Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Peygamberimizin 24 saati  (Okunma Sayısı 183 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7671



« : Aralık 09, 2009, 10:04:29 ÖS »

Hz. Peygamber (s.a.s.)'in torunları, babaları Hazreti Ali (r.a)'den naklederek anlatıyorlar: ".
..Hz: Peygamber (s.a.s.) günlük zamanını üçe taksim ediyordu Bir kısmını namaz kılmak ve Kur'an okumak gibi Teala'a ibadete ayırıyordu.
Ikinci kısmını aile fertleriyle alakadar olmaya ayırıyordu; günlük ev işlerini yapıyor,
ev ihtiyaçlarından kendisine düşenleri yerine getiriyordu.
Üçüncü kısımda ise, istirahat buyuruyordu.
Ancak istirahat zamanını da ikiye böler ve bunun bir kısmında ashabın ileri
gelenlerini huzuruna kabul ederek onlara gerekli bilgileri öğretir,
onlar da huzurundan çıkınca öğrendiklerini ashabın bütününe öğretirlerdi.
Rasülullah (s.a.s.) kendisine yakın olmakta ashabında mal, mülk, para, soy sop gibi şeyler aramaz daha zjyade takvaya önem verirdi,
ibadet ve taatta düşkün, güvenilir kimselere fazlaca iltifat ederdi."

    İhtiyaç sahiplerinden kimileri bir, kimileri ise iki ve daha fazla olan
ihtiyaçlarını arz ederlerdi de Peygamberimiz (s.a.s.) sonuna kadar onları bıkmadan dinler,
onlarla ilgilenir ve ihtiyaçlarının giderilmesiyle meşgul olurdu.
Kendisine dünya veya ahiretle ilgili bir soru sorulunca, soruyu soranın seviyesine uygun davranarak onun hayrına olacak cevaplar verirdi.
Soru sorana verdiği cevapla onu hayra yöneltirdi. Huzurunda bilgi öğrenenlere
'Benden öğrendiklerinizi burada olmayanlara öğretiniz.
Erkek, kadın, köle, cariye kim olursa olsun çeşitli sebeplerden dolayı bana
gelip ihtiyaçlarını arz edemeyen kimselerin de ihtiyaçlarını isteklerini bana iletiniz.
Muhakkak ki, ihtiyacını devlet başkanına arz etmeye gücü yetmeyenlere yardımcı olan kimsenin,
ayaklarını Cenab-ı Hak kıyamet gününde sırat üzerinde kaydırmaz "diye tenbih ederdi.

    Huzurunda abes yani faydasız söz söylenmesine müsaade etmezdi.
Hz. Peygamber (s.a.s.) dışarıda da tevazuu elden bırakmazdı.
Çarşıda, pazarda, sokakta veya herhangi yerde olursa olsun herkese güler yüzle davranır,
hal hatır sorar, tatlı dille hitap ederek, gönüllerini alırdı..
Meclisin de, camide, cemaatte, cum'ada göremediği ashabının ahvalini derhal soruşturur,
başına bir şey gelip gelmediğini öğrenmeye çalışır,
görüşebildiklerine ise dini metanetlerini daima takviye ederek, iyilik ve güzelliklere koşturup,
çirkinliklerden uzaklaştıracak şeyler söylerdi.

Logged

ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5661



« Yanıtla #1 : Ocak 05, 2010, 11:03:38 ÖS »

 
Logged

güliçkimi
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Ocak 06, 2010, 02:44:34 ÖS »

 
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: