|
Yakup
|
 |
« : Ağustos 07, 2008, 11:06:18 ÖS » |
|
Altıncı Özellik:
Altıncı özellik de: dünyada züht yaşantısı ve Ahireti, dünÂya hayatına tercih etmektir...
Bu özellik, Peygamberlerin daveti için gerekli olan bir Ö-zelliktir. Buna göre Peygamberlerin gayesi; dünyanın süsü ve ziynetiyle mal kazanmak değildir. İşte bundan dolayıdır ki büÂtün Peygamberler, dünyada nimetlenmeye ve orada büyük kimselerin yaşayışı şeklindeki bir yaşamaya güçleri yettiği halde, zor şartlar ve sıkıntı içerisinde yaşamışlardır...
Buna rağmen onlar, devamlı olanı (yani Ahiret hayatını), geçici olana (yani dünya hayatına) tercih etmişlerdir. Çünkü onlar, " katında olan daha iyi ve devamlı "Kasas: 28/60) ve " katında olan şeyler, iyi kimseler için daha hayırlıÂdır" (Ali İmrân: 3/198)' de geçenlere şüphesiz yekinen inanırÂlar ve bilirler. İşte bundan dolayı onlar dünyada zühd hayatı yaşamışlar ve Ahirette de makbul kimselerdendirler. Yüce AlÂlah, Peygamberlerin efendisi olan Hz. Muhammed (s.a.v)'e şöyle hitap etmektedir:
"Kendilerini imtihan etmek için, dünya hayatının süsü olarak bol bol geçimlik verdiğimiz kimselere sakın göz dikme! Rabbinin rızkı daha iyi ve daha devamlıdır."[Taha-131]
Resulullah (s.a.y)'in hanımları, Resulullah'tan, nafakalarıÂnı genişletmesini ve geçimlerini artırmasını istemekle; dünyaÂda bolluk, rahatlık ve güzel nimetler içerisinde yaşamakta olan diğer kadınlar gibi hareket etmek istemişlerdir...[Fizilal]
Ayrıca onlar Resulullah (s.a.v)'den, -bu, onların hayata göğüs germeleri için bir ders olması gerekirken- kendileri için gökten bir serbestlik indirmesini[Fizilal] istediklerinden dolayı Yüce , peygamberine, hanımları serbest bırakmasını şu sözüyle emretmiştir:
"Ey Peygamber! Eşlerine şöyle söyle: "Eğer dünya hayaÂtını ve süslerini istiyorsanız gelin size bağışta bulunayım ve güzellikle salıvereyim. Eğer 'ı, peygamberini ve ahiret yurdunu İstiyorsanız bilin ki, , içinizden iyi davrananlara büyük bir mü kafat hazırlamıştır."[Ahzab-28,29]
Bir adam Nebi (s.a.v)'e geldi ve o'na: "Ey 'ın ResuÂlü! 'a yemin.ederim ki, ben seni, gerçekten seviyorum", dedi. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v.), o adama:
- 'Ne söylediğine iyice bir bak!' buyurdu. Adam sözünü Resulullah (s.a.v)'e üç defa tekrarladı. Bunun üzerine Resulullah (s.a.v) o adama:
'Gerçekten beni'seviyorsan, korunmak üzere fakirliğe haÂzırlan. Şüphesiz ki fakirlik, beni sevene (dağdan ve tepeden) selin akması gibi varacağı yere süratle gelir.' buyurdu."[Tirmizi]
Üstad Ebu'I-Hasen en-Nedvî, "en-Nübüvvet ve'î-Enbiyâ" adlı kitabında konuyla ilgili olarak şöyle der:
"Peygamberlerin daveti, yalnıza dil ile ve yalnızca kendi ümmetlerine olmayıp aynı zamanda sadece ahirete, ahireti dünyaya tercih etmeye ve dünyanın mal ve mülkü ile kıymetiÂnin değersizliğine de değildi. Onların daveti, hem kendileri için ve hem de ümmetlerinin yaşantıları için, bir başlangıç ve bir yöntem idi. Ayrıca onlar, ahirete iman edenlerin ve yaşantıÂlarında davet üzere yürüyenlerin ilkleriydiler. Bundan dolayı onlar dünyada önem vermeyen ve yalnızca ahirete yönelen kimselerdi. Gerçekten de onlar, büyük makamlara ve (yaptıkÂları daveti) tehlikeye sokacak yerlere de önem vermemişlerdi. Üstelik onlar, kendilerini, davetleri yolunda adamışlardı....
Acaip konuları ortaya çıkaran, nefisleri büyüleyen, kalpleÂri; büyüklük ve heyecan ile dolduran, davet ve Peygamberlik yolunda yürüyenlere ışıklardan yüce bir ışık saçan Hz. PeyÂgamber (s.a.v)'in geçimi, kendi ve Ehli beytinin hayatı, tarih kitaplarında ve nebevi siyerde bilinmektedir. Davetçinin şiarı ve devamlı olanı şöyle demesidir: "Ey ım! Benim için sadece ahiret hayatı vardır, (dünya hayatı yoktur)." (Muhammet Ali Sabuni)
|