Bismillahirrahmanirrahim
1- Göklerdeki ve yerdeki tüm varlıklar
'ı noksanlıklardan tenzih ederler. O üstün iradelidir ve her işi yerinde yapar. 2- Göklerin ve yerin egemenliği O'nun tekelindedir. Can verir ve öldürür. O'nun herşeye gücü yeter.
3- O hem ilktir hem sondur; hem açıktır hem gizlidir. O herşeyi bilir.
4- O gökleri ve yeri altı günde yarattı, sonra Arş'a kuruldu. O yeraltına giren ve oradan çıkan, gökten inen ve oraya yükselen herşeyi bilir. Nerede olsanız sizinle beraberdir. O
yaptığınız her işi görür. 5- Göklerin ve yerin egemenliği O'nun tekelindedir. Her işin sonu
'a varır. 6- O geceyi gündüze, gündüzü de geceye dönüştürür. O kalplerin özünü bilir.(HADİD SURESİ AYETLERİDİR)
Sureye başlarken Kur'an'ın gür sesi işte böyle yükseliyor ve evrenin her köşesi bu sese, yüce
'ı noksanlıklardan tenzih ederek cevap veriyor, göklerde ve yerdeki tüm varlıklar bu muhteşem koroya katılıyor. Her açık kalp, faniliğin perdeleri ile örtülü olmayan her kalp bu gür sesi işitiyor. Bu ayetin sözlerini yorumlamaya, açık anlamlarının gerisindeki esprileri irdelemeye gerek yok. Çünkü bu sözleri söyleyen yüce
'tır. Biz şu evrenin yapısını ve niteliklerini yüce
'ın bize anlattığından daha iyi bilecek değiliz. Kısacası "Göklerdeki ve yerdeki tüm varlıklar
'ı noksanlıklardan tenzih eder" o kadar. Bu ifadeye ne bir sözcük ekleyebiliriz ve ne de sözcüklerinden birini çıkarabiliriz. Bu cümleleri ne yorumlayabiliriz ve ne de başka başka anlamlara çekebiliriz. Yapacağımız tek şey şu ana fikri kafamıza işlemektir: Göklerdeki ve yerdeki tüm varlıkların birer "ruh"u vardır. Her varlık bu ruhla yüce yaratıcısına yönelmekte ve O'nu noksan niteliklerden tenzih etmektedir. Elimizdeki doğru bilgilere en yakın düşünce tarzı budur. Ayrıca bu düşünce tarzı bazı seçkin kalplerin deneyimleri tarafından da onaylanmıştır. Bu kalpler saf ve pırıltılı anlarında, nesnelerin biçimlerinin ve görüntülerinin gerisindeki saklı gerçekle ilişki kurabildikleri saniyelerde bu düşünce tarzını, bu bakış açısını paylaşmışlardır.