"
Ey iman edenler! Hiçbir alış verişin, hiçbir dostluğun ve hiçbir şefaatin olmadığı kıyamet günü gelmeden önce, size rızık olarak verdiklerimizden
yolunda harcayın. İnkar edenler ise zalimlerin ta kendileridir. "bakara 254
faruk abi bu ayette geçen şefaat konusu ve şimdiki anlaşılan şefaat konusu hakkında ne düşünüyorsunuz?ŞEFAATIN ANLAMI:
Sözlükte “bir başkasını desteklemek üzere ona katılmak, yardımcı olmak ve aracılık yapmak”Bir kimsenin bağışlanmasını istemek.Yardım etmek.başkası hesabına yalvarmak.Bir kişinin önüne düşüp,işinin görülmesi için aracı olan şahıslara şefaatçi adı verilir.Bu gibi manalara gelen şefaat, ıstılahta, ahirette günahkâr müminlerin affedilmesi, demektir.

’ın izni olmadan bir kimsenin şefaat etmesi veya

’ın razı olmadığı birine şefaatte bulunması mümkün değildir. “Hiçbir şefaatçı yoktur ki, O’nun izni olmadan şefaat edebilsin.” (Yûnus, 10/3), “Bunlar

’ın rızasına ermiş olandan başkasına şefaat edemezler.” (Enbiya, 21/28). Kâfir ve münafıklar için şefaat söz konusu değildir. “Onlara (kâfirlere) şefaatçıların şefaati fayda vermez.” (Müddessir, 74/48; En’âm, 6/51) Hz. Peygamber bir hadislerinde ümmetinin günahkârlarına şefaat edeceğini haber vermiştir (Tirmizî, Kıyamet 11; İbni Mace, Zühd, 37).
Şefaat meselesi, Kur'ân-ı Kerîm'de o kadar çok ve öylesine tafsilatlı şekilde geçmiştir ki, bir kişi için, şefaati kimin yapabileceği, kimin yapamayacağı, hangi durumlarda yapabileceği, hangi durumlarda yapamayacağı, kimin için yapabileceği, kimin için yapamayacağı, kimin için yararlı olduğu ve kimin için yararlı olmadığı gibi konulan öğrenmemiz hiç de zor olmayacaktır. Dünyada insanların kötü yola düşmelerinin sebepleri arasında, şefaat ile ilgili yanlış fikirleri de yer aldığı için, Kur'ân-ı Kerîm bu meseleyi öylesine etraflıca açıklamıştır ki, hiç bir tereddüt veya şüpheye mahal bırakmamıştır. Mesela, Bakara sûresinin 225. ayetine bakalım:
"Göklerde ve yerde olan şeyler O'nundur. İzni olmaksızın O'nun nezdinde şefaat edecek yoktur. Yarattıklarının önünde ve arkasında olanı (geleceklerini ve geçmişlerini) bilir... İnsanlar O'nun ilminden, O'nun istediğinden başkalarını kavrayamazlar."
Bu günkü şefaat düşüncelerinden bazıları:
Yukarıdaki ayetin ilk bölümünde sözde ermiş, evliya, melek ve diğer büyük kimselerin

nezdinde makbul olup, istedikleri kimseler için şefaatte bulundukları, O'na istedikleri şeyi yaptırdıkları yolundaki müşriklerin yanlış inançları toptan reddedilmiştir. Burada deniliyor ki

'a zorla bir şey yaptırmak şöyle dursun, en sevdiği peygamberler ve melekler O'nun yanında ağızlarını bile açmaya cesaret edemezler.
Böyle bir soruyu gündeme getiren değerli bacımız Rumeysa hanım efendiden

SELAM VE DUA İLE