Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: EN GÜZEL ÖRNEK EN GÜZEL ÇAĞRI  (Okunma Sayısı 26 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1212



« : Ocak 31, 2012, 04:50:55 ÖS »

EN GÜZEL ÖRNEK EN GÜZEL ÇAĞRI
İslami alana çıktığımızda ilk önce 'ın (c.c.) her şeyin tek ve
mutlak yaratıcısı olduğu ilkesini ve bu ilkenin belirleyici, tayin
edeci bir ilke olduğunu öğreniriz. İslami kimliğimiz'bu temel ilke
çevresinde oluşur.
'tan {c.c.) başka bir ilah olmadığına inanmak ve şahitlik etmek,
bağlı bulunduğumuz anlamlar sisteminin özünü teşkil eder.
Bütün varlığımızı / varoluşumuzu kendisine borçlu bulunduğumuz
Rabbimiz, ezeli ve ebedidir, yaratıcıdır, her şeyden üstündür, benzeri
yoktur. Bütün yaratıklar ve oluşlar onun mutlak iradesine tabidir.
Bütün bir yaratılış sistemi bir amaca yöneliktir. Bu amaç, Yaratı-
cı'nın belirlediği sınırlara riayet etmektir. İnsan bu sınırlara
riayetle ve ilahi yükümlülükleri kendisinde ve çevresinde
gerçekleştirebilecek, kendisini ve çevresini değiştirebilecek
yeteneklerle hayata katılır.
İlahi modelin gerçek kılınabilmesi için insan, ilahi ölçüler
doğrultusunda kendisini gerçek kılma sorumluluğu altındadır.
İslam düşüncesinin, inancının, tasavvurunun, ailesinin, tarihinin,
uygarlığının ruhu tevhid'dir. Vahdet olmadan hiçbir amaca yönelmek ve
ulaşmak mümkün olamaz.
Hayatımız bütün boyutları ve te-zahürleriyle bir ölçüler, kurallar,
değerler bütünü içerisinde derin bir anlam kazanır. Hayatımızı bilgiye
ve gerçeğe bağlılıkla temel lendiririz. Bilgiye ve gerçeğe bağlılık,
bizi batıl inanışlardan ve hurafelerden korur. Bilgiye ve gerçeğe
bağlılık, bize boş yere yaratılmadığımızı ve Rabbimize itaat ve
emirlerini yerine getirme yükümlülüğü taşıdığımızı öğretir.
Müslüman olmak demek, diğer insanlara karşı, topluma karşı, bütün
insanlığa karşı sorumlu olmak demektir. En soylu sorumluluk, dayanışma
ve birlikte olma sorumluluğudur.
İnsan, yalnızca insan ve yaratılmış olduğu için, hiçbir şekilde
ilahlaştırılamaz, putlaştırılamaz, insan, insani erdemlerle
tanımlanır. İnsan, amelleriyle değer ve üstünlük kazanır.
Hangi özelliklere sahip olurlarsa olsunlar, İslam, hiçbir kişiye,
sınıfa, ırka nihai/kesin yetkiler vermez. İslam, hepimizden hakkı
bütün boyutlarıyla temsil etmemizi ve her alanda adalete dayalı
ilişkiler geliştirmemizi ister.
Müslümanlar, birbirlerini iÇin seven, birbirlerine en güzel
şekilde davranan, iyilikte bulunan, birlikte 'a yönelen,
birbirlerinden ayrılmayan, birbirlerini koruyup gözeten ve nihai
anlamda 'a ve Peygamberimize tabi olan bir kardeşler topluluğu
oluşturmak durumundadırlar. Bu topluluk, akıl birliği, gönül birliği,
güç birliği yapan, kabile, ırk, mezhep, hizip bencilliklerini aşan
evrensel bir topluluktur.
Müslüman olmak, öncelikle Kur'a nı Kerim'in kelimesi kelimesine ilahi
vahiy olduğuna inanmak ve vahyi içtenlikle benimsemektir. Kur'anı
Kerim bütünüyle 'ın (c.c.) kelamıdır. Bu nedenle de, ezelidir,
ebedidir. Ezeli ve ebedi olduğu içindir ki; anlamına, tekliflerine,
davetine, emir ve yasaklarına sonsuza kadar bağlı bulunmakla
yükümlüyüz.
Şanı çok yüce Rabbimiz, alemlere rahmet olarak gönderdiği
Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimize, ilahi vahyin, Kur'anı Kerimin
geneltemel esaslarının yorumunu ve açıklamasını vermişlerdir.
Bizler, Peygamberimizin izleyicileri olarak, O'nun söylediklerinin,
önerilerinin, yaptıklarının, açıklamalarının, amellerinin toplamını,
hayatımıza kazandırmayı vazgeçilemez, sav-saklanamaz, hafife alınamaz,
bir örnekmodel kabul ederiz.
Kur'anı Aziz'in beyanını en geniş anlamda Peygamberimiz Efendimizin
örneklendirmeleriyle uygular, Peygamberimizin sünnetini, İslamın
yerine getirilmesi gereken ikinci kaynağı telakki ederiz. Aziz
Kur'anın hepimize Peygamberimiz (s.a.v.) ve itaati emretmiş olması
nedeniyle; bu emri bütün bir bilincimizle ve ruhu canımızla yerine
getirmekle yükümlü bulunuyoruz.
Kur'anı Kerimle, Peygamber Efendimizin Sünneti arasında bir çelişki
bulunmadığına, Peygamber Efendimizin insanüstü olmadığına ve insan
olduğuna inanırız.
Aziz Peygamberimiz, Kur'anı Kerimin, ilahi mesajın aydınlatıcısı ve
örneklendiricisi, emir ve yasaklarının, İslam hikmet ve ahlakının,
İslam Kafam Aziz'in beyanını en geniş anlamda Peygamberimiz
Efendimizin örneklendirmeleriyle uygular, Peygamberimizin sünnetini,
İslamın yerine getirilmesi gereken ikinci kaynağı telakki ederiz. Aziz
Kafanın hepimize Peygamberimiz (s.a.v.) ve itaati emretmiş olması
nedeniyle; bu emri bütün bir bilincimizle ve ruhu canımızla yerine
getirmekle yükümlü bulunuyoruz.
hayat tarzının en mükemmel, en mükerrem uygulayıcısı idiler.
Aziz Peygamberimiz evrensel amaçlar ve evrensel sorumluluklarla İslami
hayat ve dünya görüşünü inşa ve ikmal ettiler. İslami idealleri bütün
boyutlarıyla Peygamber Efendimiz somutlaştırdılar, temsil ve ifade
ettiler.
İslami bütün değerler Peygamber Efendimizin yaşayışıyla pratiğe ve
realiteye dönüştürüldü. Bunlar ibadete ilişkin pratikler; davete
ilişkin pratikler; insanlararası ilişkiler, aile içi ilişkiler,
toplumsal ilişkilere ilişkin pratikler; devlet idaresine, uluslar
arası ilişkilere, siyasete, liderliğe İlişkin pratikler olarak
özetlenebilir.
O'nun çağrısına bilinçle, içtenlikle, sadaketle uyanlara, O'nun
çağrısını yükseltenlere, bu yolda sorumluluk alanlara selam olsun.
Atasoy Müftüoğlu
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: