Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: LOKMAN SURESİ 6 VE 7 NCİ AYETLER  (Okunma Sayısı 318 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Faruk
Ziyaretçi
« : Mart 08, 2009, 12:29:45 ÖS »

31/6- İnsanlardan öyleleri var ki, herhangi bir bilgiye dayanmadan insanları 'ın yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için gerçeği boş sözlerle değişirler. İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.
31/7- Ayetlerimiz o sapık kimseye okunduğu zaman sanki onları hiç işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklenerek sırt çevirir. İşte onu can yakıcı azapla müjdele!
Ayetteki "Gerçeği boş sözlere değişirler" tanımlamasıyla kalbi eğlenceye yönelten, vakti yiyip hayır getirmeyen ve yeryüzünde hayır ve adaletle onun kalkındırılması için görevlendirilen insanın islâmın yapısı, sınırları ve araçlarını belirleyip yol çizdiği görevine yakışır bir ürün vermeyen, her tür söz kastedilmektedir.
Resulullah'dan Kur'an dinlemeye gidenlerin yoluna oturarak, onları bu masalları dinlemeye çekmeğe ve onlarla Kur'an-ı Kerim'in kıssalarını dinleme ve anlama ihtiyaçlarını duymamalarını sağlamaya çalışıyorlardı. Fakat, ayet bu özel olaydan daha kapsamlıdır. Şayet rivayet doğru ise, o da nasın kapsamında kalır. O, insanlardan her çağda varolan nitelikleri açık bir grubu tasvir etmektedir.Her dönemde insanların vahy ile bütünleşmesini istemeyen insan yığınlarının olduğu kast edilmektedir.Kendi düşüncelerini insanlara ulaştırarak vahyin akışını durmak istemektedirler.Daha ileri giderek vahyin yerine kendi düşüncelerini anlatmak süreti ile vahy akışını durmak istemektedirler.Vahy akışı durdurulduğunda insanların dalelete düşeceğinin bilincinde olanlardır bunlar.
"İnsanlardan öyleleri var ki, gerçeği boş sözlerle değişirler." Onu, malı, zamanı, hayatı karşılığında satın alır. Bu yüksek ücretleri ucuz bir eğlence için öder. Geri gelmez döndürülmez sınırlı ömrünü onda tüketir. Bu geçici eğlencelikleri "Herhangi bir bilgiye dayanmadan insanları 'ın yolundan saptırmak ve onunla alay etmek için" satın alır. O artık bilgi yolları kapatılmış bir cahil olup, girişimlerinde bilgiye dayanmamakta, hikmetten yararlanmamaktadır. O kötü niyetli ve kötü amaçlıdır. 'ın yolundan saptırma arzusu içindedir. Hayatın tükettiği bu geçici eğlenceliklerle kendisini ve başkalarını doğru yoldan saptırmaktadır. O 'ın yolunu eğlence edinen ve 'ın hayat ve insanlar için çizdiği programı alaya alan bir edepsizdir. Burada Kur'an bu gruba, hallerinin tasvirini tamamlamadan önce düşecekleri rüsvalıkla tehdit ederek yaklaşıyor. "İşte alçaltıcı azap bunlar içindir." Burada azabın küçük düşürücülükle nitelenmesi, edepsizlik ve 'ın yaşama düsturu ile dengeli yolunu alaya almaya, karşılık vermeye yöneliktir.
Sonra bu grubun "Ayetlerimizi o sapık kimseye okunduğu zaman sanki onları hiç işitmemiş, sanki kulaklarında ağırlık varmış gibi büyüklenerek sırt çevirir." İçinde haktan yüz çeviren, onu küçümseyerek böbürlenen kişinin görünüşünü çizen, bir hareket gözlemlenen sahne. Burada ona, bu görüşünü aşağılamaya çağıran onun durumuna uygun düşen aşağılayıcı bir eleştiri yöneltiliyor. Sanki kulaklarında ağırlık var." Sanki onu 'ın saygın ayetlerini dinlemekten alıkoyan kulaklarındaki bu ağır işitme kusurudur. Yoksa işitebilen bir insan onları işitmeyip, böyle çirkin biçimde neden onlardan yüz çevirsin. Bu aşağılayıcı tanıtımı somut bir küçümseme ile tamamlıyor: "Onu can yakıcı azapla müjdele." Burada müjdeleme alaycı müstekbirlerin davranışına uygun düşen küçümsemeden başka bir şey değildir.ALINTIDIR

Logged
Faruk
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Mart 11, 2009, 01:05:03 ÖS »

BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
23 MÜ'MİNUN  SURESİ

[1]      Mü'minler gerçekten felah bulmuştur; 
[2]      Onlar namazlarında huşû içinde olanlardır, 
[3]      Onlar, 'tümüyle boş' şeylerden yüz çevirenlerdir, 
[4]      Onlar, zekâta ilişkin (söz ve görevlerini mutlaka) yerine getirenlerdir. 
[5]      Ve onlar ırzlarını koruyanlardır; 
[6]      Ancak eşleri ya da sağ ellerinin sahip olduklarına karşı (tutumları) hariç; bu konuda onlar, kınanmış değillerdir. 
[7]      Fakat kim bundan ötesini ararsa, artık onlar sınırı çiğneyenlerdir. 
[8]      (Yine) Onlar, emanetlerine ve ahidlerine riayet edenlerdir. 
[9]      Onlar, namazlarını da (titizlikle) koruyanlardır. 
[10]      İşte (yeryüzünün hakimiyetine ve ahiretin nimetlerine) varis olacak onlardır. 
[11]      Ki onlar Firdevs (cennetlerin) e varis olacaklardır; içinde de ebedi olarak kalıcıdır
Logged
güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ağustos 04, 2009, 01:13:37 ÖS »

 
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: