Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: KİMDEN GELİRSE GELSİN, ANCAK HAK BEYANLARA İTİBAR EDİLİR  (Okunma Sayısı 1249 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
esra
VIP üye
Ara Sıra Uğrar
*

Karma: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 46



« : Ocak 22, 2011, 12:19:18 ÖÖ »

KİMDEN GELİRSE GELSİN, ANCAK HAK BEYANLARA İTİBAR EDİLİR

"Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini bakılması yasak olandan çevirsinler, iffetlerini korusunlar. Süslerini, kendiliğinden görünen kısmı müstesna, açmasınlar. Başörtülerini yakalarının

üzerine salsınlar. Süslerini kocaları veya babaları ve kayınpederleri veya oğulları veya kocalarının oğulları veya kardeşleri veya erkek kardeşlerinin oğulları veya kız kardeşlerinin oğulları

veya Müslüman kadınları veya cariyeleri veya erkekliği kalmamış hizmetçiler, ya da kadınların mahrem yerlerini henüz anlamayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizledikleri

süslerin bilinmesi için ayaklarını yere vurmasınlar. Ey inananlar! Saadete ermeniz için hepiniz tevbe ederek 'ın hükmüne dönün."



Kur'an'ın nassıyla sabit olan, Resulullah Aleyhisselatu Vesselam'ın sünnetiyle sınırı ve çerçevesi çizilen, Ashabın (radıyallahu anhum) uygulaması ve icmasıyla tevatür şeklinde bize kadar

ulaşan tesettür yani örtünme emri üzerine Müslümanların çok fazla şey yazmasına ve konuşmasına gerek yoktur.

Belki bu konuda yapılması gereken en önemli şey, bu emri en güzel şekilde uygulamak ve uygulatmak için gayret göstermektir.

Bu emre itaat ederken ya da emrin gereği doğrultusunda hareket etmeye çalışırken İslam'a, Müslümanlara ve İslam'ın şiarlarına düşmanlık yapanlar, her zaman yaptıkları gibi yine karşı

çıkacaklar, tepki gösterecekler, engel olmaya çalışacaklardır. Bu, onların tıynetidir, vazgeçemedikleri ahlakıdır, şeytanın dostluğunu hak etmek için yapmaları gereken asli görevleridir.



Bu nedenle onlara ne diyecek bir sözümüz, ne de onlardan bir beklentimiz vardır. Onlardan merhamet beklemiyoruz, yumuşamalarını, bize acımalarını, bizi anlamalarını, dinimizin gereğini

yapma konusunda bize anlayış göstermelerini beklemiyoruz, inançlarımıza saygı göstermeleri, bizi inançlarımızla birlikte kabul etmeleri, inançlarımızın gereğini yapmazsak uhrevi yönden

cezalandırılacağımız konusunda onları ikna etmeye çalışmanın bir anlamı yoktur. Çünkü onlar, bütün tepki ve karşı çıkışlarını inanarak yaptıkları, korumaya çalıştıkları değerleri konusunda

hırslı oldukları, İslam'ın her şiarına gaddarca düşmanlık yapıp cahilce karşı durdukları için asla ikna olmazlar. Bu nedenle hiçbir Müslüman onlara hoş görünmek için aşağılık kompleksine

girmemelidir. Eğer bu tip kimselere gidilecekse, ikna için değil, şartlar müsaitse belki tebliğ için ve hidayet olmalarına vesile olmak niyetiyle gidilebilir.



Samimi Müslümanlar, İslam'a ve İslam'ın şiarlarına açıkça düşmanlıkta bulunan kimselerden menfi olarak etkilenmezler. Hatta etkilenmek bir yana; bunlar tavırlarıyla, konuşmalarda,

yazdıklarıyla Müslümanları 'ın emirlerini uygulama konusunda daha fazla gayrete getirmeye vesile olabiliyor.

Müslümanlar için asıl tehlike İslam'a, Müslümanlara, İslam'ın şiarlarına açıkça düşmanlık yapanlar değil, bilakis Müslüman olarak bildiğimiz; yani (cc)'a, meleklerine, kitaplarına,

peygamberlerine, ahiret günü'ne ve kadere inanan, İslam'ın bazı emirlerini yerine getiren, İslamî kisveleriyle dolaşan, İslamî ilimler alanında unvan taşıyan kimselerin -her ne niyetle

yapıyorlarsa yapsınlar- yanlış açıklamaları, tavsiyeleri, yazdıkları, konuştukları ve tavırlarıdır. Müslüman olarak bilindikleri ve İslam adına konuşup yazdıkları için birçok samimi

Müslüman�ın bunları dikkate aldığını, yazıp söylediklerinin etkisinde kaldığını, doğru kabul edip o yönde hareket ettiğini biliyoruz ve görüyoruz.



Tesettür hafife alınacak bir konu değildir. Özellikle günümüzde, İslam�ın diğer emirlerinin uygulanması, aileden başlayarak toplumun ayakta kalması, gelecek nesillerin ahlak, edep, hayâ

gibi değerlerle yetişmesi ancak İslam'ın emrettiği tesettürün güzel bir şekilde uygulanmasıyla sağlanabilir. Bu nedenle geçen sayımızda tesettür konusunda şunları yazmıştık:

"Hiçbir laik, Kemalist, liberal ve demokrat, Müslüman bir kız çocuğuna tesettür veya başka bir konuda sınır koyamaz ve çerçeve belirleyemez.

Müslümanların uymaları gereken farz, vacip, müstehab, helal ve haramlar Kur'an-ı Kerim'le ve Peygamber Efendimiz Aleyhisselatu Vesselam'ın yaptıkları, söyledikleri ve ikrarlarıyla yani

sünnetiyle belirlenmiştir. Aynı şekilde müçtehid İslam âlimleri de Müslümanların neyi, nasıl, ne şekilde yapacaklarını Kur'an ve sünnet çerçevesinde belirlemiş ve sınırını göstermişlerdir.

Dolayısıyla biz tesettür konusunda başkalarının ne dediğine değil, Kur'an, sünnet ve İslam âlimlerinin içtihatlarına bakar, ona uyarız."



Aradan geçen bir aydan sonra şunları yazma ihtiyacını hissettik:

İster geçmişlerinde İslam için kendi çapında mücadele etmiş olsun, ister İslam�ı okumuş ve anlatmış olsun, ister isimlerinin önünde İslamî ilimleri okuduklarına dair unvanları olsun, eğer

yaşı ne olursa olsun buluğ çağına giren bir kız çocuğunun İslamî zorunluluk olarak örtünmesi gerektiğini söylemiyor, yazmıyor, tavsiye etmiyor, ortaya saçılan yanlış yorumları dağıtacak

doğruları anlatmıyorsa, bizim için onların tesettür konusunda söylediklerinin hiçbir kıymeti yoktur. Bunlar, âlim olarak tanınsalar da, profesör unvanını taşısalar da, Diyanet İşleri Başkanı,

Cumhurbaşkanı ve cumhurbaşkanı eşi olsalar da bizim için fark etmez. Tesettürü İslam'ın belirlediği çerçevenin dışında yorumlayan her kim olursa olsun, söylediklerine itibar etmeyiz, saygı

ve hürmet göstermeyiz. Ancak niyetlerini bilmediğimiz ve biraz da hüsn-ü zan gösterdiğimiz için bu kişileri söylemlerinden dolayı tekfir etmemekle beraber tevbeye çağırıyor ve doğru

söylemeye, yapmıyorlarsa susmaya davet ediyoruz.



Hiç kimsenin kelime oyunları yaparak Müslümanları kandırma ve aldatma gibi bir hakkı yoktur. Çünkü tesettür konusunda görüş belirtenler, bilinçli olarak 'ilkokul çocukları' ifadesini

kullanmaktadırlar. �İlkokul çocukları' denilince de akla altı ile on yaş arasındaki çocuklar gelmektedir. Oysa onlar da biliyorlar ki, kız çocuklarının örtülü olarak okula gitmesini isteyenler, bu

yaştaki çocukları için değil, buluğ çağına eren kız çocukları için ısrar ediyorlar. Bununla beraber kastedilen yaştaki çocukların namaza teşvik ve alıştırılmaları nasıl ebeveynleri için bir

sorumluluk ise, örtü ve tesettüre teşvik edilmeleri de aynı şekilde ihmal edilmemesi gereken bir sorumluluktur.



Diyanet İşleri eski başkanı lafı geveleyerek buluğ çağı ifadesini bilerek kullanmıyor. Sözüm ona hadis profesörü Hayri, net olarak ergenlik çağının hangi yaşlarda başlayabileceğini

söyleyemiyor. Gül çiftleri ise buluğ çağına eren kız çocuğunu okula göndermek isteyen aileleri cehaletle itham ediyor ve onların cehaletiyle mücadele etmek gerektiğini söylüyor. Bilerek

veya bilmeyerek Resul-i Ekrem Aeyhisselatu Vesselam'ı (haşa), günümüze kadar kız çocukları için örtünme ve tesettür farziyetinin buluğ çağı olduğunu söyleyen âlimleri, bu güne kadar bu

emre uyan Müslümanları, ashabın uygulamalarını ve sünneti bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde cehaletle itham ediyorlar. Cenab-ı hidayet versin.



Biz, her erkek ve kız çocuğumuzun İslamî ilimlerle beraber müspet ilimleri de okumasını isteriz. Çocuklarımızın okuduklarıyla İslam�a ve Müslümanlara faydalı olmalarını isteriz. Ama

haram ve günaha bulaşarak, gününün büyük kısmını haram ve günah işleyerek okumasına razı değiliz. Çünkü hem çocuğumuzun ve hem de sebep olduğumuz için kendi ebedi hayatımızın

heba olmasını istemiyoruz.



Her zaman yazdığımız ve tekrarladığımız gibi kendimize gelince;

İnşaallahu Teâlâ emr-i bi'l-maruf nehy-i ani'l-münker emrini yerine getirmek için tesettür ve çerçevesi başta olmak üzere helal ve haram konusunu ulaşabildiğimiz herkese anlatmalıyız.

Özellikle çevresinde İslamî duyarlılığıyla bilinen ailelere tesettürü yozlaştırmamalarını, giyinik çıplaklar sınıfına girmemeye özen göstermelerini, buluğ çağına girmeyle beraber kız

çocuklarının büyükleri gibi tesettüre bürünmeleri gerektiğini söylemeliyiz, anlatmalıyız.



Tesettürlü her annemiz, bacımız ve kızımız örtü ve tesettürünün İslam'ın emrettiği bir tesettür mü, yoksa yozlaştırılmış bir tesettür mü olduğuna bakıp düşünsün. Tesettürlü olan hiçbir

Müslüman bayanın giyinik çıplaklar olarak görünmesini istemeyiz. Bu hallerinin indinde bir karşılığının olduğunu ve tesettür konusunda duyarlı olan Müslümanları rencide ettiklerini

bilmelerini istiyoruz.



Bu nedenle iyiliği emir ve kötülükten nehyetme sorumluluğumuzun bir gereği olarak tesettüre bürünmemiş olanların yanı sıra, tesettüre hakkıyla riayet etmeyenlerin de İslamî çerçevede

örtünmeleri gerektiğini hatırlatalım. Elbette her işimizde olduğu gibi bu anlatımlarımızı da hikmetle, delilleriyle, Kur'an ve sünnetin çizgisiyle, bilerek, inanarak ve başta kendimiz uyarak

yapmalıyız. Tabi ki bunu yaparken kimseyi tekfir etmemeli, kimseyi zorlamamalı ve kimseye baskı yapmamalıyız.



Hiç kimse makam, mevki ve unvanını ve Resulünün emirleri dışına çıkma konusunda bir sebep olarak görmemelidir. Aynı şekilde hiç kimsenin İslam�ın emirlerine aykırı açıklamalarda

bulunanlara kanmaması gerektiğini muhataplarımıza anlatmalıyız.



Bütün bu konularda etkili olmamızın ilk şartı, söylediklerimizde samimi olmamızdır. Yani öncelikle kendi ailemiz içinde annelerimizin, eşlerimizin, bacılarımızın ve çocuklarımızın bu emri en

güzel şekilde yerine getirmelerine gayret göstermeliyiz. Görebildiğimiz kadarıyla bu tartışma ve bu konunun gündeme gelmesi, bizim açımızdan da hayırlara vesile olmuş ve bu anlamda

silkinmemize, kendimize gelmemize, eksikliklerimizi gidermemize sebebiyet vermiştir,



Rabbim bizleri kâfirlerden, zalim ve münafıklardan, onların dinleme, gözetleme, tahkir ve tacizlerinden, zarar göreceğimiz her şeyden ve bize zarar vermek isteyen herkesten, bizden ve

dışımızdan kaynaklanan tüm olumsuzluklardan, zararlı anlayış ve düşüncelerden korusun. Âmin!

'a emanet olun.



Zaten sizin kaçmaya


niyetiniz de yoktu. Dimdikti başınız ve soru sahiplerini çıldırtacak

kadar net duyuldu yüreğinizin sesi : büyüktü ve O ne dese o olurdu.

Zamanı,geleceği,hayatın önceden bilinmeyen çizgisini elinde tutan O'ndan

başkası değildi. Bu bildiğiniz en değişmez gerçekti.
« Son Düzenleme: Ocak 22, 2011, 12:34:41 ÖÖ Gönderen: RUMEYSA » Logged

Haksızlık karşısında eğilmeyiniz; çünkü hakkınızla beraber şerefinizi de kaybedersiniz. (Hz. Ali (r.a)
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Online Online

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #1 : Ocak 22, 2011, 01:26:27 ÖÖ »

 
Alıntı
Tesettür hafife alınacak bir konu değildir. Özellikle günümüzde, İslam�ın diğer emirlerinin uygulanması, aileden başlayarak toplumun ayakta kalması, gelecek nesillerin ahlak, edep, hayâ

gibi değerlerle yetişmesi ancak İslam'ın emrettiği tesettürün güzel bir şekilde uygulanmasıyla sağlanabilir. Bu nedenle geçen sayımızda tesettür konusunda şunları yazmıştık:

"Hiçbir laik, Kemalist, liberal ve demokrat, Müslüman bir kız çocuğuna tesettür veya başka bir konuda sınır koyamaz ve çerçeve belirleyemez.

Müslümanların uymaları gereken farz, vacip, müstehab, helal ve haramlar Kur'an-ı Kerim'le ve Peygamber Efendimiz Aleyhisselatu Vesselam'ın yaptıkları, söyledikleri ve ikrarlarıyla yani

sünnetiyle belirlenmiştir. Aynı şekilde müçtehid İslam âlimleri de Müslümanların neyi, nasıl, ne şekilde yapacaklarını Kur'an ve sünnet çerçevesinde belirlemiş ve sınırını göstermişlerdir.

Dolayısıyla biz tesettür konusunda başkalarının ne dediğine değil, Kur'an, sünnet ve İslam âlimlerinin içtihatlarına bakar, ona uyarız."

 
 
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #2 : Ocak 22, 2011, 10:12:11 ÖS »

Tesettürlü her annemiz, bacımız ve kızımız örtü ve tesettürünün İslam'ın emrettiği bir tesettür mü, yoksa yozlaştırılmış bir tesettür mü olduğuna bakıp düşünsün. Tesettürlü olan hiçbir

Müslüman bayanın giyinik çıplaklar olarak görünmesini istemeyiz. Bu hallerinin indinde bir karşılığının olduğunu ve tesettür konusunda duyarlı olan Müslümanları rencide ettiklerini

bilmelerini istiyoruz.

Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: