Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: PEYGAMBERLERİN DAVETLERİNİN ÖZELLİLERİ  (Okunma Sayısı 259 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7654



« : Ağustos 13, 2008, 01:18:58 ÖÖ »

                                  Yedinci özellik:
 

               Peygamberlerin davetlerinin yedinci özelliği ise, "İnsanla­rın arasına Tevhid akidesini yerleştirme ve gayba iman konu­sunu sağlarnlaştırmasıdır."

              Bu, bütün Peygamberlerin davetinde -gören gözler için-bütün açıklığıyla ve genişliğiyle ortaya çıkan apaçık özelli k-lerdetı biridir. Zira onların hepsinin mücadeleler inin temel noktası; insanların arasına "Tevhid akidesini" yerleşti rme, gayba iman konusunu sağlamlaştırma, 'ın vahdaniy etini yani birliğini ispat etmeye ve yaratıcının varlığım ortaya koymaya çalışmak olmuştur. Bundan dolayı Peygamberlerden her biri, Peygamber olarak gönderildiği kavmini putçuluk ve şirk tehlikelerinden sakındırmaya çalıştıklar mı görmekteyiz.

             Onlar, gönderildikleri toplulukları, birlemeye davet etmekte ve ibadeti, putlara vb. şeylere değil de ya lnızca O'na mahsus kılmaya çalışmaktadırlar. Sana Pe ygamberlerden her birinin kıssalarını haber veren Kur'ân-ı Kerîm ayetlerini bir dinleyin!... Tevhidin, onların davetlerinin nasıl temel noktası ve mücadelelerinin nasıl gayesi olduğuna iyi bir bak?.. Buna göre Kur'ân-ı Kerîm'in, Hz. Nuh (a.s) hakkında şöyle haber verdiğini bulursunuz:

                  "And olsun ki Nuh'u kavmine gönderdik. (Bunun üzerine Nuh onlara): 'Ey kavmim! 'a ibadet edin. Zira sizin, O'ndan başka ilahınız yoktur' dedi. "[Mü'minün-23]

               Yine Kur'ân-ı Kerîm'in, bu konuda Hz. Hûd (a.s) hakkın­da şöyle haber verdiğini bulursunuz:

             "Ad milletine de, kardeşleri Hûd'u (Peygamber) olarak gönderdik. (Hûd, onlara:) 'Ey Kavmim! 'a ibadet, e-din.Zira sizin O'ndan başka ilahınız yoktur' dedi"[Hud-50]

            Yine Kur'ân-ı Kerîm'in, Hz. Salih (a.s) ile ilgili şöyle ha­ber verdiğini görürsünüz:

           "Semûd milletine de, kardeşleri Salih 'i (Peygamber ola­rak) gönderdik. (Salih, onlara): 'Ey kavmim! 'a ibadet edin. Zira sizin, O'ndan başka ilahınız yoktur' dedi."[Hud-61]

           Ã®şte Kur'ân-ı Kerîm, bütün Peygamberlere dair bilgiyi, b i-ze, bu şekilde haber vermektedir. Zira Peygamberlerin birle ş-tikleri temel nokta; insanları, Tevhide davet e tmeleriydi. Hz. İbrahim (a.s)'a gelince ise en anlaşılır ve en açık bir şekilde onun daveti, Tevhid ve mücadelesi ise putçuluk olmuştur. Böylece onun, kavmi içerisindeki kimselerin akıllarını ve putlara tapanları akılsızlıkla suçlamadaki sert çıkışı nın sebebi or­taya çıkmaktadır. Nihayetin de ise onu, ateşin içerisinde yak­maya karar verdiler. Fakat Yüce , onu, kavminin tuza­ğından kurtarmıştır. Yüce bu konuda şöyle buyurmaktadır:

          "Biz: 'Ey ateş! İbrahim 'e karşı serin ve zararsız ol' dedik. Kavmi ise O'na, tuzak kurmak istedi. Fakat Biz, onları, hüsra­na uğrayanlardan kıldık."[Enbiy69,70]

          İşte böylece Peygamberler ile kavimleri arasında ge rçek risalet ve Tevhid daveti etrafında şiddetlenen mücadeleyi gÖ r-mekteyiz. Ama sonuç ise, Hakk'm zaferiyle, Peygamberlerin galibiyetiyle ve yalancıların helak olmasıyla sonuçlanacaktır... Yüce bu konuda şöyle b uyurmaktadır:

          "Andolsun ki, Peygamber olan kullarımıza; 'Onlar (dün-yada ve ahirette) şüphesiz ( tarafından) yardım görecek­lerine dair ve Bizim (tarafınıızdaki) ordumuzun şüphesiz galib geleceklerine dair' söz vermişizdir."[Saffat-171]

            Bu beşeri üstünlük, kıyamete kadar gönderilecek olan e1çiler olan 'ın kullan ve hak davetçileri için geçerlidir. Şanı Yüce bu konuda şöyle buyurma ktadır:

        Doğrusu Biz, Peygamberlerimize ve müminlere, dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri (kıyamet) gününde de yardım ederiz. O gün zalimlere, Özür beyan etmeleri (kend i-lerine) fayda sağlamaz. Lanet onlaradır. Yurdun kötüsü de onIaradrr."[Mü'min-51-52]
                                (Muhammet Ali Sabuni) 

« Son Düzenleme: Ağustos 13, 2008, 01:28:43 ÖÖ Gönderen: egeli » Logged

RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Online Online

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #1 : Ağustos 13, 2008, 01:21:51 ÖÖ »

                                 

          "Andolsun ki, Peygamber olan kullarımıza; 'Onlar (dün-yada ve ahirette) şüphesiz ( tarafından) yardım görecek­lerine dair ve Bizim (tarafınıızdaki) ordumuzun şüphesiz galib geleceklerine dair' söz vermişizdir."[42]

            Bu beşeri üstünlük,[43] kıyamete kadar gönderilecek olan e1çiler olan 'ın kullan ve hak davetçileri için geçerlidir. Şanı Yüce bu konuda şöyle buyurma ktadır:

        Doğrusu Biz, Peygamberlerimize ve müminlere, dünya hayatında ve şahitlerin şahitlik edecekleri (kıyamet) gününde de yardım ederiz. O gün zalimlere, Özür beyan etmeleri (kend i-lerine) fayda sağlamaz. Lanet onlaradır. Yurdun kötüsü de onIaradrr."[44]
                                (Muhammet Ali Sabuni) 



Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: