|
ruveyda
|
 |
« : Mart 29, 2011, 11:39:52 ÖS » |
|
Selamün aleyküm kardeşlerimiz
Mahşerde buluşalım abimizi haftanın konuğu yapmıştık
amaaaaaaaa yanlış bir tıklamayla konumuz silindi
bu yüzden abimizi tekrar konuk ederek veeeeeeeeee
daha zor sorularla davet edeceğiz
abimizin engin bilgilerinden faydalanmak dileğiylebu da kahveniz
 Mahşerde buluşalım abimizzzzzzzz ve çiçekleriniz abimmmmmm Mahşerde buluşalım abimizzzzzzzz
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 29, 2011, 11:50:32 ÖS Gönderen: ruveyda »
|
Logged
|
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #1 : Mart 29, 2011, 11:53:25 ÖS » |
|
abimizin çayı da benden olsunnnnnnnnn  Mahşerde buluşalım abimizzzzzzzz atıştırmak istersiniz diye kurabiyelerimiz de hazır  Mahşerde buluşalım abimizzzzzzzz  Mahşerde buluşalım abimizzzzzzzz
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
|
|
ruveyda
|
 |
« Yanıtla #3 : Mart 30, 2011, 10:44:47 ÖS » |
|
ben korkmuştum yine mahşerde buluşalım abimiz bizden önce soru yağmuruna tutacak diye
neyse soru yağmuru başlamamış
ben başlatayım Abimiz bize mahşerde buluşalım abiyi kısaca tanıtırmı?
düşünceleri,kitap okumayı sever mi,severse ne tür kitaplar okur,
olmazsa olmazları nelerdir.vs.vs.
asıl sorular bu tanışma sonrasından mahşerde abim
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #4 : Mart 30, 2011, 10:59:43 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
mahşerde buluşalım
Süper Moderatör
Sağlam Forumcu
   
Karma: 3
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 434
|
 |
« Yanıtla #5 : Mart 30, 2011, 11:44:38 ÖS » |
|
Adım Müslüman, sanım Müvahid, dünyaya kapalı ALLAH a açık bir yürekle KUL olmaya çalışan bir garibim... TÜM DÜNYAYA DEKLARE ETTİĞİM
PAROLAM:: ALLAH VAR ĞAM YOK...
NE OKURSUNUZ? sorusuna cevabım: kendimi okurum
gündemimi kimse belırlemez, suni gündemlere takılıp kalmam. GÜNDEM YA TEVHİD YA TEVHİD...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #6 : Mart 30, 2011, 11:52:45 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
|
mahşerde buluşalım
Süper Moderatör
Sağlam Forumcu
   
Karma: 3
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 434
|
 |
« Yanıtla #8 : Nisan 23, 2011, 09:24:51 ÖS » |
|
KADINLARIN MAHREMSİZ OLARAK YOLA ÇIKMASI
Mahremsiz bir bayanın bazen görev gereği, bazen de gezmek amacıyla tek başına veya hanımlardan oluşan bir grupla, sefer müddeti ve mesafesinde şehirlerarası yolculuklara çıkmasının hükmü nedir?
CEVAP: Konuyu; yolculuk ve yol güvenliği başlıkları altında incelemek uygun olacaktır.
A- YOLCULUK
Teâlâ, bazı sebeplerle yolculuk yapmayı emretmektedir. Bunlar: 1- Kültür amaçlı yolculuk: أَفَلَمْ يَسِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَتَكُونَ لَهُمْ قُلُوبٌ يَعْقِلُونَ بِهَا أَوْ آذَانٌ يَسْمَعُونَ بِهَا فَإِنَّهَا لَا تَعْمَى الْأَبْصَارُ وَلَكِن تَعْمَى الْقُلُوبُ الَّتِي فِي الصُّدُورِ “Yeryüzünde gezip dolaşsalar olmaz mı? O zaman onlarda, akıllanmalarına yarayan kalpler ve dinlemelerine yarayan kulaklar oluşur. Gözler körelmiyor ama göğüslerdeki kalpler, gerçekten köreliyor.” (Hac 22/46)
2- Bilim ve araştırma amaçlı yolculuk قُلْ سِيرُوا فِي الْأَرْضِ فَانظُرُوا كَيْفَ بَدَأَ الْخَلْقَ ثُمَّ اللَّهُ يُنشِئُ النَّشْأَةَ الْآخِرَةَ إِنَّ اللَّهَ عَلَى كُلِّ شَيْءٍ قَدِيرٌ “De ki: Yeryüzünde gezin dolaşın da bakın ki, yaratmaya nasıl başlamış. Sonra o, bir başka yapı oluşturacaktır. her şeye bir ölçü koyar.” (Ankebut 29/20)
3- Dinler tarihi amaçlı yolculuk وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِي كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولاً أَنِ اعْبُدُواْ اللّهَ وَاجْتَنِبُواْ الطَّاغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى اللّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ الضَّلالَةُ فَسِيرُواْ فِي الأَرْضِ فَانظُرُواْ كَيْفَ كَانَ عَاقِبَةُ الْمُكَذِّبِينَ “Her ümmetin içinden elbette elçi çıkardık. «Allah’a kul olun, zorbalardan uzak durun» dedik. , onlardan kimini yola gelmiş saydı, kimi de sapık sayılmayı hak etti. Yeryüzünde gezip dolaşın da bakın ki, yalana sarılanların sonu nasıl olmuş.” (Nahl 16/36)
4- İbadet amaçlı yolculuk Hac ibadeti ile ilgili olarak Teâlâ şöyle buyurur: “Yoluna gücü yeten her kimsenin Beytullah’ı haccetmesi ın insanlar üzerinde hakkıdır.” (Ali İmran 3/97) “Yoluna gücü yeten” ifadesi hem yol güvenliğini, hem sağlığı hem de maddi imkânı içine alır. İbadet şahsi olduğundan kimin gücü yeterse hacca o gider.
B- YOL GÜVENLİĞİ Şu ayetler bize, yolcunun en çok ülfete, yani gıda ve güvene ihtiyacı olduğunu gösterir: “Kureyşliler, ülfet gördükleri, Ülfeti, yaz ve kış seferlerinde gördükleri için, Bu Beyt’in (Kâbe’nin) Rabbine kulluk etsinler. Onları açlıktan tokluğa, korkudan güvenliğe kavuşturan Rabbine.” (Kureyş Suresi)
Ülfet, bir şeyi bir şeye katma,1 sayıyı bine tamamlama ve ünsiyet yani tedirgin olmama2 anlamlarına gelir. Sefer diye tercüme edilen kelime rihle’dir. Rihle, yolculuktaki yürüyüş3 ve yükü yükleyip yola çıkma4 anlamlarına gelir. Son ayete göre ülfet, yeterli gıdaya ve güvenliğe sahip olmaktır.
Şu ayet de yolculuktaki güvenliğe dikkat çekmektedir: وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ الْقُرَى الَّتِي بَارَكْنَا فِيهَا قُرًى ظَاهِرَةً وَقَدَّرْنَا فِيهَا السَّيْرَ سِيرُوا فِيهَا لَيَالِيَ وَأَيَّامًا آمِنِينَ “Onlarla bolluk ve bereket verdiğimiz ülkeler arasında peş peşe sıralanmış yerleşim yerleri oluşturmuş ve yolculuğa uygun hale getirmiştik.5 Buralarda geceler ve gündüzler boyu güven içinde gidin gelin, demiştik.” (Sebe 34/18)
Ayetlerde kadın erkek ayırımı yoktur. Yolculukta gıda ve güvenlik, herkesin ihtiyacıdır. Yola çıkmadan gıda ihtiyacı sağlanabilir. Ama güvenliğin sağlanması başka sebeplere bağlıdır. Kadının güvenliğe olan ihtiyacı erkekten fazladır. Onların mahremsiz yolculuğa çıkmasını yasaklayan sahih hadisler, bir bütün halinde incelenirse asıl vurgunun güvenliğe olduğu görülür. Çünkü bazı hadisler kadının; bir gün bir gece, iki gün iki gece veya üç gün üç gece sürecek bir yolculuğa; bazısı da zaman kaydı koymadan her türlü yolculuğa mahremsiz çıkmasını yasaklar.
Ama Peygamberimiz, bir kadının, yanında mahrem olmadan, tek başına yolculuğa çıkabileceği günlerin geleceğini de müjdelemiştir.
İlgili hadisler şunlardır: 1 – Kadının bir gün, bir gece mahremsiz yolculuğunu yasaklayan hadis: Ebu Hureyre radıyallâhu anh anlatıyor: Resulullah aleyhissalâtu vesselâm buyurdular ki: “Allaha ve ahiret gününe inanan bir kadının, bir gün bir gece sürecek bir mesafeye, yanında bir mahremi olmadan gitmesi helâl değildir.”6
2. Kadının iki gün, iki gece mahremsiz yolculuğunu yasaklayan hadis:
Ebu Saîd el-Hudrî, ’ın Elçisi’nden şunu işittiğini söylemiştir: “Yanında kocası veya mahremi olmayan kadın, iki günlük mesafeye yolculuk yapmasın.”7
3. Kadının üç gün, üç gece mahremsiz yolculuğunu yasaklayan hadis:
Abdullah İbn Ömer’in (r.a) rivayetine göre ’ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir: “Bir kadın, yanında kendisine nikâh düşmeyen bir mahremi bulunmaksızın üç günlük bir yolculuğa çıkamaz.”8
4. Kadının her türlü yolculuğa mahremsiz çıkmasını yasaklayan hadis:
Abdullah İbn Abbas’ın rivayetine göre ’ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle demiştir:
“Hiçbir kadın yanında bir mahremi olmadan yola çıkmasın; kadının mahremi yoksa yanına hiçbir erkek girmesin”. Peygamber’in bu uyarısı üzerine sahâbîlerden biri kalkarak şöyle dedi: “Ey ’ın Elçisi! Ben şu ve şu askerlerle savaşa gitmek istiyorum; eşim de hacca gitmek istiyor?
’ın Elçisi şöyle dedi:
“Sen de eşinle beraber git!”9
5. Kadının mahremsiz yolculuğa çıkabileceği müjdesi
Adiy b. Hâtim radıyallahu anh şöyle demiştir: ’ın Elçisi’nin yanında idim, bir adam gelip fa¬kirlikten şikâyet etti. Sonra başka biri geldi eşkıyanın yol kesmesinden şikâyet etti. ’ın Elçisi sallallahu aleyhi ve sellem dedi ki:
- “Adiyy Sen Hîre’yi gördün mü?” - Hayır, görmedim, fakat orası hakkında, bilgim var. - “Eğer ömrün olur da yaşarsan hevdeci içinde bir kadının Hîre’den hareket edip ’tan başka hiç kimseden korkmadan tâ Ka’be’yi tavaf edeceğini göreceksin” dedi. Ben buna şaşırarak kendi kendime: Beldelerde fitne ve fesâd ateşini tutuşturmuş olan o Tayy kabilesinin eşkıyası nerede olacak ki dedim… Adiyy sözlerine şöyle devam etti: Ben Hîre’den hevdeci içinde yolculuğa çıkıp, ’tan başka hiç kimseden korkmayarak Kâbe’yi tavaf eden kadını gördüm… (Buhari, Menakıb, 25)
Hîre: Bugün Irak’ın Necef iline bağlı bir kaza merkezi olup Kûfe’nin 5 km. güneyinde ve Küfe ile Havernak arasında bulunan Kinîdre höyüğünün güneydoğusunda, Fı¬rat nehri kenarında yer alan geniş bir ova¬da kurulmuştu.10
6. Kadınların yolculuğu ile ilgili sahabe uygulaması:
Ömer İbnu’l-Hattâb radıyallahu anh, yaptığı son haccında Peygamberimizin eşlerine izin vermiş ve Osmân İbn Affân ile Abdurrahmân İbn Avf’ı onlarla birlikte göndermişti. (Buhari, Muhsar 37) Bu sahabilerin onların mahremi olmadığı malumdur.
SONUÇ Yukarıdaki ayetler ve hadisler açıkça gösteriyor ki, güvenlik sağlandığı takdirde mahremsiz bir kadın, ister görevi gereği olsun, ister gezmek, görmek veya ibadet amacıyla olsun tek başına veya kadınlardan oluşan bir grupla yoluculuğa çıkabilir.
DİP NOTLAR:::
1. انضمام الشيء إلى الشيء Mekayis’l-Luğa 2. Lisan’ul-arab 3. يدلُّ على مُضيٍّ في سفَر 4. Es-sıhah 5. Ayette geçen قَدَّرْنَا kelimesinin mastarı olan takdir (التقدير) güç verme anlamındadır. Râgıb el-İsfahânî, ’ın varlıklara ilişkin takdirinin iki anlama geldiğini söyler. Biri güç vermesi, diğeri de verdiği karar gereği varlıkları belli bir ölçü ve şekle göre oluşturmasıdır. Ayette geçen قَدَّرْنَا فِيهَا السَّيْرَ ifadesine ve yolculuğa uygun hale getirmiştik anlamı vermemiz bundandır. 6. Buhârî, Taksîru’s-Salât 4; Müslim, Hacc 419, 422, (1339); Muvatta, İsti’zân 37; Ebu Dâvud, Menâsik 2; Tirmizî, Radâ 15. 7. Buhari, Muhsar, 37; Müslim, Hacc, 415, 416 (827) 8. Buhârî, Taksîru’s-Salât 4; Müslim 413 (1338) 9. Buhari Muhsar, 37; Müslim, 424 (1341) 10. Hüseyin Ali ed-Dakûkî, “Hîre”, Diyanet İslam Ansiklopedisi, c: 18, s: 122
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Nisan 24, 2011, 01:31:00 ÖÖ Gönderen: RUMEYSA »
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #11 : Nisan 24, 2011, 01:51:03 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
ruveyda
|
 |
« Yanıtla #12 : Nisan 27, 2011, 01:36:27 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
mahşerde buluşalım
Süper Moderatör
Sağlam Forumcu
   
Karma: 3
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 434
|
 |
« Yanıtla #13 : Nisan 27, 2011, 04:20:50 ÖS » |
|
İMANI BOZAN HALLER NELERDİR ?
SORUNUZA CEVAP VERMEDEN ÖNCE.. İMAN LAİLAHEİLALLAH kelime-i tevhidi OLDUĞUNU BEYAN EDEREK BAŞLAMAK İSTERİM. VE DERİMKİ ;İMANI YANİ ; LAİLAHEİLALLAH kelimei tevhidini bozan şeyler Şunlardır.
1- 'a Ortak Koşmak
(c.c) şöyle buyuruyor: " kendisine ortak koşulmasını asla bağışlamaz. Bundan başkasını dilediğine bağışlar."(4 Nisa/116)
"Kim 'a ortak koşarsa muhakkak ki ona cenneti haram eder. Varacağı yer ateştir. Zulmedenlerin yardımcıları yoktur." (5 Maide/72)
2- Teşride Bulunmak
Allahu Tealâ şöyle buyuruyor: “O, kendi hükmünde kimseyi ortak kabul etmez.” (18 Kehf/26)
“Yoksa onların, 'ın dinde izin vermediği şeyi kendilerine meşru kılacak ortakları mı vardır? Eğer azabın ertelenmesine dair kesin yargı sözü olmasaydı, aralarında hemen hüküm verilir, işleri bitirilirdi. Gerçekten zalimler için acı bir azab vardır.” (42 Şura/21)
3- ’ın İndirdiği Hükümlerle Hükmetmemek
Allahu Tealâ şöyle buyuruyor: “Allah’ın indirdiği hükümlerle hükmetmeyenler kafirlerin ta kendileridir.” (5 Maide/44)
4- Tağuta Muhakeme Olmak
Allahu Tealâ şöyle buyurmaktadır: “Şunları görmüyor musun? Kendilerinin sana indirilene ve senden önce indirilene inandıklarını ileri sürüyorlar da tağuta inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, tağut önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Şeytan da onları bir daha dönemeyecekleri kadar iyice sapıklığa düşürmek istiyor.” (4 Nisa/60) 5- Müşriklere İtaat Etmek
Allahu Tealâ şöyle buyurmaktadır: “Üzerlerine 'ın ismi anılmamış olanlardan yemeyin, çünkü onu yemek yoldan çıkmaktır. Şeytanlar, dostlarına, sizinle mücadele etmeleri için telkinde bulunurlar. Eğer onlara uyarsanız, muhakkak ki, 'a ortak koşanlardan olursunuz.” (6 En’am/121)
“Gerçekten doğru yol kendilerine açıkça belli olduktan sonra gerisin geri küfre dönenlere şeytan, kötülüklerini güzel göstermiş ve onları uzun emellere düşürmüştür. Çünkü onlar 'ın indirdiğini beğenmeyen kimselere: "Bazı işlerde biz size itaat edeceğiz." demişlerdi. Oysa onların gizlediklerini biliyordu.” (47 Muhammed/25-26)
La İlahe İllallah tevhid kelimesini bozan bu hallerle ilgili kitabımızda bahsettiğimiz, hakimiyet, daru-n nedve, ibadet gibi kavramlara bakabilirsiniz. O bölümlerde tevhidi bozan bu hallerle ilgili geniş açıklamalar verilmiştir.
6- Kafir ve Müşrikleri Dost Edinmek
Allahu Tealâ şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler, yahudileri de hıristiyanları da veliler edinmeyiniz. Onlar birbirlerinin dostlarıdırlar. İçinizden kim onları veli edinirse, muhakkak o da onlardandır. Şüphesiz zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” (5 Maide/51)
7- Dinin Hükümlerini Hafife Almak
Allahu Tealâ şöyle buyurmaktadır:
“Münafıklar, kalblerinde olanı kendilerine açıkça haber verecek bir surenin tepelerine indirilmesinden çekiniyorlar.
De ki: “Siz alay edin bakalım! Şüphesiz çekindiğinizi açığa çıkarandır. Andolsun onlara soracak olsan elbette şöyle diyeceklerdir: “Biz sadece şakalaşıp eğleniyorduk.” De ki: ile, O’nun ayetleri ile ve Rasulü ile mi alay ediyordunuz? Özür dilemeyin. Siz iman ettikten sonra gerçekten kafir oldunuz. İçinizden bir gurubu affetsek bile, günahkar kimseler oldukları için diğer gurubu azablandıracağız. ” (9 Tevbe/64-66)
8- Söylediklerini Reddetmeksizin ve Yanlarından Uzaklaşmaksızın Din ile Alay Edenlerle Birlikte Oturmak
Allahu Tealâ şöyle buyurmaktadır: “O, size Kitapta şunu indirdi: ’ın ayetlerinin inkar edildiğini ve onlarla alay edildiğini işittiğiniz vakit onlar başka bir söze dalıncaya kadar yanlarında oturmayın. Çünkü o zaman siz de onlar gibi olursunuz. Doğrusu münafıkları da kafirleri de cehennem de biraraya toplayacaktır.” (4 Nisa/140)
9- Kişinin İle Arasına Aracılar Koyması, Onlara Dua Etmesi, Onlardan Medet Ve Yardım Beklemesi
Allahu Tealâ şöyle buyuruyor: "Bizi 'a daha çok yaklaştırsınlar diye onlara ibadet ediyoruz" derler. Doğrusu ayrılığa düştükleri şeylerde aralarında hüküm verecektir. şüphesiz yalancı ve kafir olan kimseyi doğru yola eriştirmez." (39 Zümer/3)
"Onlar 'tan başka kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere taparlar ve: "Bunlar katında şefaatçilerimizdir" derler. Ey Muhammed! De ki: "Göklerde ve yerde 'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz?" onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir."(10 Yunus/1
ABDEST BOZULUNCA TAZELERİZ,NAMAZ BOZULCA YENİDEN EDA EDERİZ YA İMAN BOZULUNCA? İŞTE BURADA DURUP CİDDİ MANADA DÜŞÜNMEK ZORUNDAYIZ.... İŞTE EĞER BİR MÜSLÜMAN GÜNLÜK HAYATI İÇERİSİNDE BU SAYILAN KONULAR KARŞISINDAKİ DURUMUNU GÖZDEN GEÇİRMELİ... İMANINI YOKLAMALI... ve âhıru da'vâhum enil hamdulillâhi rabbil âlemîn...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|