Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: PEYGAMBER SAV  (Okunma Sayısı 99 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 6
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1080



« : Kasım 05, 2009, 11:46:27 ÖÖ »

               PEYGAMBER SAV İSLAMİ DURUŞU
                   (İNSANLIĞA ÖRNEK)
Mekken' in tescilli müşrikleri de kendilerinden önce helak oluncaya kadar inkarda direnen kafir kavimler gibi Bize bir melek gönderilmeli değil miydi? diyen sınıfa dahil oldular.
Kur'an'ın haber verdiğine göre, Rasulullah'ı kastederek Bu nasıl peygamber! diyorlardı, yiyip-içiyor ve çarşılarda geziyor diyorlardı. İnsan olmak serapa kusurdu bu mantığa göre. Anlaşılan insan neslinden umut kesmiştiler. Aslında onlar kendilerinden umut kesmiştiler.İnsandan adam olmaz demeye getiriyorlardı, fakat bilinç altında Bizden adam olmaz demiş oluyorlardı.
Sonra altından bir saray yapsın dediler. Şu dağı altın etsin, Şu vadiyi altınla doldursun dediler. Göğe merdiven dayasın, Bize bir melekle görünsün vs. vs. dediler.
Onlar gerçekte bir peygamber değil, yeryüzünün tüm servetine hükmeden ihtişama gömülmüş bir imparator istiyorlardı.
Niçin olacak, onların gözünde Büyük adam olmanın ölçüsü altındı, paraydı, güçtü, saltanattı, ihtişamdı, iktidardı da onun için. Onlar sadece bu saydıklarımızın önünde eğilirler, bu saydıklarımızla insanlara boyun eğdirirlerdi. Bunun dışında, !a, anlama, ahlaka, erdeme teslim olmak onların kitabında yazmazdı.
Eğer istekleri gerçekleşse, onlara peygamber olarak bir melek gönderilse, veya diğer talepleri yerine gelse, inanacaklar mıydı dersiniz?
Kur'an bu soruya açık ve net bir biçimde, hayır diyor. Pazarlıkla başlayan bir sürecin sonu iman değil, alım-satım işlemi olurdu. Onun için de , onların bu tür taleplerini ciddiye almadı. Bu vahyi göndermiş olmamız onlara mucize olarak yetmedi mi? diye meydan okudu ve bu tavrı istiskal etti. Vahiy, Rasulullah da bu yönde inşa etti. O da onların bu tür taleplerini ciddiye almadı.
Ve Rasulullah'ın öz ellerinde terbiye olmuş sahabe de bu tavrı gösterdi. Örnek mi, örnek çok. İşte bir tanesi: İslâm ordusu Bedr'e giderken yolda bir bedevi rast gelir. Bedevi Hz. Peygamber'e; Sen Peygamber misin? der. Evet cevabını alınca, Rasulullah'ı bedevice bir teste tabi tutar: O halde devemin karnındakinin (cinsiyeti) nedir, bil bakalım?
Sizce, orada bulunan sahabe ne yapmıştır?
Mesela, bedeviyi ciddiye alıp Efendimizin cevabına kulak mı kesilmişlerdir? Bedeviye Biraz dur da vahiy insin mi demişlerdir. Hayır. Çünkü onlara göre Rasulullah'a böyle bir soru sormak abestir ve oradaki sahabeden biri (Seleme b. Selâme), duruma hemen müdahale ederek, O soruyu Rasulü'ne sorma. Bu tarafa gel bana sor, ben . diyerek adamı tersler. Adama verdiği cevabın sonu o kadar ağırdır ki, Rasulullah dahi Selâme'yi bu ağır ifadesinden dolayı kınamıştır.
Ya Vakıdi'nin ve İbn Hişam'ın naklettiği şu örneğe ne dersiniz? Rasulullah Tebük seferinde devesini kaybeder. Rasulü sebeplere tevessül ederek tüm imkanlarla devesini aratır. Bir münafık şu sözleri sarf eder:
Kendisinin peygamber olduğunu ve gökten haber aldığını söyleyen bir adam, kaybolan devesinin yerini bilmiyor, vallahi hayret!

Alın size üçüncü örnek: Rasulü vefat ettiğinde Bahreyn'de mukim Abdülkays kabilesi Eğer peygamber olsaydı ölmezdi diyerek dinden dönmüşlerdir.
Dürüst olalım: Mevcut peygamber tasavvuruyla, bugünün sıradan Müslümanı bu örneklerdeki düşünme biçiminden hangisine yakındır sizce?
Bir Müslümanın peygamber tasavvurunun bu örneklerden hangisine yakın olduğunu anlamanın en net yolu nedir, biliyor musunuz?

El-Cevap: Rasulü'nü öveyim derken gösterdiği gerekçeler ve deliller.
Kim neye talipse, Alemlere Rahmet olanda onu arar dersek, genelleme yapmış olur muyuz? Oluruz. O zaman değiştirelim ve kimseye haksızlık yapmamaya çalışalım: İnsan olmaya talip olan, peygamberimizin tarafından övülen insanlığını görür ve gösterir. Melekleşmeye talip olan (ki bu talebi sünnetullaha aykırı olduğu için hem gerçekleşmeyecek, hem de kendisini onulmaz yanlışlara sürükleyecektir), Rasulü'nde meleklik arar. Sahih haberler arasında buna örnek bulamazsa zayıflara, onlarda bulamazsa yalanlara sarılmakta bir beis görmez. Onlarda da bulamazsa, çoğu zaman görüldüğü gibi kendisi uydurma yoluna gider. Uydurduğuna müşteri olur, müşteri olduğunu uydurur.
Ve ortaya gerçeğiyle hiç alakası olmayan, 'ın seçtiğine ve Kur'an'ın tanıttığına benzemeyen efsanevi ve mutasavver bir
peygamber çıkar. Çıkar çıkmasına da, ne kendisinin onu örnek alıp ahlakını üretmek gibi bir derdi vardır, ne de davranışları üretilebilecek, adımları izlenebilecek kadar yeryüzüne ve insana yakındır.

Müminler! Gözünüzü ve kulağınızı dört açın! Kimse size Alemlere Rahmet olanın sırtından rüşvet vermeye kalkmasın. Bunu yapanları uyarın. Ama bu yola tevessül edenlere, Rasulullah aşkına, Rasulullah'ın
hassû alâ vücûhihimu't-turâb: yüzüne toprak saçın
tavsiyesini uygulayın. Bu Arap lisanında bir deyimdir: Onu beklentisinden mahrum edin manasına gelir. Size kim, Rasul'ünü örnek alın!,
Onu çağınıza taşıyın!, Onun ahlakını şimdi ve buradanızda yeniden üretin!, Onun mirası vahiydir: ona ihanet etmeyin, Onun misyonu risalettir, onu yerde bırakmayın! diyorsa, onu dinleyin, ona uyun!

Logged

Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 6
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1080



« Yanıtla #1 : Kasım 05, 2009, 11:49:36 ÖÖ »

: Hz. PEYGAMBER (S.A.V)’İN AHLÂKI
    
Hz. Peygamber’in Ahlakı ile İlgili Hz. Âişe’nin Söyledikleri
    
- Hz. Âişe’ye
“Bana Rasûlullahın ahlâkından haber ver!” dedim. Hz. Âişe
“Sen Kur’an okumuyor musun?” dedi.
“Evet, okuyorum” dedim. Hz. Âişe
“İşte onun ahlâkı Kur’an’dır” dedi.[1]
- Hz. Âişe’den Rasûlullahın ahlâkını sordum. “Onun ahlakı Kur’an’dı. O, Kur’an’ın razı olduğuna razı olur, Kur’an’ın kızdığına da kızardı” dedi.[2]
- Biz Hz. Âişe’ye
“Ey mü’minlerin annesi! Rasûlullahın ahlâkı nasıldı?” diye sorduk. O da daha önce geçen cevabı verdi. Bu nakilden sonra Hz. Âişe
“Sen el-Mü’minün suresini okumuyor musun? Onun birinci ayetinden onuncu ayete kadarını oku. İşte Rasûlullahın ahlâkı böyle idi” dedi.[3]
- Hz. Âişe
“Hiç kimse ahlak bakımından Rasûlullahtan daha güzel değildir. Onun ashâbından veya aile efradından kim onu çağırmış ise, o ona karşı “Buyurun, lebbeyk!” demiştir ve bunun için de “Kesinlikle sen büyük bir ahlâk üzerindesin” (Kalem: 68/4) buyurmuştur” diyor.[4]
- Hz. Âişe’ye
“Bana Rasûlullahın ahlakını haber ver?” dedim. Hz. Âişe
“Sen Kur’an’ı okumadın mı? Kesinlikle sen büyük bir ahlak üzerindesin” ayetini okumadın mı?” dedi..
Bir grup [üç] erkek Hz. Peygamber(sav)’in zevce-i pâklerinin hâne-i saâdetlerine gelerek Rasûlullah’ın (evdeki) ibadeti hakkında sordular. Sordukları ‎husus kendilerine açıklanınca sanki bunu az bularak: “Rasûlullah kim, biz kimiz? O’nun geçmiş ve gelecek bütün günahlarını affetmiştir. (Bu sebeple O’na az ibadet de yeter)” dediler. İçlerinden biri: “Ben artık hayatım boyunca her gece namaz kılacağım”, ikincisi: “Ben de hayatım boyunca hep oruç tutacağım, hiç bir gün terk etmeyeceğim”, üçüncüsü de: “Kadınları ebediyen terkedip, onlara hiç temas etmeyeceğim” dedi. (Durumdan haberdar olan) Hz. Peygamber onları bularak: “Sizler böyle böyle söylemişsiniz. Halbuki ’a yemin olsun ’tan en çok korkanınız ve yasaklarından en ziyade kaçınanınız benim. Fakat buna rağmen, bazan oruç tutar, bazan yerim; namaz da kılarım, uyurum da; kadınlarla beraber de olurum. (Benim sünnetim budur), kim sünnetimi beğenmez terk ederse benden değildir” buyurdu.
Mü’minler bu kıssalardan şunu iyice anlamalıdırlar .Bizler Peygamber efendimizin takipçileri olup,onun gibi yaşamamız lazımdır.O bir peygamber diyerek ona ulaşılmaz  ben bunları yapamam mantığı yanlış bir mantıktır.Netice itibari ile oda bir insandır ve insan özellikleri taşımaktadır.Biz insanlardan farkı ALLAH cc tarafından görevlendirilmesi ve vahye muhatab olmasıdır.ALLAH cc AHZAP suresindei 21 nolu ayetinde şöyle buyuruyor.(Andolsunki,Resulullah,sizin için,ALLAH’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve ALLAH’ı çok zikredenler için güzel bir örnektir.)
Bizler öncelikle Peygamber efendimiz gibi bir hayat yaşarsak Rabb’ımızın rahmetine kavuşuruz.Aksi halde başka birilerini taklid edersek bir çok yanlışlar yapabiliriz.Şu anda bazı Müslümanların birilerinin peşine takılıp ellerinde bir belge olmayan kişilere ve kuruluşların peşine takılıp gitmektedirler. cc bizleri sapıklıktan ve delalete düşmekten korusun ve peygamber efendimiz gibi islamı yaşamayı ve islamın mücadelesini vermeyi nasip etsin.Amin.
Logged

ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 11
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3489



« Yanıtla #2 : Kasım 15, 2009, 01:22:29 ÖÖ »

 
Logged
selvi
Moderatör
Hep Burda
****

Karma: 3
Online Online

Mesaj Sayısı: 527



« Yanıtla #3 : Kasım 15, 2009, 03:05:47 ÖÖ »

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: