|
RUMEYSA
|
 |
« : Aralık 05, 2008, 06:23:36 ÖS » |
|
 Gerçek İslâm Gerçek İslâm
Ama öbür dünyada ne verdiğiniz sözlü onay için, ne de 'ın seçilmiş kulları olduğunuz için Müslüman ve Mümin olarak yargılanamazsınız. Orada geçerli olacak olanlar kalbinizdeki İman ve istekle ve bütünüyle 'a adadığınız hayatlarınızdır. Sözlü onayınız, mahkemeler, sıradan insanlar ve sıradan Müslüman toplulukları içindir. Çünkü onlar dış görünüşe bakarlar, fakat kalbinizin derinliklerini görür ve İmanınızın derecesini kesin olarak bilir. Peki bir kulunu nasıl yargılayacaktır? O, kulunun kendisi için yaşayıp yaşamadığını, herşeyden çok ona sadık olup olmadığını, bağlılığını, hizmetini, bütün hayatını sadece O'na adayıp adamadığını bilecektir. Eğer bütün bunları için yapmışsa, bir Müslüman ve Mü'min olarak yargılanacak, başkası için yapmışsa öyle yargılanmayacaktır. Kimin bu ilkelerde eksikliği varsa bu eksiklik ölçüsünde İslam ve İman'dan mahrum kalacak, dünyada Müslüman olarak bilinmenin ya da yüksek bir mevkide bulunmanın hiç bir önemi olmayacaktır. için geçerli olacak tek şey Onun size verdiklerini, O'nun yolunda harcayıp harcamadığınızda. Eğer harcamışsamz, sadakat gösterip yapılması gereken hizmeti yapanlara verilecek hediye size de verilecektir. Eğer yeteri kadar itaat göstermemişseniz, eğer hayatınızın bir bölümünü O'ndan esirgemişseniz, bütün hayatınızı 'a adadığınızı iddia etmeniz bir aldatmacadır. Bütün dünyayı kandırıp, Müslümanları sizi aralarına almaları ve size Müslüman haklarını vermeleri için razı etseniz bile 'ı, sizi İman'lı kullarının arasına alması için kandıramazsınız. Görünüşteki İslâm'la gerçek İslâm arasındaki farkı düşündügünüz zaman her ikisinin getireceği sonuçların sadece Ahiret'te değil, bu dünyada da büyük farklıklar gösterdiğini anlayabilirsiniz; gerçek bir Müslüman'ın yaşam tarzı, karakteri, huyları gösteriş olsun diye imanlı gözüken birinden tamamen değişiktir. Bu iki çeşit Müslümanla her zaman karşılaşacaksınız.
Gelin Müslüman Olalım MEVDUDİ
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #1 : Aralık 05, 2008, 06:26:56 ÖS » |
|
 Gerçek İslâm İki Çeşit Müslüman
Yarı Müslümanlar
Bazı insanlar 'a ve elçisine inançları olduğunu ve islâm'ı din olarak seçtiklerini söylerler ama islâm'ı hayatlarının belirli bir bölümüyle sınırlarlar. Ve bu sınırlar çerçevesinde islâm'a büyük bir bağlılık gösterir, toplu Namaz törenleri düzenleyip teşbih çekerler. Yiyecek ve giyeceklerine, diğer toplumsal ve kültürel adetlere çok önem verirler. Böylece tamamıyla "dindar" olurlar. Fakat bütün bu geleneklerin ardındaki hayatları tarafından yönetilmez. Severlerse için değil, kendileri, kendi milletleri, kendi ülkeleri ya da başka bir şey için severler. Hoşnutsuzlukları, kızgınlıkları, nefretleri, düşman edinip savaş açmaları da yine dünyevi ve bencil nedenlere dayanır. Aileleri, toplum ve iş yaptıkları insanlarla olan ilişkileri büyük ölçüde islâm'ın etkisinden uzak dünyevi temellere dayanır. Toprak sahibi, ticaret adamı, yönetici, asker ve profesyonel iş sahibi olarak her alanda islâmiyet'le bağlarını unutup özgürce hareket ederler. Böyle insanların meydana getirdikleri kültürel, eğitsel ve politik kurallar ve kuruluşlar Islâmi gözükseler bile islâm'la ilgileri yoktur.
Gelin Müslüman Olalım MEVDUDİ
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
RUMEYSA
|
 |
« Yanıtla #2 : Aralık 05, 2008, 06:37:07 ÖS » |
|
 Gerçek İslâm Gerçek Müslümanlar
İkinci kısım Müslümanlar kişilikleri ve varlıkları İslâm'la tamamen kaynaşmış insanlardır. Taşıdıkları bütün sıfatlar Müslümanlıktan sonra gelir. Baba, oğul, eş, işadamı, mal sahibi, işçi yeva işveren, hangi konumda olurlarsa olsunlar Müslüman gibi yaşarlar. Duygu ve istekleri, ideolojileri, görüşleri, hoşlandıkları ve hoşlanmadıkları şeyler islâm tarafından şekillendirilir. 'ın gücü onların yüreklerini ve akıllarını, gözlerini ve kulaklarını, midelerini, cinsel arzularını, ellerini ve ayaklarını, bedenlerini ve ruhlarını sımsıkı kavramıştır. Ne sevgileri, ne de nefretleri İslâm'dan bağımsız oluşmaz. Sadece İslâm için savaşır veya dost olurlar. İslâm'ın gerektirdiği şekilde alırlar ve verirler.
Bu tutum şahısların yaşamlarıyla sınırlanmamıştır. Toplumsal yaşam da tamamen islâm'a dayalıdır. Sadece islâm için birleşirler ve birlikte hareket ettikleri zaman da islâm kurallarına uyarlar.
Nasıl Müslümanlar ister
Her ikisi de ümmet sayılıp "Müslüman" kelimesi her ikisini de temsil etse de yukarıda bahsettiğimiz iki çeşit Müslüman birbirinden çok farklıdır. Birinci grup Müslümanlar tarih içinde övünerek göstereceğimiz hiç bir gelişme göstermemişlerdir. Bu Müslümanlar dünya tarihi sayfalarında hiç bir Islâmi iz bırakmamışlardır. Dünya, varlıklarından hiçbir fayda sağlamadığı gibi İslâm onların bozulmaları yüzünden zarar görmüştür. Bu çeşit Müslümanlar İslâm toplumunda daha nüfuzlu olduklarından, güç ve yönetim büyük ölçüde 'a isyan edenlerin eline geçmiştir. Çünkü bu Müslümanlar kendi hayatlarının dar çerçevesi içinde sadece kendi eğlence ve özgürlüklerini korumak için çalışmışlardır.
asla böyle Müslümanlar istememiştir. Peygamberlerini ve kitaplarını böyle insanlar meydana getirmeleri için göndermemiştir. 'ın asıl arzu ettikleri ikinci kısım Müslümanlardır. Sadece onlar islâm açsından yararlı işler yapabilirler.
Gelin Müslüman Olalım MEVDUDİ
|
|
|
|
|
Logged
|
Bismillahirrahmanirrahim 48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı (Tevbe suresi-48).
|
|
|
|
Yakup
|
 |
« Yanıtla #3 : Aralık 05, 2008, 07:39:16 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
ruveyda
|
 |
« Yanıtla #4 : Temmuz 25, 2009, 03:48:05 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
güliçkimi
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #5 : Temmuz 25, 2009, 03:50:29 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|