Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Kelime-i Tevhid Niçin Eşsizdir  (Okunma Sayısı 833 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Online Online

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« : Kasım 11, 2008, 12:23:22 ÖÖ »

http://haydarbekret.sitemynet.com/mynet_resimlerim/lailaheillallah_1_.gif
Kelime-i Tevhid Niçin Eşsizdir


Kelime-i Tevhid Niçin Eşsizdir?

İslam kardeşleri! İslam'ın temelini oluşturması sebebiyle şimdi Kelime-i Tevhid'in anlamı ve kapsamı hakkında biraz daha düşünelim. Ona inanır ve onun gücüyle İslam'a girersiniz; onu bütünüyle anlar, hayatınızı ona göre şekillendirir ve gerçek Müslümanlar olursunuz. O olmadan ne İslam'a girebilirsiniz ne de Müslüman kalabilirsiniz.

Kıssadan Hisse

onu Kelime-i Tayyibe, gönül alıcı güzel "söz' olarak adlandırır ve şöyle açıklar:

"'ın bu güzel sözü nasıl meydana getirdiğinin farkında değil misiniz? O, sımsıkı kök salmış ve dalları Cennete uzanan güzel bir ağaca benzer. Yaratanın izniyle her an meyve verir. kendileri hakkında düşünmeleri için insanlara ibret verici hikayeler gösterir. Ve Kelime-i Ka-bih'in (kötü söz) hikayesi de çürük bir ağacınkine benzer -kökünden sökülmüştür ve devamlılığı yoktur. sağlam sözü seçenlere bu dünyadaki ve öbür dünyadaki hayatlarında güç verir ve yanlış yapanları engellemez. Çünkü O her istediğini yapar" (İbrahim, 14/24-7).

Kelime-i Tayyibe burada 'ın emriyle her zaman bereketli meyveler sunmaya devam eden, kökleri yeryüzüne sıkı sıkıya bağlanmış ve dallan gökyüzüne uzanan soylu bir ağaca benzetilmiş. Kelime-i Kabili ise onun karşısında kökleri sağlam bir temele tutunmadığmdan kolayca sökülüp alınabilecek fakir, sığ bir toprakta kendi kendine yetişmiş bir bitki gibi, kötü ya da aslı bozulmuş bir kelime, yanlış inanç ve temeli olmayan bir söz gibi görülmüş.
Bu benzetme o kadar güzel ve ilgi çekicidir ki üzerinde düşündükçe alınacak yeni bir ders çıkar.



Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
« Son Düzenleme: Kasım 11, 2008, 12:24:27 ÖÖ Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Online Online

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #1 : Kasım 11, 2008, 12:26:19 ÖÖ »

http://www.egeorman.org.tr/agaclar/foto_mese.jpg
Kelime-i Tevhid Niçin Eşsizdir
  http://www.ttae.gov.tr/makaleler/macar1.jpg
Kelime-i Tevhid Niçin Eşsizdir


İki Çeşit Ağaç

İki cins ağaç düşünün. Meşe ağacına bir bakın. Kökleri toprağa nasıl sıkı sıkıya tutunmuş, boyu nasıl yücelere erişmiş, geniş dalları üzerinde ne kadar güzel yapraklar yetişmiştir. Bu ağaç böyle bir güce ve ihtişama nasıl sahip olabildi? Sebep, meyvesi olan meşe palamudunun yaradılışmdadır. Büyük ağaç olması için tohumunda doğuştan gelen bir hak vardır. Ve bu hak o kadar belliydi ki, talepte bulunduğu zaman toprak, su, hava, sıcak gün ve serin gece, yani ihtiyaç duyduğu her madde ona istediği her şeyi vermeyi kabul etti.

Böyle ulu bir ağaç olma meziyeti, yararlı meyveler vermesi ve yüceliğindeki asaletle muazzam bir ağaç olmayı hakettiğini gösterdi ve birleşerek ona yardım eden yerin ve göğün güçleri haklı çıktılar. Dahası, yardım etmek onların göreviydi çünkü toprağın, suyun, havanın ve diğerlerinin sahip oldukları besleme, geliştirme ve olgunlaştırma gücü onlara soylu ağaçlara yardım etmeleri amacıyla verildi.
Fakat kendi kendine yetişen vahşi otlar ne olacak? Güçsüz ve meziyetsiz olduklarından, kökleri toprağa iyi tutunamadığından bir çocuk tarafından bile kopartabilirler. O kadar güçsüzdürler ki rüzgarla bile solabilirler. Dokunduğunuz zaman dikenleri batabilir. Eğer tadına bakarsanız acı ve zehirli olabilirler. Hergün bunlar gibi kaç tanesinin tomurcuklanıp kaç tanesinin solup gittiğini sadece bilir. Peki niçin böyleler? Sebep şu ki onlar meşe palamudunun sahip olduğu ve meşe ağacının büyümesine izin veren o hakka sahip değildirler.
Soylu ağaçlar olmadığı zaman toprak, yaradılışı gereği kendini nadasa bırakmaz ve çalıların, işe yaramaz otların büyümesine izin verir. Su besin, hava da enerji verir fakat hiç biri bu bitkilerin varlık hakkını meşe ağacınınkini kabul ettikleri gibi kabul etmezler. Bu yüzden ne toprak derinlere kök salmaları için onlara yardım eder; ne su gelişmeleri için onları gönülden besler; ne de hava yardımcı olmaya isteklidir. Bu yüzden bu fakir kaynakla, bu bitkiler sağlıksız, lezzetsiz, genellikle dikenlere ve zehirli meyvelere sahip olarak yetişirler. Bu da gösterir ki, yeryüzü ve gökyüzü bu tür bitkilerin yetişmesine yardım etmek için yaratılmamıştır.
Şimdi bu iki örneği karşınıza alın ve Kelime-i Tayyib ile Kelime-i Kabih arasındaki farkı etraflıca düşünün.



Gelin Müslüman Olalım
MEVDUDİ
« Son Düzenleme: Kasım 11, 2008, 12:32:03 ÖÖ Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Online Online

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #2 : Kasım 11, 2008, 12:34:58 ÖÖ »

http://ilhandemir44.sitemynet.com/mynet_resimlerim/shahdo147.gif
Kelime-i Tevhid Niçin Eşsizdir


Kelime-i Tayyib'in Özellikleri

Kelime-i Tayyib gerçek bir "kelime'dir; o kadar gerçektir kî bütün dünyada ondan daha gerçeği bulunamaz; tıpkı 'ın bütün evrenin tek ilâhı olduğu gibi. Yerdeki ve göklerdeki her şey buna tanıklık eder. İnsanlar, hayvanlar, ağaçlar, taşlar, kum taneleri, çağlayan ırmaklar, parlayan güneş -bunların içinde 'tan başka biri tarafından yaratılmış, hayatını başka birinin yardımıyla sürdüren ve 'tan başkasının yo-kedebileceği herhangi bir nesne var mıdır?
Bütün evren tarafından yaratılmıştır ve hayatı ve devamlılığı O'nun merhametine bağlıdır; tek efendi ve yönetici 'tır. Ve siz "Bu dünyadaki hakimiyet sadece 'a aittir "dediğinizde, göklerdeki ve yerdeki herşey size uDoğru söyledin. Buna hepimiz tanığız" der. O'nun önünde eğildiğinizde evrendeki herşey sizinle birlikte eğilir, çünkü herşey ona ittat eder. O'nun emirlerine uyduğunuzda dünyadaki her şey aynısını yapar. O'nun yolunda giderken yalnız değilsinizdir. Aslında, göklerin ve yerin orduları sizinle birliktedirler: gökteki güneşten, en küçük bir kum tanesine kadar herşey onun döşediği yoldan giderler. O'na güvendiğinizde önemsiz bir güce değil, Kâıııat'm Efendisi'nin gücüne güvenmiş olursunuz.
Kelime-i Tayyib'e inanan ve hayatını ona göre şekillendiren birini, yerin ve göklerin bütün güçlerinin destekleyeceğini şimdi anlayabilirsiniz. O kişi bu dünyadaki ve öbür dünyadaki hayatlarında bolluk içinde olacaktır. Bir an için bile yenilgi ve kayıba uğramayacaktır. Bu, 'ın başta belirttiğim ayetinde de açıkça söylendiği gibi Kelime-i Tevhid kökleri toprağa sıkıca bağlı, dalları gökyüzüne uzanan ve 'ın izniyle sürekli meyve veren bir ağaca benzer.



Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Online Online

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #3 : Kasım 11, 2008, 12:38:50 ÖÖ »

http://www.asgharmughal.com/img/Allah_Muhammad.jpg
Kelime-i Tevhid Niçin Eşsizdir


Kelime-i Kabih'in Özellikleri

Buna karşılık, Kelime-i Kabih'in anlamı nedir? Bu, ya yok demektir ya da O'nun ilahi gücünü paylaşan başka biri var demektir. Bir düşünün, bundan daha asılsız ve boş bir düşünce olabilir mi? Dünyada bunun herhangi bir kanıtı var mı? Bir ateist 'ın olmadığını söyler fakat yerdeki ve gökteki her şey onu yalanlar: "Hepimiz gibi seni de yarattı ve bu talihsiz sözleri söyleyen dili de sana O verdi." Bir putperest ise 'a ve ilahi gücüne ortak koşarak başka tanrıların da yaşama gücü verdiğini; onların da herşeyin üzerinde güçleri olup kaderlerimizi belirleyebileceklerini; fayda sağlayıp zarar verebileceklerini; dualarınızı dinleyip kabul edebileceklerini; korkulmayı ve güvenilmeyi hakettiklerini; 'ınkilerin yanısıra onların buyruklarına, emirlerine ve kanunlarına da uyulması gerektiğini söyler. Ancak yerdeki ve göklerdeki herşey bu iddianın kesinlikle bir yalan ve gerçeğe tamamen aykırı olduğunu kanıtlar.
Şimdi düşünün, böyle asılsız bir düşünceye inanan ve ona göre bir hayat süren birisi bu dünyada ve Ahiret'te nasıl refah bulur. bu gibi insanlara acımış ve onlara belirli bir süre daha hayatlarını devam ettirmeleri için izin vermiştir. Doğa ise onları bir süre için besleyecek fakat bunu hakettikleri için yapmayacaktır. Çünkü bu insanlar biraz önce bahsettiğim, kendiliğinden yetişmiş çalılara ve işe yaramaz otlara benzerler.


Karşılaştırma Sonuçları

Aynı tezat meyveler arasında da vardır. Kelime-i Tayyib tatlı meyveler verir: dünyada barışı kurar. İyiliği, gerçekliği ve adaleti hakim kılar ve insanlar bundan faydalanır. Fakat Kelime-i Kabih gibi günahkâr bir kökten nasıl bir ağaç yetiştirebilirsiniz? Büyüdükçe dikenli dallar sürgün verir; damarlarından zehir akar. Böyle dallarda acı ve zehirli meyvelerden başka birşey yetişmesine imkân var mıdır?
Küfürün, putperestliğin ve maddeciliğin hakim olduğu yerlerde neler olduğunu kendi gözlerinizle görebilirsiniz: insanoğlu kendi kendisinin yıkıcılığı altında eziliyor. Devamlı savaş hazırlıkları yapılıyor. Nükleer silahlar ve zehirli gazlar üretiliyor. Devletler, yok etmek için birbirlerine saldırıyorlar. Güçlü olanlar güçsüz olanların elinden ekmeğini alıyor, ordu ve polisle onları sindirerek hapis ve ölümle tehdid ediyorlar. Güçsüzler hiç bir yerde güçlülerin baskısından kaçamıyorlar.
Bireylere gelince, onların ahlakları da şeytanı bile utandıracak kadar bozulmuş. İnsanlar artık hayvanların bile yapmaya çekindiği şeyleri yapıyorlar. Zengin, fakiri kandisine hizmet etmeye mecbur bir köleymiş gibi çalışmaya zorlayarak, faiz alarak ve sömürerek onun kanını emiyor. İnsan haysiyeti ve hakları ayaklar altına almıyor. İnsanlar fiziksel zevklerine bir engel koymadıklarından kürtaj yaygınlaşmıştır. Eş değiştirme bile yapılmaktadır.
Bu yüzden Kelime-i Kabih bitkisi nerede ve ne zaman yetişirse yetişsin dallarının dikenli, meyvelerinin acı ve zehirli olması sizi şaşırtmasın.
Bu iki sözden bahsettikten sonra şöyle söyler:

"Bu yüzden , güçlü sözü seçenlere bu dünyadaki ve Ahiret'teki hayatlarında güç verir ve yanlış yapanların yoldan çıkmalarını engellemez" (İbrahim, 14/27).
Yani , Kelime-i Tayyib'e bağlananlara bu dünyada ve ahirette kuvvet ve dayanma gücü verecektir. Buna karşılık Kelime-i Kabih'e bağlananların çabalarını boşa çıkaracaktır. Bu dünyada ve öbür dünyada, karşılığını alacakları hiç bir iyi iş yapmayacaklardır.



Gelin Müslüman Olalım
MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Online Online

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #4 : Kasım 11, 2008, 12:43:01 ÖÖ »

http://www.islam-projekte.com/kalifat/kalifat/_data/allah1.jpg
Kelime-i Tevhid Niçin Eşsizdir


Kelime-i Tevhid'e İnananlar Niçin Gelişmiş Değiller?

Kelime-i Tayyib ile Kelime-i Kabih arasındaki farkı ve getirdikleri sonuçlan duydunuz kardeşlerim. Şimdi diyeceksiniz ki, biz Kelime-i Tayyib'e inanıyoruz fakat neden inançsızlar kadar gelişmiş değiliz.
Bu soruya cevap vermek zorundayım ve vereceğim. Ama sözlerime tepki göstermeden önce doğru söyleyip söylemediğimi kalplerinize sormanızı istiyorum.

İlk önce Kelime-i Tevhid'e inandığınız doğru değildir. Ona inanmak sadece söylemek değildir. O kalbinizde kök salmalı, zıt görüşleri etkisiz kılmalı, karşı davranışları engellemelidir.

adına söyleyin kardeşlerim bunları gerçekleştirebiliyor musunuz? Fikirleri Kelime-i Tayyib'e tamamen zıt olan yüzlerce putperest aranızda yaşamıyor mu? 'tan başka nesneler önünde başları eğilenler, onun dışındaki güçlerden korkanlar Müslümanların kendileri değil mi? O'ndan başka kimselerden yardım ve destek beklemiyorlar mı? Şeriata değil, geleneksel kurallara uyulan mahkemelere gitmiyorlar mı? Ufak bir maddi çıkar uğruna 'ın yasalarını çiğnemekte tereddüt etmeyen, 'ın gazabından değil de inançsızların öfkesinden korkan insanlar yok mu aramızda? Kâfirleri memnun etmek için ellerinden geleni yaparlarken 'ın yasalarını uydurma sayarak O'nun isteklerini yerine getirmeye hiç yanaşmayanlar yok mu?
Bütün bunlar gerçek değilse için söyleyin. Ve eğer gerçekse Kelime-i Tayyib'e inandığınız halde gelişememekten yakınmanız için haklı bir gerekçeniz var mıdır? Önce Kelıme-i Tayyib'e inanmalı, sonra da çizdiği yaşam düzenine uymalısınız.Eğer halâ hayatlarınız o, toprağı kökleriyle derinden kavrayan ve bereketli dalları gökyüzüne uzanan ağaçlarınkine benzemiyorsa o zaman 'ın size tutmadığı sözler verdiğine inanabilirsiniz.



Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Online Online

Mesaj Sayısı: 9894



WWW
« Yanıtla #5 : Kasım 11, 2008, 12:44:47 ÖÖ »

http://img110.imageshack.us/img110/4223/elmatomurcukvedamla2gk9.jpg
Kelime-i Tevhid Niçin Eşsizdir


Kelime-i Kabih'i İzleyenler Gelişmiş mi?

Kelime-i Kabih'e inananların bu dünyada refah içinde oldukları ise yanlıştır. Gerçek şu ki bu insanlar ne gelişmiş ne de gelişmekteki". Siz onların aşırı servetine, lüks mallarının çokluğuna ve dıştan görünen parlaklıklarının ihtişamına göre bir yargıya varıyorsunuz. Maddi gelişmişlik gerçek gelişmişlik değildir. Kaç tanesinde iç huzuru olduğunu onların yüreklerine sorun. Çünkü lüks içinde yaşasalar bile yüreklerinde, onları yoran, üzen bir cehennem ateşi yanar. 'ın yasalarına

itaatsizlik, evleri nasıl cehenneme çevirmiştir? Avrupa'da ve Amerika'da intiharlar ve boşanmalar niçin böylesine çoğalmaktadır? Katliamlar, doğum kontrolü ve kürtajlarla insan nesli nasıl azalmaktadır? Uyuşturucular ve alkol yüzlerce insanın hayatını nasıl mahvetmektedir? Çeşitli ülkeler ve sınıflar arasındaki ekonomik gelişme ve pazar hakimiyeti için verilen korkunç uğraşın nasıl çığırından çıktığına bir bakın. Kıskançlık, ihanet ve düşmanlık insanları birbirleriyle nasıl savaştırıyor? Meslekler arasındaki çılgın rekabet hayatı pek çok insan için nasıl acımasız bir hale getiriyor? Ve bugün uzaktan bakılınca cennet gibi gözüken o kocaman görkemli şehirler, sefalet içinde yüzen yüzlerce ve binlerce insan barındırıyor. Buna refah diyebilir misiniz? İmrenerek aradığınız şey bu mu? Kardeşlerim! 'ın sözlerinin gerçek dışı olamayacağını sakın unutmayın. İzlediğiniz zaman sizi bu dünyada başarıya ve öbür dünyada mutluluğa götürecek olan Kelime-i Tayyib'den başka Kelime-i Tevhid yoktur.



Gelin Müslüman Olalım
 MEVDUDİ
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: