Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.

Sayfa: [1]   Aşağı git
Yazdır
Gönderen Konu: Müminler azizdir, Kafirler necistir!‏  (Okunma Sayısı 232 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
RUMEYSA
Webmaster
Hep Burda
********

Karma: 28
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9893



WWW
« : Temmuz 07, 2010, 01:46:44 ÖÖ »

http://img515.imageshack.us/img515/2432/xgalaxiheic0503bcopydk2.gif
Müminler azizdir, Kafirler necistir!‏


  Müminler azizdir, Kafirler necistir!

Kâinat içerisinde insanın yüceldiği kadar yücelebilen ve insanın alçaldığı kadar alçalabilen başka bir yaratık yoktur. En yüksek makam ve mevkiler insan için olduğu gibi, zilletin en düşüğü de yine insan içindir.
Muteber olan yücelme ve alçalma, indindeki yücelme ve alçalmadır. Onun için bizler her namaz sonunda dilimizden düşürmediğimiz dualarımızın birinde: “Ve terfaunâ biha indeke a’ledderacât – Bizi Senin katında muteber olan yüce derecelere ulaştır!” diye yalvarırız.
Teala kendisine iman eden, rab ve ilah olarak kendisini tanıyan mümin kullarını aziz kılmıştır. Tapılacak, el açıp yalvarılacak, bel bağlanılıp tevekkül edilecek, azabından korkulacak, mükâfatı umulacak, sözü ve hükmü tutulacak makam ve mevki olarak sadece 'ı kabullenen ve 'ı tercih edenleri , elbette böyle olmayanlarla aynı saymayacaktır.
"Biz Müslümanlarla mücrimleri bir mi tutacağız? Ne oluyor size, nasıl hüküm veriyorsunuz öyle?"

(Kalem: 35)
Bakınız Teâlâ kendi isimlerinden olan el-Aziz ismini müminlere de vermiş, izzet sıfatını kendi Zatıyla birlikte müminlere de izafe etmiştir:
"Münafıklar derler ki, eğer Medine'ye dönersek and olsun ki üstün ve aziz olanlar zelil olanları oradan çıkaracaktır. İzzet Allaha aittir, Rasulüne aittir ve müminlere aittir fakat münafıklar bunu bilemezler."

(Münafikun: Cool
Evet, mümin azizdir, izzet sahibidir. indinde mahlukat içerisinde mümin olmaktan daha büyük bir şeref ve izzet yoktur. Mümin, Teala’nın sevdiği, razı olduğu kimsedir. Rasulullah (sav) bir hadisi şeriflerinde
"Mümin Allaha mukarreb meleklerden daha yakındır." buyurmuştur.
Her kim mümin olmuşsa artık onun malı, canı ve ırzı mukaddestir.
"Kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası, içinde ebedi olarak kalacağı cehennemdir. ona gazab etmiş, lanetlemiş ve büyük bir azab hazırlamıştır."

(Nisa: 93)

Öyleyse mümin bu izzetin değerini bilmelidir.
Öyleyse mümin, Teâlâ’nın kendisine sırf mümin olduğu için verdiği izzet makamının şuuruna varmalı, bu izzeti başka hiçbir şeyle değişmemeli, taşıdığı bu değeri hiç bir zaman unutmamalı, özellikle başka yerlerde izzet aramamalıdır. Çünkü Müslüman olmaktan başka şeylerde izzet aramak zilletlerin en büyüğüdür. Çünkü her türlü izzet 'a aittir.
Hz. Ömer (r.a) buyuruyor ki: ‘Biz öyle bir toplumuz ki, bizi İslam’la aziz eylemiştir.’

Kafirler pistir, murdardır ve necistir
"Ey iman edenler! Müşrikler ancak murdardırlar, necistirler. Bu yıldan sonra Mescidi Harama yaklaşmasınlar...

(Tevbe: 28)
"İşte böylece iman etmeyenler üzerine murdarlık ve rüsvaylık getirir."

(Yunus: 100)
"Çünkü onlar murdardırlar, varacakları yer, kazandıklarının karşılığı olan cehennemdir."
"Yoksa sen onların çoğunun işittiğini ve aklettiğini mi sanırsın? Onlar ancak hayvanlar gibidir, hayır onlar yol bakımından daha da sapıktırlar."

(Furkan: 44)
"Onun (kafirin) misali üzerine varsan da, kendi haline bıraksan da, dilini sarkıtıp soluyan köpeğin haline benzer. İşte bu, ayetlerimizi yalanlayan topluluğun misalidir."

(Furkan: 176)
Evet, indinde kafirlerden daha aşağı bir mahluk yoktur.
"Şüphesiz ki yeryüzünde yürüyüp hareket edenlerin yanında en kötüsü, akletmeyen o sağır ve dilsiz olanlardır."

(8/22)
" katında, yeryüzünde debelenenlerin en kötüsü kafirlerdir, onlar iman etmezler."

(Enfal: 55)

Evet, görüldüğü üzere Teâlâ kâfirleri "necis, rics, murdar" olarak vasıflandırmıştır. Çünkü onlar kendilerini yaratan ’ı değil de, başkalarını rab edindiler. Kendilerini dünyaya getiren, buna karar veren ’ı ilah olarak kabullenmediler. Kendilerini yaşatan, rızık veren, yeryüzünü kendilerine âmâde kılan gerçek Ma'buda iman etmediler. Kendilerini ’a davet eden, cennete davet eden, cehennemden sakındıran ve başka hiçbir dünyevi çıkarı olmayan resulleri reddettiler. Evet, kâfirler ’ı değil de başkalarını tercih etmişler, tercihlerini ’dan yana kullanmamışlardır. 'a şükretme ve hamdetmeyi tercih etmeyip, layık görmeyip başkalarına minnet etmeyi, şükretmeyi, hamdetmeyi tercih ettiler, hamdetmeye, şükretmeye başkalarını layık gördüler. ’a ibadeti, ’a itaatı değil de, başkalarına ibadeti ve itaatı tercih etti o kafirler. ’dan korkmayı değil de başkalarından korkmayı daha önemli, daha kazançlı gördüler. Kendisinden korkulmaya en çok hak sahibi iken onlar başkalarının korkusunu dikkate aldılar. Sevilmeye layık olan iken, razı edilmeye layık iken, utanılmaya, çekinilmeye, sözü tutulmaya layık olan iken; o kâfirler bütün bunlara başkalarını layık gördüler. Bütün bu özellikler Tealanın hakkı iken kâfirler, buna layık olmayan, hakkı olmayan sahte ilahları layık gördüler. Hâlbuki bütün bunlara 'tan başkası layık değildi, 'tan başkasının hakkı değildi. Hüküm koymak, kanun koymak 'tan başkasının hakkı değildi. Yalvarılmaya, el açılmaya layık olan sadece idi. İşte bütün bu zulümlerin ve nankörlüklerin faili kâfirlerdir.
Bir insan için ’dan gayrı ilah edinmekten daha büyük bir cinayet düşünülemez. Akla gelebilecek bütün suçlar ve cinayetler ’ı bırakıp da bir başkasını ilah edinmekten, ’ın haklarını 'tan alıp da, bunlara asla layık olmayanlara vermekten, yani kısacası ’a şirk koşmaktan çok çok daha basittir.
Onun için (cc.) "Muhakkak ki kendisine şirk koşmayı affetmez. Fakat onun dışındakileri dilerse affeder…"(48) buyurur.

Mehmed Göktaş   

Logged



Bismillahirrahmanirrahim
48-Şurası kesindir ki, bunlar daha önce de fitne çıkarmak istediler ve sana türlü işler çevirdiler. Nihayet hak yerini buldu ve 'ın emri onların zoruna gitmesine rağmen açığa çıktı
(Tevbe suresi-48).
ömer__fani_65
Moderatör
Hep Burda
****

Karma: 7
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1068


« Yanıtla #1 : Temmuz 07, 2010, 09:14:10 ÖÖ »

Logged
Yakup
Admin
Hep Burda
*******

Karma: 22
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 7654



« Yanıtla #2 : Temmuz 08, 2010, 12:48:07 ÖÖ »


Muteber olan yücelme ve alçalma, indindeki yücelme ve alçalmadır. Onun için bizler her namaz sonunda dilimizden düşürmediğimiz dualarımızın birinde: “Ve terfaunâ biha indeke a’ledderacât – Bizi Senin katında muteber olan yüce derecelere ulaştır!” diye yalvarırız.


 
Logged

ruveyda
Byn Admin
Hep Burda
******

Karma: 12
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 5731



« Yanıtla #3 : Temmuz 09, 2010, 10:51:52 ÖÖ »

Evet, mümin azizdir, izzet sahibidir. indinde mahlukat içerisinde mümin olmaktan daha büyük bir şeref ve izzet yoktur. Mümin, Teala’nın sevdiği, razı olduğu kimsedir. Rasulullah (sav) bir hadisi şeriflerinde
"Mümin Allaha mukarreb meleklerden daha yakındır." buyurmuştur.
Her kim mümin olmuşsa artık onun malı, canı ve ırzı mukaddestir.
"
Kim bir mümini kasten öldürürse onun cezası, içinde ebedi olarak kalacağı cehennemdir. ona gazab etmiş, lanetlemiş ve büyük bir azab hazırlamıştır."
(Nisa: 93)

Öyleyse mümin bu izzetin değerini bilmelidir.
Logged

Sayfa: [1]   Yukarı git
Yazdır
Gitmek istediğiniz yer: