Adana’da 20 Şubat’ta gerçekleştirilen Gazze Dayanışma Gecesi ile 22 Şubat’ta yapılan “Şahidlik Bilinci ve Şehadet” paneline yoğun katılım oldu. İşte iki etkinlikten ayrıntılar ve fotoğraflar…
Adana ve çevresinde düzenlediği İslami etkinlikler ile tanınan Bengisu Organizasyon 20 ve 22 Şubat tarihlerinde düzenlediği iki ayrı etkinlik ile uzun zamandır ara verdiği organizasyon faaliyetlerine yeniden başlamış oldu.
20 Şubat Cumartesi akşamı düzenlenen Gazze Dayanışma Gecesi'ne yaklaşık 800 kişi katıldı. Kur'an-ı Kerim'in okunmasıyla başlayan programa İsra-Der'den Nureddin Şirin ile İHH Yönetim Kurulu üyesi Av. Gülden Sönmez konuşmacı olarak katıldılar. Gecede Yusuf Can ve Grup Yürüyüş de birer konser verdiler. Hakan Balcı'nın sunduğu programa ayrıca Adana'dan Fatih Tekin ezgileriyle, Kopil de Gazze ile ilgili rap şarkısıyla katıldı. Gökkuşağı Çocuk Tiyatrosu, Filistin ile ilgili bir tiyatro oynarken Yedibaşak Çocuk Korosu da Filistin şarkıları söyledi.
Programda ayrıca Gazze'de yaşananların gösterildiği ve "Filistin'e Yol Açık" konvoyunun serüveninin anlatıldığı sinevizyon gösterimlerine yer verildi.
Adanalı Filistin dostlarına hitaben yaptığı konuşmada Nureddin Şirin, Filistin'in ve Gazze'nin artık trajik görüntülerle değil, direniş güçlerinin zaferleri ile anıldığına, bu nedenle HAMAS ve Hizbullah gibi direniş güçlerinin de terörist olarak gösterilmek istendiğine vurgu yaptı ve "Ey Amerika, İngiltere ve Siyonist İsrail, sizler işgal altındaki İslam topraklarını savunanları, dünya Müslümanlarının özgürlüğü ve esenliği için mücadele edenleri 'terörist' olarak tanımlıyor ve saldırılarınıza hedef ediyorsunuz. Bunun için tekerlekli sandalyede de olsa felçli bir insanı füzelerinizle vurduğunuzda 'Teröristlerin liderini vurduk!' diyorsunuz. Sadece gençleri ve yaşlıları değil, 'terörle mücadele' adı altında kundaktaki bebekleri bile kana bulamaktan geri durmuyorsunuz. Size göre özgürlük davası, insanca ve şereflice bir mücadelenin adı terörizm oluyorsa, o zaman bilin ki biz teröristiz ve terörist olarak kalacağız." dedi.
Av. Gülden Sönmez ise konuşmasında Gazze'deki insani duruma dikkat çekerek Türkiye Müslümanlarının duyarlılığına değindi. "Filistin'e Yol Açık" adlı konvoyda yaşananları paylaşan Sönmez, İHH'nın Filistin ile ilgili çalışmaları hakkında da bilgi verdi. Sönmez, önümüzdeki aylarda ve muhtemelen Nisan ayında Filistin'e yeni bir konvoyun bu kez deniz yolu ile çıkartılacağı bilgisini hatırlattı. Bu arada Adana'daki Filistin Gönüllüsü hanımlar kendi aralarında topladıkları 6.750 TL'yi; Programı düzenleyen Bengisu Organizasyon ise 12.000 TL'yi Gazze'ye ulaştırılmak üzere Gülden hanıma takdim ettiler.
Grup Yürüyüş: "İncirlik Üssü Kapatılsın!"
Sevilen eserlerini dinleyicilerle paylaşan Yusuf Can'ın ardından sahneye Grup Yürüyüş çıktı. Filistin ile ilgili Türkçe, Kürtçe ve Arapça eserleri seslendiren Grup Yürüyüş, "Başörtüm" şarkısıyla da 28 Şubat darbesine karşı mücadeleye çağırdı. Gazze ile ilgili yapabileceğimiz çok şeyin olduğunu söyleyen Grup Yürüyüş, Filistin halkı ile maddi anlamda dayanışmanın ve kuşatma altındaki kardeşlerimize ulaşmanın önemine dikkat çekti. Bununla birlikte Filistin'i her daim canlı tutarak; Türkiye'deki İsrail varlığına karşı mücadele ederek sorumluluklarımızı yerine getirmemiz gerektiğini hatırlattı. İstikrarlı, kararlı, azimli, inanç yüklü bir mücadele ile Türkiye-İsrail ilişkilerinin yıpratılması, anlaşmaların feshi, Siyonist elçiliğin kapatılması yönünde etkinlikler ve eylemler koymak gerektiğini söyleyen Grup Yürüyüş, Adana'daki İncirlik Üssü'nün kapatılması yönünde de çaba sarf etmek gerektiğini belirtti. Grup Yürüyüş Türkiye'deki ırkçı-ulusalcı kuşatmaya, darbelere, çetelere, yargı faşizmine, başörtüsü yasağına karşı da hassasiyetlerimizi korumaya davet etti.
"Kelime-i Tevhid Ekseninde Şahidlik Bilinci ve Şehadet"
Bengisu Organizasyon'un bir diğer etkinliği ise 22 Şubat Pazartesi akşamı düzenlenen "Kelime-i Tevhid Ekseninde Şahidlik Bilinci ve Şehadet" konulu panel idi. Panele Abdurrahman Dilipak, Hamza Türkmen ve Ramazan Kayan konuşmacı olarak iştirak etti. Abdulaziz Tantik'in yönetiminde yaklaşık üç saat süren panelde şahidlik bilinci masaya yatırıldı. Yazarlar program sonunda kitaplarını imzaladı.
Yazar Abdurrahman Dilipak kelime-i tevhidin anlamı üzerinde durarak hayata aktarılmayan, insanın yaşamını değiştirmeyen bir kelime-i tevhidin boş olduğunu vurguladı. Dilipak, bu uğurda çaba sarf etmeden şehidliğe ulaşılamayacağını belirtti.
Yazar Ramazan Kayan insanoğlunun ölümünden ve onu bekleyecek olan hayattan söz ederken şehadetin bir yok oluş olmadığını belirtti. Bilakis ölümden korkanların şehidliği daha bir ısrar ile istemeleri gerektiğini söyleyen Kayan, çünkü şehidliği elde etmenin ölümü tatmamak anlamına geldiğini ifade etti. Zira şehidlere ölü denilemezdi…
Programda aldığı çok soruya da cevap veren Hamza Türkmen ise Kur'an neslinin inşasından söz ederek vahyi sosyalleştirmenin Müslümanın kaçınılmaz sorumluluğu olduğunu vurguladı. "Cahili etkilerden olabildiğince uzak durmalı ve Kur'an'ı hayat kitabı olarak okumalıyız." diyen Türkmen, şehidliğin yolunun şahid olmaktan geçtiğinin altını çizdi. Rasulullah'ın da "rasul" olmanın yanı sıra ümmete "şahid" olduğunu belirten Türkmen, "Etkilenen ve şekil alan değil etkileyen ve şekil veren özne olmalıyız!" dedi.
Ayrıca Abdurrahman Dilipak, Ramazan Kayan ve Hamza Türkmen Adana'da bulundukları süre içerisinde çeşitli kuruluşları ziyaret ederek buralardaki etkinliklere iştirak ettiler.
İslami uyanışa katkıda bulunan bu tür etkinliklerin devamını diliyoruz.
Yasin Asma / Haksöz-Haber
Fotoğraf: Muhammed Asma