|
RUMEYSA
|
 |
« : Ekim 26, 2008, 10:37:54 ÖS » |
|
 Mum Yakmak: Mum Yakmak:
Türbe, mezar, tekke vb. yerlere mum yakma adeti, eski cahiliyet çağından kalma adetlerden biridir. Arkeologların çoğu bu adetin en ilkel ateş kültü ile ilgili olduğuna kanidirler. Yani "Ateşe tapınmaktan" kalma bir adet olduğu söylenilmektedir. Eski çağlarda yalnız "aziz" sayılanların değil, başka ölülerin de mezarlarında yahut öldükleri yerde mum veya ateş yakmak bir nevi kurban sayılırdı.
"Türbelerde kandil (mum) yakmak adeti Fenikelilerden intikal etmiş bir ananedir. Fenikeliler SUR şehrinin hamisi ve ilahı olan MELKÂRES'in heykeli önünde devamlı kandil yakarlardı"'2'.
Hıristiyanlıktan önceki Helenler ve Romalılar'ın da mezarlarında ve mezar taşları üzerinde meşaleler yaktıkları bilinmektedir. Bunlar Hıristiyan olduktan sonra da bu adetlerini bırakmamışlardır. Bu Paganizm kalıntısı adet, daha sonraları hıristiyan din adamları tarafından kitaba uydurulup, mum yakma şeklinde dini âyinlere sokulmuştur. Hıristiyan din adamlarının izahlarına göre güya bu âdet, ilk hıristiyanların karanlık mağara ve Katakomplarda gizlice ibadet ettikleri zaman yaktıkları mum ve meşalelerin hatırası imiş...(3)
İslâm'da cami duvarına, kabir taşına, mezar taşına, mum yakılır diye bir kural yoktur. Bu adet, Müslüman-Türklere Mecusilerden ve Hıristiyanlardan geçmiştir.
Kabir başına, mezar taşına mum yakan kişi, oradaki yatırla kendini bütünleşmiş, ondan bir parça olmuş gibi kabul ediyor ki, bu büyük bir hatadır ve şirktir. İslâm'a göre insan, ancak 'a iltica eder ve O'na sığınır; O'nun dışındaki varlıklardan medet ummak yanlıştır. Bu itibarla kabirlerde mum yakma adeti yanlış bir inançtır, hurafedir. Ayrıca halkımız arasında yaygın olan bir yanlış inanç da cenaze çıkan odada 40 gün ışık yakılmasıdır. Güya ölü çıkan odada 40 gün ışık yakılırsa, ölünün ruhu geldiği zaman karanlıkta kalmaz evini ve odasını daha çabuk bulurmuş...
Böyle inançlar batıl itikatlardandır. İslâm esasları ile alakası yoktur. Ama maalesef bazı kimseler bunlara inan-dırılmıştır.
İslâm'da türbe bahçesine, kabristana ağaç ve dikilir, fakat mum yakılmaz.
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #1 : Ekim 26, 2008, 10:38:42 ÖS » |
|
 Mum Yakmak: Çaput bağlamak
Çaput bağlama hurafesi, Türklerin eski dinleri olan Şamanizm’e dayanmaktadır. Onların inançlarına göre her dağ, göl, ırmak ve büyük ağaçların birer ruhu vardır ve bu ruhlar Türk yurdunu korumaktadır. Onlar, bu koruma işinden dolayı kişilerden kurban istemektedirler. İnanışa göre bu ruhlar çok kanaatkârdır ve onları bir çaput, bir tutam at kılı veya kurban niyetiyle atılan bir taş parçası bile tatmin etmektedir. Türkler Müslüman olduktan sonra da bu âdetlerini tamamen bırakmamışlar ve evliya saydıkları kişilerin mezarlarına, orada bulunan ağaçlara veya bazı kaya parçalarına çaput bağlamak suretiyle eski âdetlerini sürdürmüşlerdir. Halbuki bu tür şeyler İslam’a taban tabana zıttır.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 26, 2008, 10:42:14 ÖS Gönderen: RUMEYSA »
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #2 : Ekim 26, 2008, 10:39:41 ÖS » |
|
 Mum Yakmak: Kurşun dökmek
Halk arasında “göz değmesi, göze gelme” diye adlandırılan bir “nazar” inancı vardır ki, “Nazardan ’a sığının. Çünkü nazar (göz değmesi) gerçektir.” (Buhari, Tıb, 36; İbn Mâce, 2/1159) hadisinin ifadesiyle nazar haktır. Günümüzde nazarın etkisinden korunmak üzere korunma ve kurtulma tedbirleri olarak bazı tedbirlere başvurulmaktadır. Bu tedbirlerin dinî bir aslı olmamakla beraber bunların hepsi birer hurafedir. Korunma tedbirleri olarak çocuklara, at, dana, inek, vb. hayvanlara, ev, dükkan, otomobil gibi eşyaya nazar boncuğu, at nalı, üzerlik otundan yapılan kolyeler takılmaktadır. Nazardan kurtulmak için ise kurşun döktürülmektedir. Nazardan korunmak veya kurtulmak için kurşun döktürmek, çeşitli nazar boncukları, diş, kemik, tırnak gibi nesneleri takmak dinî açıdan mahzurludur.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 26, 2008, 10:46:56 ÖS Gönderen: RUMEYSA »
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
|
|
güliçkimi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #4 : Eylül 03, 2009, 02:30:37 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
ruveyda
|
 |
« Yanıtla #5 : Eylül 03, 2009, 10:07:58 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|