Ey iman edenler! İman edin!

(1/1)

Yakup:
Kur'an'da, seksen sekiz yerde "Ey iman edenler!" (Ya Eyyühellezine âmeû) ifadesi yer alıyor. Bu, bir medih/övgü hitabıdır. Rivayet edildiğine göre inananlara Tevratta “Ey miskinler!” şeklinde geliyordu hitap. Kur’ân’a gönül verenler ise, ey iman edenler hitabıyla, şereflendi ve bu ifadeyle imanda sabit ve daim olmaya, imanın gereklerini yapmaya tahrik ve teşvik edildiler.[1] Bu ifadeyle başlayan ayetler mü'minlere çok önemli hükümleri bildiriyor. Onların iman sahipleri olduğuna dikkat çekerek, imanın gereğini yerine getirmeye ve imanı korumaya çağırıyor. Bu ifadeyle Yüce Allah(celle celalüh), inanan kullarını doğrudan muhatap alıyor ve onların imanlarını harekete geçiriyor. İbn Mesûd, bu ifade ile ilgili olarak şunları söyler: "Yüce Allah(celle celalüh)'ın 'Ey iman edenler' çağrısını duyduğun zaman kulaklarını aç ve can kulağıyla onu dinle. Çünkü bu çağrıdan sonra O, ya hayırlı bir işi sana emrediyordur, ya da seni kötü bir şeyden sakındırıyordur. "[2]

Ey İman edenler! Ey inanan, bağlanan, güvende olan ve güven verenler! Bize kim olduğumuzu ve cemaat olduğumuzu hatırlatan bir çağrıdır bu latıf ifade. Mümin, Allah(celle celalüh)'a inanan, O'na bağlanan, O'na güvenen, O'nunla güvene eren ve etrafına güven veren kimsedir. Ama mümin olmak, sadece 'inandım' demekle olmaz, onun bir takım gerekleri vardır. Ey iman edenler diye başlayan ayetler bu gerekleri açıklıyor. İşte onlardan bir kaçı:

“Ey inananlar, hepiniz birlikte topyekûn İslâm’a/barışa girin, şeytânın adımlarını izlemeyin, çünkü o size apaçık düşmandır.”[3]

“Ey inananlar, Allah(celle celalüh)'tan, O'na yaraşır biçimde korkun ve ancak müslümanlar olarak can verin.”[4]

“Ey inananlar, Allah(celle celalüh)'a itaat edin, Elçiye ve sizden olan buyruk sâhibine itaat edin.”[5]

“Ey inananlar, Allah(celle celalüh) için adâletle şâhidlik edenler olun. Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adâletten saptırmasın. Âdil davranın, takvâya yakışan budur. Allah(celle celalüh)'tan korkun, kuşkusuz Allah(celle celalüh) yaptıklarınızı haber almaktadır.”[6]

“Ey inananlar elçi, sizi yaşatacak şeylere çağırdığı zaman Allah(celle celalüh)'ın ve Elçisinin çağrısına koşun ve bilin ki, Allah(celle celalüh), kişi ile onun kalbi arasına girer ve siz, O'nun huzûruna toplanacaksınız.”[7]

“Ey inananlar, Allah(celle celalüh)'tan korkun ve doğrularla beraber olun.“[8]

“Ey inananlar, rükû' edin, secde edin, Rabbinize ibâdet edin, hayır işleyin ki umduğunuza eresiniz.”[9]

“Ey inananlar, Allah(celle celalüh)'ın ve Elçisinin önüne geçmeyin. Allah(celle celalüh)'tan korkun. Şüphesiz Allah(celle celalüh), işitendir, bilendir.”[10]

“Ey inananlar, Allah(celle celalüh)'tan korkun ve kişi yarın için ne hazırladığına baksın. Allah(celle celalüh)'tan korkun; çünkü Allah(celle celalüh), yaptıklarınızı bilmektedir.”[11]

“Ey inananlar niçin yapmayacağınız şeyi söylüyorsunuz?“[12]

“Ey inananlar, Allah(celle celalüh)'a yürekten tevbe edin. Umulur ki Rabbiniz sizin kötülüklerinizi örter..”[13]

Ey inananlar! Allah(celle celalüh)’a, peygamberine, ona indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği Kitaba iman edin![14]

Şu bir ayette de ‘Ya eyyühel müminûn’ ifadesi yer almıştır: “Ey müminler, topluca Allah(celle celalüh)'a tevbe edin ki felâha eresiniz.”[15]

Tespitler:

Ya eyyühellezîne âmenû ile başlayan ayetler, 20 surede 88 kere geçmektedir.

Ya eyyühellezîne âmenû ile başlayan ayetler hüküm ifade eden ayetlerdir. Bu da amelin, Salih olması için öncelikle imanın gerekli olduğunu gösterir.

Ya eyyühellezîne âmenû ile başlayan bütün ayetler Medine’de inmiştir. Bu da uygulamaya yönelik hükümlerde köklü bir imanın şart olduğunu gösterir. Muhataplar Mekke döneminde inen ayetlerle güçlü bir iman donanımı kazanmalılar ki bu ayetlerin gereklerini yerine getirebilsinler.

Ayetlerin ‘ey iman edenler’ diye başlaması, inanan insanları tahrik etmekte ve onları bu ifadeden sonra gelen hükümlerin gereklerini yerine getirmeye yönlendirmektedir.

Mekkî ayetler’de bu ifadeye rastlanmamaktadır.

Bu ifadeyle başlayan ayetler, ilk yıldan son yıla kadar tüm Medine dönemine yayılmış bir halde inmiştir.

Ayetlerin hepsinde Ya eyyühellezîne âmenû ifadesi ayetin başında bulunmaktadır. Yalnızca salavat ayeti (33/56) bunun istisnasıdır.

Mushaf tertibine göre, ifadenin ilk geçtiği sure 2. sure Bakara suresinin 104. ayetidir. Son geçtiği sure ise 66. sure Tahrim suresinin 8. ayeti olup Nasuh tevbeye çağırmaktadır.

O halde, iman edenler olarak sevildiğimizi bilelim ve Rabbimizin bu çağrılarına öncelikle kulak verelim.

--------------------------------------------------------------------------------

[1] Bkz. Suyutî, el-İtkân, II, 43.

[2]Suyutû, el-İtkân, II, 43; İbn Kesîr, Tefsîr, I, 148.

[3] 2 Bakara 208.

[4] 3 Alu Imran 102.

[5] 4 Nisa 59.

[6] 5 Maide 8.

[7] 8 Enfal 24.

[8] 9 Tevbe 119.

[9] 22 Hac 77.

[10] 49 Hucurat 1.

[11] 59 Haşr 18.

[12] 61 Saf 2.

[13] 66 Tahrim 8.

[14] 4 Nisa 136.

[15] 24 Nur 31.

ALİ AKPINAR<!-- google_ad_section_end -->

RUMEYSA:

Alıntı

“Ey inananlar, hepiniz birlikte topyekûn İslâm’a/barışa girin, şeytânın adımlarını izlemeyin, çünkü o size apaçık düşmandır.”[

 

güliçkimi:
Ey iman edenler! İman edin!






 

ruveyda:
ıman ıle ılgılı ayetler
6 Şu bir gerçek ki, o küfre batmış olanları sen korkutsan da korkutmasan da onlar için aynıdır; iman etmezler.

14 Bunlar iman etmiş olanlarla yüzyüze geldiklerinde, "imanettik" derler.Kendi şeytanlarıyla baş- başa kaldıklarında isesöyledikleri şudur: "Hiç kuşkunuz olmasın biz sizinleyiz.Gerçek olan şuki, biz alay edip duran kişileriz."

62 Şu bir gerçek ki, imanedenlerden, Yahudilerden, Hıristiyanlardan,Sabiılerden Allah'a veahiret gününe inanıp barışa ve hayra yönelik iş yapanların, Rablerikatında kendilerine has ödülleri olacaktır.Korku yoktur onlar için,tasalanmayacaklardır onlar.

88 "Kalplerimiz kabuk tutmuştur." Dediler.Hayır öyle değil.Küfürleri yüzünden Allah onları lanetlemiştir de çok az bir kısmı iman eder.

91Onlara, "Allah'ın indirmiş olduğuna inanın" denildiğinde şöylekonuşurlar: "Biz, bize indirilene inanırız." Ve ondan ötesini inkarederler.Oysaki o, kendilerinin yanındakini doğrulayıcı birgerçektir.Söyle onlara: "Madem iman sahibiydiniz, daha önce Allah'ın peygamberlerini niye öldürüyordunuz?"

93Hani kesin söz almıştık sizden de Tur'u üzerinize kaldırmıştık. "Sizeverdiğimizi kuvvetlice tutun ve dinleyin." Demişyik.Şöyle demişlerdi:"Dinledik ve isyan ettik." İnkarları yüzünden gönüllerine buzağıiçirildi.De ki: "Eğer inanan kişilerseniz, ne köü şeydir size imanınızın emretmekte olduğu..."

100 Bir ahitle söz verdikleri her seferinde, içlerinden bir fırka, ahdi kaldırıp atmadı mı?Doğrusu şu ki, onların çokları iman etmezler.

103 Eğer onlar iman edip sakınsalardı, Allah katında bir sevap elbette daha kıymetli olurdu.Keşke bilebilselerdi.

104 Ey imanedenler! "Raina" demeyin, "unzurna" deyin/ "bizi davar gibi güt"diyekonuşmayın, "bize bak diye" konuşun ve dinleyin.Kafirler için korkunçbir azap vardır.

109 Ehlikitap'tan birçoğu, benliklerindeki kıskançlık yüzünden sizi, imanınızdansonra kafirler haline bir döndürebilseler diye yürekten istedi.Hem degerçekten kendilerine ayan-beyan olduktan sonra...Allah, buyruğunugetirinceye değin affedin, hoşgörün.Allah, herşeye gücü yetendir.

143İşte böyle!Biz sizi, insanlar üstüne tanık olasınız, resul de sizinüstünüze tanık olsun diye, orta yolu izleyen bir ümmet yaptık.Biz,eskiden üzerinde olduğunu kıble haline getirdik ki resule uyanı, ökçesiüstüne gerisin geri dönenden ayıralım.Bu, Allah'ın kılavuzluk ettikleridışındakilere gerçekten zor gelecektir.Ama Allah imanınızı işe yaramaz hale getirmeyecektir.Şu da bir gerçek ki, Allah öncelikli insanlara karşı çok acıyıcı, çok merhametlidir.

153 Ey iman sahipleri!Sabra ve namaza sarılarak yardım dileyin.Hiç kuşkunuz olmasın ki, Allah sabredenlerle berab erdir.

172 Ey iman sahipleri!Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yiyin ve -eğer kendisine kulluk ediyorsanız- Allah'a ş ükredin.

178 Ey imanedenler!Öldürülenler hakkında üzerinize kısas yazılmıştır.Hür kişiyekarşılık hür, köleye karşılık köle, dişiye karşılık dişi...Kim kardeşitarafından herhangi bir şekilde affa uğrarsa, bu durumda örfü izlemekve affedene en güzel biçimde bir ödeme yapmak gerekir.İşte bu,Rabbinizden size bir hafifletme ve bir rahmettir.Kim bundan sonraazgınlık ve düşmanlık ederse onun için korkunç bir azap vardır.

183 Ey iman sahipleri!Oruç sizden öncekiler üzerine yazıldığı gibi sizin üzerinize de yazılmıştır.Bu sayede korunmanız umulmaktadır.

208 Ey iman sahipleri! Hepiniz toptan barış içine girin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.

212 İğreti/sefil hayat küfre sapanlara süslü gösterilmiştir; onlar, imansahipleriyle alay ederler. Takvaya sarılanlar, kıyamet günü onlarıntepelerinde olacaktır. Allah, dilediğini hesapsız bir biçimderızıklandırır.

221 Müşrik kadınlarla, onlar imanedinceye kadar evlenmeyin. Özgürlüğünden yoksun inanmış bir kadın,müşrik bir kadından -müşrik kadın sizin hoşunuza gitse de- çok dahahayırlıdır. Müşrik erkeklerle de onlar imanedinceye kadar nikâhlanmayın. İnanmış bir köle, müşrik bir erkekten -ohoşunuza gitse de- çok daha hayırlıdır. Bu müşrikler sizleri ateşeçağırır. Allah ise sizi, izniyle cennete ve affa çağırır. Ve ayetleriniinsanlara açık açık bildirir ki, düşünüp öğüt alabilsinler.

248Nebileri onlara şöyle söyledi: "Onun mülk ve saltanatının belirtisi oTabut'un size gelmesidir. Onun içinde Rabbinizden bir huzur, Hârunhanedanının, Mûsa hanedanının bıraktığından bir kalıntı vardır. Onumelekler taşır. Eğer iman sahipleri iseniz, bunda sizin için elbette bir ibret vardır."

249Tâlût, askerleriyle yola çıkınca dedi ki: "Allah sizi bir ırmaklaimtihan edecektir. O halde, ondan içen benden değildir. Ama onutatmayan bendendir. Eliyle bir avuç alan kişi başka." Bunun ardından,pek azı müstesna olmak üzere ondan içtiler. Nihayet o ve onunla beraberiman edenler ırmağı geçtiklerinde şöyledediler: "Bugün bizim Câlût'a ve ordusuna karşı hiçbir gücümüz yoktur."Allah'a kavuşacaklarını düşünenler ise şöyle konuştular: "Sayıca aznice topluluk vardır ki, sayıca çok nice topluluğa Allah'ın izniylegalip gelmiştir. Allah sabredenlerle beraberdir." 250. Câlût veordusuyla karşılaştıklarında şöyle yakardılar: "Ey Rabbimiz, üzerimizesabır yağdır. Ayaklarımızı yere sağlam bastır. Ve küfre sapanlara karşıbize yardım et."

253İşte resuller! Biz onların bazısını bazısına üstün kılmışızdır. Allah,onlardan bazısıyla konuşmuştur. Bazılarını da derecelerle yüceltmiştir.Meryem oğlu İsa'ya açık ayetler verdik ve onu Ruhulkudüs'legüçlendirdik. Allah dileseydi, onların ardından gelenler, açık-seçikmesajlar kendilerine ulaştıktan sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Ancaktartışmaya girdiler de içlerinden bazısı iman etti, bazısı küfre saptı. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ne var ki, Allah dilediğini yapıyor.

254 Ey imanedenler! Alış-verişin, dostluğun, şefaatin olmadığı o gün gelmeden öncesize verdiğimiz rızıktan infak edip dağıtın. Küfre sapanlar zalimlerinta kendileridir.

257 Allah, imansahiplerinin Velî'sidir; onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. Küfresapanlara gelince, onların dostları tâğuttur ki, kendilerini nurdankaranlıklara çıkarır. Bunlar cehennemin dostlarıdır. Orada süreklikalacaklardır onlar.

264 Ey imansahipleri! Allah'a ve âhiret gününe inanmadığı halde, insanlara riyaiçin malını infak eden kişi gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve ezaetmek suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraztoprak varken tepesine şiddetli bir yağmur inip kendisini cascavlakbırakmış yalçın bir kayanın haline benzer. Böyleleri, kazandıklarındanhiçbir şey elde edemezler. Allah, küfre sapan bir topluluğu doğruya vegüzele kılavuzlamaz.

267 Ey imansahipleri! Kazandıklarınızın ve yerden sizin için çıkarmışolduklarımızın temiz ve güzellerinden infak edin. Kendinizin gözyummadan alıcısı olmadığınız pis/bayağı şeyleri vermeye kalkmayın.Bilin ki Allah Ganî'dir, cömertliğine sınır yoktur; Hamîd'dir, bütünövgülerin sahibidir/övgüye layık olanları gereğince över.

278 Ey iman sahipleri, Allah'tan korkun. Ve eğer inanıyorsanız ribadan geri kalanı bırakın.

282 Ey imansahipleri! Belirli bir süre için birbirinize borç verdiğinizde onuyazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisineöğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Borç altına giren kişide onu kayda geçirtsin ve Rabbinden korksun da borcundan hiçbir şeyeksiltmesin. Borç altına giren, aklı ermez yahut zayıf-çaresiz biri iseyahut yazdırmaya gücü yetmiyorsa, velisi adaletle yazdırsın.Erkeklerinizden iki kişiyi de tanık tutun. Eğer iki erkek yoksarızanızla kabul edeceğiniz tanıklardan bir erkek ve iki kadın gerekir.Bu kadınlardan biri şaşırırsa/unutursa ötekisi ona hatırlatsın diyedir.Tanıklar, çağırıldıklarında çekimser davranmasınlar. Küçük veya büyük,borcu, süresine kadar yazmaktan üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah katındaadalete daha yakın, tanıklık için daha sağlam, kuşkuya düşmemeniz içindaha elverişlidir. Ancak aranızda döndürüp durduğunuz tamamen peşin birticaret sözkonusu ise onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur.Karşılıklı alış-veriş yaptığınızda da tanık bulundurun. Yazıcıya datanığa da zarar verilmesin. Böyle bir şey yaparsanız bu, kendinizekötülük olur. Allah'tan korkun. Allah size öğretiyor. Allah, her şeyien iyi biçimde bilendir

Navigasyon

[0] Mesajlar