldüm....
RABBİM evladını ona bağışlasın ve en kısa zamanda sağlığına kavuşsun inşallah....
RABBİM ikisinede sağlık sıhhat versin....Bu arada bende teyze oldum ne mutlu...

CANIM ablacım benim......RABBİM uzun ömürler versin ikinizede......analı babalı büyütün yavrunuzu inşallah.....
Logged

Sabret Can; üzülme sevmeyen gitsin....
Niçin ağlarsın?
Duâ et RABBİM seni terketmesin....
İşte O terkederse sen gerçekten bitersin..!

selvi
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 2190


« Yanıtla #2 : Aralık 11, 2009, 08:39:43 ÖS »

canım  rumeysacım senin adına çok ama çok sevindim bebegin adına üzüldüm zaten sana dua ediyordum duamın temposunu artıracam  canımmm hayırlı olsun  hayırlı ızun ömürler versin Rabbimiz ŞEFİ ismiyle şifalar ihsan etsin hemencecik kucagında olsun bebgin canımm.... sen ve bebek eve döndüğünüzde karşılama töreni yaparız inşallah  hayırlı haberlerinizi bekliyoruz Allaha emanet olun 
« Son Düzenleme: Aralık 11, 2009, 08:42:02 ÖS Gönderen: selvi » Logged



Eğer yürüdüğünüz bir yolda hiç engel yoksa, o yol sizi hiçbir yere götürmez.
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7654



« Yanıtla #3 : Aralık 12, 2009, 02:39:20 ÖS »

Arkadaşlar,
Rumeysa'yı dualarımızda unutmayalım inşaallah.


Artık duadan başka yapılabilecek bişey kalmadı.

rızası için dualarımızda kardeşimizi hatırlayalım.
Logged

Faruk
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Aralık 12, 2009, 07:56:17 ÖS »

         
http://img357.imageshack.us/img357/5044/gemiolsun20ip1.gif
Rumeysa bacımıza ve yavrusuna dua



selamün aleykum
       cc yar ve yardımcınız olsun kardeşim.
      inşaallah Rabbimiz hakınızda hayırlısını verir.
« Son Düzenleme: Aralık 13, 2009, 08:03:29 ÖÖ Gönderen: Faruk » Logged
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #5 : Aralık 13, 2009, 08:46:06 ÖÖ »

Rabbim hepinizden razı olsun
şu anda o kadar duaya ihtiyacım varki anlatamam
ne olur dualarınızı  eksik etmeyin
bebeğim erken olduğu için küvezde ve solunum cihazı ile nefes alabiliyor
ufacık bedeni ile yaşamaya gayret ediyor ve yapabileceğimiz tek şey dua etmek
anne baba olarak elden birşey gelmemesi çok zor
beni hastaneden çıkardılar onu tek başına en emin olan rabbime emanet ederek çıktım
görmek yasak bir parçam orada ve ben kucağıma alamadım hatta göremiyorum
sadece dua dua dua........
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7654



« Yanıtla #6 : Aralık 13, 2009, 05:03:21 ÖS »

Bizler dualarımızla hep senin yanında olacağız bundan emin ol.
Rabbimiz sana yavrunu bağaışlayacaktır.
Her  zaman dualarımızdasın.
Logged

ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #7 : Aralık 13, 2009, 05:37:00 ÖS »

http://img268.imageshack.us/img268/9149/61885929.jpg
Rumeysa bacımıza ve yavrusuna dua
şimdilik avuçlarıma alamıyorum gülü,

dikenlerini avuçlayabiliyorum.

razı oluyorum can’ımın yanmasına;

can’ımı yakıyorum avuçlarımı sıkarak…/



ey benim sîne-i nurum,

ey benim nûr-u aynım,

ey benim sabrı cemîl’im,

ey avuçlarımı dikenlerine rağmen kendine toprak bildiğim gül’üm,

şimdilerde yakubî bir soluktur içime çektiğim,

dilimin kıyısına dokunan, bir baba yüreğinin niyazı kadar beyaz;

“artık bana güzel bir sabır yakışır!”

dilim, yusuf’umu besleyen bir dua için dokunur söze.

bir yusuf kuyumda ağlar, arşta yükselirken adı

bir yusuf nazarımdaki kıymetini bilmez, eza olurken ahvali sol yanıma…

bir yusuf, yusufluğunu bilmez;

ve ben korkarım bir hasetlik canına dokunur yusuf’un diye…

ben korkarım karanlık eza olur yüreğe diye…



ey benim derûnumdaki sevda,

yarınlarıma dair hüsn-ü zannım,

hatrına niyaza dokunur dilim her dem,

hatrına yüreğim buruk heyecanlar yaşar doğan günle,

hatrına boyun bükerim sevgili’ye,

hatırı sayılır olurum diye yar nazarında..



ey benim avuçlarımı kanatan sevda,

derinliğim kadardır avuçlarımda açtığın yara,

ne içimi imar ediyorsun sevinçle,

ne de sûretime mutluluğun resmini çizebiliyorsun.

ben üzerine titriyorum bir çocuk gibi,

büyümeni istiyorum,

büyütmeni istiyorum beni yâr nazarında..



ey benim lisanını hala anlayamadığım sevda,

sükûtun dağlar gibi içimde,

rengin gece misali.

leyl’im der susarım şimdilerde -sen gibi-,

yücelirim “yâr” makamına diye…



ey cemil’in letafeti,

yûsufî güzellikte değil sûretim

yakub kadar sabırlı da değilim,

ama bilirim ki içimde büyürsen;

sultanı olacağım bir beldenin.

gözlerim aydınlanacak,

aydınlık olacağım mısır’a..



ey içimdeki sevda,

içimin nil’i olursan, ereriz huzura;

can oluruz bir kurak beldeye…








« Son Düzenleme: Aralık 13, 2009, 05:41:19 ÖS Gönderen: Yakup » Logged

ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #8 : Aralık 14, 2009, 10:36:46 ÖS »

وَاصْبِرْنَفْسَكَ مَعَ الَّذينَ يَدْعُونَ رَبَّهُمْ بِالْغَدوةِ وَالْعَشِىِّيُريدُونَ وَجْهَهُ وَلَا تَعْدُ عَيْنَاكَ عَنْهُمْ تُريدُ زينَةَالْحَيوةِ الدُّنْيَا وَلَا تُطِعْ مَنْ اَغْفَلْنَا قَلْبَهُ عَنْذِكْرِنَا وَاتَّبَعَ هَويهُ وَكَانَ اَمْرُهُ فُرُطًا
KEHF/ 28: Nefsince de, sabah akşam rızasını isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabretSen dünya hayatının süsünü isteyerek onlardan gözlerini ayırmaKalbini, bizi anmaktan gafil kıldığımız, nefsinin kötü arzusuna uymuş ve işi hep aşırılık olan kimseye uyma

قُلْيَا عِبَادِ الَّذينَ امَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْ لِلَّذينَ اَحْسَنُوا فىهذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌ وَاَرْضُ اللّهِ وَاسِعَةٌ اِنَّمَا يُوَفَّىالصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ
ZÜMER/ 10: Ey Muhammed! Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkun Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardırAllah'ın yeryüzü geniştir Ancak sabredenlere mükafatları hesapsız ödenecektir

وَلَنَبْلُوَنَّكُمْبِشَىْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِوَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرينَ
BAKARA/155: Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğizMüjdele o sabredenleri!

اَلَّذينَ اِذَا اَصَابَتْهُمْ مُصيبَةٌ قَالُوا اِنَّا لِلّهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ
BAKARA/156: Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz 'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz" derler



    SABRET GÖNÜL SABRET

Ey gönül hayat süprizlerle doludur. Kimi zaman saadeti kaybetmenin hasretiyle kavrulurken kimi zaman da ummadığın bir saadetin tebessümüyle sürur bulursun.Çektiğin ıstıraplar elemler ve tarifsiz kederlere sabretmenin ateşiyle pişer bir zaman sonra o ateşte lezzet bulursunun.

Bu yüzden ey gönül,ateşten korkma Sabrın sineleri yakan o lahuti ateşinde piş ki lezzet bulasın. İşte ey gönül, çoğu bela ve musibetlerin değişmez kaderimiz olması bütün çabalarımıza rağmen korku ve endişenin o muziç çemberi içinde sabra mahkum edilişimiz, bu diyarda hep böyle mahzun kalışımız hep bundan Güneş yakacak meyveler sabırla olgunlaşacak

Tohum toprağın derinliklerinde sabra mahkum sen dünya denen şu çileler,elemler, ayrılıklar,hasretler yurdunda…Tohum, bir müddet toprağın karanlıklarında kalmaya tahammül edecek. Çürüyecek çürürken, canını toprağa katarken sabredecek, sabrın acısına katlanacak sonra filiz verecek hasretini çektiği gün ışığına kavuşacak bir ağaç olacak gökyüzünü kucaklayacak.

Sen de öylesin ey gönül Sen de korkunun endişelerin elemlerin zindanında kalmaya tahammül et. Acılara katlanmanın nice nimetlere hasret yaşamanın ateşinde pişecek lezzet bulacaksın. Hayat bulmakhayat vermek için

Ey gönül acılara sabret. Çünkü onlar seni kahretmek için değil sınamak, terbiye etmek kemale erdirmek için gelirler Hem de geçicidirlerebediyen kalmayacaklar. İmana ve ümide sarıl. Bil ki hiçbir gece ebedi değil her karanlığın sonunda bir fecir saklı.

Alemlerin Rabbi ne c.c.kalbin sahibine kulak ver ey gönül. Sabrı öğren gayesini anla.Ne olur gözlerin yaşarsa da dilin ancak Rabbinin razı olduğu söz söylesin. Bu yaşlara katlanmayı bil ey gönül varacağın menzil hatırına. Düşün ey gönlüm onları sana yönelteni düşün… Bu kutsi çileleri misafirleri olarak ağırla.Müminlerin o sözüne bütün ruhunla katıl. Bunu diline vird et aradığın her teselli onda saklı Onlar ki…Onlara bir musibet isabet ettiği zaman şöyle derler Biz Allaha aidiz ve elbette sonunda Ona döneceğiz.


Ve Peygamberini Peygamberleri düşün. Sabır onların ahlakı. Bak Yusufundan ayrı düşen gözü yaşlı Yakup Peygamber nasıl sabretmiş.Hz. Eyyub a.s. sabır ateşinde nasıl yanmış. Ve o sevgililer sevgilisi ve Onun mübarek sahabileri…Hüzün yıllarında Şibi muhasarasında TaifteTebükte Bedirde Uhudda Hendek savaşında sabır şerbetini nasıl yudum yudum içtiler. Bir adım sapmadan kalplerini sahibinden bir an ayırmadan nasıl ışıdılar nasıl ışık verdiler…Sakın sende yolundan şaşma ey gönül itaat et. İtaatında sabır ve sebat et.Zira bu yol sabırdan ibaret.

Sabrın zıddı aceledir.Acelenin meyvesi ise pişmanlıktır üzüntüdür ey gönül. Öyleyse çabalarının amellerinin mükaatını beklerken ne olur acele etme. Sabrın özündeki tevekkülü gör her şeyin sahibine dayanmayı öğren.Beklediğin ilahi yardım yalnızca sabrın sonunda gelecek ey gönlüm.Ama sakın tuzağa düşme tedbirsiz sabır çalışmadan yapılan tevekküle benzer. Önce tedbirinetedavine sarıl sonra sabret. Hiçbir müsibete ağır ve çekilmez gözüyle bakma.

Evet sabır acıdır ey gönlüm. Bunu en iyi sen bilirsin. Gelecekten ümidi beklentisi olmayan bir yürek bu acıya tahammül edemez bunu da bilirsin. Hangi ümit diye sorma bana bütün ümitler imanında saklı. İmanın var demek ki ümidin var. Gideceğin yer göreceğin cemal var. Senin menzilin var. Seni hasretle bekleyen cennet ehli var.Sana kucak açmış ebediyyet var.

Şimdi sus gönlüm. Sus ve teslim ol. Fani umutlarla tükenmekten vazgeç. Dünya buna değmeyecek kadar kısa. Sabır zamanı kısa. Bir şimşek ışığının parıltısı kadar kısa.

Unutma ey gönül burası dünya.. Sefası da fani cefası da…Fakat ebediyyet var ebedi vatan. Orada nankörler için hazırlanmış bir ateş mahzeni var ki orada sabah olmayacak horozlar da ötmeyecek. Orada sabretmek imkansız.

Öyleyse nankör olmaktan kork ve ey gönlüm, geçici elemlere ve imtihanlara sabret. Bilirim bu dünya bir imtihan yurdu bir zindan. Ama duvarlarında daima ümide kurtuluşa selamete açık iman ve ümit pencereleri var. Bu pencerelerden mesut geleceğini gör. Sen ki narin kanatlı bir kelebeksin.İlahi takdirin imtihanını minicik gövden de bulmuşsun. İlahi mukadderatın göklerinden gelen kaza oklarına hedefsin. Göklerin ve yerin yüklenmekten sakındığı emanet omuzlarında.

Bazen belin bükülecek dizlerin dermansız kalacak.Ama sakın sabrın tükenmesin ey gönlüm ruhunu ebediyete taşıyorsun.

Sabret gönül şurada karşı kıyıya ne kaldı Bu dünya zindanına muvakkaten mahkumsuN şükret ki müebbeden değil

Sabret gönlüm yol çok uzun değil az kaldı.....
« Son Düzenleme: Aralık 14, 2009, 10:49:34 ÖS Gönderen: Yakup » Logged

ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #9 : Aralık 14, 2009, 11:42:17 ÖS »

Bazı peygamberler ve onların kavimleriyle olan münasebetlerinden bahsettiği için Enbiya (Peygamberler) sûresi adını almıştır.
Rahman Rahim olan 'ın adıyla

1.İnsanları sorgulama (zamanı) yaklaştı, kendileri ise gaflet içinde yüz çeviriyorlar.

2.Rablerinden kendilerine yeni bir hatırlatma gelmeyiversin, bunu mutlaka oyun konusu yaparak dinliyorlar.

3.Onların kalpleri tutkuyla oyalanmadadır. Zulmedenler, gizlice fısıldaştılar: "Bu sizin benzeriniz olan bir beşer değil mi? Öyleyse, göz göre göre büyüye mi geleceksiniz?"

4.Dedi ki: "Benim Rabbim, gökte ve yerde söylenen-sözü bilir; O, işitendir, bilendir."   

5."Hayır" dediler. (Bunlar) Karmakarışık düşlerdir; hayır, onu kendisi uydurmuştur; hayır o bir şairdir. Böyle değilse, öncekilere gönderildiği gibi bize de bir ayet (mucize) getirsin."

6.Kendilerinden evvel yıkıma uğrattığımız hiçbir ülke (halkı) iman etmemişti; şimdi bunlar mı iman edecek?

7.Biz senden önce de kendilerine vahyettiğimiz erkekler dışında elçi göndermedik. Eğer bilmiyorsanız, o halde zikir ehline sorun. .

8.Biz onları, yemek yemez cesetler kılmadık ve onlar ölümsüz değillerdi

9.Sonra onlara verdiğimiz söze sadık kaldık, böylece onları ve dilediklerimizi kurtardık da ölçüsüz davrananları yıkıma uğrattık.

10.Andolsun, size (bütün durumlarınızı kapsayan) zikrinizin içinde bulunduğu bir kitap indirdik. Yine de akıllanmayacak mısınız?   
11.Biz, zulmeden ülkelerden nicesini kırıp geçirdik ve bunun ardından bir başka kavmi meydana getirdik.

12.Bizim zorlu-azabımızı hissettikleri zaman, oradan büyük bir hızla uzaklaşıp kaçıyorlardı.

13."Uzaklaşıp-kaçmayın, içinde şımarıp azdığınız refaha ve yurtlarınıza dönün; çünkü sorguya çekileceksiniz."

14."Yazıklar bize" dediler. "Gerçekten biz, zalimmişiz." 

15.Onların bu yakınmaları, Biz onları biçilmiş ekin, sönmüş ocak durumuna getirinceye kadar son bulmadı.

16.Biz, bir 'oyun ve oyalanma konusu' olsun diye göğü, yeri ve ikisi arasında bulunanları yaratmadık.

17.Eğer bir 'oyun ve oyalanma' edinmek isteseydik, bunu, Kendi Katımız'dan edinirdik. Yapacak olsaydık, böyle yapardık.   
18.Hayır, Biz hakkı batılın üstüne fırlatırız, o da onun beynini darmadağın eder. Bir de bakarsın ki, o, yok olup gitmiştir. ('a karşı) Nitelendiregeldiklerinizden dolayı eyvahlar size.

19.Göklerde ve yerde kim varsa O'nundur. O'nun yanında olanlar, O'na ibadet etmekte büyüklüğe kapılmazlar ve yorgunluk duymazlar.

20.Gece ve gündüz, hiç durmaksızın tesbih ederler.

21.Yoksa onlar, yerden birtakım ilahlar edindiler de, onlar mı (ölüleri) diriltecekler?

22.Eğer her ikisinde (gökte ve yerde) 'ın dışında ilahlar olsaydı, elbette, ikisi de bozulup gitmişti. Arşın Rabbi olan onların nitelendiregeldikleri şeylerden Yücedir.
 
23.O, yaptıklarından sorulmaz, oysa onlar sorguya çekilirler.   
24.Yoksa O'ndan başka ilahlar mı edindiler? De ki: "Kesin-kanıt (burhan)ınızı getirin. İşte benimle birlikte olanların zikri (kitabı) ve benden öncekilerin de zikri." Hayır, onların çoğu hakkı bilmiyorlar, bundan dolayı yüz çeviriyorlar.

25.Senden önce hiçbir elçi göndermedik ki, ona şunu vahyetmiş olmayalım: "Benden başka İlah yoktur, öyleyse Bana ibadet edin."

26."Rahman (olan ) çocuk edindi" dediler. O, (bu yakıştırmadan) Yücedir. Hayır, onlar (melekler) ikrama layık görülmüş kullardır.

27.Onlar sözle (bile olsa) O'nun önüne geçmezler ve onlar O'nun emriyle yapıp-etmektedirler.

28.O, önlerindekini ve arkalarındakini bilir; onlar şefaat etmezler (kendisinden) hoşnut olunandan başka. Ve onlar, O'nun haşmetinden içleri titremekte olanlardır.   
29.Onlardan her kim: "Gerçekten ben, O'nun dışında bir ilahım" diyecek olsa, bu durumda Biz onu cehennemle cezalandırırız. Zalimleri Biz böyle cezalandırırız.

30.O inkar edenler görmüyorlar mı ki, (başlangıçta) göklerle yer, birbiriyle bitişik iken, Biz onları ayırdık ve her canlı şeyi sudan yarattık. Yine de onlar inanmayacaklar mı?

31.Yeryüzünde, onları sarsmasın diye, sabit dağlar yarattık ve doğru gidebilsinler diye geniş yollar açtık.

32.Gökyüzünü korunmuş bir tavan kıldık; onlar ise bunun ayetlerinden yüz çeviriyorlar.   
33.Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı yaratan O'dur; her biri bir yörüngede yüzüp gidiyor.

34.Senden önce hiçbir beşere ölümsüzlüğü vermedik; şimdi sen ölürsen onlar ölümsüz mü kalacaklar?

35.Her nefis ölümü tadıcıdır. Biz sizi, şerle de, hayırla da deneyerek imtihan ediyoruz ve siz Bize döndürüleceksiniz.

36.İnkar edenler seni gördüklerinde, seni yalnızca alay-konusu ediyorlar (ve:) "Sizin ilahlarınızı diline dolayan bu mu?" (derler.) Oysa Rahman (olan )ın sözünü (kitabını) inkar edenler kendileridir.

37.İnsan aceleden (aceleci olarak) yaratıldı. Size ayetlerimi yakında göstereceğim. Şimdi hemen acele etmeyin.

38."Eğer doğruyu söylüyor iseniz, bu vaid (edilen günün sorgu ve azabı) ne zamandır?" derler.   
39.O inkar edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi püskürtemeyecekleri ve hiç yardım alamayacakları zamanı bir bilselerdi.

40.Hayır, onlara apansız gelecek de, böylece onları şaşkına çevirecek; artık ne onu geri çevirmeye güçleri yetecek ve ne onlara süre tanınacak.

41.Andolsun, senden önceki elçilerle de alay edildi, fakat içlerinden küçük düşürenleri, o alaya aldıkları (azap) sarıp-kuşatıverdi.

42.De ki: "Gece ve gündüz sizi Rahman (olan )tan kim koruyabilir?" Hayır, onlar Rablerini zikirden yüz çevirenlerdir.   
43.Yoksa Bize karşı kendilerini, engelleyerek koruyabilecek ilahları mı var? Onların kendi nefislerine bile yardıma güçleri yetmez ve onlar Bizden yakınlık bulamazlar.

44.Evet, Biz onları ve atalarını yararlandırdık; öyle ki, ömür onlara (hiç bitmeyecekmiş gibi) uzun geldi. Fakat şimdi, Bizim gerçekten yere gelip onu etrafından eksiltmekte olduğumuzu görmüyorlar mı? Şu halde, üstün gelenler onlar mı?

45.De ki: "Ben sizi yalnızca vahy ile uyarıp-korkutuyorum. Ancak sağır olanlar, uyarıldıklarında çağrıyı işitmezler."

46.Andolsun, onlara Rabbinin azabından 'bir ufak esinti' dokunacak olsa hiç tartışmasız; "Eyvahlar bize, gerçekten bizler zulme sapanlarmışız" diyecekler.    

47.Biz ise, kıyamet gününe ait duyarlı teraziler koyarız da artık, hiçbir nefis hiçbir şeyle haksızlığa uğramaz. Bir hardal tanesi bile olsa ona (teraziye) getiririz. Hesap görücüler olarak Biz yeteriz.

48.Andolsun, Biz Musa'ya ve Harun'a, takva sahipleri için bir aydınlık ve bir öğüt (zikir) olarak, hak ile batılı birbirinden ayıran (furkan)ı verdik.

49.Onlar, Rablerine karşı gayb ile (O'nu görmedikleri halde) bir haşyet içindedirler ve onlar, kıyamet saatinden 'içleri titremekte olanlardır.'

50.Bu, Bizim ona indirdiğimiz mübarek bir zikirdir. Şu halde onu inkar edecek olanlar siz misiniz?

51- Andolsun, bundan önce İbrahim'e rüşdünü vermiştik ve Biz onu (doğruyu seçme yeteneğinde olduğunu) bilenlerdik.

52- Hani babasına ve kavmine demişti ki: "Sizin, karşılarında bel büküp eğilmekte olduğunuz bu temsili heykeller nedir?

53."Biz atalarımızı bunlara tapıyor bulduk" dediler   

54- Dedi ki: "Andolsun, siz ve atalarınız apaçık bir sapıklık içindesiniz."

55- 'Sen bize gerçeği mi getirdin, yoksa (bizimle) oyun oynayanlardan mısın?"

56- "Hayır" dedi. "Sizin Rabbiniz göklerin ve yerin Rabbidir, onları Kendisi yaratmıştır ve ben de buna şehadet edenlerdenim."

57- "Andolsun 'a, sizler arkanızı dönüp gittikten sonra, ben sizin putlarınıza muhakkak bir tuzak kuracağım."

58- Böylece o, yalnızca büyükleri hariç olmak üzere onları paramparça etti; belki ona başvururlar diye.

59- "Bizim ilahlarımıza bunu kim yaptı? Şüphesiz o, zalimlerden biridir" dediler.

60- "Kendisine İbrahim denilen bir gencin bunları diline doladığını işittik" dediler.
   
61- Dediler ki: "Öyleyse, onu insanların gözü önüne getirin ki ona (nasıl bir ceza vereceğimize) şahid olsunlar."

62- Dediler ki: "Ey İbrahim, bunu ilahlarımıza sen mi yaptın?"

63- "Hayır" dedi. "Bu yapmıştır, bu onların büyükleridir; eğer konuşabiliyorsa, siz onlara soruverin."

64- Bunun üzerine kendi vicdanlarına başvurdular da; "Gerçek şu ki, zalim olanlar sizlersiniz (biziz)" dediler.

65- Sonra, yine tepeleri üstüne ters döndüler: "Andolsun, bunların konuşamayacaklarını sen de bilmektesin."

66- Dedi ki: "O halde, 'ı bırakıp da sizlere yararı olmayan ve zararı dokunmayan şeylere mi tapıyorsunuz?"

67- "Yuh size ve 'tan başka taptıklarınıza. Siz yine de akıllanmayacak mısınız?"   
68- Dediler ki: "Eğer (bir şey) yapacaksanız, onu yakın ve ilahlarınıza yardımda bulunun."

69- Biz de dedik ki: "Ey ateş, İbrahim'e karşı soğuk ve esenlik ol."

70- Ona bir düzen (tuzak) kurmak istediler, fakat Biz onları daha çok hüsrana uğrayanlar kıldık.

71- Onu ve Lut'u kurtarıp içinde, alemler (insanlık) için bereketler kıldığımız yere (ülkeye) çıkardık.

72- Ona İshak'ı armağan ettik, üstüne de Yakub'u; her birini salihler kıldık.

73- Ve onları, Kendi emrimizle hidayete yönelten önderler kıldık ve onlara hayrı kapsayan-fiilleri, namaz kılmayı ve zekat vermeyi vahyettik. Onlar Bize ibadet edenlerdi.   
74- Lut'a da bir hüküm ve ilim verdik ve onu çirkin işler yapmakta olan şehirden kurtardık. Şüphesiz onlar, bozulmaya uğrayan kötü bir kavimdi.

75- Onu rahmetimize soktuk, çünkü o, salihlerdendi.

76- Nuh da; daha önce çağrıda bulunduğu zaman, Biz onun çağrısına cevap verdik, onu ve ailesini büyük bir üzüntüden kurtardık.

77- Ve ayetlerimizi yalanlayan kavimden 'ona yardım edip-öcünü aldık'. Şüphesiz onlar, kötü bir kavimdi, Biz de onların tümünü suya batırıp boğduk.
 
78- Davud ve Süleyman da; hani kavmin hayvanlarının içine girip yayıldığı ekin-tarlaları konusunda hüküm yürütüyorlardı. Biz onların hükmüne şahid idik.   
79- Biz bunu (hükmü) Süleyman’a kavrattık, her birine hüküm ve ilim verdik. Davud ile birlikte tesbih etsinler diye, dağlara ve kuşlara boyun eğdirdik. (Bunları) Yapanlar Biz idik.

80- Ve sizin için ona, zorlu-savaşınızda sizi korusun diye, '(madeni) giyim-sanatını' öğrettik. Buna rağmen siz şükredenler misiniz?

81- Süleyman için de, fırtına biçiminde esen rüzgara (boyun eğdirdik) ki, kendi emriyle, içinde bereketler kıldığımız yere akıp giderdi. Biz herşeyi bilenleriz.

82- Onun için denizde dalgıçlık yapan ve bundan başka iş(ler) de gören şeytanlardan kimseleri de (emrine verdik). Biz onların koruyucuları idik.   
Logged

ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #10 : Aralık 14, 2009, 11:43:48 ÖS »

83- Eyüp de; hani o Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Şüphesiz bu dert (ve hastalık) beni sarıverdi. Sen merhametlilerin en merhametli olanısın."

84- Böylece onun duasına icabet ettik. Kendisinden o derdi giderdik; ona Katımız'dan bir rahmet ve ibadet edenler için bir zikir olmak üzere ailesini ve onlarla birlikte bir katını daha verdik.

85- İsmail, İdris ve Zü'l-Kifl, hepsi sabredenlerdendi.

86- Onları rahmetimize soktuk, şüphesiz onlar salih kimselerdi.   
87- Balık sahibi (Yunus'u da); hani o, kızmış vaziyette gitmişti ki; bundan dolayı kendisini sıkıntıya düşürmeyeceğimizi sanmıştı. (Balığın karnındaki) Karanlıklar içinde: "Senden başka İlah yoktur, Sen Yücesin, gerçekten ben zulmedenlerden oldum" diye çağrıda bulunmuştu.

88- Bunun üzerine duasına icabet ettik ve onu üzüntüden kurtardık. İşte Biz, iman edenleri böyle kurtarırız.

89- Zekeriya da; hani Rabbine çağrıda bulunmuştu: "Rabbim, beni yalnız başıma bırakma, sen mirasçıların en hayırlısısın."

90- Onun duasına icabet ettik, kendisine Yahya'yı armağan ettik, eşini de doğurmaya elverişli kıldık. Gerçekten onlar hayırlarda yarışırlardı, umarak ve korkarak Bize dua ederlerdi. Bize derin saygı gösterirlerdi.   
91.Irzını koruyan (Meryem); Biz ona Kendi ruhumuzdan üfledik, onu ve çocuğunu insanlığa bir ayet kıldık.

92-Gerçekten, sizin bu ümmetiniz tek bir ümmettir. Ben de sizin Rabbinizim, öyleyse Bana ibadet ediniz.

93.Onlar, işlerini kendi aralarında parça parça dağıttılar (dinlerinde bölünmeler yaptılar); hepsi Bize döneceklerdir.

94.Artık kim, bir mü'min olarak salih amellerde bulunursa, onun çabası için (karşılık olarak) küfran (nankörlük) yoktur. Şüphesiz Biz, onun yazıcılarıyız.

95.Yıkıma uğrattığımız bir ülkeye (tekrar dünya hayatı) imkansız (haram)dır; hiç şüphesiz onlar, (dünyaya) bir daha geri dönmeyecekler.

96.Yecuc ve Mecuc (un sedleri) açıldığında, onlar her bir tepeden akın ederler;   
97.Gerçek olan va'd yaklaşmıştır, işte o zaman, inkar edenlerin gözleri yuvalarından fırlayacak: "Eyvahlar bize, biz bundan tam bir gaflet içindeydik, hayır, bizler zalim kimselerdik" (diyecekler).

98.Gerçekten siz de, 'ın dışında taptıklarınız da cehennemin odunusunuz, siz ona varacaksınız.

99.Eğer onlar (gerçek) ilahlar olsalardı, ona girmeyeceklerdi. Oysa onların tümü içinde temelli kalıcıdırlar.

100.Orda kendileri için, 'kemikleri çatırdatan inlemeler' vardır. Onlar orda işitmezler de.

101.Ama Bizden kendilerine güzellik geçmiş bulunanlar; işte, onlar, ondan uzaklaştırılmışlardır.

102.Onun uğultusunu bile duymazlar. Onlar nefislerinin arzuladığı (sayısız nimet) içinde ebedi kalıcıdırlar.   
103.Onları, o en büyük korku hüzne kaptırmaz ve: "İşte bu sizin gününüzdür, size va'dedilmişti" diye melekler onları karşılayacaklardır.

104.Bizim, göğü kitabın sahifelerini katlar gibi katlayacağımız gün, ilk yaratmaya başladığımız gibi, yine onu (eski durumuna) iade edeceğiz. Bu, Bizim üzerimizde bir vaiddir. Elbette, Biz yapıcılarız.

105.Andolsun, Biz zikirden sonra Zebur'da da: "Şüphesiz Arz'a salih kullarım varisçi olacaktır" diye yazdık.

106.Gerçek şu ki kulluk eden bir topluluk için bunda (Kur'an'da) 'açık bir mesaj' (veya gerçek bir çıkış yolu) vardır.

107. Biz seni alemler için yalnızca bir rahmet olarak gönderdik.

108.De ki: "Gerçekten bana: -Sizin İlahınız yalnızca bir tek İlah'tır" diye vahyolunuyor; artık siz Müslüman olacak mısınız?"   
109.Buna rağmen yüz çevirecek olurlarsa, de ki: "Size eşitlik üzere açıklamada bulundum. Tehdit edildiğiniz (sorgu ve azap günü) yakın mı, uzak mı, bilemem."

110."Şüphesiz O, sözün açıkta söylenenini de bilmekte, saklamakta olduklarınızı da bilmektedir."

111."Bilemem; belki bu (sürenin açıklanmaması), sizin için bir (fitne) denemedir, (belki de) belli bir vakte kadar yararlanma (meta)dır."

112.(Resulullah) Dedi ki: "Rabbim, hak ile hükmet. Bizim Rabbimiz, sizin her türlü nitelendirmelerinize karşı yardımına sığınılan Rahman (olan )dır.
Logged

Faruk
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Aralık 14, 2009, 11:58:22 ÖS »

Ruveyda kardeşimizden alıntıdır
قُلْيَا عِبَادِ الَّذينَ امَنُوا اتَّقُوا رَبَّكُمْ لِلَّذينَ اَحْسَنُوا فىهذِهِ الدُّنْيَا حَسَنَةٌ وَاَرْضُ اللّهِ وَاسِعَةٌ اِنَّمَا يُوَفَّىالصَّابِرُونَ اَجْرَهُمْ بِغَيْرِ حِسَابٍ
ZÜMER/ 10: Ey Muhammed! Tarafımdan söyle: "Ey iman eden kullarım! Rabbinizden korkun Bu dünyada güzellik yapanlara bir güzellik vardırAllah'ın yeryüzü geniştir Ancak sabredenlere mükafatları hesapsız ödenecektir
وَلَنَبْلُوَنَّكُمْبِشَىْءٍ مِنَ الْخَوْفِ وَالْجُوعِ وَنَقْصٍ مِنَ الْاَمْوَالِوَالْاَنْفُسِ وَالثَّمَرَاتِ وَبَشِّرِ الصَّابِرينَ
BAKARA/155: Çaresiz biz sizi biraz korku, biraz açlık, biraz da mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile imtihan edeceğizMüjdele o sabredenleri!
اَلَّذينَ اِذَا اَصَابَتْهُمْ مُصيبَةٌ قَالُوا اِنَّا لِلّهِ وَاِنَّا اِلَيْهِ رَاجِعُونَ
BAKARA/156: Onlar başlarına bir musibet geldiği zaman: "Biz 'a aidiz ve sonunda O'na döneceğiz" derler
Logged
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #12 : Aralık 18, 2009, 12:37:59 ÖS »

Selamünaleyküm
kardeşlerim ne olur dua edin dualarınıza okadar ihtiyacım varki anlatamam
bebeğim hala küvezde solunum cihazına bağlı başka hastaneye sevk ettik
hergün gidip görebiliyorum tenine dokunabiliyorum okşayabiliyorum
bir görseniz ben dokunur dokunmaz o bitkin bacaklarını ellerini oynatmaya çalışıyor
anlıyor annesinin onu okşadığını  şimdi kafasında kanama görüldü çaresizim duaya ihtiyacım var
dua ve ağlamaktan başka birşey gelmiyor elimden sizlerden de dua bekliyorum
o kadar çaresiz ve acizimki
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
sencer2007
Moderatör
Buraya bağlanmış.
****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 218



« Yanıtla #13 : Aralık 18, 2009, 07:55:36 ÖS »

Aile boyu heran dualarımızdasınız.inş bir an önce oğlun iyileşir.benim ablam metanetlidir.her türlü güçlüğü aşar ve ferah mutlu günlere ulaşır.'ım seher ablamın yavrusunu kendisine ve bizlere bağışla ve bir an önce sağlıklı bir şekilde kucağına almasını nasip eyle ya RABBİ...Amin.
Logged

hanne
Ara Sıra Uğrar
*

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 16



« Yanıtla #14 : Aralık 20, 2009, 12:50:25 ÖÖ »

halacım geçmiş olsun
inşallah kuzenimi görebilirim. (tabiki senden sonra) inşallah biran önce hastaneden çıkar... 
Logged

Akıllı adam aklını kullanır. Daha akıllı adam başkalarının da aklını kullanır.
Bernard Shaw
Sayfa: [1] 2   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: