Rüya ile amel edilir mi? Kişinin gördüğü sadık rüya, yol gösterici, yönlendirici, bazan da teselli edici olmakla beraber, rüya bilgi vasıtalarından biri olarak kabul edilmez. Çünkü insan, rüyasının sadık olduğunu çoğu kere ancak o rüya gerçekleştiğinde bilebilir. Nitekim görünüşte güzel nice rüyalar vardır ki, o kişinin hayatı boyunca gerçekleşmemekte ve nefsin bir arzu ve temmenîsinin rüyaya yansımasından ibaret kalmaktadır.
Kur'an-ı Kerimde Hz. İbrahim'in rüyasına yer verilir. Hz. İbrahim rüyasında oğlunu kurban ettiğini görür. Bunu oğluna anlattığında, oğlu tam bir teslimiyetle, "Babacığım, sana emredileni yap. İnşaallah beni sabredenlerden bulacaksın" der. (Saffat, 102-107). Hz. İbrahim buna teşebbüs eder. Ama İlâhî irâde, İsmail'in kurban edilmesi değil, baba- oğulun imtihan edilmeleri olduğundan, Hz. İbrahim semadan gelen bir koç hediyesiyle taltîf edilir, İsmail yerine onu keser.
Burada şu noktayı unutmamak gerekir:
[BLOCKQUOTE]
"Peygamberlerin rüyası vahiydir" (Buhari, Vudu, 5).
[/BLOCKQUOTE]
Onun için şeytan onların rüyasına müdahalede edip telkînde bulunamaz. Fakat diğer insanlar için böyle bir teminat söz konusu olmadığından, meselâ birisi rüyasında oğlunu kurban ettiğini görse, bu rüyayla amel edemez. Etse, evlâd katili olur.
Bir de, görülen rüya başkasını bağlayıcı bir hüküm getirmez. Meselâ, birisi "Ben rüyamda gördüm. Hz. Peygamber sizden şunları yapmanızı istedi" dese, bu rüya başkası için delîl sayılmaz. Zira ard niyetli kişilerce kötüye kullanıma sebep olabilir. Dolayısıyla “Hz. Peygamber sizden şunları yapmanızı istedi" denilen kimse “ben de aynı rüyayı görünce, denilenleri yaparım” deme hakkına sahiptir.
İmam-ı Rabbani'nin de dikkat çektiği gibi, “rüyalara itibar etmek ve onlara dayanmak doğru değildir.” (Mektubat, 32. Mektub)