Bıraktığın kutlu mirası hovarda mirasyediler gibi parçalayarak paylaştık Efendim. Nebevi mirasın irfani ve ahlaki boyutuna bir hizip, ilmi ve fikrî Boyutuna bir başka hizip,siyasî ve hareketi boyutuna ise daha başka bir hizip sahip çıktı. Yüzyıllardır tüm bu hizipler ellerindeki parçanın 'bütünün kendisi' olduğunu iddia etmekle ömür tükettiler. 'Her hizip ellerindeki parçayla övünüp durdu.' Hepimiz hakikatin merkezine kendimizi oturtup 'hak benim' dedik.
Oysa ki Efendim, bazen parçalanan hakikat hakikat olmaktan çıkar. Ait olduğu bütün içerisinde anlamlı olan bir parça o bütünden ayrılınca anlamsızlaşabilir. Bunu farkedemedik Efendim.
M.islamoglu
Doğru söylüyor Mustafa hoca,aynen kendi yaptığı gibi. Artık din parçalanmakla da kalmadı,alimler için bir kazanç vesilesi ekmek kapısı oldu. Artık
'ın dinini parçalaya parçalaya,servet sahibi oldular. Herbirinini yazlıkları,kışlıkları,villaları,devremülkleri ,birikmiş paraları,çatır çatır satılan kitapları oldu. Doğru söylüyor,doğru söze ne denir ki..... Artık alim denenlere,alimlere ulaşamıyoruz,kaf dağında zümrüdü anka oldular,hayalmi gerçekmi belli değiller. Sekreterleri var herbirinin,telefonlar hep ulaşılamaz,yazlıklarında tatil yaparken randevu veremezler. Çok yoruldukları için,dinleneceklerdir. Artık her biri,beşeri ideolojilerle,laiklerle,kemalistlerle,cumhuriyetçilerle,demokratlarla,hümanistlerle,özgürlükçülerle beraber oluyorlar. Doğru söylüyor mustafa hoca.Biraz dönüp baksalardı kendilerine,bunca bölünmüşlüğün nedenini daha net göreceklerdi.