http://www.2shared.com/audio/irVXUcuR/HUD_SURES_19-22_AHRETTE_ZYANA_.htmlSESLİ ÇALIŞMA ÜSTTEKİ LİNKTEDİR.
İnsanları

yolundan engelleyenler, uzaklaştırmaya çalışanlardır. İşte zâlimlerin birinci özelliği buymuş. Geceli gündüzlü koşturarak insanları

’ın dininden,

’a kulluktan uzaklaştırmaya sa’y ederler. İnsanları kendi kontrolleri altında tutabilmek için onların dinleriyle, kitaplarıyla, peygamberleriyle ilgilerini kesmeye çalışırlar. Aman bu insanlar dinleriyle tanışmasınlar, kitaplarıyla buluşmasınlar diye insanlarla dinleri arasına barikatlar koyarlar, yasaklar koyarlar. Ekonomi diyerek, seçim diyerek, geçim diyerek, diploma, okul diyerek, iş, aş diyerek insanların gündemlerini değiştirmeye çalışırlar. İn-sanların önüne farklı hedefler, farklı kitaplar, farklı önderler çıkararak onları

’ın kitabından ve Resûlünden uzaklaştırmaya çalışırlar. Bunun için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Bütün propaganda imkânlarını kullanıyorlar.
Bütün bu aleyhte şartlara rağmen

yolundan uzaklaştıramadıkları insanların da dinlerini eğip bükmeye, dinlerini bozmaya çalışırlar. Dinde eğrilik ararlar. Müslümanlar bu alçakların numaralarını anlayıp da İslâm’ın istediği bir izzet ve şerefe sahip çıkınca İslâmi-zasyon adı altında, yahut Amerikan İslâm’ı adı altında, yahut resmî din adı altında bir din ihdas ediyorlar ve insanların karşısına bu dini çıkarmaya çalışıyorlar.
Yâni insanların önüne öyle bozuk bir din sunmaya çalışıyorlar ki bu dinin

’ın diniyle, İslâm’la uzak ve yakından bir ilgisi yoktur. Kiliseye hapsedilmiş, camiye hapsedilmiş, vicdanlara gömülmüş, hayata karışmayan, ya da hayatın bazı bölümlerine karışan, ama öteki bölümlerine karışmayan bir din. Sadece törenlerde hatırlanan onun dışında hayatta hiç bir geçerliliği olmayan bir din. Ders kitaplarına koyup işte din budur diye insanlara bunu sunuyorlar. Alçaklar tıpkı dün insanların grup grup, fevç fevç Îsâ (a.s) nın İslâm’ına koştuklarını görünce Onun İslâm’ına bir numara çekip, o dini bozup Pavlos’un Hıristiyanlığını insanların önüne sundukları gibi şimdi de son dine aynı numarayı çekerek,

’ın Kur’an’da istediği, Rasulullah (a.s) ın da sünnetinde uygulayarak gösterdiği İslâm’ı tamamen bozup, tamamen tersyüz edip kendi hevâ ve heveslerine göre bir din oluşturup insanların önlerine sunmaya çalışıyorlar. Bir yandan insanların önüne böyle resmi bir din sunmaya çalışırlarken öte yandan da din masaldır diyerek insanları dinden uzaklaştırmaya çalışıyorlar. Alçaklar sanki

’la verdikleri savaşta galip geleceklerini zannediyorlar. Dünyada da

’ın lâneti onlar üzerinedir, âhirette de kaybedenler onlar olacaktır.
Onlar, o

’a yalan iftirada bulunanlar,

’ın dinini bo-zanlar, insanların karşısına bozuk dinler çıkararak insanları

yo-lundan uzaklaştırmaya, insanları irtitada sevk edenler, dünya karşılığında dinlerini satanlar,

’ın dinini,

’ın ayetlerini tahrif edenler, daha önce Mûsâ (a.s) nın dinini, kitabını bozup Yahudiliği ihdas edenler, Îsâ (a.s) nın dinini ve kitabını bozup Hıristiyanlığı ortaya atanlar, daha sonraları da Muhammed (a.s) in dinini kendi hevâ ve he-vesleriyle yorumlayıp yepyeni bir din ortaya çıkararak

’a,

’ın kitabına,

’ın Resûlüne iftira edenler var ya, Şeytanlar desteğinde

’la verdikleri savaşta galip geleceklerini zannedenler var ya: Onlar asla yeryüzünde

’ı âciz bırakamayacaklardır.
Alçaklar ekonomik, siyasal ve askeri güçlerine güvenerek, mallarına, mülklerine, devletlerine, saltanatlarına, kavimlerine, kabi-lelerine güvenerek yeryüzünde

’ı âciz bırakacaklarını,

’ı yeryüzünde silebileceklerini,

’ın âyetlerini,

’ın sistemini yok edeceklerini zannediyorlar. Kendilerini bir şey zannederek

’a kafa tutmaya kalkışıyorlar.

’ın âyetlerini örtbas etmeye çalışıyorlar.

’ın âyetlerini gündemden düşürüp hem kendi gözlerinden gönüllerinden, hem de insanların dikkatlerinden kaçırmak için çalışıyorlar.

’ın gücünü, kudretini, egemenliğini yok etmeye çalışıyorlar. Yeryüzünde

’a hayat hakkı tanımamaya, kendi yasalarının uygulanması adına

yasalarını ilga etmeye çalışarak

’la savaşa tutuşuyorlar. Rabbimiz buyuruyor ki onlar asla Beni âciz bırakamayacaklar. Onların

berisinde yardımcıları, dostları da olmayacak.
Gerçekten

’ın dostluğunu,

’ın velâyetini bir kenara bırakıp dünya üzerindeki şeytan taraftarlarını kendilerine velî bilip, dost kabul edip egemen güç bunlardadır diyerek onların yörüngelerine giren zâlimler,

’ın dinini bozarak bu zâlim güçlerin gözlerine girmeye çalışan zâlimler, müfteriler

’tan başka hiçbir veli, hiçbir yardımcı bulamayacaklardır kendilerine. Tüm dünya birleşse

’la tutuştukları bu savaşın sonunda mutlaka mağlup olacaklardır.
Ve artık görmeye de işitmeye de güç yetiremeyecekler.

onların bu kullanmadıkları, kullanmak istemedikleri fıtrî özelliklerini de geri alacaktır. İşte görmüyorlar, işitmiyorlar. Güya bir kitabımız var diyorlar, biz de kitap ehliyiz diyorlar, ama bakıyoruz ki

’ın kitabı

’ın dostlarını dost bilin, düşmanlarını düşman bilin dediği halde,

’ın kitabı

’ın dostlarını ve düşmanlarını açık ve net bir biçimde ortaya koyduğu halde kâfirlerle, müşriklerle dostluk kurmaya çalışıyorlar.
Velî

iken,

’tan başkalarına velâyetlerini teslim ediyorlar. Geçici dünya menfaatleri sebebiyle

’tan başkalarına kulluk eden insanların gözleri de görmemektedir, kulakları da duymamaktadır. Kör ve sağırlar olarak şaşkın şaşkın dolaşmaktadırlar. Evet işte

’ı bırakarak

düşmanlarına bel bağlayanların âkıbeti budur.
Onlar nefislerini ziyana götürenlerdir. Onlar kendi kendilerine yazık eden, kendi kendilerini boşa harcayan insanlardır. Onlar dünya ve âhirette kaybedenlerdir. Kendi kendilerini ziyan edenler, kendi kendilerini bozuk para gibi harcayanlar, sıfırı tüketenler, kendi kendilerine zarar verenlerdir bunlar. Kendi kendilerini ateşe götürenlerdir bunlar. Uydurdukları tanrılar, uydurdukları sistemler, güvenip bel bağladıkları güçler de kaybolup gitmiştir. Hiçbir yardımcıları, dostları da kalmamıştır.
Çaresiz âhirette de en büyük kayba uğrayacak, en büyük za-rarı kucaklayanlar da bunlar olacaktır.

’a,

’ın dinine,

’ın kitabına,

’ın elçisine,

’ın hayat programına iftira edenler, dünya üzerinde geçici güç ve kuvvet sahiplerine güvenerek tercihlerini

ve Resûlüne düşmanlıktan yana kullananlar âhirette de kaybedenlerden olacaklardır