|
RUMEYSA
|
 |
« : Kasım 23, 2008, 04:56:05 ÖS » |
|
 Furkan Suresi 61-77 Furkan Suresi 61-77( Rahmân'ın has kulları ki,..)
Furkân 61 GÖĞE büyük takım yıldızları serpiştiren, ve yine oraya [parlak] bir ışık kaynağı ve ay (gibi) bir aydınlatıcı yerleştiren ( ) ne yüce, ne cömerttir.
Furkân 62 Ve, hatırda tutmak isteyen, yani şükretmek isteyen kimseler için [varlığına, birliğine işaret olmak üzere] geceyle gündüzün birbiri ardınca gelmesini sağlayan da O'dur.
(Furkan 47: Sizin için geceyi bir örtü, uykuyu bir dinlenme hali kılan ve her [yeni] günün (sizin için, adeta) yeni bir diriliş olmasını sağlayan O'dur.)
Furkân 63 Rahmân'ın has kulları ki, onlar yeryüzünde tevazu ve vekar içinde yürürler ve ne zaman kötü niyetli, dar kafalı kimseler kendilerine laf atacak olsa, (sadece) selâm! derler.
Furkân 64 Onlar ki, gecenin derinliklerinde secdeye vararak ve kıyama durarak, Rablerini anarlar.
Furkân 65 Ve onlar ki, “Ey Rabbimiz!” derler, “Cehennem azabını bizden uzaklaştır; çünkü onun çektireceği azap, gerçekten, pek korkunç, pek yaralayıcı olacaktır; Furkân 66 gerçekten, o ne kötü bir yer, o ne kötü bir durak!”
Furkân 67 Ve onlar ki, başkaları için harcadıkları zaman, ne saçıp savururlar, ne de cimrilik yaparlar; bu ikisi arasında her zaman bir orta yol bulunduğunu [bilirler]. Furkân 68 Ve onlar ki, 'la beraber, asla birtakım düzmece tanrılara yalvarıp yakarmazlar; ve hukukî bir gerekçe olmadıkça 'ın dokunulmaz kıldığı cana kıymazlar ve zina etmezler. Çünkü [bilirler ki,] bunlardan herhangi birini işleyen kimse, bir kötülüğe bulaşmış olmakla [kalmayacak],
Furkân 69 [fakat] Kıyamet Günü'nde böyle birinin çekeceği azap kat kat artacak ve o Gün aşağılık bir durumda kalakalacaktır.
Furkân 70 Şu kadar ki, pişman olup doğru yola dönen, inanıp dürüst ve erdemli davranışlar ortaya koyan kimseler bunun dışındadır; bundan ötürü, [önceki] kötü hallerini 'ın iyi hallere dönüştürdüğü kimseler işte böyleleridir; çünkü çok acıyıp esirgeyen gerçek bağışlayıcıdır.
Furkân 71 Zaten kim ki tevbe eder ve [sonra da] dürüstçe, erdemlice davranırsa, gereği üzere 'a yönelen işte odur.
Furkân 72 Onlar ki, yalan ve asılsız olandan yana şehadet etmezler; boş ve anlamsız şeylerle [uğraşan kimselere] rastladıkları zaman yanlarından vekarla geçip giderler.
Furkân 73 Ve onlar ki, kendilerine Rablerinin mesajları hatırlatıldığı zaman, körler(in) ve sağırlar(ın yaptığı) [gibi] (düşünüp anlamadan) onların üzerine üşüşmezler. ( 'ın gerçek kulları, uyarı için kendilerine okunduğunda 'ın ayetlerine karşı kör ve sağırlar gibi davranmazlar. Ayetlerin öğretilerine sağır kulaklarla yönelmedikleri gibi, gözlemlemeleri istenen ayetler karşısında gözlerini kapamazlar; tam tersine, ayetler onları derinden etkileyerek harekete geçirir. Kendilerine emredileni yaparlar ve yasaklardan kaçınırlar.)
Furkân 74 Ve onlar ki, “Ey Rabbimiz!” diye niyaz ederler, “Bize göz nûru olacak eşler ve çocuklar bahşet; bizi Sana karşı sorumluluk bilinci taşıyan kimseler için örnek ve öncü yap!”
Furkân 75 İşte bunlar, güçlüklere göğüs germelerinden ötürü [cennette] üstün bir makamla mükafatlandırılıp orada dirlik ve esenlik nidâlarıyla karşılanacak olan kimselerdir!
Furkân 76 (ve onlar) orada sonsuza kadar yaşayıp gideceklerdir; bu ne güzel bir varış yeri, bu ne üstün bir makam!
Furkân 77 [İNANANLARA] de ki: “Dua ve yönelişiniz O'na olan inancınız için değilse, Rabbim size niçin değer versin?” [Ve inkarcılara da de ki:] “Gerçek şu ki, siz [ 'ın mesajını] yalanladınız: artık bu [günah] yakanızı bırakmayacaktır!”
|