Faruk
Süper Moderatör
Hep Burda
   
Karma: 0
Çevrimdışı
Mesaj Sayısı: 1212
|
 |
« : Ocak 31, 2012, 04:50:55 ÖS » |
|
EN GÜZEL ÖRNEK EN GÜZEL ÇAĞRI İslami alana çıktığımızda ilk önce 'ın (c.c.) her şeyin tek ve mutlak yaratıcısı olduğu ilkesini ve bu ilkenin belirleyici, tayin edeci bir ilke olduğunu öğreniriz. İslami kimliğimiz'bu temel ilke çevresinde oluşur.
'tan {c.c.) başka bir ilah olmadığına inanmak ve şahitlik etmek, bağlı bulunduğumuz anlamlar sisteminin özünü teşkil eder. Bütün varlığımızı / varoluşumuzu kendisine borçlu bulunduğumuz Rabbimiz, ezeli ve ebedidir, yaratıcıdır, her şeyden üstündür, benzeri yoktur. Bütün yaratıklar ve oluşlar onun mutlak iradesine tabidir. Bütün bir yaratılış sistemi bir amaca yöneliktir. Bu amaç, Yaratı- cı'nın belirlediği sınırlara riayet etmektir. İnsan bu sınırlara riayetle ve ilahi yükümlülükleri kendisinde ve çevresinde gerçekleştirebilecek, kendisini ve çevresini değiştirebilecek yeteneklerle hayata katılır. İlahi modelin gerçek kılınabilmesi için insan, ilahi ölçüler doğrultusunda kendisini gerçek kılma sorumluluğu altındadır. İslam düşüncesinin, inancının, tasavvurunun, ailesinin, tarihinin, uygarlığının ruhu tevhid'dir. Vahdet olmadan hiçbir amaca yönelmek ve ulaşmak mümkün olamaz. Hayatımız bütün boyutları ve te-zahürleriyle bir ölçüler, kurallar, değerler bütünü içerisinde derin bir anlam kazanır. Hayatımızı bilgiye ve gerçeğe bağlılıkla temel lendiririz. Bilgiye ve gerçeğe bağlılık, bizi batıl inanışlardan ve hurafelerden korur. Bilgiye ve gerçeğe bağlılık, bize boş yere yaratılmadığımızı ve Rabbimize itaat ve emirlerini yerine getirme yükümlülüğü taşıdığımızı öğretir. Müslüman olmak demek, diğer insanlara karşı, topluma karşı, bütün insanlığa karşı sorumlu olmak demektir. En soylu sorumluluk, dayanışma ve birlikte olma sorumluluğudur. İnsan, yalnızca insan ve yaratılmış olduğu için, hiçbir şekilde ilahlaştırılamaz, putlaştırılamaz, insan, insani erdemlerle tanımlanır. İnsan, amelleriyle değer ve üstünlük kazanır. Hangi özelliklere sahip olurlarsa olsunlar, İslam, hiçbir kişiye, sınıfa, ırka nihai/kesin yetkiler vermez. İslam, hepimizden hakkı bütün boyutlarıyla temsil etmemizi ve her alanda adalete dayalı ilişkiler geliştirmemizi ister. Müslümanlar, birbirlerini iÇin seven, birbirlerine en güzel şekilde davranan, iyilikte bulunan, birlikte 'a yönelen, birbirlerinden ayrılmayan, birbirlerini koruyup gözeten ve nihai anlamda 'a ve Peygamberimize tabi olan bir kardeşler topluluğu oluşturmak durumundadırlar. Bu topluluk, akıl birliği, gönül birliği, güç birliği yapan, kabile, ırk, mezhep, hizip bencilliklerini aşan evrensel bir topluluktur. Müslüman olmak, öncelikle Kur'a nı Kerim'in kelimesi kelimesine ilahi vahiy olduğuna inanmak ve vahyi içtenlikle benimsemektir. Kur'anı Kerim bütünüyle 'ın (c.c.) kelamıdır. Bu nedenle de, ezelidir, ebedidir. Ezeli ve ebedi olduğu içindir ki; anlamına, tekliflerine, davetine, emir ve yasaklarına sonsuza kadar bağlı bulunmakla yükümlüyüz. Şanı çok yüce Rabbimiz, alemlere rahmet olarak gönderdiği Peygamberimiz (s.a.v.) Efendimize, ilahi vahyin, Kur'anı Kerimin geneltemel esaslarının yorumunu ve açıklamasını vermişlerdir. Bizler, Peygamberimizin izleyicileri olarak, O'nun söylediklerinin, önerilerinin, yaptıklarının, açıklamalarının, amellerinin toplamını, hayatımıza kazandırmayı vazgeçilemez, sav-saklanamaz, hafife alınamaz, bir örnekmodel kabul ederiz. Kur'anı Aziz'in beyanını en geniş anlamda Peygamberimiz Efendimizin örneklendirmeleriyle uygular, Peygamberimizin sünnetini, İslamın yerine getirilmesi gereken ikinci kaynağı telakki ederiz. Aziz Kur'anın hepimize Peygamberimiz (s.a.v.) ve itaati emretmiş olması nedeniyle; bu emri bütün bir bilincimizle ve ruhu canımızla yerine getirmekle yükümlü bulunuyoruz. Kur'anı Kerimle, Peygamber Efendimizin Sünneti arasında bir çelişki bulunmadığına, Peygamber Efendimizin insanüstü olmadığına ve insan olduğuna inanırız. Aziz Peygamberimiz, Kur'anı Kerimin, ilahi mesajın aydınlatıcısı ve örneklendiricisi, emir ve yasaklarının, İslam hikmet ve ahlakının, İslam Kafam Aziz'in beyanını en geniş anlamda Peygamberimiz Efendimizin örneklendirmeleriyle uygular, Peygamberimizin sünnetini, İslamın yerine getirilmesi gereken ikinci kaynağı telakki ederiz. Aziz Kafanın hepimize Peygamberimiz (s.a.v.) ve itaati emretmiş olması nedeniyle; bu emri bütün bir bilincimizle ve ruhu canımızla yerine getirmekle yükümlü bulunuyoruz. hayat tarzının en mükemmel, en mükerrem uygulayıcısı idiler. Aziz Peygamberimiz evrensel amaçlar ve evrensel sorumluluklarla İslami hayat ve dünya görüşünü inşa ve ikmal ettiler. İslami idealleri bütün boyutlarıyla Peygamber Efendimiz somutlaştırdılar, temsil ve ifade ettiler. İslami bütün değerler Peygamber Efendimizin yaşayışıyla pratiğe ve realiteye dönüştürüldü. Bunlar ibadete ilişkin pratikler; davete ilişkin pratikler; insanlararası ilişkiler, aile içi ilişkiler, toplumsal ilişkilere ilişkin pratikler; devlet idaresine, uluslar arası ilişkilere, siyasete, liderliğe İlişkin pratikler olarak özetlenebilir. O'nun çağrısına bilinçle, içtenlikle, sadaketle uyanlara, O'nun çağrısını yükseltenlere, bu yolda sorumluluk alanlara selam olsun. Atasoy Müftüoğlu
|