Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: KUR'AN VE SÜNNET  (Okunma Sayısı 101 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 0
Online Online

Mesaj Sayısı: 1217



« : Ocak 31, 2012, 08:29:58 ÖÖ »

http://a3.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc4/73869_446173191246_219923151246_5554792_486740_n.jpg
KUR'AN VE SÜNNET


Kur’an ve Sünnet
Kur’an; her bir harfi, kelimesi ve cümlesi (cc) tarafından özenle seçilip tertip edilmiş, her yönden mucize olan ilahi bir kelamdır. Sadece okunmak için değil anlaşılmak, anlatılmak ve en başta yaşanılıp yaşatılmak için vahyedilmiştir.Kur’an’a çıkan bütün yollar Hz. Peygamber’(sav)in sünnetinden geçer.  Sahih bir akideye ulaşan bütün yollar hem Peygamber (sav)’e ve hem de Kur’an’a çıkar. Hz. Peygamber(sav)e itaat edenler Kur’an’la buluşur/yüzleşirler, Kur’an’da buluşup/yüzleşenler Peygamberle kucaklaşırlar.“Doğrusu Kur’an’ı cidden anlamak, tetkik etmek isteyenlerin onu usulüyle Arapçasından ve tefsirlerden anlamaya çalışmaları zaruridir. Kur’an’ın falan tercümesinde şöyle demiş diyerek hükümler çıkarmaya çalışmamalıdır. Bunu imanı olanlar yapmaz. Kendini bilen insaflı insan da yapmaz.Kur’an’dan bahsetmek isteyenler onu hiç olmazsa harekesiz olarak yüzünden okuyabilmelidir. Mamafih öyle kimseler görüyoruz ki Kur’an’ı harekesiz olarak okumak şöyle dursun, harekesiyle bile düzgün okuyamadığı halde onun hükümlerinden ve manalarından içtihada kalkışıyor. Öylelerini görüyoruz ki Kur’an’ı anlamıyor ve ‘tefsirlere müfessirlerin yorumları karışmıştır’ diye onları da kâle almak istemiyor da, eline geçirdiği tercümeleri okumakla Kur’an’ı tetkik etmiş olacağını iddia ediyor. Düşünmüyor ki okuduğu tercümeye, alim müfessirlerin tevili (yorumu) değil de cahil mütercimin görüşü ve yorumu, hatası ve noksanı karışmıştır. Bazılarını da duyuyoruz ki, Kur’an tercümesi demekle yetinmiyor da: “Türkçe Kur’an” demeğe kadar gidiyor. Türkçe Kur’an mı var behey şaşkın?”
Kur’an;Harflerden ve seslerden meydana gelmiş, sure ve ayetlerin bir araya gelmesiyle oluşmuştur. Dilimizle okunur, mushaflarda yazılıdır, ellerimizle dokunulur, kulaklarımızla işitilir, gözlerimizle görülür. Mushafa saygı göstermek vaciptir. Arapça Kur’an’ın aslî öğelerinden birisidir. Başka dildeki tercümelerine Kur’an denilemeyeceği gibi, ibadetlerde tercümeleri okunamaz.Akidevî gerçekler, iman ilkeleri, hayata dair kurallar, ahirete ilişkin açıklamalar, insan hayatını ve düşüncelerini kuşatacak bilgi ve anlam düzeyleri vardır. Okunarak ve yaşanarak şifa verir. Evrenbilimdir, insan bilgisidir, tarihtir, hukuktur. Hükmedilsin diye gönderilmiştir. Hak ile batılı birbirinden ayıran kesin hükümdür. Eğlence değildir. Kendisine sarılanı Cennet’e götürür, terk edeni de Cehennem’e. Zahirin hükmü ve bâtının ilmi ondadır.
Kur’an tıpkı anne sütü gibidir. Bir günlük bebeğin ihtiyacı olan gıdayı ona verirken, altı aylık çocuğa da, yetişkinlere de kendisi için gerekli olan gıdaları verir. Yaşınıza, kültürünüze, anlayışınıza ve ilminize uygun olan gıdalarla sizi besler ve her derdinize derman olup maddi ve manevi kirlerden temizleyip hastalıklara karşı şifa ve kalkan olur.Sıkı sıkıya sarılmamız için (cc)’ın gökten sarkıttığı ipi/hablullahıdır Kur’an. (cc) ile konuşma ve peygamberlerle sohbet etme kitabıdır. Karşısındakileri ciddiye alır ve karşısında da ciddiyetli, gayretli muhataplar arar. Eğer Kur’an’a karşı yaklaşımlarınızda cidiyseniz O sizi temizler, arındırır, sükûnete erdirir, itminan ve iç huzuru verir, ayaklarınızı dinde sabit kılar, istikametinizi doğrultur, imanınızı kavileştirir, sizi vahyin nuruyla yüceltir ve yaşatır.
Sünnet;Âdet, gidiş, takip edilen yol, yaşama biçimi demektir. Kevnî olaylar, kâinat, fıtrat, yaratılış konuları için (cc)’ın Sünneti/Sünnetullah denilir. Değişmez ve değiştirilemez.
Peygamber (sav)’in Sünneti;(cc)’ın sünnetini, vahyini insanlara bildirmek ve yollarını kendilerine tebliğ etmek için gönderilen Rasûllerin ilâhî vahyi/dini pratik ve örnek olarak hayatlarına aktarması, nebevî mücadelesi, dinin birinci elden tefsiri, yaşanması ve yaşamlaştırılmasıdır.
Peygamber sünnetini oluşturan vahiy, hem Kur’an ve hem de rasûl’e bırakılan kısımlardan oluşur. Kur’an’da birer çekirdek ve tohum halinde olan vahiy, Rasûl’ün kalbine ekilir (inzâl). Bu çekirdek (tenzil ile) peygamber (sav)’in hayatı, davranışları, sözleriyle gövdesini oluşturup dallanır, yapraklanır, açık meyve verir. Sünnet; Rasûl’ün kitabı yaşayışı, hayata hakim kılması ve insanlaştırmasıdır. (cc)’ın iradesini ve sünnetini ortaya koymada bir tür araç ve sebep niteliğinde olan Rasûl’ün sünnetine tabî olup uymak bütünüyle Kur’an’a ve (cc)’a tabî olmaktır. (4 Nisa 80) Dolayısıyla Peygamber (sav)’in sünnetini izleyip ona uymak bütün mü’minlere farzdır.
Çekirdek hükmündeki ilkeler Kur’an’da ortaya konulurken, teşrî düzlemdeki pratik ve uygulamalar, örnekler, hükümler de Sünnet’le hayata kavuşmakta ve yaşanmaktadır.

Sünnet, islâm toplumunun üzerinde yürümesi gereken yolun kendisidir.
"Dinin teorik kaynağı Kur’an, pratik kaynağı da Hz. Muhammed (s.a.s.)’dir. Kur’an’la Peygamberimizin sünnetini birbirinden ayırmaya kalkmak, dinin sadece teori sistemi halinde kalıp hayata yansımasına engel olmak demektir. Kur’an’la sünnet, insan açısından etle kemik gibidir. Sünnete karşı tavır, Kur’an’ın hayata geçirilmesine karşı olmak demektir. Sünnet, Kur’an’ın öz kardeşidir. Sünnet, şer'î hükümleri beyan bakımından Kitab’ın/Kur'an'ın yardımcısıdır. Peygamberimiz Kur’an’ı en güzel şekilde hayata dönüştüren örnek şahsiyettir, canlı vahiydir. O, yok sayıldığı zaman, vahyin hayata yansıması, her şahsın kendi anlayışına göre olacağından, dinde anarşi ve kaos ortaya çıkacaktır. Peygamberin sünneti devreden çıkınca, Kur’an’ın doğru anlaşılması ve hayata doğru şekilde geçirilmesi nasıl gerçekleşir? İster istemez, bu boşluk doldurulacak; sünnet görevi üstlenmeye kalkan anlayışlar ve peygamberlik/örneklik görevi yapmaya kalkan insanlar ortaya çıkacaktır. Gerçeğini reddedince sahtelerine davetiye çıkarılacaktır. Sünneti reddeden zihniyet, kendi anlayış ve pratiğini sünnet yerine koymaya kalkacak; bilinçli veya bilinçsiz, hevâsını sünnetleştirecek, kendini de önder ve örnek olarak sunmuş olacaktır

." Sünnet, insanları bilinç, duygu ve eylem düzeyinde arındırma (tezkiye) görevi yapar:
"Kendi içinizden, size âyetlerimizi okuyan, sizi temizleyen, size Kitab'ı ve hikmeti getirip size bilmediklerinizi öğreten bir Rasûl gönderdik." ; "İçlerinden, kendilerine 'ın âyetlerini okuyan, (kötülüklerden ve inkârdan) kendilerini temizleyen, kendilerine Kitap ve hikmeti öğreten bir peygamber göndermekle , mü'minlere büyük bir lütufta bulunmuştur."(2/Bakara, 151--3/Âl-i İmrân, 164)
Sünnet, Peygamber’in insanlara mesajı yaşayarak ta’lîmi/öğretmeyi içerir:
Peygamber’in sünneti olmadan abdesti, namazı, haccı, zekâtı, orucu ve diğer ibâdetleri kim ve nasıl öğretecektir? Hz. Peygamber’in (s.a.s.) Kur'ân'ı söz ve davranışlarıyla, yani sünnetiyle açıklama görevinden bahseden âyetlere iki örnek verelim:
"Sana da bu zikri (Kur'ân'ı) indirdik ki, kendilerine indirilenleri insanlara açıklayasın, ta ki düşünüp öğüt alsınlar." ; "Biz sana Kitab’ı (Kur’an’ı)indirdik ki, hakkında ihtilâfa düştükleri şeyi açıklaman ve iman eden bir toplum için (o kitap) yol gösterici ve rahmet olsun." (2/Bakara, 151, 3/Âl-i İmrân, 164, 16/Nahl, 44, 16/Nahl, 64)
Sünnetin fonksiyonu, düşünce planından ziyade daha çok pratik hayatta kendisini gösterir. Çünkü hayata yansıyan Kur'an ahkâmı, ancak sünnetin belirlediği şekil ve tarzda olur. Yine temel ibâdetlerin nasıl uygulanacağı tümüyle sünnete ihtiyaç duyacaktır. Sadece Kur’an’dan yola çıkıp Sünneti tümüyle reddederek ibâdetlerin yapılabilmesi mümkün değildir." Peygambersiz bir dini, Muhammedsiz bir Kur’an’ı savunanlar ne yazık ki; limana kadar gelip te iskeleye yanaşmış olan gemiye binemeyip kaçıranlar gibi bedbahtlardır. Kur’an iman edenlere Hz. Peygamber(sav)i işaret edip gösterirken sadece Kur’an bize yeter diyerek Rasulullah(sav)’i dinin referanslarından çıkaranlar ebediyyen nebevî kimlik ve misyondan nasipsiz ve mahrum kalırlar. Çünkü Kur’an’a giden yol önce Rasulullah(sav)’den geçer.  Diğer bir ifadeyle ’a kul olmanın yolu Rasül’e tabî ve ümmet olmaktan geçer. İlahî mesaj, kendisine gönderilen elçiyi biz iman edenler için adres ve örnek olarak gösteriyor. Yani Peygambere itaati ve O’na tabi olmayı, vahyi gönderen (cc) istiyor.(cc) peygamberlerini insanlar arasına hoş bir hatıra olsun veya masal gibi okunup anlatılsın diye değil, hatırı sayılıp dikkate alınsın ve her ne getirdiyse amennâ denilmesi için göndermiştir. (cc)’ın hatırı her zaman için Peygamber(sav)’in hatırı ile beraberdir.Normal şartlar altında aklı başında hiçbir Müslüman için; Kur’an’ı peygambere veya Peygamberi Kur’an’a tercih etmek gibi bir garabet mümkün değildir. Böyle bir tercih bilinçsizce yapılıyorsa zifiri karanlıklara denk kör bir cehalet iken,  bilinçli bir tercihle bu yola girildiğindeyse bu tavır telafisi çok zor bir ihanete dönüşür. Şurası açıktır ki Peygambersizlik sadece O’nu inkâr anlamına gelmez. Kur’an’ın tefsiri ve açıklanarak örneklenmesi mahiyetindeki Sünnet ve sahih hadislere sırt dönmekde Peygambersizliğin diğer bir çeşididir. Kur’an, Tefsir, Sünnet, Hadis, Tarih, Siyer, Meâl gibi ilmî disiplin ve şubeleri de vardır bu dinin ve hepsi de İslâm’ın bir parçası ve cüzüdür fakat tek başlarına bu dini temsil etmezler.
Muhammed’ sav’siz Kur’an projesi içi boş, ham bir hayalden öteye geçemeyen kısır bir döngüdür. Bu proje defolu Müslümanların çıkardıkları naylondan bir üründür. İnşaAllah ömrü kısa ve müşterisi azdır. Bu projeye giden yollar tekin değildir. Sağlıklı bir doğum yapamayacak ve ömrü boyunca düşükler yapmaya mahkûm olan marazlı ve sakat bir yoldur.  Çünkü Kur’an, asla Müslümanların dinde tek kaynağı değildir, fakat temel kaynağıdır. Kur’an ve Sünnet birbirleri için etle tırnak gibidirler, ayrılamazlar. Bir kuşun iki kanadı gibidirler. Tek kanatlı kuş uçamaz, Sadece Kur’anla veya meâlle din,  dindarlık veya müslümanlık mümkün değildir.
Kur’an adına Sünnet’i inkâr etmemek,  Meal’i değil Kur’an’ı öncelemek, Meâl’i asla yeterli görmemek, “Muhammed’siz Kur’an Projesi”ne ortak olmamak için Meâlciliği,  gereğince tanıyıp bilmek ve o engeli Kur’an’la ve Sünnet’le aşmak boynumuza borçtur.
Duamız
Ya Rabbi! Bizleri; Hidayet rehberi olarak gönderdiğin, kendisinde şüphe olmayan Kur’an-ı Kerim’in mübarek yol göstericiliğine ulaştır. ( 2 Bakara 2 ) O’nu başucu ve başvuru Kitabımız bilmeyi ve okuyup anlayarak yaşamayı, O’nunla şifâ ve rahmeti bulmayı nasibet. ( 9 Tevbe 14, 10 Yunus 57, 17 İsrâ 82, 41 Fussilet 44
Bizden öncekilerin başlarından geçenler, bizim de başımızdan geçip imtihan edilmeden, imanlarımız sınanmadan, gerektiğinde bedel ödemeden,  Cennet’e giremeyeceğimizi biliyor ( 2 Bakara 214 ) ve üzerimize sabır yağdırmanı, Sekînetini indirmeni, bizlere Hidayet ve Kurtuluş yollarını göstermeni istiyoruz ey ’ım!. ( 48 Fetih 4, 26 ) Senin dininin düşmanlarıyla karşılaştığımızda ve ayetlerini okuduğumuzda teslimiyet ve imanlarımızı, sadakatimizi artır. ( 48 Fetih 4-5, 8 Enfâl 2, 9 Tevbe 124 )
’a verdiği sözü bozmayıp sadıklardan olmayı, ahdini yerine getirerek Şehîd olan veya sözünü değiştirmeden bu uğurda bekleyenlerden eyle bizi ya Rabbi! ( 33 Ahzâb 23 ) Bize Dünyada ve Ahiret’te iyilik ver, Şeytanın iğvalarından, cahillikten, nefsimizden, Cehennem azabından koru ey ’ım! ( 2 Bakara 201 )
İslâm’a teslim olup, Kur’an’a talebe, Rab’be kul olmayı, (cc)’a ve Rasûlüne itaat etmeyi, Tağutlara, Zalimlere, Müşriklere, Cahillere isyan etmeyi, Kur’an’ı Sünnet’le tefsir etmeyi, Sünnet’i Kur’an’la teyit etmeyi, Nebîlerin, Sıddıkların, Şehidlerin inkılâbî yolunu ve Peygamberî misyonu sürdürmeyi, onur, izzet ve şerefi kuşanmayı, direnerek dirilmeyi bizlere nasip eyle ya Rabbi!ALINTI

« Son Düzenleme: Şubat 15, 2012, 12:10:51 ÖÖ Gönderen: RUMEYSA » Logged
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #1 : Şubat 05, 2012, 01:43:15 ÖÖ »

Duamız
Ya Rabbi! Bizleri; Hidayet rehberi olarak gönderdiğin, kendisinde şüphe olmayan Kur’an-ı Kerim’in mübarek yol göstericiliğine ulaştır. ( 2 Bakara 2 ) O’nu başucu ve başvuru Kitabımız bilmeyi ve okuyup anlayarak yaşamayı, O’nunla şifâ ve rahmeti bulmayı nasibet. ( 9 Tevbe 14, 10 Yunus 57, 17 İsrâ 82, 41 Fussilet 44
Bizden öncekilerin başlarından geçenler, bizim de başımızdan geçip imtihan edilmeden, imanlarımız sınanmadan, gerektiğinde bedel ödemeden,  Cennet’e giremeyeceğimizi biliyor ( 2 Bakara 214 ) ve üzerimize sabır yağdırmanı, Sekînetini indirmeni, bizlere Hidayet ve Kurtuluş yollarını göstermeni istiyoruz ey ’ım!. ( 48 Fetih 4, 26 ) Senin dininin düşmanlarıyla karşılaştığımızda ve ayetlerini okuduğumuzda teslimiyet ve imanlarımızı, sadakatimizi artır. ( 48 Fetih 4-5, 8 Enfâl 2, 9 Tevbe 124 )
’a verdiği sözü bozmayıp sadıklardan olmayı, ahdini yerine getirerek Şehîd olan veya sözünü değiştirmeden bu uğurda bekleyenlerden eyle bizi ya Rabbi! ( 33 Ahzâb 23 ) Bize Dünyada ve Ahiret’te iyilik ver, Şeytanın iğvalarından, cahillikten, nefsimizden, Cehennem azabından koru ey ’ım! ( 2 Bakara 201 )
İslâm’a teslim olup, Kur’an’a talebe, Rab’be kul olmayı, (cc)’a ve Rasûlüne itaat etmeyi, Tağutlara, Zalimlere, Müşriklere, Cahillere isyan etmeyi, Kur’an’ı Sünnet’le tefsir etmeyi, Sünnet’i Kur’an’la teyit etmeyi, Nebîlerin, Sıddıkların, Şehidlerin inkılâbî yolunu ve Peygamberî misyonu sürdürmeyi, onur, izzet ve şerefi kuşanmayı, direnerek dirilmeyi bizlere nasip eyle ya Rabbi!
Logged

RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Online Online

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #2 : Şubat 15, 2012, 12:14:19 ÖÖ »

Alıntı

Kur’an tıpkı anne sütü gibidir. Bir günlük bebeğin ihtiyacı olan gıdayı ona verirken, altı aylık çocuğa da, yetişkinlere de kendisi için gerekli olan gıdaları verir. Yaşınıza, kültürünüze, anlayışınıza ve ilminize uygun olan gıdalarla sizi besler ve her derdinize derman olup maddi ve manevi kirlerden temizleyip hastalıklara karşı şifa ve kalkan olur.Sıkı sıkıya sarılmamız için (cc)’ın gökten sarkıttığı ipi/hablullahıdır Kur’an.

İslâm’a teslim olup, Kur’an’a talebe, Rab’be kul olmayı, (cc)’a ve Rasûlüne itaat etmeyi, Tağutlara, Zalimlere, Müşriklere, Cahillere isyan etmeyi, Kur’an’ı Sünnet’le tefsir etmeyi, Sünnet’i Kur’an’la teyit etmeyi, Nebîlerin, Sıddıkların, Şehidlerin inkılâbî yolunu ve Peygamberî misyonu sürdürmeyi, onur, izzet ve şerefi kuşanmayı, direnerek dirilmeyi bizlere nasip eyle ya Rabbi!

 
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 0
Online Online

Mesaj Sayısı: 1217



« Yanıtla #3 : Şubat 15, 2012, 11:47:21 ÖS »

Alıntı
 
Kur’an tıpkı anne sütü gibidir. Bir günlük bebeğin ihtiyacı olan gıdayı ona verirken, altı aylık çocuğa da, yetişkinlere de kendisi için gerekli olan gıdaları verir. Yaşınıza, kültürünüze, anlayışınıza ve ilminize uygun olan gıdalarla sizi besler ve her derdinize derman olup maddi ve manevi kirlerden temizleyip hastalıklara karşı şifa ve kalkan olur.Sıkı sıkıya sarılmamız için (cc)’ın gökten sarkıttığı ipi/hablullahıdır Kur’an.
 
İslâm’a teslim olup, Kur’an’a talebe, Rab’be kul olmayı, (cc)’a ve Rasûlüne itaat etmeyi, Tağutlara, Zalimlere, Müşriklere, Cahillere isyan etmeyi, Kur’an’ı Sünnet’le tefsir etmeyi, Sünnet’i Kur’an’la teyit etmeyi, Nebîlerin, Sıddıkların, Şehidlerin inkılâbî yolunu ve Peygamberî misyonu sürdürmeyi, onur, izzet ve şerefi kuşanmayı, direnerek dirilmeyi bizlere nasip eyle ya Rabbi!
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: