islamda ahlak, doğruluk,emanet,iffet,vefa gibi kavramlar onun yapı taşlarını oluşturur.bu taşlarbirbirinden ayrı müstakil değillerdir.hayırlı yapıcı iyi hedefe yönelmiş her hareket ahlaki bir faaliyettir.bu faaliyetlerde esas unsur niyettir.ALLAHtan başkasına kulluk etmemek için savaşmanın adı,vefa yeryüzünü imar imar edilmesi ALLAH ın şeriatının sınırları dairesinde ALLAH ın hoşnutluğunu kazanmak insanların akıllarını hurafe ve vehimlerden kutarmanın adı emanete üzerine almaktır.bu değerlerin korunmasının adıda iffettir.
birinci esas insanın insana hakimiyetini iptal etmek, kanunlarını iptal etmek insana dayanan kanunlar hayatın dar alanına hükmeder ahlaki boyutu yoktur.hatta kadın erkek ilişkilerinde dahi ahlakilik yoktur.kimisinde erkek harcama yapar kendini söz sahibi efendi sayar karşısındaki harcama yapamıyor ya köledir ozaman.kimi ilişkilerde ise harcamalar müşterektir.böyle bir durumda bir iffetsizlik yapmışsa fertlerden biri kendisine karışma hakkı yoktur çünkü karşısındaki harcama yapıyorsa kendiside yapıyor. saygısızlık had safhaya ulaşır.
islamda esas iffetliliktir sadakattır,saygıdır.erkek harcama yapar efendi olmak için değil,çünkü islamda iffetliliğin kadın yada erkek olma ile ilşkisi yoktur.insanlıkla ilgilidir.iffetlilik ikisinede farzdır.harcama yapan bundan muaf olamaz.
ikincisi ise bazı ahlaki itikad biçimleri vardır ahlaki itikadı sulandırır.öyle şeylere inandırırki ALLAH tan olmayacak şeyler istetir.herhangi birinin şefaatına güvendirir.bu ahlak için son derece tehlikeli bir itikad anlayışıdır.arab toplumunda insanlar meleklerin şefaatına güvendirmiş itikadları oysa kurtuluş yada mükafat yapılan iyiliklere bağlıdır.
necm suresi
26 - Göklerde nice melek var ki

'ın dileyip razı olduğuna izin vermeden önce onların şefaatları hiç bir işe yaramaz.
27 - Ahirete iman etmeyenler meleklere dişilerin adlarını takıp duruyorlar
28 - Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise, şüphesiz hakikat bakımından birşey ifade etmez.
29 - Onun için bizi anmaktan yüz çeviren ve dünya hayatından başka bir şey istemeyenlerden yüz çevir.
30 - İşte onların ilimden erişebilecekleri (son sınır) budur. Şüphesiz, Rabbin, yolundan sapanı da iyi bilir; O, hidayette olanı da iyi bilir.
31 - Göklerde ve yerde bulunanlar hep

'ındır. Akıbet (sonuçta) kötülük yapanları yaptıkları ile cezalandıracak, güzel davrananları da daha güzeliyle mükafatlandıracaktır.
32 - Onlar ki günahın büyüklerinden ve çirkin işlerden kaçınırlar, yalnız bazı küçük kusurlar hariç. Şüphesiz Rabbinin affı geniştir. O, sizi daha topraktan yarattığı zaman ve siz annelerinizin karınlarında bulunduğunuz sırada, sizi en iyi bilendir. Bunun için kendinizi temize çıkarmayın. Çünkü O, kötülükten sakınanı daha iyi bilir.
üçüncüsü ise sayılı günler ateşin dokunacağına inanmak be yanlış fikre ehli kitap düşmüştür.sonrada müslümanlar düştü.oysa iki alemde ebedidir.bu onların kuruntularıdır.
bakara suresi
111 - Bir de "yahudi ve hıristiyanlardan başkası asla cennete giremeyecek" dediler. Bu onların kendi kuruntularıdır. Sen de onlara de ki; "Eğer doğru iseniz, haydi bakalım getirin delilinizi."
112 - Hayır, hayır! Kim özü iyilik dolu olarak yüzünü

'a tertemiz döndürür ve teslim ederse, işte onun Rabbi katında ecri vardır. Onlara hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun da olacak değiller.
80 - Bir de dediler ki: "Bize sayılı birkaç günden başka asla ateş azabı dokunmaz". De ki; "Siz

'dan bir ahit mi aldınız? Böyle ise

sözünden dönmez. Yoksa siz

'a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?"
81 - Evet kim bir günah işlemiş de kendi günahı kendisini her yandan kuşatmış ise, işte öyleleri ateş ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar.
82 - İman edip salih ameller işleyenler, işte öyleleri de cennet ehlidirler ve orada ebedî kalıcıdırlar.
maide suresi
18 - Yahudiler ve hıristiyanlar, "Biz

'ın oğulları ve sevgilileriyiz" dediler. De ki: " O halde niçin günahlarınızdan ötürü (

) size azab ediyor?"
Hayır, siz de O'nun yaratıklarından birer insansınız. O dilediğini bağışlar, dilediğine azab eder. Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan her şeyin mülkü

'ındır. Nihayet dönüş de O'nadır.
ali imran suresi
75 - Kitap ehlinden öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet etsen, onu sana eksiksiz iade eder. Fakat öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet etsen, tepesine dikilip durmadıkça onu sana iade etmez. Bu da onların, "Ümmîlere karşı yaptıklarımızdan bize vebal yoktur." demelerinden dolayıdır. Ve onlar, bile bile

'a karşı yalan söylerler.
76 - Hayır, kim sözünü yerine getirir ve kötülüklerden korunursa, şüphesiz

da korunanları sever.
77 -

'a verdikleri sözü ve yeminlerini az bir paraya satanlar var ya, işte onların ahirette bir payı yoktur;

kıyamet günü onlarla hiç konuşmayacak, onlara bakmayacak ve onları temizlemeyecektir. Onlar için acı bir azab vardır.
bu konuda sözü fazla uzatmaya gerek yoktur.tarihçilerde bilirki bu itikad anlayışları bir komrdyaya dönüşmüştür.
islam cenaatına mensup olupta kelimei şahadet getirilir ise müslümanlar günahları yüzünden ateşe atılıyor sonra cennete girileceğine inanıyorla tıpkı ehli kitab kuruntusu gibi.
nisa suresi
123 - (İş), ne sizin kuruntunuza, ne de kitap ehlinin kuruntusuna göredir. Kötülük yapan, o yüzden cezalandırılır. O, kendisine

'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulabilir.
124 - Erkek veya kadın, kim mümin olur da güzel amellerden işlerse, işte onlar cennete girerler. Zerre kadar da haksızlığa uğratılmazlar.
dördüncüsü ise emanet ahde vefa olmadan ciddi imandan bahsedemez insan.ne rızai ilahi nede cennet kazanılmaz.peygamberimizin döneminde müslümanlar bir yahudiye komplo kurup hırsızlıkla suçlarlar.birde peygamberimizin huzurunda şahitlik ederler.nerde ise peygamberimiz yahudinin aleyhinde hüküm verecek olur.
ALLAH ayetleriyle böyle bir şeyi yapmasını önler.
nisa suresi
58 -

size, emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor.

, bununla size ne güzel öğüt veriyor. Şüphesiz ki

her şeyi hakkıyla işiten, hakkıyla görendir.
105 - Biz sana Kitab (Kur'ân)ı hak olarak indirdik ki, insanlar arasında

'ın sana gösterdiği şekilde hüküm veresin. Sakın hainlerin savunucusu olma!
106 -

'tan bağışlanmanı dile. Şüphesiz,

bağışlayıcıdır, esirgeyicidir.
107 - Kendilerine hainlik edenleri savunma. Muhakkak

hain günahkârları sevmez.
108 - Bunlar, insanlardan (hainliklerini) gizlerler de,

'tan gizlemezler. Oysa O, geceleyin istemediği şeyi kurarlarken onların yanı başlarındadır.

, onların yaptıklarını (ilmiyle) kuşatmıştır.
109 - Haydi siz dünya hayatında onları savunuverdiniz (diyelim). Peki kıyamet gününde

'ın huzurunda onları kim savunacaktır? Yahut onlara kim vekil olacaktır?
110 - Kim bir kötülük işler, yahut nefsine zulmeder, sonra da

'tan bağışlanmasını dilerse,

'ı bağışlayıcı ve esirgeyici bulur.
111 - Kim bir kötülük işlerse, kendi nefsine kötülük etmiş olur.

her şeyi hakkıyle bilendir, hikmet sahibidir.
112 - Kim bir hata veya bir günah işler de sonra onu bir suçsuzun üzerine atarsa, muhakkak iftira etmiş ve apaçık bir günah yüklenmiş olur.
maide suresi
8 - Ey iman edenler,

için hakkı ayakta tutanlar ve adaletle şahitlik yapanlar olunuz. Bir kavme olan kininiz, sizi adaletsizliğe sevketmesin. Adaletli olun, çünkü o, takvaya daha yakındır.

'tan korkun. Şüphesiz

, yaptıklarınızdan haberdardır.
işte ALLAH ın hoşnut olduğu ahlak biçimi budur.
ALLAH komplodan,gayrı ahlaki fısıdaşarak konuşmadan,kibirden ve büyüklenenlerden,hayasızlığı yaymak için uğraşanlardan nefret eder.
nisa suresi
36 -

'a ibadet edin ve O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın. Sonra anaya, babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, akraba olan komşulara, yakın komşulara, yanında bulunan arkadaşa, yolda kalanlara, sahip olduğunuz kölelere iyilik edin. Şüphesiz

, kibirlenen ve övünen kimseyi sevmez.
saff suresi
2 - Ey iman edenler! Yapmayacağınız şeyi niçin söylüyorsunuz?
3 - Yapmayacağınızı söylemeniz,

yanında şiddetli bir buğza sebeb olur.
4 -

, kendi yolunda kenetlenmiş bir duvar gibi saf bağlayarak savaşanları sever.
şura suresi
39 - Onlar, bir zulüm ve saldırıya uğradıkları zaman birbirleriyle yardımlaşırlar.
kasas suresi
83 - İşte ahiret yurdu! Biz onu yeryüzünde böbürlenmeyi ve bozgunculuğu arzulamayan kimselere veririz. (En güzel) akıbet, takva sahiplerinindir.
mücadele suresi
9 - Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun.
Huzuruna toplanacağınız

'tan korkun.
tevbe suresi
119 - Ey iman edenler!

'dan korkun ve doğrularla beraber olun.
ali imran suresi
133 - Rabbinizin bağışına ve genişliği göklerle yer arası kadar olan,

'tan gereği gibi korkanlar için hazırlanmış bulunan cennete koşun!
134 - O (

'tan hakkıyla korka)nlar, bollukta ve darlıkta

için harcarlar, öfkelerini yutarlar, insanları affederler.

iyilik edenleri sever.