Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: HUD SURESİ(7-8)YARATILIŞ GAYESİ  (Okunma Sayısı 99 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
cengiz_sarsmaz
Burada
**

Karma: 1
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 96


« : Ocak 13, 2012, 11:57:16 ÖS »

http://www.2shared.com/audio/hnQJQ4qk/HUD_SURES_7-8_YARATILI_GAYES.html
SESLİ ÇALIŞMA ÜSTTEKİ LİNKTEDİR.

Evet O ki gökleri ve yeri 6 günde yaratmıştır. Onun arşı su üzerindeydi. Rabbimiz bu âyetinde bize yaratılışı anlatıyor. Esasen bu 6 gün meselesi de, arş’ı su üzerinde bulunuyordu ifadesi de gaybî konulardır. Bu gaybî konularda hiç kimsenin bir şey demeye hakları olmadığı gibi, yine hiç kimsenin bu konularda söz söyleyenlere itibar etme hakları da yoktur. Çünkü Rabbimiz bu kadar söylemiş, bir açıklamada bulunmamış. Kur’an’ın beyan edicisi olan Rasulullah efendimizden de bu konuda bir açıklama, bir beyan olmadığına göre aynen böylece iman eder ve susarız. Çünkü hiç kimse, hiçbirimiz göklerin ve yerin yaratılışına şahit olmadık ki bu konuda söz söyleme yetkisine sahip olalım.

İşte şu anda vahiysiz konuşanlar yaratılışla alâkalı bir şeyler söylüyorlar, ama söylediklerinin tamamı yalandan ibarettir. Tamamı gaybı taşlamadan ibarettir. Tahmin ve zandan öteye bu söyledikleri şeyler hiçbir değer ifade etmeyen şeylerdir. Zaten bu adamların çıkış noktaları baştan yanlıştır. Yaratıcıyı hesaba katmadan, ’ı diskalifiye ederek işe başlıyorlar. Gökler ve yer onlara göre bir yaratıcı olmaksızın, tesadüfen, kendi kendine var olmuştur. Onun içindir ki bu Allahsızların sözlerinin hiçbirisine itibar edemeyiz. Söylediklerinin hepsi tahminden, zandan ve yalandan ibarettir. Bu konuda bileceği-miz, inanacağımız ve diyeceğimiz sadece şudur: Gökleri ve yeri ya-ratan ’tır, 6 günde yaratmıştır ve arşı da su üzerinde idi o kadar. Bunun üzerinde değil de şunun üzerinde düşüncelerinizi, tefekkür-lerinizi yoğunlaştırın. Size lâzım olan, anlamanız gereken şudur diyor Rabbimiz. Niye yaratılmış bu gökler ? Niye yaratılmış bu insanlar? Sizler niye varsınız bu dünyada? Varlığın var oluş sebebi nedir?

       İşte üzerinde kafa yormanız gereken mesele budur. Bunu anlamaya çalışın. Niye yaratmış bu gökleri ve yeri? Niye ya-ratmış sizi? Hanginiz daha güzel ameller işleyecek? Hanginiz daha güzel kulluklar yapacak? Bu konuda sizi deneyelim diye. Evet işte yaratmanın sebebi budur. Göklerin ve yerin yaratılışı bizim imtihanımız içinmiş. Demek ki bizim için yaratılmış gökler ve yer. Bizim imtihanımız için yaratılmış. Yâni bu gök niye var? Benim imtihanım için. Bu arzın varlık sebebi ne? Benim imtihanıma konu. Öyleyse ben imtihan olacağım. Biz imtihan olacağız bu yerde? Kulluk imtihanı, ibadet imtihanı, sabır imtihanı, şükür imtihanı, namaz imtihanı, oruç imtihanı...

İşte yeryüzünde küfrün zirvesini sergileyen Firavun. Kendisini insanlara rab ve ilâh olarak takdim ediyor. Benden başka ilâh yoktur diyor. İlâhlığı adına Mûsâ (a.s)’a ve Müslümanlara yapmadığını bırak-mıyor. Ama geberip giderken iman ediyor. Şehadet kelimesini söylü-yor. Anlıyoruz ki dünya üzerinde hangi kâfir olursa olsun öldükten sonra dirilişle alâkalı mutlaka içinde bir bilgi var, bir duygu var. Bu dünyada rahatlayabilmek için vicdanının sesini, kalbinin sesini susturmaya çalışıyor. Duyularına baskı uygulamaya çalışıyor.

 Evet insan yaptığı suçların karşılığı olan ceza hemen gelmediği takdirde onun hiç gelmeyeceğini zannediyor. Halbuki o suçun cezası vakti gelince çekilir. Bu bazen bu dünyada, bazen da öbür ta-rafta gerçekleşir. ’ın acelesi yoktur. İnsanın ilâhî cezayı acele is-temesi onun cehaletinin eseridir. Çünkü Rabbimiz sonsuz merhamet sahibidir. Kullarının tevbesine imkân tanımaktadır. Belki bir gün dönerler de kurtulurlar diye onlara mühlet veriyor.

       Dikkat edin, o azap onlara geldiği gün, o azap onlara çattığı zaman onu onlardan uzaklaştıracak, onlarla o azabın arasına girip onları kurtaracak hiç bir güç ve kuvvet yoktur. Alay ettikleri, reddet-tikleri azap da onları kuşatıverecek. Dünyada işledikleri tüm kötülükleri, yaptıkları tüm pislikleri, küfürleri, şirkleri, ’tan habersiz yaşadıkları hayatlarının kötü sonucu kendilerini kuşatıverecek. İnkâr ettikleri, reddettikleri, alay edip durdukları azap, kıyâmet gerçeği kendilerini çepeçevre kuşatıverecek. ’ın azabını alay konusu yapıyorlardı, hafife alıyorlardı. Cenneti ve cehennemi gündeme almıyorlar, ’ın haberleriyle alay ediyorlardı. İşte alay ettiği şeyler yarın onları çepeçevre kuşatacaktır. Ve artık ondan kaçıp kurtulmaları da mümkün olmayacaktır. Hani Nuh kavmi kurtulabildi mi? Âd kavmi kaçabildi mi? Semûd kavmi bir şey yapabildi mi? Firavunlar, Karunlar bir şey yapabildiler mi? Kim ne yapabilmiş? Ey zavallı kâfirler siz kaçıp kurtulabilecek misiniz? Neyinize güveniyorsunuz? Hiç aklınız, izanınız yok mu sizin?


« Son Düzenleme: Ocak 14, 2012, 12:55:26 ÖÖ Gönderen: Faruk » Logged
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1212



« Yanıtla #1 : Ocak 14, 2012, 01:01:23 ÖÖ »

               (Cengiz kardeşimizden  alıntıdır)

İşte şu anda vahiysiz konuşanlar yaratılışla alâkalı bir şeyler söylüyorlar, ama söylediklerinin tamamı yalandan ibarettir. Tamamı gaybı taşlamadan ibarettir. Tahmin ve zandan öteye bu söyledikleri şeyler hiçbir değer ifade etmeyen şeylerdir. Zaten bu adamların çıkış noktaları baştan yanlıştır. Yaratıcıyı hesaba katmadan,Allah cc ’ı diskalifiye ederek işe başlıyorlar. Gökler ve yer onlara göre bir yaratıcı olmaksızın, tesadüfen, kendi kendine var olmuştur. Onun içindir ki bu Allahsızların sözlerinin hiçbirisine itibar edemeyiz. Söylediklerinin hepsi tahminden, zandan ve yalandan ibarettir.
« Son Düzenleme: Ocak 14, 2012, 01:02:42 ÖÖ Gönderen: Faruk » Logged
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9893



WWW
« Yanıtla #2 : Ocak 22, 2012, 12:14:40 ÖÖ »

http://www.meleklermekani.com/imagehosting/396484d527a222b440.jpg
HUD SURESİ(7-8)YARATILIŞ GAYESİ

 
Alıntı

İşte üzerinde kafa yormanız gereken mesele budur. Bunu anlamaya çalışın. Niye yaratmış bu gökleri ve yeri? Niye ya-ratmış sizi? Hanginiz daha güzel ameller işleyecek? Hanginiz daha güzel kulluklar yapacak? Bu konuda sizi deneyelim diye. Evet işte yaratmanın sebebi budur. Göklerin ve yerin yaratılışı bizim imtihanımız içinmiş. Demek ki bizim için yaratılmış gökler ve yer. Bizim imtihanımız için yaratılmış. Yâni bu gök niye var? Benim imtihanım için. Bu arzın varlık sebebi ne? Benim imtihanıma konu. Öyleyse ben imtihan olacağım. Biz imtihan olacağız bu yerde? Kulluk imtihanı, ibadet imtihanı, sabır imtihanı, şükür imtihanı, namaz imtihanı, oruç imtihanı...

İşte yeryüzünde küfrün zirvesini sergileyen Firavun. Kendisini insanlara rab ve ilâh olarak takdim ediyor. Benden başka ilâh yoktur diyor. İlâhlığı adına Mûsâ (a.s)’a ve Müslümanlara yapmadığını bırak-mıyor. Ama geberip giderken iman ediyor. Şehadet kelimesini söylü-yor. Anlıyoruz ki dünya üzerinde hangi kâfir olursa olsun öldükten sonra dirilişle alâkalı mutlaka içinde bir bilgi var, bir duygu var. Bu dünyada rahatlayabilmek için vicdanının sesini, kalbinin sesini susturmaya çalışıyor. Duyularına baskı uygulamaya çalışıyor.

 Evet insan yaptığı suçların karşılığı olan ceza hemen gelmediği takdirde onun hiç gelmeyeceğini zannediyor. Halbuki o suçun cezası vakti gelince çekilir. Bu bazen bu dünyada, bazen da öbür ta-rafta gerçekleşir.


 
 
Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #3 : Şubat 05, 2012, 01:36:36 ÖÖ »

Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: