|
RUMEYSA
|
 |
« : Kasım 19, 2008, 12:31:54 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
Yakup
|
 |
« Yanıtla #1 : Kasım 19, 2008, 12:47:58 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #4 : Kasım 26, 2008, 02:21:48 ÖÖ » |
|
 Kendimizi Müslüman Olarak Adlandırabilir miyiz? DİĞER İNSANLARI TAKLİT ETMEK
Yine bazı insanlar 'ın Kitabı'na ve Peygamberi'nin emirlerini açıkça itaatsizlik göstererek şunu ileri sürerler: "Bu gibi kişiler, fikirler ve yaşayış tarzları benimsenmelidir, çünkü Batı'da bunlar geçerlidir; diğer milletler bu yüzden geliştiğinden ve önemli insanlar taraftar olduklarından, bunlar kabul edilmelidir." Böyle bir insan imanını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıyadır. Bu tutum İslâm'la bağdaşmaz.
Eğer Muslümansanız ve öyle kalmak istiyorsanız, 'ın ve Elçisi'nin emirlerine karşı olan herşeyi aklınızdan atmalısınız. Eğer atamazsanız İslâm'ı takip ettiğinizi söylemek size yakışmaz. Onlara inandığınızı ileri sürüp sonra, onların emirlerini önemsemeyip hayatınızı diğer insanların düşüncelerine ve yaptığı işlere göre düzenlerseniz bu ne iman ne de,islâm olur. Bu düpedüz ikiyüzlülüktür.
böyle bir davranışın anlamsızlığı hakkında hiç bir şüphe bırakmıyor: "Biz gerçeği açıkça gösteren ayetler indirdik, fakat dilediğini doğru yola iletir. Onlar derler ki: 'a ve peygamberine itaat ederiz." Ondan sonra bir kısmı yüz çevirir; bunlar gerçek Mü'minler değillerdir. Aralarında karar vermeleri için 'a ve Peygamberi'ne çağrıldıklarında içlerinden bir kısmı yüz çevirirler; fakat kendi taraflarında olursa itaat ederek Peygamberin yanında olurlar. Onların kalplerinde hastalık mı var? Yoksa şüphede midirler? Ya da 'ın ve Peygamberin onlara haksızlık etmesinden mi endişe ediyorlar? Hayır, yanlış yapan onlardır. Aralarında hükmetmeleri için ile Peygamberi tarafından çağrıldıklarında inananlar "işittik ve itaat ettik" derler. Kurtuluşa erenler onlardır. Kim 'a ve Peygamberi'ne itaat eder, 'tan korkarsa, o üstün gelecektir." (Nur, 24/46-52)
Bu iman tarifini iyice düşünüp taşının, iman nedir? İman, tamamen ve isteyerek 'ın Kitabı'na ve Peygamberi'nin yol göstericiliğine uymayı gerektirir. Onlardan gelen nasihat ve emirlere sıkı sıkıya itaat edilmeli, kendi zihnimizde oluşan, ailemizin fertlerinden ya da başka insanlardan gelen karşı fikirlere kulak vermemeliyiz. Ancak bu yaklaşım içinde olursanız Müslüman olabilirsiniz. Eğer olmazsanız, ikiyüzlülükten öteye gidemezsiniz.
Şimdi kendinizi kalplerinde gerçek iman olan kişilerle karşılaştırın ve 'a ve Peygamberine nasıl itaat ettiklerini görün.
Gelin Müslüman Olalım MEVDUDİ
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #5 : Kasım 26, 2008, 02:26:32 ÖÖ » |
|
 Kendimizi Müslüman Olarak Adlandırabilir miyiz? Gerçek İman Alkolden Kaçınmak
Eskiden Arabistan'da alkolün ne kadar yaygın olduğunu biliyorsunuz. Erkek ya da kadın, genç ya da yaşlı herkes içki içiyordu. Ona övgüler yazıp müptelası oluyorlardı. Bir kere alıştıktan sonra içkiyi bırakmanın ne kadar zor olduğunu bilirsiniz. Bir alkolik içkiyi bırakmak yerine ölmeyi bile tercih edebilir. Eğer alkol almazsa bir akıl hastasından daha kötü bir duruma düşebilir. Ancak Kuranla birlikte içki yasaklaması gelince ne oldu? Alkolü canlarından çok seven aynı Araplar şişeleri kendi elleriyle kırdılar. Alkol Medine sokaklarından bir dere gibi aktı. Bir grup insan ellerinde içki testileri varken, Peygamberin (s.a.v), içki yasağını bildiren açıklamasını duydular ve ondan sonra ağızlarına tek bir damla bile koymadılar. İşte gerçek imanın gücü budur. Bu 'a ve Elçisi'ne teslimiyetin en güzel örneklerinden biridir.
Gelin Müslüman Olalım MEVDUDİ
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #6 : Kasım 26, 2008, 02:31:03 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #7 : Kasım 26, 2008, 02:34:23 ÖÖ » |
|
 Kendimizi Müslüman Olarak Adlandırabilir miyiz? Aile Bağlarını Koparmak
Biliriz ki bu dünyada hiç kimse kendi ailemizden daha değerli değildir. Özellikle babalar, erkek kardeşler ve oğullar o kadar yakındırlar ki birbirleri için herşeyi feda edebilirler. Fakat şimdi Bedir ve Uhud savaşlarını düşünün ve kimlerin karşı karşıya savaştığına bakın. Müslüman bir ordudaki baba, Kâfir ordudaki oğluna silah çekmişti; ya da oğul Müslümanların, baba Kâfirlerin tarafındaydı. Kardeşler, yakın akrabalar, değişik cephelerde, birbirlerine karşı yabancılar gibi savaşmışlardı, insanları kendi akrabalarına karşı savaştıran, ne para ne ırkçılık, ne de kişisel düşmanlıktı; uğrunda savaştıkları, babalarını, oğullarını, kardeşlerini ve bütün ailelerini feda edecek gücü ve cesareti buldukları şey 'ın ve Peygamber'in sevgisiydi.
Gelin Müslüman Olalım MEVDUDİ
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #8 : Kasım 26, 2008, 02:40:45 ÖÖ » |
|
 Kendimizi Müslüman Olarak Adlandırabilir miyiz? Kültürel Değer ve Geleneklerden Vazgeçmek
Bildiğiniz gibi İslâm, Arabistan'da geçerli olan bütün eski adetleri yıktı. Bunların en kötüsü de yüzlerce yıldır devam eden putperestlikti. İslâm insanlara putperestliğin yanısıra o zamanlar iyice yaygınlaşan alkolü, zinayı, *****ı, hırsızlığı ve silahlı soygunu bırakmalarını söyledi. Kadınlar örtünmeden dolaşırlarken İslâm onlara peçe kullanmalarını emretti. Miras hakkına sahip değillerken İslâm onlara da hak tanıdı. Açıkçası bütün eski gelenekler az-çok değişti. Fakat 'a ve peygamberine gerçekten inanmış olanların bütün bunları nasıl kabul ettiğini biliyor muşunuz? Yüzyıllardır taptıkları putları ve kurbanlar sundukları mihrapları kendi elleriyle kırdılar. Nesilden nesile geçen aile geleneklerini tamamen yıktılar. Kutsal saydıkları nesneleri emrettiği zaman ayaklarıyla çiğnediler. Yine onun emriyle yasaklar mubah, aklar kara, karalar ak oldu. Eskiden zevk ve kazanç için yapılan işler için bırakıldı. Diğer yandan İslâm'ın getirdiği emirler, uyulması ne kadar güç olsa da memnuniyetle kabul edildi.İşte bu, gerçek İman'dır ve gerçek İslâm'dır. Arapların o günlerde şöyle söylediklerini düşünün: "Bize yüklü kazanç getiren işlerimizi bırakıp kârımızı azaltacak şeyleri kabul edemeyiz. Romalılar'ın ve tranlılar'm hoşumuza giden fikir ve uygulamalarını alıp, toplumun onayladığı, babalarımızın ve dedelerimizin yapageldiği işleri yapmaya devam edeceğiz." Eğer böyle söyleyerek İslâm prensiplerini reddetselerdi, bugün dünyada hiç Müslüman olmazdı.
Gelin Müslüman Olalım MEVDUDİ
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
ömer__fani_65
Moderatör
Hep Burda
  
Karma: 7
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1068
|
 |
« Yanıtla #9 : Kasım 26, 2008, 07:44:16 ÖÖ » |
|
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 26, 2008, 07:45:12 ÖÖ Gönderen: ömer__fani_65 »
|
Logged
|
|
|
|
|