Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: ...::: HİDAYETE VESİLE OLMAK :::...  (Okunma Sayısı 1150 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
dervisane
Sağlam Forumcu
****

Karma: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 302


AŞKSIZ OLMAKİ ÖLÜ OLMAYASN AŞK İLE ÖLKİ DİRİ KALSN

dervis_ane@hotmail.com
WWW E-Posta
« : Ekim 04, 2010, 12:38:32 ÖÖ »

...::: Hidayete Vesile Olmak :::...

Sehl bin Sa’d söyle anlatmistir: Hz. Peygamber (S.A.V) , Hayber gününde: "Andolsun, ben su bayragi yarin bir kisiye verecegim ki, onun eliyle Hayber'i fethedecektir. O, ve Resulü'nü sever, ve Resulü de onu severler." diye buyurdu. Halk o gece sabaha kadar bayragin kime verilecegini, o kisinin kim olacagini müzakere edip durdular. Sabahleyin halk, Resulullah sallAllah u aleyhi ve sellem'in yanina geldi.

Herkes bayragin kendisine verilecegini ümit ediyordu. Hz. Peygamber (S.A.V) : "Ebu Talib'in oglu Ali nerededir?" dedi. Sahabeler: "Ey 'in Resulü! Onun gözleri agriyor. Onun için buraya gelemedi." deyince, Hz. Peygamber sallAllah u aleyhi ve sellem birisini göndererek onu çagirdi. Hz. Ali geldi ve Hz. Peygamber sallAllah u aleyhi ve sellem, Hz. Ali'nin mübarek gözlerine tükürügünü sürdü. Ona dua etti. Hiç hasta olmamis gibi sifaya kavustu. Hz. Peygamber sallAllah u aleyhi ve sellem bayragi ona verdi. Hz. Ali: "Ey 'in Resulü! Onlar bizim gibi oluncaya kadar onlarla mücadele edecegiz, savasacagiz." dedi. Hz. Peygamber sallAllah u aleyhi ve sellem de söyle buyurdu: "Git! Onlarin sahasina girinceye kadar devam et. Sonra onlari Islâm'a davet et. Onlara Islâm'da 'in haklarindan neler var oldugunu haber ver. 'a yemin ederim, eger senin vasitanla -u Zülcelal bir kisiyi hidayete getirirse, bu senin için dünya ve dünyanin içindekilerden daha hayirlidir." (Buhari, Müslim)

Insanlari 'in dinine davet etmek, en faziletli amellerin basinda gelir. Dünyada bir tek kisinin hidayetine vesile olmak, dünya nimetlerinin en kiymetlilerine sahip olmaktan daha hayirlidir. Hz. Peygamber (S.A.V) dünyaya gönderildiginden kiyamet kopuncaya kadar, kendi ümmetinin sevaplarina ortaktir. Biz dünyada ne kadar amel yaparsak Hz. Peygamber (S.A.V) bizim amelimize ortak olacaktir. Çünkü bizim bu amelleri yapmamiza o vesile olmustur. -u Zülcelal'in yoluna çagirarak hidayetimize ve ibadetlerin nasil yapilacagini göstererek -u Zülcelal'e kulluk yapmamiza vesile olmustur.

Herhangi bir mü'min, arkadaslarinin veya çevresindeki insanlarin hidayetine vesile olursa, o da Hz. Peygamber (S.A.V) gibi hidayetine vesile oldugu kimselerin amellerine ortaktir. Ve hem de Hz. Peygamber (S.A.V) in mutabaatini yapmis olur.

Bir düsünelim! Insan hidayetine vesile oldugu kimseler nedeniyle evde yattigi yerde amel defterine devamli sevap yazilsa, dünyada bundan daha kârli ve kazançli bir is olabilir mi? Sen evinde oturacak hatta yatacaksin, insanlar çalisacak, ibadet edecek, namaz kilacaklar sende bunlarin ibadetleri sebebiyle aldiklari sevaplara ortak olacaksin. Insan için ahirette bundan daha rahat ve menfaatli bir amel olamaz.Onun için böyle güzel bir nimetin kiymetini bilmeli ve ailemizden baslayarak komsularimiza, akrabalarimiza ve bütün mü'min kardeslerimize yardimci olmaliyiz.

RABBİM hidayete güzelliğe hayra vesile olanlardan eylesin inşaALLAH
İMZA:
AŞK dediğin ya ALLAH'tan gelmeli, ya ALLAH için olmalı, ya da ALLAH'a ulaştırmalı; yoksa yerle bir olmalı. Aşk "SEVGİ" boyutuna ulaşmıyorsa, adı batmalı. Sevgi ki, ALLAH'ın varlıkları yaratmasındaki yegâne gayesi. Sevgi ki ALLAHU Teâlâ'nın, kullarına yerleştirdiği en güzel hediye. O'ndan gelen ve ona dönecek olan en anlamlı duygu <o:p></o:p>
*ALLAH için sevip sevilin inşaALLAH*

Îmân'dan sonra ise,en kıymetli ibâdet,Bir mü'minin kalbini sevindirmektir elbet.

neyleyim ben dünyayı bana seni gerek seni ALLAH'IM
AŞKSIZ OLMAKİ ÖLÜ OLMAYASIN AŞK İLE DİRİ KALASIN / MEVLANA[/B]
« Son Düzenleme: Ekim 15, 2010, 10:30:39 ÖS Gönderen: dervisane » Logged

Aile yuvası, hem ALLAH muhabbetine vazgeçilmez bir basamak hem de nesillerin devamı için bir ilâhî kanun kılındı. Yani âile ortamı, hem bedenî bir ihtiyaç ve hem de rûhânî gelişmenin ilk ve esaslı zeminini teşkil etti.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 10525



WWW
« Yanıtla #1 : Ekim 04, 2010, 09:07:33 ÖS »


 
Alıntı

RABBİM hidayete güzelliğe hayra vesile olanlardan eylesin inşaALLAH


AMİN...AMİN....AMİN...
« Son Düzenleme: Ekim 04, 2010, 09:08:31 ÖS Gönderen: RUMEYSA » Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7649



E-Posta
« Yanıtla #2 : Ekim 04, 2010, 10:27:49 ÖS »



Herhangi bir mü'min, arkadaslarinin veya çevresindeki insanlarin hidayetine vesile olursa, o da Hz. Peygamber (S.A.V) gibi hidayetine vesile oldugu kimselerin amellerine ortaktir. Ve hem de Hz. Peygamber (S.A.V) in mutabaatini yapmis olur.


[/CENTER]
Logged

selvi
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3014


« Yanıtla #3 : Ekim 05, 2010, 02:43:27 ÖS »

İnsanların çoğu kendileri ile dargındır, barıştırmak lazım.Nefis ne demek ruh ne demek hiç haberleri yok.Bilmeyerek masiyet ve delalet yollarına saplanmış kurtulamıyor.

Bir insan sele kapılmış gidiyor.Merhamet edip onu kurtarmaya çalışmaz mısınız?Dalalet girdabına kapılmış bir insanı kurtarmak, ona da benzemez.Bir insanın ebedi hayatını kurtarmak oluyor.En kötü insanken, hidayet erişiverince bir de bakarsın dünya hapishanesinden kurtulur, en iyi insan olur.

Cenab-ı Fahr-i Kainat [s.a.v] Efendimiz Hadis-i şerif' lerinde:
"Cenab-ı ' ı kullarına sevdiriniz ki, da sizi sevsin." buyuruyor.(Teberani)

Bir başka Hadis-i şerif' lerinde Hazret-i Ali [kerremhttp://www.islamiforum.info/images/smilies/Allah.gif
...::: HİDAYETE VESİLE OLMAK :::...
u veche] Efendimize hitaben:
"' a yemin ederim ki, senin vasıtanla -u Teala' nın bir kimseye hidayet bahşetmesi, senin için kırmızı develere sahip olmaktan daha hayırlıdır."buyuruyorlar. (Buhari)

Kırmızı deve arapların nazarında çok kıymetli olduğu için öyle zikredilmiştir.

Bu bakımdan bir kimsenin kurtuluşuna vesile olabilmek büyük bir menfaati muciptir.

' ımızın bu lütuf kurtuluş yolu ile hem kişinin hayat-ı edebiyesi kurtuluyor, hemde onun aldığı bütün ecir ve sevaplara Hazret-i vasıta olanı ortak ediyor.

Bununla beraber unutmamak lazımdır ki;
hidayet Hakk' tandır.Kul kula hidayet veremez.Ancak teşvik eder.Bize düşen kurtuluşuna vesile olmaya çalışmaktır.
Logged



Eğer yürüdüğünüz bir yolda hiç engel yoksa, o yol sizi hiçbir yere götürmez.
dervisane
Sağlam Forumcu
****

Karma: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 302


AŞKSIZ OLMAKİ ÖLÜ OLMAYASN AŞK İLE ÖLKİ DİRİ KALSN

dervis_ane@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yanıtla #4 : Ekim 06, 2010, 12:20:12 ÖÖ »

ALLAH razı olsun saolasın

 
Cenab-ı Fahr-i Kainat [s.a.v] Efendimiz Hadis-i şerif' lerinde:
"Cenab-ı ' ı kullarına sevdiriniz ki, da sizi sevsin." buyuruyor.(Teberani)


Logged

Aile yuvası, hem ALLAH muhabbetine vazgeçilmez bir basamak hem de nesillerin devamı için bir ilâhî kanun kılındı. Yani âile ortamı, hem bedenî bir ihtiyaç ve hem de rûhânî gelişmenin ilk ve esaslı zeminini teşkil etti.
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5947



« Yanıtla #5 : Ekim 07, 2010, 09:32:03 ÖÖ »

bır küçük yazıda benden...
 
Gayrimüslimlerin bulunduğu bir vilâyetimizde, tanınmış bir hoca efendi camiye gidip gelirken, yolu üzerinde oturan bir gayrimüslime alâka ve yakınlık tezahüründe bulunur, hal hatır sorar geçermiş. Bu durum zamanla devam edip giderken, gayrimüslimin içinde hoca efendiye karşı bir sevgi ve alâka uyanmış. Hoca efendi bu durumu fark edince ilgisini daha da arttırmış. Bu defa gayrimüslim zat, hoca efendiyi bir sabah namazından sonra kahve içmek ve sohbet etmek için evine davet etmek istemiş, durumu ailesine açmış, ailesi, memleketin tanınmış bir hocasının kendilerine gelmeye, kahvelerini içmeye tenezzül edemeyeceğini düşünmüş, bu sebeple kocasına böyle bir teklifte bulunmamasını, sonunda mahcup olabileceğini söylemiş.

Onlar böyle düşünedursunlar; hoca efendi de gece düşünde, gündüz hayalinde bu gayrimüslim aileyi İslam’a kazanmak planları içinde bulunuyor, onun Müslümanlıkla şereflenmesine vesile olmayı gaye ediniyordu. Kendi kendisine keşke bir fırsat doğsa da, bu zatın evine gidebilsem; sohbet edip kendisini biraz daha İslam’a yaklaştırsam, diyordu. Hani kalpten kalbe yol vardır ya, gayrimüslimde günden güne Hoca efendiye karşı muhabbet kızışıyor, kasten cemaat camiden çıkarken, evinin önünde bulunuyor, hoca efendinin iltifatlarına mazhar olmak istiyordu. Hatta, çocuklar evin önünü kirletmiş olabilir korkusu ile sabah erkenden kalkıyor, etrafı gözden geçiriyordu. Gerekirse temizlik yapıyordu. Yine bir sabah namazından sonra bu mübarek zat evine giderken onu beklemekte olan gayrimüslim onun hususi iltifatlarından aldığı cesaretle onu evine davet eder. Hoca efendi buna son derece memnun olmuş görünerek ve bir takım latifeler yaparak, evden içeri girer. Ev halkı çekine çekine hoş geldine gelirler. Hoca efendi hepsinin ayrı ayrı hatırını sorar, çocukların başlarını okşar. Onlara cebinde sakladığı paraları dağıtır. En küçük çocuğu kucaklar ve ona dua eder. Kahvelerini içer, kahvaltılarını yaparlar. Sonra hoca efendi, saatine bakar; size doyum olmuyor, fakat talebelerimin ders saati gelmiş, çocukları bekletmemek için müsaadelerinizi rica edeceğim der. Bütün aile hoca efendiyi nasıl uğurlayacağını, ona nasıl iltifat edeceğini, nasıl bir sevgi tezahüründe bulunacağını şaşırırlar.

http://img107.imageshack.us/img107/277/m10kv9.jpg
...::: HİDAYETE VESİLE OLMAK :::...


Hoca efendi gider; ama bütün ailenin ruhunda ona ve onun şahsında yüce İslâmiyet’e karşı kuvvetli bir sevgi meşalesi doğar. Aradan günler geçer, hoca efendi bir defa da bu aileyi kendiliğinden ziyaret eder. Çocuklara, her birine münasip hediyeler dağıtır. Hele bu ikinci ziyaret, aile efradının içindeki sevgi meşalesini iyice korlaştırır. Artık hoca efendi tarafından sık sık ziyaret edilmek, her gün onunla görüşmek için onun bir yakını gibi olmak isterler.

Nihayet bir gece sabaha karşı gayrimüslim uyanır; bir rüya görmüştür. Ailesini de uyandırıp rüyasını anlatır. Ailesi de buna benzer bir rüya gördüğünü söyler. Artık beraber Müslüman olmaya karar vermişlerdir. Az sonra müezzinin tatlı, saba makamı ile ezanı duyulur. Ezan sesleri, Müslümanlığa namzet olan bu karı-kocanın kalp tellerine tatlı tatlı dokundukça heyecanları artar. Hoca efendinin camiden dönme dakikalarını sabırsızlıkla beklerler. Kalkar, evlerinin önünü süpürür, bütün aile efradını uyandırıp hazırlarlar. İşte hoca efendi geldi, gelecek diye bekleşirler. Hoca efendi karşıdan güneş doğar gibi görünür. Müslümanlığa namzet bu zat, onu görünce gayrı ihtiyarî kendini tutamaz, mıknatısın etrafındaki toplu iğnelerin ona doğru gidişi gibi hoca efendiye doğru gider; Onu hemen kucaklar, alnını ve sakalını öper. Hoca efendi bu manzara karşısında sevinç gözyaşları döker. Her ikisi de ağladıkları veya güldüklerini fark edemeden eve girerler. Bütün aile, başka bir âlemde yaşadıklarını zanneder.

Hoca efendi onları hazırlar, sonra hepsini İslâm'ın kapısından içeri alır. O bu dakikalarda, İstanbul'u fetheden Fâtih'ten daha sevinçlidir. Bir taraftan, Peygamber Efendimizin bir kimsenin Müslüman olmasına sebep olanlara verdiği müjdeyi hatırlar. İçinden kendi kendine şu hadîsin metnini okur:

"'ın, senin vasıtanla bir adamı doğru yola getirmesi senin için, güneşin doğduğu ve battığı şeylere sahip olmaktan daha hayırlıdır"

Diğer taraftan Hz. Ömer'in Müslüman oluşu ile ilgili bilgilerini kafasında canlandırır.

Hoca Efendinin talebelerine ders verme vakti artık gelmiştir. Yeni din kardeşlerini evine davet eder ve ayrılır. Akşam, dostlarından on kişi ile beraber yemeklerini yer, çaylarını içer, sohbetlerini yaparlar. Hoca efendinin çocukları ve ailesini tanımak ve onlarla hemen dost olmak, yeni Müslüman aileyi pek sevindirir. Hoca efendinin bağlıları, günlerce bu yeni din kardeşlerini davetleri, ziyaretleri ve hediyeleri ile aralarında bulundurur, onları yetiştirir, münevver ve örnek bir Müslüman olmasını sağlarlar. Onlar da yeni Müslüman olmanın verdiği heyecanla kâinattaki her canlının kendi saadetine kavuşması ideali ile nice nice kimselerin Müslümanlıkla şereflenmelerine vesîle olmaya devam edip dururlar. Müslüman olmalarına sebep olan hoca efendiyi de devamlı hayırlarla yâd ederler. Müslüman olan herkesten önce ona dua etmelerini rica ederler. http://img86.imageshack.us/img86/9218/iguassufallsbrazilzj7.jpg
...::: HİDAYETE VESİLE OLMAK :::...
Logged

dervisane
Sağlam Forumcu
****

Karma: 2
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 302


AŞKSIZ OLMAKİ ÖLÜ OLMAYASN AŞK İLE ÖLKİ DİRİ KALSN

dervis_ane@hotmail.com
WWW E-Posta
« Yanıtla #6 : Ekim 15, 2010, 10:35:58 ÖS »

ALLAH razı olsun çok güzel paylaşımda teşekkür ederim
bizlerde hidayete vesile olabilcek bir hayat yaşayarak bu güzel müjdeye nail olanlardan oluruz inşaALLAH
dua ile
Logged

Aile yuvası, hem ALLAH muhabbetine vazgeçilmez bir basamak hem de nesillerin devamı için bir ilâhî kanun kılındı. Yani âile ortamı, hem bedenî bir ihtiyaç ve hem de rûhânî gelişmenin ilk ve esaslı zeminini teşkil etti.
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: