Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Saadet asrından günümüze kuranı kerim  (Okunma Sayısı 134 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7671



« : Eylül 01, 2010, 09:28:35 ÖS »

“Ondört asır önceki en önemli olay nedir?” sorusuna verilecek en kısa cevap, Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v.)'in peygamber olarak gönderilmesi ve Kur'an-ı Kerim'in indi­rilmesidir. Alemlerin Rabbi olan (c.c.) yeryüzündeki kullarına merhamet etmiş ve İlahi hitabıyla muhatap aldığı bütün bir insanlığı, yanlışlardan doğruya, kötülüklerden iyiliğe, zulümden adalete, batıldan hakka ve hakikate davet etmiştir. Bu İlahi davetin ne derece etkin olduğu ise, vahiy öncesi ve vahiy sonrası dönemleri arasındaki muhteşem farklılıkta görül­mektedir. İlahi vahye muhatap olan ve bu hitaba teslim olan insanlar, en kısa ifadesiyle zilletten izzete hicret eden ve bu hicretle kemale ulaşan insanlardır.
İnsanlar üzerindeki bu muhteşem farkın, bu muhte­şem değişimin en önemli nedeni, hiç şüphesiz ki Efendi­miz (s.a.v.) den önce İlahi vahiydir. Zaten ahlakı “Kuran ahlakı” olan Resulullah (s.a.v.)'i de değiştiren, kendisini kemal bir mertebeye ulaştıran en önemli etken, şanı yüce Rabbimizin kelamı olan İlahi vahiydir. Saadet asrındaki insanların tüm değişimlerini, onurlu kimliklerle izzetli yaşamlara kavuşmalarını, nasıl ki bu in­sanların İlahi vahye bağlılıklarımla açıklıyabiyorsak; daha sonraki dönemlerde gözlenen bütün yozlaşmaların, bütün gerilemelerin nedenini de, bu insanların İlahi vahiyden uzaklaşmaİarıyla açıkhyabiliriz.
Çünkü biliyor ve iman ediyoruz ki İlahi vahiy kendisi­ne bağlanan bütün insanları ileriye, ilerinin ve ilericiliğin en kemal noktasına ulaştırmaktadır. Nitekim 20. asırda yaşarken 21. asrı dikkate alarak değil, 14. asırda yaşar­ken kıyameti ve ahireti dikkate alarak ilericiliğin en kemal noktasına ulaşan insanlar, İlahi vahyin zaman ve mekan konusundaki engin boyutunu idrak eden müslümanlardır.
Kur'an-ı Kerim kendisine yeterince yönelen, kendisi­ne teslim olan müslümanları, kesinlikle ve kesinlikle ihtilaflara veya olumsuz durumlara sürükleyebilecek bir Kitap değildir. İslam tarihinde gördüğümüz bazı ihtilaflarda, ihti­lafa düşen taraflar, kendi görüşlerine Kur'an-ı Kerim'den mesnet getiriyorlarsa; taraflardan birisi veya her ikisi, mut­laka ve mutlaka Kur'an-ı Kerim'i eksik veya yanlış anla­maktadır.
Ondört asırdır Kur'an-ı Kerim'in harf ve lafız olarak tahrif edilememiş olması, müslümanların ondört asır boyunca Kur'an-ı Kerim gerçeğiyle birarada yaşadıklarına işa­ret değildir. Kur'an-ı Kerim Rabbimiz tarafından korunma­mış olsaydı, hiçbir şüpheniz olmasın ki bugün ellerimizde birbiriyle çelişen birçok Kur'an olurdu. Ondört asırdır Efendimiz (s.a.v,)'e nisbet edilen batıl görüşler, Kur'an-ı Kerim'e de nisbet edilir, birçok hadis kitabında kendisine yer bulan iftiralar, korunmasız olan Kur'an'da da kendisine yer bulabilirdi. Ne var ki şeytan ve dostları, İlahi koruma altındaki Kur'an-ı Kerim'e uzanamamışlar ve bu yüce Kitab'ı tahrif edememişlerdir.
Şeytan ve dostlarının Kur'an-ı Kerim'in tahrifatına yö­nelik yaklaşımları, genellikle Kur'an'ın yaşantıya yönelik boyutlarında olmuştur. Kur'an-ı Kerim berrak bir Kitap olarak ondört asır boyunca müslümanların arasında veya erişebilecekleri bir yerde olmasına karşın, pratik anlamda müslümanların yaşantısından gün be gün uzaklaşmıştır.
Ehl-i Kitab'ın kendilerine verilen İlahi Kitap'lara yöne­lik batıl yaklaşımları, benzer boyutlarda müslümanlar arasında, da meydana gelmiştir. Bunlardan bazısına kısa baş­lıklar halinde değinmemiz, günümüz müslümanlarının aynı yanılgılardan sakınabilmeleri için yararlı olabilecektir.

Mehmet Alagaş
Logged

RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9767



WWW
« Yanıtla #1 : Eylül 02, 2010, 12:52:48 ÖÖ »

emeğinize sağlık

Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
selvi
Süper Moderatör
Hep Burda
*****

Karma: 5
Online Online

Mesaj Sayısı: 2017



« Yanıtla #2 : Eylül 02, 2010, 09:57:00 ÖS »

Logged



Eğer yürüdüğünüz bir yolda hiç engel yoksa, o yol sizi hiçbir yere götürmez.
ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5661



« Yanıtla #3 : Eylül 02, 2010, 11:20:48 ÖS »

Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: