Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Orucun ve Ramazan ayının fazileti  (Okunma Sayısı 236 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
güliçkimi
Ziyaretçi
« : Ağustos 14, 2009, 12:50:16 ÖÖ »

Orucun ve Ramazan ayının fazileti

Sual: Ramazan ayının önemi nedir?

     Mübarek Ramazan ayı, çok şereflidir. Bu ayda yapılan, nafile namaz, zikir, sadaka ve bütün nafile ibadetlere verilen sevap, başka aylarda yapılan farzlar gibidir. Bu ayda yapılan bir farz, başka aylarda yapılan yetmiş farz gibidir. Bu ayda bir oruçluya iftar verenin günahları affolur. Cehennemden azat olur. O oruçlunun sevabı kadar, ayrıca buna da sevap verilir. O oruçlunun sevabı hiç azalmaz.

       Bu ayda, emri altında bulunanların, işlerini hafifleten, onların ibadet etmelerine kolaylık gösteren âmirler de affolur, Cehennemden azat olur. Ramazan-ı şerif ayında, Resulullah, esirleri azat eder, her istenilen şeyi verirdi. Bu ayda ibadet ve iyi iş yapabilenlere, bütün sene bu işleri yapmak nasip olur. Bu aya saygısızlık edenin, günah işleyenin bütün senesi, günah işlemekle geçer.

     Bu ayı fırsat bilmeli, elden geldiği kadar ibadet etmelidir. ü teâlânın razı olduğu işleri yapmalıdır. Bu ayı, ahireti kazanmak için fırsat bilmelidir.

      Kur’an-ı kerim, Ramazanda indi. Ramazan-ı şerifte, iftarı erken yapmak, sahuru geç yapmak sünnettir. Resulullah bu iki sünneti yapmaya çok önem verirdi.

     İftarda acele etmek ve sahuru geciktirmek, belki insanın aczini, yiyip içmeye ve dolayısıyla her şeye muhtaç olduğunu göstermektedir. İbadet etmek de zaten bu demektir.

      Hurma ile iftar etmek sünnettir. İftar edince, (Zehebez-zama’ vebtellet-il uruk ve sebet-el-ecr inşaallahü teâlâ) duasını okumak, teravih kılmak ve hatim okumak önemli sünnettir.

     Bu ayda, her gece, Cehenneme girmesi gereken, binlerce Müslüman affolur, azat olur. Bu ayda, Cennet kapıları açılır. Cehennem kapıları kapanır. Şeytanlar, zincirlere bağlanır. Rahmet kapıları açılır. ü teâlâ, bu mübarek ayda Onun şanına yakışacak, kulluk yapmayı ve Rabbimizin razı olduğu, beğendiği yolda bulunmayı, hepimize nasip eylesin! Âmin. (Mektubat ,1.c. 45.m.)

      Açıktan oruç yiyen, bu aya hürmet etmemiş olur. Namaz kılmayanın da, oruç tutması ve haramlardan kaçınması gerekir. Bunların orucu kabul olur ve imanları olduğu anlaşılır.

     Ramazan-ı şerifte, oruç tutmak çok sevaptır. Özürsüz oruç tutmamak büyük günahtır. Hadis-i şerifte, (Özürsüz, Ramazanda bir gün oruç tutmayan, bunun yerine bütün yıl boyu oruç tutsa, Ramazandaki o bir günkü sevaba kavuşamaz) buyuruldu. [Tirmizi]
(Ama dini bir mazeret varsa oruç tutmamak günah olmaz.)

      Ramazanda oruç tutmak hakkındaki hadis-i şeriflerden birkaçı şöyle:
     Ramazan ayı mübarek bir aydır. ü teâlâ, size Ramazan orucunu farz kıldı. O ayda rahmet kapıları açılır, Cehennem kapıları kapanır, şeytanlar bağlanır. O ayda bir gece vardır ki, bin aydan daha kıymetlidir. O gecenin [Kadir gecesinin] hayrından mahrum kalan, her hayırdan mahrum kalmış sayılır. [Nesai]

      Ramazan ayında oruç tutmayı farz bilip, sevabını da ü teâlâdan bekleyerek oruç tutanın günahları affolur. [Buhari]

      Ramazan orucunu tutup ölen kimse, Cennete girer. [Deylemi]

       Ramazan ayı gelince, “Ey hayır ehli, hayra koş! Şer ehli, sen de kötülüklerden el çek” denir.  [Nesai]

      Ramazan bereket ayıdır. ü teâlâ bu ayda, günahları bağışlar, duaları kabul eder. Bu ayın hakkını gözetin! Ancak Cehenneme gidecek olan, bu ayda rahmetten mahrum kalır.  [Taberani]

      Ramazan-ı şerif ayı geldiği zaman, ü teâlâ meleklere, müminlere istiğfar etmelerini emreder. [Deylemi]

      Farz namaz, sonraki namaza kadar; Cuma, sonraki Cumaya kadar; Ramazan ayı, sonraki Ramazana kadar olan günahlara kefaret olur.) [Taberani]

    Peş peşe üç gün oruç tutabilenin, Ramazan orucunu tutması gerekir. [Ebu Nuaym]

     Ramazan orucu farz, teravih sünnettir. Bu ayda oruç tutup, gecelerini de ibadetle geçirenin günahları affolur.  [Nesai]

       Bu aya Ramazan denmesinin sebebi, günahları yakıp erittiği içindir. [İ.Mansur]

      Ramazan ayında ailenizin nafakasını geniş tutunuz! Bu ayda yapılan harcama, yolunda yapılan harcama gibi sevaptır.  [İbni Ebiddünya]

      Ramazanın başı rahmet, ortası mağfiret, sonu ise, Cehennemden kurtuluştur. [İ.Ebiddünya]

       İslam, kelime-i şehadet getirmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucunu tutmak ve haccetmektir.[Müslim]

      Cennetteki güzel köşkler, sözü hoş, selamı çok, yemek yediren, oruca devam eden ve gece namazı kılan kimselere verilir. [İbni Nasr]

       Oruç tutan müminin susması tesbih, uykusu ibadet, duası müstecap ve amelinin sevabı da çoktur. [Deylemi]

      Bilhassa oruçlu iken çirkin, kötü söz söylemeyin! Birisi size sataşırsa, ona “Ben oruçluyum” deyin!  [Buhari]

     Gerçek oruç, sadece yiyip içmeyi değil, boş ve hayasızca sözleri de terk ederek tutulan oruçtur.  [Hakim]

     ü teâlânın, gözlerin görmediği, kulakların işitmediği ve hiç kimsenin hayaline bile gelmeyen nimet dolu sofrasına, ancak oruçlular oturur.  [Taberani]

     yolunda bir gün oruç tutanın yüzünü, ü teâlâ yetmiş yıl ateşten uzaklaştırır. [Müslim]

   Temizlik imanın yarısı, oruç da sabrın yarısıdır. [Müslim]

   Oruçlu iken ölene, kıyamete kadar oruç tutmuş gibi sevap yazılır. [Deylemi]

   Oruç tutan, namaz kılan kimse, mükafatını kıyamette aklı kadar alır.[Hatib]

       Oruç şehveti keser. [İ. Ahmed]

      Mübarek vakitlerde, günahlardan titizlikle uzak durmalı, taatları, ibadetleri ve her çeşit hayratı artırmalıdır. Zira ü teâlâ, tarafından sevilen kimse, faziletli vakitlerde faziletli amellerle meşgul olur. Buğzettiği kul ise; faziletli vakitlerde kötü işlerle meşgul olur. Kötü işlerle meşgul olanın bu hareketi azabının daha şiddetli olmasına ve ü teâlânın, ona daha çok buğzetmesine sebep olur. Çünkü o, böyle yapmakla vaktin bereketinden mahrum kalmış ve onun hürmet ve şerefini çiğnemiş olur. (Mev'iza-i hasene)

    Sual: Günah işlememize şeytanlar sebep olduğuna göre, Ramazanda bağlı olan şeytanlar nasıl günah işletiyor?

     Günah işlememize yalnız şeytanlar değil, kendi nefsimiz de sebep olmaktadır. Nefsin zararı, şeytanınkinden çok fazladır. Nefsin her istediği kendi zararınadır. Ramazanda günah işleten, nefsimizdir. Bu ayda, şeytanlar bağlı olduğu için vesvese veremezler. Ramazanda esnemeler de şeytandan değildir. Asabi esnemeler, yorgunluk, uykusuzluk gibi hallerde meydana gelir.

Sual:  Oruçluyken ölene de bir ecir var mıdır?

Evet, ecri büyüktür. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:


Logged
güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ağustos 14, 2009, 10:52:05 ÖÖ »

   Hz. Resulullah(s.a.a) buyuruyor ki:

'Oruç cehennem ateşinden korunmak için bir kalkandır.'[1]
   İmam Sadık(a.s) şöyle buyurur: '-u TeÃlÃ, oruç benim içindir ve ben oruçlu kimseyi mükafatlandırırım, buyurMuştur.' [2]

    Yineİmam Sadık (a.s) buyuruyor ki: 'Oruçlu kimse Cennet bahçelerindenfadyalanır ve iftar edinceye kadar melekler onun hakkında dua ederler.'[3]

    Hz. Resul-i Ekrem(s.a.a) şöyle buyuruyor: 'Herkim sevabıiçin bir gün sünnet oruç tutarsa günah ve hatalarının bağışlanması farzolur.' [4]

    İmam Sadık (a.s) buyurMuşlardır ki: 'Oruçlu kimsenin uykusu ibadet, sükutu tesbih, ameli makbul ve duası müstecap olur.' [5]

    Resulullah'tan (s.a.a) şöyle naklediliyor: '-uTeâlâ buyurur ki: İnsanların bütün iyi amellerine on kattan yediyüzkata kadar sevap verilir, ancak sabırlı olma bunun dışındadır. Sabrınsevabını ben vereceğim. O halde sabrın sevabını sadece -u Teala bilir; sabır ise oruçtur.' [6]

Hz. Ali(a.s) Mirac gecesi Resulullah'ın (s.a.a) şöyle buyurduğunu naklediyor: 'Rabbim! İbadetin başı nedir? '-u Teâl' ibadetin başı sükut ve oruçtur' Cevabını verdi. Resulullah (s.a.a) 'Rabbim! Orucun etkisi nedir?' diye sorunca da -u Teâlâ şöyle buyurdu:

    'Orucunetkisi hikmettir ve hikmet marifete sebep olur ve marifet de yakineulaşmaya yol açar ve insan yakin derecesine ulaşınca artık zor veyarahat bir hayat yaşamaktan korkusu kalmaz.' [7]

Oruç müsbet vemenfi olmak üzere iki bölümden oluşan özel bir ibadettir. Birincibölümde yemek, içmek ve cinsel münasebet gibi meşru lezzetlerdenkendini sakındırmak, keza ve Resulü'ne (s.a.a) yalan istnat etmemek ve fıkıh kitaplarında geçen bazı şeyleri terketmek yer almaktadır.

   İkincibölüm, gerçekte bu ibadetin ruhu konumunda olan ihlas, niyet ve kurbetkastıdır. Orucun hakikati kurbet kastıyla kendini maddi lezzetlerdensakındırmak ve nefsini korumaya karar vermekten ibarettir; yeme, içme,cinsel münasebette bulunma, ve Resul'üne yalan isnat etme ise orucu batıl eden şeylerdendir.

     Fıkıhkitaplarında oruç hakkında yapılan tanım şöyledir: Bir kimse kurbet(Alemlerin Rabb'ine yaklaşma) kastıyla yemeden, içmeden, cinselmünasebetten, istimna (kendisinden meni çıkarmak)'tan, ve resulüne yalan istinad etmekten, tenkiye yapmaktan, başının tamamınısuya daldırmaktan, cenabet halinde (sabah ezanına kadar) kalmaktansakınırsa ibadeti sahihtir. Kaza ve keffaret de yerine getirmesigerekmez bu avam halkın orucudur.

       Ancak hadislerde kendinisakındırma dairesi yukarıda zikredildiği kadarıyla sınırlandırılmamış;bilakis çok daha geniş olarak beyan edilmiştir. Hadislerde, oruçluolmanın sadece yeme ve içmeyi terketmek demek olmadığı; bilakis gerçekoruçlunun, bütün organlarını günahtan sakındıran kimse olduğu önemlevurgulanmıştır. Yani gözü, kulağı, dili, eli, ayağı ve diğer azaları(uzuvları) onlarla ilgili günahlardan sakındırmalıdır ve bu ise 'ın halis orucudur.

      Bundandaha üstünü, en ihlaslı kulların orucudur. Bu makamda oruçlu olankimse, nefsini yeme, içme ve diğer günahlardan sakındırdığı gibikalbini de, 'ı anmaktan alıkoyan bütün düşüncelerden temizler daima 'ı anar. Kendisinin sürekli 'ın gözetiminde olduğunu derkeder. O'nu her zaman hazır ve nazır bilir. Kendini 'a misafir eder ve likaullah'a hazırlar. Buna birkaç hadisle örnek verelim:

İmamSadık (a.s) şöyle buyuruyor: 'Oruç sadece yeme ve içmeyi terketmeklegerçekleşmez. Oruç tuttuğun zaman kulağın, gözün, dilin, miden veşehvetin de oruçlu olmalıdır. Oruçlu olduğun zaman el ve şehvetini degünahtan sakındır, hayır dışında devamlı sükut et ve emrindekilerekarşı yuMuşak ol.' [8]

       Yine İman Sadık (a.s) buyuruyor ki: 'Oruçlu kimse gibi vakarlı ol ve 'ı zikretmek dışında elinden geldiği kadar sükut et, oruçlu olduğun günü iftar ettiğin gün gibi etme.' [9]

Hz.Resul-i Ekrem (s.a.a) bir hutbesinde şöyle buyuruyor: 'Her kim Ramazanayını sükut halinde oruç tutar da, kulağını, gözünü, dilini, şehvetinive vücudunun organlarını yalandan, haramdan ve gıybetten kurbet ('a yaklaşma) kastıyla korursa -u Teâlâ onu kendine mukarreb (yakın) kılar, öyle ki o adam Hz. İbrahim Halilullah(a.s) ile aslına bakılsın.' [10]

       İmamSadık (a.s) şöyle buyuruyor: 'Oruç sadece yemeden içmeden sakınmakdeğildir. Bilakis orucun tam ve mükemmel olması için (gözetilmesigereken) bir takım şartları vardır ki o da batınî sükuttan ibarettir.İmran kızı Meryem'in (s.a) insanlara 'ben 'aoruç tutmayı adadım. O halde bugün hiç kimseyle konuşmayacağım, yanioruçlu olduğum için sükut etmem gerekir' dediğini duymadın mı? O haldeoruçlu olduğunuz zaman dilinizi yalandan koruyun, gözlerinizi haramayumun, kavga ve çekememezlik etmeyin. Gıybetten, münakaşa ve yalandansakının. Birbirinize karşı suratınızı asmayın, ihtilaf etmeyin,öfkelenmeyin, küfretmeyin, ağzınızı bozmayın, cidal ve kavga etmeyin,zulüm ve sitemden sakının cahilce davranışlardan ahlaksızlıktan vebirbirinizi tardetmekten kaçının. 'ınzikrinden ve namazdan gafil olmayın. Sükuta, düşünmeye, sabretmeye,doğruluğa ve kötü kimselerden uzak durmaya riayet edin. Batıl sözden,yalandan, iftiradan, düşmanlık etmekten, kötü zandan, gıybetten vebaşkalarını çekiştirmekten sakının. Ahiret'i görün, 'ın vaadlerinin gerçekleşeceği günleri bekleyin ve likaullah için azık toplayın.

       Huzur,vakar huzu ve huşu gösterin ve mevlasından sahibinden korkan köleninzilletine düşmemeye özen gösterin, korku ve ümit halinde olun. Kalbinikusurlardan, içini hileden, bedenini pisiliklerden temizlersen ve 'tan başka her şeyden yüz çevirirsen, oruçla içini ve dışını 'ın nehyettiği şeyden temizleme vasıtasıyla O'nun velayetini kabul edersen, 'tan korkmanın hakkını içinde ve dışında eda edersen, oruçlu günlerinde nefsini 'abağışlarsan, kalbini O'nun için temizler de Hak TeÃlÃ'nın emirlerineamel etmeye onu memur edersen, bu şekilde oruç tutarsan gerçektenoruçlu olMuş, vazifene amel etmiş olursun. Kezâ, sana beyan edilenşeyden her ne kadar noksan bırakırsan orucun da o kadar noksan olur.Zira oruç sadece yiyip içmekten sakınmak demek değildir. Bilakis Teala bunu, orucu bozan diğer amel ve sözlere örtü ve perde kılmıştır.O halde oruç tutanlar ne az ve aç kalanlar ne kadar da çoktur?' [11]
Logged
dağaste
Sağlam Forumcu
****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 286


« Yanıtla #2 : Ağustos 14, 2009, 11:17:12 ÖÖ »

 
Logged
taha
Buraya bağlanmış.
***

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 185


« Yanıtla #3 : Ağustos 15, 2009, 04:16:58 ÖS »

 
Logged
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #4 : Ağustos 21, 2009, 05:27:43 ÖS »

 
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: