Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Müslümanlar Arasındaki Hukuksal Farklılıklar  (Okunma Sayısı 425 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9771



WWW
« : Aralık 13, 2008, 02:56:56 ÖÖ »

http://img0.bloggum.com/upload/lib/img/914/500/r_plqxpk8u32xevz6mr61i.jpg
Müslümanlar Arasındaki Hukuksal Farklılıklar


Müslümanlar Arasındaki Hukuksal Farklılıklar

Şimdi iki grup insandan bahsedeceğim: Birinciler önceki Peygamberlerin takipçileri, ikinciler Hz.Muhammed'in (s.a.v), takipçileri.
tarafından gönderilen ve bu yüzden uyulması gereken şeriata inanmış olan kim varsa Müslümandır. iki insan şeriatı kendilerine göre değişik şekillerde anlayabilir ve takip edebilirler. Ne kadar değişik olurlarsa olsunlar kendilerini Müslüman olarak isimlendirebilirler. Çünkü ikisi de 'ın emirlerini yerine getirdikleri bilinciyle hareket etmektedirler.
Böyle bir durumda işçilerden birisinin asıl kulun kendisi olduğunu, diğerininse olmadığını iddia etmeye hakkı var mıdır? iddia edebileceği tek şey 'ın emirlerini en iyi kendisinin anladığıdır. Fakat bu ona diğerlerini kulluktan atma (kâfir olarak kabul etme) yetkisi vermez. Böyle bir cüret gösteren kişi-ki gösterenler olmuştur- kendinde 'ın yetkilerini görür ve şu şekilde konuşabilir: "Nasıl 'ın emirlerini yerine getirmek zorundaysanız, benim anlayış şeklimi de kabul etmek zorundasınız. Eğer yapmazsanız sizi kendi gücümle 'a hizmetten men ederim."

Bu sebepten Hz.Muhammed (s.a.v), şöyle söylemiştir:

"Haksız yere bir Müslüman'a Kâfir damgası vuran kişinin suçlaması kendine döner." (Buhari, Müslim)

kullarından, başka bir insanın Müslüman olup olmadığı hakkında fikir yürütmelerini istememiştir. 'ın hükümlerini önemsemeyerek, yorum yapmakta ve yargılamakta ısrar eden, bir insanı afaroz etme gücüne sahip olduğunu sanan bir kişi aslında 'ın yanında kendisinin de küçük bir tanrı olduğunu söylemektedir. Bir başkasının Müslüman mı yoksa gerçekten bir kâfir mi olduğunu düşünmeden böyle cüretkar iddialarda bulunan kişi kâfir olma tehlikesiyle karşı karşıya gelir.
Kardeşlerim! Umarım Din ile Şeriat arasındaki önemli farkı iyice anlamışsınızdır ve 'a değişik şekillerde ibadet etmenin de Din'den çıkmak demek olmadığını kavramışsmızdır. Elbette ki belirli bir yolu takip eden bir insan 'ın ve Elçisi'nin ondan istediklerini yaptığına ve onların kendisini desteklediğine inanmalı ve 'ın kitabı ve Peygamberin sünneti'ni doğru anlamalıdır.

Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9771



WWW
« Yanıtla #1 : Aralık 13, 2008, 03:00:37 ÖÖ »

http://80.190.202.79/pic/i/isocom/xsgs60659tmoq8.gif
Müslümanlar Arasındaki Hukuksal Farklılıklar
http://80.190.202.79/pic/i/isocom/aa8fxln7.gif
Müslümanlar Arasındaki Hukuksal Farklılıklar
http://80.190.202.79/pic/i/isocom/xsgs60659tmoq8.gif
Müslümanlar Arasındaki Hukuksal Farklılıklar



Farklılığı Göz Önünde Bulundurmamak

Şimdi Din'le Şeriat arasındaki bu farklılığa dikkat etmemekten dolayı Müslümanların ne kadar büyük bir zarara uğrayacaklarını düşünün.
Müslümanlar arasında namaz kılmanın değişik şekilleri vardır. Ellerimizi göğsümüzün üstüne de yerleştirebiliriz, karnımızın üstüne de koyabiliriz. İmamın arkasında namaz kılarken Fatiha Suresi'ni okuyabilir ya da okumayız. Yüksek sesle ya da içimizden Amin diyebiliriz. Peygamberin de gerçekten aynısını uyguladığı bilinciyle, her birimiz kendince doğru olan bir yöntemi takip ederiz ve iddiamızı destekleyecek kanıtlarımız da vardır. Her birimiz Peygamberin eşit takipçileriyiz.
Fakat bazı insanlar Şeriat'ın ayrıntısındaki bu değişiklikleri, Din'in temel değişiklikleri sayarlar. Bu yüzden onlar kendi ayrı cemaatlerini ve kendi camilerini kurmuşlardır. Birbirlerine zarar vermişler, karşı fikirde olanları zorla camilerden atmışlar, hukuk savaşları yapmışlar, Müslüman ümmeti'ni parçalamışlardır. Bu da onları tatmin etmediği zaman, en küç bir bahaneyle birbirlerine kâfir, günahkar damgası yapıştırmışlardır. Böyle insanlar kendi anlayışlarını başkalarına zorla kabul ettirmedikçe mutlu olamazlar.
Hanefi, Şafii, Ehli Hadis gibi Müslümanlar arasında gördüğünüz mezhepler Kur'an'ı ve hadisleri mutlak otorite olarak kabul edip kendi anlayışlarına göre yorumlarlar. Bir mezhebin anlayışı doğru, diğerininki yanlış olabilir. Ben kendim de bu mezheplerden birindenim ve ona karşı olanlarla neyi, niçin doğru veya yanlış bulduğumu tartışıyorum.

Fakat insanın bir şeyi yanlış anlaması başkadır, dinden çıkarılması başkadır. Her Müslüman'ın Şeriat'ı anladığı gibi uygulamaya hakkı vardır. Eğer on Müslümanın onunun da değişik yöntemleri varsa, 'ın kurallarına itaat etmeleri gerektiğine inandıkları sürece Müslümandırlar. Onlar tek bir ümmet'i oluştururlar, başka cemaatler oluşturmak için bir sebep yoktur. Bu noktayı anlamayan insanlar ümmet'i basit nedenlerle parçalıyorlar, cemaatlerini ve camilerini ayırıyorlar, kendi toplulukları dışından evlenmekten ve sosyal ilişkiler kurmaktan kaçmıyorlar ve gruplarını kuruyorlar.


Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9771



WWW
« Yanıtla #2 : Aralık 13, 2008, 03:04:13 ÖÖ »

http://80.190.202.79/pic/i/isocom/204838ff5w8ihywlkl6.gif
Müslümanlar Arasındaki Hukuksal Farklılıklar


Mezhepçilik

Müslümanların mezhepçilik tarafından uğrayabilecekleri zararı tahmin edemezsiniz. Görünüşte Müslümanlar tek bir ümmettirler. Sadece Hindistan'da sekiz milyon Müslüman yaşıyor. Böylesine büyük bir topluluk gerçekten birlenip 'ın yol göstericiliğini herşeyin üstüne çıkarmak için beraber çalışmış olsa, bu dünyada kim karşılarına geçmeye cesaret edebilir? Fakat mezhepçilik ümmeti yüzlerce cemaate böldü ve gönülleri birbirinden ayırdı. En kötü zamanlarda bile Müslümanlar biraraya gelemiyorlar. Bir topluluk içinde olan bir Müslüman diğer bir topluluk içinde olan bir Müslümana karşı bir Hıristiyan ya da Museviye davrandığından daha önyargılı davranıyor. Bazen birbirlerini aşağılarken inançsızlık sınırlarına dayanıyorlar.

Müslümanları başkalarının hizmetinde görmek sizi şaşırtmasın. Hakettikleri budur. 'ın daha önce onlara söylediği ceza inmiştir:

",...(O) sizi bölümlere ayıracak ve birinizin şiddetini diğerine tattıracaktır." (En’am, 6/65)

Anlaşmazlık, birbirimizin kanını akıtmak, zorbalık ve baskıyla boyun eğdirmek, bütün bu cezalar bugün dünyanın her yerinde Müslümanları yokluyor.
Mezhep kavgalarının çok yaygın olduğu Pencap'ta bütün bu cezalar çok açık bir şekilde görülmektedir. Sonuç olarak sayıca çokluğunuza rağmen güçsüzsünüz. Durumunuzu iyileştirmek istiyorsanız, aranızdaki mezhep engellerini yıkıp kardeşçe yaşayın ve tek bir ümmet olun. Şafii, Sünnî, Hanefi, Ehli Hadis, Deobani, Barelvi diye ümmetlere bölmenin hiç bir dayanağı yoktur. Bu ümmetler cahilliğin bir ürünüdür. bizi tek bir ümmet olarak yarattı: Müslüman ümmeti.


Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7671



« Yanıtla #3 : Aralık 13, 2008, 03:30:49 ÖÖ »

 
Logged

ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5661



« Yanıtla #4 : Temmuz 25, 2009, 03:44:31 ÖS »

 
Logged

güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : Temmuz 25, 2009, 04:01:52 ÖS »

Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: