|
RUMEYSA
|
 |
« : Mayıs 12, 2010, 10:24:27 ÖS » |
|
 MÜSLÜMAN YALAN SÖYLEMEZ
Resulullah sallallahu aleyhi ve selem şöyle buyuruyor: “Sizi uyarıyorum! Yalandan sakının! Yalanın ciddisi şakası yoktur! Kişi yerine getirmeyeceği şeyi çocuğuna söylemesin. Çünkü yalan günaha, günah cehenneme götürür. (İbnu Mace)
Konuşmak insanın başlıca özelliklerindendir. azze ve celle, Adem aleyhisselamı yarattıktan sonra hem onunla konuşmuş hem konuşması için eşyaların isimlerini öğretmiştir. Ayrıca azze ve celle, peygamberleri aracılığıyla insanlarla konuşmuş ve konuştuklarının diğer insanlara konuşmak suretiyle iletilmesini istemiştir. Demek peygamberlerin görevi olan tebliğ, konuşmakla olur.
Ancak konuşma, usul ve adabına riayet edilerek yapılmalıdır. Adabına uymayan konuşmalar insanın aleyhine kayda geçer ve hesabı insandan sorulur. (Resulullah’ın tavsiyeleri)
Teâlâ şöyle buyuruyor: “…Söylemekte oldukları yalanlar sebebiyle de onlar için elîm bir azap vardır.”(Bakara: 10) “…Eğer yalan söylüyorsa ’ın laneti onun üzerine olsun.” (Nur: 7)
Yalan, ticaretin bereketini yok eder: Ebû Hâlid Hakîm bin Hizâm radiyallahu anh’den rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: “Satıcı ve alıcı (söz kesip) pazarlığı bitirdikten sonra birbirlerinden ayrılmadıkça alış-verişi bozup bozmamakta serbesttirler. Eğer onların her birisi karşılıklı olarak doğru söyler ise, alış-verişleri bereketli olur. Yok, eğer gizler ve yalan beyanda bulunurlarsa, alış-verişlerinin bereketi kalmaz.” (Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî)
Yalan söyleyerek veya malın ayıbını gizleyerek, daha doğrusu karşısındakini aldatarak para kazanmak mümkün ise de bu, Müslüman’ca bir tavır değildir. Zira Hz. Peygamber sallallahu aleyhi ve selem bir başka hadîs-i şerîfinde “Bizi aldatan bizden değildir” buyurmuştur (Müslim). O halde Müslüman’ın gerçek kazancı, bütün muamelelerinde Müslüman’ca yani dürüst davranmaktadır.
Bu açıdan bakıldığı zaman ticârî reklâmların çığırtkanlığa varmaması, yalan ihtivâ etmemesi, malın vasıflarını dosdoğru aksettirmesi gerekmektedir. Aksi halde büyük ölçüde bir aldatma söz konusu olur. Yalana dayalı reklâmlarla elde edilen servetlerin, eninde-sonunda elden çıkacağı, kimseye fayda vermeyeceği açıktır. Bu durum, sayısız misalleriyle ortadadır. (Riyazüssalihin tercemesi ve açıklaması)
Yalan, toplum hayatında büyük tahribatlara yol açar Fertleri yalancı olan bir toplumun aynı gaye etrafında toplanması mümkün değildir. Fertleri yalancı olan toplumda; komşuluk, ticaret, ahlak ve sosyal dayanışma ilişkileri sağlıklı olmaz. İlim, bilgi ve kültürün yayılması, adalet mekanizmasının sağlıklı yürümesi ve insan haklarının korunması ve savunulması mümkün olmaz. Dolayısıyla devlet-toplum ilişkisi de sağlam yürümez.
Yalan, toplum hayatında büyük tahribat yaptığı ve onulmaz yaralar açtığından dolayı Efendimiz aleyhisalatu vesselam onu münafıklığın alametlerinden saymıştır. Çok kolay ağızdan çıkan bir yalan, ailelerin perişan olmasına, dağılmasına, cinayetlerin işlenmesine, hatta ülkelerin savaşmasına ve binlerce insanın ölmesine sebep olabilir. (Resulullah’ın tavsiyeleri)
Tarihte ve günümüzde bunun örnekleri sayılamayacak kadar çoktur. Mesela: Yalan, İnsanoğlunun cennetten kovulmasına neden olmuştur…
Yalan, Hz. Yakub aleyhisselam’ın yıllarca evlat hasretini çekmesine ve ağlamaktan gözlerinin göremez hale gelmesine sebep olmuştur…
Yalan, Hz. Yusuf aleyhisselam’ın köle olarak satılıp uzun yıllar vatanından, ailesinden, baba sevgisi ve şefkatinden mahrum kalmasına sebep olmuştur…
Yalan, üçüncü İslam halifesi Hz. Osman radiyallahu anh’ın Kur’an-ı Kerim üzerinde mazlum bir şekilde şehid düşmesine neden olmuştur. O günden bu güne de İslam ümmeti artık belini doğrultamamıştır.
Yalan, Sahabe-i kiram’ın (radiyallahu anhum) arasında savaşların çıkmasına ve pak kanlarının akmasına neden olmuştur…
Yalan, Hz. Hüseyin radiyallahu anh ve beraberindeki ehl-i beytten takriben 70 kişinin Kerbela Meydanında büyük bir mazlumiyet ve mahrumiyet içerisinde şehadetlerine neden olmuştur…
Yalan, İslam ümmetinin darmadağın olup tefrikaya düşmesine, gurupçuklara ayrılmasına ve düşmanlar için yutulması kolay bir lokma haline gelmesine neden olmuştur…
Ve… Yalan, tüm insanlığın özellikle Müslümanların vahşice zulümlerin altında ezilmelerine sebep olmuştur…
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mayıs 12, 2010, 10:26:56 ÖS Gönderen: RUMEYSA »
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|