Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Sünnet, Kur'an'ın pratize edilmiş halidir"  (Okunma Sayısı 43 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7599



« : Mayıs 11, 2010, 10:55:56 ÖS »

İlmi ve Kültürel Araştırmalar Vakfında bu hafta Hz. peygamberin örnek hayatını anlamanın önemi gündeme taşındı. Ahmet Kalkan hocanın konuşmacı olarak katıldığı "Sorumluluğumuz Peygamberi Anmak mı Anlamak mı" konulu konferansta ilk önce peygamberlerin misyonu üzerinde duruldu Ahmet Kalkan konuşmasında şunları söyledi:



“Kurtuluşu cellatlara teslimiyette arayan insanlara gerçek kurtarıcılar gönderdi. Doğru tercih yapamayan insanlığa yol gösterdi, içlerinden önderler seçti. Ve en son elçi: Âlemlere rahmet Hz. Muhammed O’na ve peygamberlerin tümüne salât ve selâm olsun! O’nu tanıyan yalnız O’na hayran olur. O’nu seven sadece O’nun izinden gider. O iz, dünyada huzur ve saâdete, âhirette tükenmeyen nimete götürür.



İnsanları şerre ve ateşe dâvet eden bunca çağrıya karşılık O’nun sunduğu İlâhî mesaj bugün inmiş gibi taze, canlı ve canlandırıcı. Kurânî ilkelerin nasıl yaşanacağını gösteren O’nun sünneti insanlığın tek ve son alternatifi. Kurtulmak isteyenlere uzatılan can simidi. Kutlu elçinin mesajına kulaklarını tıkayan günümüz insanı felâketin bin bir çeşidini yaşıyor ve helâke hızla yaklaşıyor. O güzel insanın teşhis ve çözümleri insanlığın son şansı.

Peygamber olmasaydı, insanlar kendi başlarına doğru yolu bulamaz, ’a nasıl ibâdet ve kulluk yapacaklarını bilemez, ’ın emirlerine uyamaz, yasaklarından kaçınamazdı. O’nun sayesinde insanlar uydurma dinlerin, zâlim düzenlerin, beşerî kanunların, câhilî âdetlerin elinde oyuncak olmaktan kurtuldu.


Müslümanların örnek alması gereken kişi, tek önderimiz Hz. Muhammed’dir. Müslümanlar yaşayış tarzını, en ufağından en büyüğüne bütün hal ve hareketlerini O’nu örnek alarak düzenlerler. Kur’an’da şöyle buyuruyor: “Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, ’a ve âhiret gününe kavuşmayı umanlar ve ’ı çok zikredenler için Resulullah en güzel örnektir.” (33/Ahzâb, 21)


Tevhid dininin (İslam’ın) son halkasını Hz. Muhammed (s.a.s.) teşkil etmektedir. Artık Rasülullah gönderildiğinden itibaren, Rasülullah’sız bir din, Rasülullah’sız bir akide ve inanç olamaz. Öyleyse, yeryüzünde ’a bağlanmak isteyenlerin ve müslüman olarak kalmak isteyenlerin rehberi, kılavuzu Rasülullah’tan başkası olamaz. Zira Rasül’e itaat ’a itaattır. Bu konuda Yüce şöyle buyuruyor: “Kim Rasül’e itaat ederse, muhakkak ki ’a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, bu seni üzmesin. Zira seni onlara koruyucu ve gözetici olarak göndermedik (ancak tebliğci olarak gönderdik).” (4/Nisa, 80)
Devam edecek
Logged

RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 24
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7988



WWW
« Yanıtla #1 : Mayıs 11, 2010, 11:18:16 ÖS »

Peygamber’e iman, O’nu örnek ve önder kabul edip O’na itaat etmek içindir. Peygamber’in yoluna, O’nun getirdiği İslâmî ilkelere uymamanın dünyada ve âhirette büyük cezaları vardır.
Kur’an’da şöyle buyrulur: “Onun (Peygamber’in) emrine aykırı davrananlar, başlarına bir fitne, belâ gelmesinden veya kendilerine çok acıklı bir azap isabet etmesinden sakınsınlar.” (24/Nur, 63). Peygamberimiz’in gösterdiği yoldan başka yolda gitmenin, dünya hayatında sayılamayacak kadar çok olumsuz sonucu ve cezasından ayrı olarak, âhirette de büyük bir cezası vardır.
Bu ceza o kadar büyük olacaktır ki, insan dünyada iken Peygamber’in izinden gitmediğinden, kendilerinden farklı hiçbir meziyetleri olmayan, haktan uzak sapık önderlere uyduklarından dolayı, -faydasını göremeyecekleri bir zamanda- pişman olacaklar ve pişmanlıklarını dile getireceklerdir.
Bu durumu Yüce Rabbimiz şöyle tablolaştırmaktadır:
“...O günde zâlim, ellerini ısırıp: ‘Keşke peygamberle birlikte yol almış olsaydım!’ der. ‘Eyvah bana, keşke filanı dost edinmeseydim. Andolsun ki o, bana geldikten sonra beni haktan saptırdı.’ Şeytan insanı yardımsız ve zelil bırakandır.” (25/Furkan, 26-29)


Peygamberlerin ve -günümüz için söyleyecek olursak- son peygamber Hz. Muhammed’in (s.a.s.) getirmiş olduğu şeriate aykırı hükümleri, düzenleri, kurumları, değerleri alternatif olarak göstermek, kabul etmek, onlara çağırmak; bunlar insanlara hükmetmekte iseler, bunları kabul edip rızâ göstermek, izâleleri için çalışmamak, onlara gereken tepkiyi göstermemek; bütün bunlar peygamberin getirdiği şeriatı reddetmek anlamına geleceğinden, iman ile bağdaşamaz. Yani, böyle bir tutum, anlayış ve davranış küfürdür. Çünkü İslâm’ın ve Kur’an’ın üzerinde hassasiyetle durduğu “peygamberlere iman” ilkesine ve kelime-i şehâdetin ikinci bölümü olan “Muhammed’in (s.a.s.) ’ın Rasûlü” olduğunu kabul ve ikrar etmeye aykırıdır.
Logged

YUMUŞAK BAŞLI İSEM KİM DEMİŞ UYSAL KOYUNUM.KESİLİR BELKİ FAKAT ÇEKMEYE GELMEZ BOYNUM
(M.AKİF ERSOY)




RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 24
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7988



WWW
« Yanıtla #2 : Mayıs 11, 2010, 11:20:45 ÖS »

Kendimizle ilgili önemli günleri unutmuyoruz. Hatta kâfirlerin yılbaşlarını, kutsal günlerini bile biliyoruz. Ama Peygamberimiz’in hayatını, mücadelelerini, sünnetlerini ne kadar tanıyoruz?
Kendimiz iyi tanımaz ve çocuklarımıza tanıtmazsak, onu örnek alamayız. Onun izinden gidemeyiz. Çocuklarımız Peygamberlerinden önce, onlardan daha çok başkalarını tanırsa, onların peşine giderler. Futbolcuların, şarkıcıların, artistlerin, zenginlerin, tâğutların, kâfirlerin…


Peygambermizi tanımak, Onu sevmek, Onun yolundan gitmek dinimizin en önemli emirlerindendir. O’nu tanıyıp sevmeden, emirlerini kabul edip onu örnek almadan Müslümanlık olmaz. Yani, tevhid kelimesinin ikinci bölümü Muhammedun Rasûlulllah ifadesidir.


Sünnet: Peygamberimiz’in Kur’an’ı pratize etmesi, dini uygulamak, öğretmek ve hayata hâkim kılmak için yaptıkları demek. O’nun yolu, tavrı, davranışları demek… Bugün sünnet olarak bildiğimiz birkaç tane, o da şekilden ibaret şey kalmış. Farz namazların öncesinde ve sonrasında kılınan nâfile namazlar, yaşlı adamların sakalları, misvak kullanmak ve erkek çocukların küçük bir operasyonu ve benzer bir-iki şey. Bunların dışında sünnetleri meselâ sünnet olarak on tane davranışı bile sayamıyor Müslüman. Hâlbuki Peygamberimiz’in din adına yaptığı her şeydir, tavsiye ettiği, uyguladığı hemen her şey. Oğullarını sünnet ettirmeyenleri kınıyoruz da, ondan daha kuvvetli sünnetleri terk edenleri niçin kınamıyoruz? Kendimizin de kınanacak birçok yönümüz olduğunu kabul edelim, çünkü nice sünnetleri terk etmişiz. Esas sünnet, Kur’an’ın hayata geçirilmesinde nebevî modeldir. O, canlı Kur’an’dı. O’nun tüm hayatı sünnettir. Peygamberimiz’in putlarla ve putçularla nasıl mücadele ettiği, cihadları, savaşları, insanları nasıl eğittiği, toplumsal sünnetleri, nasıl devlete gittiği vb. bilinmeden sünnet kavramı da doğru anlaşılmaz.
Logged

YUMUŞAK BAŞLI İSEM KİM DEMİŞ UYSAL KOYUNUM.KESİLİR BELKİ FAKAT ÇEKMEYE GELMEZ BOYNUM
(M.AKİF ERSOY)




ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 11
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 3716



« Yanıtla #3 : Mayıs 12, 2010, 06:56:12 ÖS »

 
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: